Fahri Güler: TB2L'de hem deneyim, hem enerji gerekiyor

17-03-17 11:29
Geride kalan sezon EBBL’den TB2L’ye yine Fahri Güler başantrenörlüğünde yükselmiş olan Karesi Spor, TB2L’de 2016 – 2017 normal sezonu 16 galibiyet, 2 mağlubiyetle kendi grubunun birincisi olarak tamamladı. Play off müsabakalarında ilk turda da İnegöl Belediyesi ile eşleşen ve iki galibiyetle bu aşamayı rahat geçen Balıkesir temsilcisinin hedefi ise Türkiye Basketbol Ligi.  

Başantrenör Fahri Güler, tbf.org.tr için Karesi Spor ile çalışmaya başladığı 2015 yılından bu yana yaşadıklarını ve takımın mevcut durumunu değerlendirdi. Hedeflerine giden yolda sağlam adımlarla ilerlediklerini vurgulayan Güler, Karesispor’da huzurlu bir çalışma ortamı olduğunun da önemle altını çizdi.  

-Uzun yıllar TOFAŞ’ta görev aldıktan sonra, Karesi Spor ile yollarınızın kesişmesi nasıl oldu? 

Fahri Güler: 15 yıl gibi uzun bir süre TOFAŞ Spor kulübünde her kategoride görev aldıktan sonra, orada aldığım eğitimler, çalışma fırsatı bulduğum değerli antrenörler ve yöneticilerden elde ettiğim bilgi birikimlerimle beraber hedeflerim ve hayallerim doğrultusunda oradan ayrıldım. Beni Karesi Spor’a ilk yönlendiren kişi Menderes Gümüşdal oldu. Daha sonra Sportif Direktörümüz Anıl Uyanık benimle irtibata geçti. Kulübün vizyonunu, hedeflerini bana anlattı ve Balıkesir’e davet etti. Balıkesir’e geldiğimde tesisleri beraber gezdik. Bu esnada ben de hedeflerimizin, vizyonlarımızın örtüştüğünü iyice anladım. Organizasyondaki heyecanlı ve istekli duruş da benim Karesi Spor’un teklifini kabul etmemde oldukça etkili oldu ve 2015 yılının Ağustos ayında göreve başladım. Ne kadar yerinde bir karar verdiğimi şimdi çok daha iyi anlıyorum. Şu an geldiğimiz nokta da doğru bileşenlerin bir araya geldiğini gösteriyor. 

-Geçen sezon EBBL’den TB2L’ye yükseldiniz ve bu sezon da hedefiniz TBL. Böyle büyük hedefler takımda zaman zaman gerginlik yaratıyor mu? 

Fahri Güler: Öncelikle şunu söylemem gerekiyor, yönetimimiz bize bu baskıyı hiçbir zaman hissettirmedi. Çalışma ortamımız hep çok rahat oldu ve başarımızın ana nedenlerinden biri de budur.  Bu hususta büyük özveri gösteren şube sorumlumuz Talha Esen’e ayrıca teşekkür ediyorum. Geçen sene EBBL maratonuna başlarken bize üst lige çıkma şansı veren çok kişi yoktu. Hem organizasyonumuzun yeni olması, hem de elimizdeki genç oyuncu kadrosu insanlarda şüphe uyandırmıştı. Çok çalışarak başardık diyemeyeceğim, çünkü doğru çalışmaya daha çok inanan biriyim. Sezon başında yaptığımız planlar ve programlar doğrultusunda doğru çalışmaları gerçekleştirerek kimsenin tahmin etmediği bir başarıyı elde ettik. Basketbol planlamasında da en büyük destekçim sportif direktörümüz Anıl Uyanık oldu. Geçen yıl elde edilen başarıda Banvit basketbol kulübünün ve Özkan Kılıç’ın verdiği desteği de asla unutamayız. Banvit ailesine bize verdiği destek dolayı şükranlarımı sunuyorum. EBBL’den TB2L’ye yükselerek elde ettiğimiz bu başarının ardından organizasyonumuzun hedefleri de büyüdü. Bu sezon da amacımız TBL’ ye yükselmek. Geçen sene yaşadığımız tecrübelerle beraber bu sezon da planladığımız gibi devam ediyor.  Takımda oyuncularımız arasındaki arkadaşlığın, paylaşımların, birbirlerine olan güven duygusunun çok üst seviyede olduğuna dikkat çekmem şart. Bu sebeple üzerimizde pek baskı da hissetmiyoruz çünkü huzurlu bir ortamımız var. Kadromuzda daha önce birçok takımla üst lige çıkma başarısı yaşamış oyuncu var ve her şeyi beraber deneyimleyip beraber çözüme ulaştırıyoruz. Sezon sonunda tecrübelerimizi sahaya en iyi şekilde yansıtıp hedeflediğimiz noktaya ulaşacağımızdan hiç şüphem yok.

