Son bilet Daçka'nın (Fersu Yahyabeyoğlu)

07-04-17 23:03
Temsilcilerimizden Fenerbahçe ve Anadolu Efes’in play-off biletini kapmasının ardından bir diğer temsilcimiz Darüşşafaka Doğuş da son maçlarda aldığı galibiyetlerle şansını bu maça taşımayı başarmıştı. Bir çok dev takımın dize geldiği VW Arena’da maça ilgi yüksekti ve standart maçların aksine Daçka’yı güzel şekilde destekleyen bir taraftar vardı. Bu destek ile birlikte deplasmanlarda zorlanan ve en önemli oyuncularından biri olan Jovic’den yoksun parkeye çıkan Kızılyıldız’a karşı avantajlı başladık maça.

“Darüşşafaka istekli ve konsantre başladı”

Kızılyıldız Lazic ve Jenkins ile başlayarak başta Wanamaker olmak üzere kısalarımıza baskı yapmak istedi. Ancak Amerikalı oyun kurucu akıllı bir şekilde sürekli Lazic’in üzerine giderek onu zorladı ve bulduğu orta mesafe şut artı faul çizgisindeki isabetleri ile perdeyi açtı. Sonrasında savunmada müthiş konsantre oynayan Wilbekin’ın çaldığı iki top ile aradığımız açık alan fırsatlarını bulmaya başladık. Yarı saha hücumlarına kaldığımız anlarda da Wilbekin liderliğinde topu iyi çeviren ve pas ritmini bulan temsilcimiz Zizic’i de kullanmaya başladı. Hücumda bu kadar pozitif performansın ardından savunmada da Kuzmic’e boyalı alanda akıllı yardımlar getirip kolay atışlar vermeyince 10-0’lık seri geldi temsilcimizden.

“Savunma düştü, kolay penetre yedik”

Çeyreğin ikinci bölümünde savunma direncimiz biraz düştü. Topu boyalı alana, Kuzmic’e inatla indirmeye devam eden Kızılyıldız ondan faydalanmaya başladı. Pota altına zamanında yardım getirmememiz ve ikili oyunlar sonrası Dangubic artı Lazic’in penetrelerine engel olamamamız ile birlikte Sırp temsilcisi maçın başındaki kısırlıktan kurtuldu. Bununla birlikte Wanamaker’ın kenara gelmesi ile hücum düzenlerinden çıktık, Wilbekin’in elinde fazla kalmaya başladı top ve basit hatalar yaptık. Neyseki koç Blatt hızlıca tekrar Wanamaker’ı sahaya sürdü ve savunmada olmasa da hücumda ritmimizi bulduk ve potaya giderek üretime devam edip farkın çift hanelerin altına inmesine izin vermedik.

“Wanamaker ve Clyburn sahnede”

Koç Radonjic’in pota altındaki ikilide Simonovic-Bjelica’ya dönmesinin ardından özellikle savunmada zorlandık. Furkan etkisiz kalınca da koç Blatt 4 kısa artı 1 uzuna döndü. Anderson’ı 4 numarada ve Moerman’ı 5 numarada kullanarak bu şutör beşlerine karşı önlem aldık. Sonrasında hücumda tekrar kendimize geldik. Clyburn ve Wanamaker’in yarı sahayı çabuk geçerek takımı ivmelendirmeleri ile aradığımız sayıları bulmaya başladık. Clyburn’ün potaya yaptığı ataklar ile savunma dengesi bozulan Kızılyıldız’a karşı Wanamaker da üçlükleri gönderince farkı 15 sayı baremine taşımayı başardık.

“Simonovic direndi, hücumda ritmimizi kaybettik”

Kızılyıldız işin hücum tarafında aslında aradığı boş üçlükleri buldu ama çok düşük bir yüzdeyle oynadılar ve bu da bizim boyalı alan savunmasını daha etkili yapmamıza yardımcı oldu. Bununla birlikte tecrübeli şutör Simonovic’in potaya yaptığı akıllı gidişler bizi çok zorladı, faul hakkımızı erken doldurmamızın da etkisiyle genelde çizgiye gitti ve skor bulmakta zorlanan takımına nefes aldırdı. Önce Anderson sonra da Moerman onun bu penetrelerine çözüm bulamadı. Bizim de hücumda durduğumuz ve Kızılyıldız’ın sertleşen savunmasına karşı ilk çeyrekteki pas trafiğinden çabuk vazgeçip birebir zorlamalara gitmemiz de skor potansiyelimizi aşağı çekti, potadan uzak oynadık ve zorlama üçlüklere kaldık.

