Beşiktaş'ın Yükselişi (Hayri Pekergin)

16-03-17 23:39
Kadın basketbolunun ülkemizdeki yeri önemi tartışılmaz.

Milli Takım bazında 2011 ve 2013’te önemli başarılarımız var.

Galatasaray ülkemize hem ELW hem Euro Cup şampiyonluğunu getirdi.

Fenerbahçe Euroleague Women’da bir kez daha “Final Four”’da ülkemizi temsil edecek.

Bellona AGÜ’nün daha önce iki kez final oynadığı Avrupa’nın 2 numaralı kupası Euro Cup Women’da, bu kez yarı finalde dört takım ile varız. 

Bütün bu gerçekleşmelerin altında çok basit bir gerçek yatıyor. 

Kadın basketboluna yapılan yatırımların başarı ve performans olarak geri dönüş süresi diğer spor branşlarına göre daha kısa. 

Özellikle kulüp bazında yapılan yatırımların geri dönüşü çok hızlı olabiliyor. 

Elbette yapılan yatırımlar doğru planlanması ve doğru yönetilmesi şartı ile. 

******

Bilirsiniz, iş hayatı olsun, özel hayat olsun, yaşadığımız dünya boşluk bırakılmasını affetmiyor. 

Özellikle de yönetim boşluğu. Bir basketbol organizasyonunda yönetimin önemi çok fazla. 

Coach’un gerek takım hedefleri, gerek bireysel performanslar olarak sorumlu olduğu yer yönetimler. 

Yönetim kendi alanında çok boşluk verir ise, genelde bu boşluğu da head coach dolduruyor. 

İş hayatında olanlarınız bilir. 

Görev alanı dışına fazlaca çıkıldığı ya da sahip olunan yetki alanları aşıldığı zaman genelde problem çıkar. 

Bir basketbol takımında problemler çıktığı zaman performanslar düşer, mağlubiyet sayıları artar. 

Anlamlı hedeflere ulaşılamayan sezonların ardından, “bize bu sezondan ne kaldı” sorusu yönetimler adına doyurucu yanıtını bulamaz. 

İşte bu nedenle “Yönetim” ve “Coach’un” uyum içinde, kendi yetki alanlarının dışına çıkmadan çalışması önemlidir. 

*****

Haftanın en önemli maçı Beşiktaş Galatasaray Derbisiydi. 

Beşiktaş daha yukarılara yükselmek, Galatasaray 3. sıradaki yerini korumak istiyordu. 

İki takım arasındaki ilk maçı 12 sayı fark ile 74-62 Galatasaray kazanmıştı. 

Beşiktaş rövanşı 13 sayı ile 89-76 kazandı. Puan eşitliği halinde avantaj olabilecek bir skor elde etti. 

Maç yalnızca 110 yılı aşkın tarihi olan Beşiktaş – Galatasaray rekabeti açısından değil, iki takımın sezon içindeki gelişimini anlatması açısından da önem taşıyordu. 

Beşiktaş’ta ilk maça göre asistlerin sayısı daha fazlaydı.

İlk maçta Beşiktaş’ta çift rakamlı skor üreten oyuncu sayısı ikide kalırken, bugün Akatlar Arena’da dört oyuncu (Stokes 12, Perovanovic 16, Harding 12, Zellous 35) çift haneli skorlara ulaştı.

Maçı 22 şut ve 35 sayı ile tamamlayan Zellous %70 ile iki sayı bölgesinden şut atıp 10 kez çizgiye geldi. Skorer oyuncu iki takım arasındaki ilk maçta da 26 sayı ile oynamıştı.

Beşiktaş’ın açık sahada yapılan temaslara izin veren hakem yönetimi ve yapılan 18 top kaybına rağmen kontrolü hiç bırakmadan maçı kazanmasının sırrı saha içi yerleşim kadar savunma kurgusunu akıllıca planlamasıydı.

Beşiktaş coachu Aziz Akkaya takımın pas trafiğini sezon içinde adım adım iyileştirerek lokomotif oyuncuların diğer isimleri yükseltmesini sağladı.

Son çeyrekte Zellous’un Kübra Siyahdemir’e attırdığı kritik üçlük ve ardından asistin sahibi olarak ortaya koyduğu sevinç gelişen pas kalitesinin göstergesiydi.

Siyah beyazlılar 6 sayı (2/3 üçlük), 6 asist ile çok yararlı oynayan Kübra Siyahdemir, kenardan gelerek dış rotasyonu rahatlatan Esra Atacan’dan (6s, 2/4 üçlük) iyi verim alıyor.

Bu maçta aldığı sınırlı süreyi bana göre gayet iyi kullanan Mehtap Karabilecen’i de (3 dk, 2s,1rb) bu ikiliye eklemek gerekiyor.

Galatasaray cephesinde skor ve kimya yaratma konusunda önemi tartışılmaz olan Işıl Alben (6s,4as,4tç) ve Jefferson ‘a yardımcı olacak skorer guard Anderson varken kıta dışı oyuncu statüsünde power forvet Traore üzerindeki ısrarı benim anlamam bu maçtan sonra daha da güçleşti.