-EBBL ve TB2L birbirinden ne kadar farklı ligler? Siz bu iki farklı ligde antrenörlük yaparken değişen sistemlere göre kendinizi ayarlamak durumunda kaldınız mı?

Fahri Güler: EBBL ve TB2L çok farklı iki lig. En basit örneği EBBL’de 80’e yakın takım var. TB2L’de 20 takım var. Gerçi sezon genelinde oynadığınız maç sayısı aynı fakat bu müsabakaların kaliteleri çok farklı. İki lig arasında oynanan basketbol kalitesi ve kulüplerdeki organizasyonlar açısından çok büyük farklılıklar var. EBBL ikili hakem mekaniği ile yönetilen tek erkek ligi. Salon şartları daha zor. TB2L’ye yükseldiğimizde organizasyonumuzu daha da güçlendirdik, şehir merkezindeki Kurtdereli Spor Salonu’nu kullanmaya başladık. TB2L sert basketbol oynanan, güçlü organizasyonların gelişim takımlarının yer aldığı ve tempolu basketbol oynanan bir lig. TB2L’de hem tecrübeye hem de enerjiye ihtiyacınız var. Biz de bu sebeple sezon başında oyuncu seçimlerimizi bu kriterleri baz alarak, tecrübeli ve de genç oyunculardan bir karma yaparak gerçekleştirdik. 

-Normal sezonu 2 mağlubiyetle kapattınız. Bu süreç boyunca konsantrasyonu korumak yolunda nasıl bir tutum sergilediniz?

Fahri Güler: Daha önceki yıllarda yaşanan tecrübelere baktığımız zaman oynadığı ligi namağlup bitiren takım sayısı yok gibi, ben hatırlamıyorum. Sezon içerisinde aldığımız galibiyetler doğru çalışmaların karşılığıydı sadece. Kaybettiğimiz iki maç da bize çok şey kattı ve o mağlubiyetlerden aldığımız derslerin artısını çok yaşadık, hala da yaşıyoruz. Sadece güneşli günler olduğunu düşünürseniz hedeflerinize ulaşamazsınız. Kadro derinliği ve planlı çalışmanın neticesinde aldığımız yüksek galibiyet sayısını da normal olarak görüyorum. Öbür yandan bu galibiyet miktarı finaller için prestij, özgüven ve maç kazanma alışkanlığı dışında bir anlam ifade etmiyor. Neticede finallerde herkes mücadeleye sıfırdan başlıyor. Sezon boyunca aynı konsantrasyonu sağlamak çok zor, inişler çıkışlar oluyor mutlaka. Ekibim ve ben her maç, her takım için aynı ciddiyetle hazırlıklarımızı yapıp rakiplerimize saygı duyarak hazırlandık ve bu tutumu sporcularımıza da benimsettik. TBL takımları ile daha sert maçlar yaparak oyuncularımızın form grafiğini, basketbol seviyemizi ve konsantrasyonumuzu yüksek tutmaya çalıştık. Şanslıyım ki çok karakterli oyunculara sahibim. Ne yaptıysam her seferinde reaksiyon aldım, hiçbirini ayrı tutamam. Yine de kaptanımız İlker Türel’in bana her konuda çok destek verdiğini söylemeden geçemeyeceğim.

-Sezon boyu mutlaka sıkıntılı dönemleriniz de olmuştur, neler zorladı sizi?

Fahri Güler: Bu konu da da kendimi çok şanslı hissettiğimi söylemem lazım. Daha önce TB2L’de yer almayan oyuncularımızın lige alışma süreci geçirmesi dışında hiç bir sıkıntı yaşamadık. Bahsettiğim bu süreci de çok fazla maç oynayarak kısa sürede atlattığımıza inanıyorum. Bazı maçlarda ufak tefek sakatlıklar nedeni ile dinlendirdiğimiz oyuncularımız oldu bunun dışında sağlık açısından da ciddi bir sorun yaşamadık. Bir kulübün yaşayabileceği en büyük sorun maddi sıkıntıdır, biz iki yıldır oyuncularımıza karşı sorumluluğumuzun bilincinde olup ödemelerimiz sorunsuz verdik. Bu konuda Belediye Başkanımız Yücel Yılmaz’a hassasiyetinden ve yönetimimize duyarlı çalışmalarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Böyle olunca da bizlere ve oyunculara sadece işimizi en iyisini yapmak, sahada kazanmak için savaşmak kalıyor ve mücadelenin hakkını verdiğimizi düşünüyorum.

-Rakiplerinize göre sahada nasıl üstünlükleriniz var, takımınızın baskın yönleri neler?

Fahri Güler: Sezon başında transfer ekibimizle oluşturduğumuz kadroda iç dış dengesini iyi kurduk. Uzun bir sezon olduğu için geniş bir rotasyona sahip olmamız gerektiğini biliyorduk. Sezon boyunca 15 oyuncuma da şans verip finaller öncesi onları gelişimini gözlemleme şansına sahip oldum. Şu ana dek oynadığımız maçlarda en büyük üstünlüğümüz geniş rotasyonumuz doğrultusunda her maç farklı oyuncularımızla sonuca gitmemiz oldu. Alternatifi bol olan bir takımımız var. TB2L’de 79,1 ortalama ile en fazla sayı atan takımız; skor potansiyelimiz oldukça yüksek. Basketbol zekasına sahip, bireysel yetenekleri iyi olan, geçiş basketbolunu, tempolu basketbolu seven ve yarı sahada beşe beşi çok iyi oynayan bir ekibimiz var. Savunmada kararlı olduğumuz zaman lige çıkma adayı birçok takımı 60 - 65 sayı civarında tuttuk. Baktığınız zaman oyunun her iki yönünü iyi oynadığımızı söylemek yanlış olmaz. Savunma ya da hücumunuz aksadığında finallerde kazanma şansınız düşük olur. Savunmada beraber savaşıp hücumda da topu paylaşarak oynarsak, o maç bizi kimse yenemez.

-Play off döneminin içindesiniz. Bu dönemde oynanan maçların normal sezon maçlarına göre gerek oyun anlamında gerek psikolojik olarak nasıl farkları oluyor?

Fahri Güler: Klişe olacak belki ama gerçek savaş şimdi başlıyor. Şu ana kadar kazandıklarınızın ya da kaybettiklerinizin bir anlamının olmadığı yerdeyiz. Şimdi herkes eşit, savaşa sıfırdan başlıyoruz. Finallere kalan 6 takımın da ilk ikiye girme şansı olduğunu düşünüyorum. Bu süreçten itibaren daha sert bir basketbol oynanacağını kanısındayım. Çünkü oyuncuların varını yoğunu ortaya koyacağı noktaya geldik. Tecrübeli oyuncuların tecrübelerini sonuna kadar kullanacağı, gençlerin enerjilerini ortaya koyacağı bir 10 hafta bizi bekliyor. Her türlü sürprize açık olan bu süreçte, herkes de her şeye hazırlıklı olmalı. Finallerde en az hata yapan; çalıştıklarını sahaya en iyi yansıtan, takım halinde hareket edip bir bütünlük içerisinde oynayan, duygularına hâkim olan, akıllı olan, enerjisini sonuna kadar kullanan takımların başarılı olacağına inanıyorum.  7 - 8 aydır bütün çalışmalarımızı bu periyot için yaptık.  Fiziksel ve mental olarak en güçlü noktadayız. TBL’nin nitelikli organizasyonlara ihtiyacı olduğu kadar istikrarlı kulüplere de ihtiyacı var ve bu yönden de finallere kalan her takıma başarılar diliyorum. İnşallah bu 10 haftanın sonunda hak edenler TBL’ye yükselir.

Röportaj: Şansın Tokyay 

Yorumlar Okunma: 2420