Traore yavaş bacakları ile dış oyuncu savunamıyor, Perovanovic gibi power forvetlere ise yumuşak kalıyor.

Senegal pasaportlu oyuncu 30 dakika süre aldığı maçı 10 sayı,4 ribaunt, %40 şut isabeti ile tamamladı ama kaybedilen YDÜ maçlarında olduğu gibi savunmada kapatılması ekstra yorgunluk yaratan gedikler yarattı.

Moriah Jefferson’un 36 sayıya 29 top kullanarak ulaşması ise hem bu genç oyuncunun şut seçimleri açısından sorunlu görünüyor hem de takımdaki diğer ellerin soğumasını sağlıyor. Jefferson enerjisinin büyük bölümünü hücumda harcayınca savunmada takıma yaptığı katkı da sezonun ilk yarısına göre oldukça geri gidiyor.

31 Yaşındaki Işıl Alben'in 4 top çaldığı günde, gençliği ve çabuk elleri ile Jefforson’un hiç top çalmadan maçı tamamlamasının başka açıklaması yok.

Açıkçası Galatasaray bir savunma takımı olarak maçların büyük bölümünü pres yaparak oynamaya devam edecek ise, KBL için doğru kıta dışı seçim, savunmaya ve guard ikilisine daha çok destek verecek shooting guard Anderson olarak görülüyor. 

******

Canik Belediyesi Ankara’da 82-64 mağlup olduğu Girne Üniversitesi’ni evinde 73-65 mağlup ederek 11 sıraya yükseldi.

Takıma eklenen Mircheva’ya (17s,3rb) rağmen ribauntlarda 30-40 geride olan Samsun ekibi, kritik maçın ikinci yarısında rakibini 24 sayıda tutacak savunma direnci ile kazandı. 

% 70 Şut yüzdesi ile bulduğu 18 sayıya 7 asist ekleyen January ve takımın “olmazsa olmazı” Eshaya Murphy (17s,5rb,4tç) diğer skorer isimlerdi. 

Canik ekibi yerli rotasyonda Miray Şahin Yıldırım - Hülya Çoklar ikilisinin enerjisi ile Tuğba Taşçı’nın tecrübesi arasındaki dengeyi bulduğunda, yerli rotasyonun katkısı daha da yükselecek görünüyor.

******

İstanbul üniversitesi el parmağı kırılan Sasa Cadjo’suz çıktığı maçta BOTAŞ’ı 76-72 yenerek önemli bir sonuca imza attı. Tan White, Putnina ve Hooper toplam 47 sayı üretti. 

Sarı yeşilli takımda Cadjo’nun yerine oynayan Ayşe Okul’un (6s,4rb,2as) katkısı kaldıraç etkisi yaparken galibiyetin sırrı 19 sayıya ulaşan Gizem Yavuz (19s, %53 isabet,6as,3rb) oldu.

Bir oyun kurucu için pull-up yapabilmek, P&R oyunlarını oynamak, skor tehdidi nedeni ile savunmayı çekip asist potansiyelini arttırmak anlamına geliyor. 

Gizem Yavuz tecrübesi ile giderek gelişen saha görüşüne iki sayı ve üç sayı bölgesindeki çok yönlülüğünü ekleyerek galibiyette önemli pay sahibi oldu. 

İstanbul Üniversitesi takımında 18 yaşındaki İlayda Güner de (11.dk,4s,4rb) katkı verince yerli rotasyondan gelen 29 sayı maçın belirleyici faktörü haline geldi.

BOTAŞ kazanabileceği bir maçı savunmada sezon başına göre düşen direnç ve bazı oyuncularda görülen “enerji kesintisi” nedeni ile kaybetti demek sanırım yanlış olmaz. 

*****

Alt sıraları ilgilendiren bir diğer karşılaşmada, daha geniş bir rotasyon ile oynayabilen Adana ASKİ son dakikalarda yaptığı tam saha baskı ile Tosyalı Toyo Osmaniye önünde geriden gelerek değerli bir galibiyet kazandı.

Asena Yalçın’ın (8s,4as,3rb) ön tarafa getirdiği enerji, Clark, Talbert-Warley, Bentley üçlüsünün toplam 57 sayısı galibiyetin anahtarlarıydı.

Tosyalı Toyo Osmaniye cephesinde çok derin bir teknik analize gerek yok. Maçın son beş dakikasında çok yoruldular.

Bundan sonraki maçların “oynanan bölümlerinde” dış oyuncuları daha fazla nefeslendirebilirlerse, son bölümlerde daha dirençli kalabilirler. 

******

Haftanın diğer maçlarında lig lideri Yakın Doğu Üniversitesi Mersin BŞB önünde, Bellona AGÜ ise MBK Doğuş önünde kazanarak haftayı iki puan ile kapattı.

twitter : @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 2602