“Hücum ribaundları ve Wilbekin”

İlk yarının son bölümünde skor bulmakta zorlandığımız dakikalarda hücum ribaundları imdadımıza yetişti. Harangody ve Furkan’ın savaşarak kazandırdıkları 2.şans sayılarını Wilbekin’in üçlükleri ile değerlendirdik, farkın tek hanelere inmesine izin vermedik. Biraz olsun birebir savunmaya dikkat edip gereksiz fauller yapmasaydık ve onları çizgiye göndermeseydik farkı 15-20 baremine tekrar çıkarmamız içten bile değildi.  

“Onlar pota altını kullandı, biz uzaklaştık”

Maalesef ikinci yarıyla birlikte yorulmaya başlayan Wilbekin ve Wanamaker topu ilk yarıdaki gibi dağıtmak yerine ellerinde fazla tutmaya başladılar, hücum ritmimizi iyice kaybettik. Topu pota altına indirmeyi unuttuğumuz gibi bir pas sonrası şut attığımız hücumlar gelmeye başladı. İç-dış dengesini sağlayamadığımız dakikalarda kısalarımızın üstündeki baskı da iyice arttı ve penetre alanlarımızı da kapatmaya başladılar, potadan çok uzaklaştık. Bizim hücumda kitlendiğimiz bu anlarda Kızılyıldız ise topu ısrarla boyalı alana indirerek Mitrovic ve Kuzmic’den üretmeye başladı ve farkı tek hanelere indirip maça ortak olma noktasına geldiler ki burada ilk yarının aksine Jenkins ve Wolters’dan üst üste buldukları 2 üçlük de çok kritikti. 

“Basit top kayıpları”

Çeyreğin ikinci bölümünde Clyburn ve Anderson hücumda aşırı zorlamaya, potaya şuursuzca gitmeye başladılar. Burada gelen basit top kayıpları ritmimizi tamamen kaybetmemize neden olurken Kızılyıldız ise hücumlarda sabırlı bir şekilde topu pota altına indirerek Kuzmic’den üretmeye devam ettiler. Zizic’in kenarda olduğu dakikaları iyi kullandılar, Moerman hiç varlık gösteremedi Sırp uzuna karşı. Artı Mitrovic’in başlattığı hücum ribaundlarındaki agresifliği kullanmaya ve ikinci şans sayıları da bulmaya devam ettiler. Jenkins’in de ekstra üçlükleri ile birlikte farkı 3 sayıya kadar indirmeyi başardılar. Wanamaker ve Wilbekin’in dinlendiği bu dakikalarda kenardan gelen Bertans sorumluluk alarak bulduğu basket faul ile Kızılyıldız’ın geri dönüşüne dur diyen isim oldu. 

“Yıldızlar dinlendi, görev adamları sahnede”

Son çeyreğe Birkan kozunu oynayarak başladı koç Blatt. Onun savunmaya getirdiği enerji artı bulduğu ceza üçlüğü ve Zizic’in hücum ribaundlarındaki etkinliği tekrar oyuna dönmemizi sağladı. Tabi maçın sessiz isimlerinden Anderson’ın da gönderdiği kritik üçlük maçın kırılma anlarından biriydi, yine dur dedik Kızılyıldız’a. Ancak koç Radonjic’in dinlendirip oyuna soktuğu Jenkins Birkan’ın etkili savunmasına karşı potaya giderek skor bulmaya devam etti, farkı bir türlü çift hanelere çıkaramadık. 

“Wanamaker ve Wilbekin kenardan dinlenerek geldi”

Soğuk kanlılığını kaybeden ve aceleci hücum eden Kızılyıldız Simonovic’in hayli uzaktan attığı el üstü üçlüklerle ekmeğimize yağ sürdü. Aldığımız net savunma ribaundları sonrası Wanamaker’ın yarı sahayı çabuk geçerek savunma yerleşmeden potaya yaptığı ataklarla ritmimizi yeniden bulduk. Yorulan Kızılyıldız’a karşı vites attıran Wanamaker maçın kilidini açan isim oldu. Ayrıca Wilbekin de sanki maçın ilk dakikalarıymış gibi müthiş bir enerji koydu ortaya hem savunmada hem de ribaundlarda.

“Play-off biletini kaptık”

Koç Blatt’ın 3.çeyrekte farkın 4 sayılara indiği anlarda dahi Wanamaker ve Wilbekin’in dinlendirmesi, bu iki ismi son çeyreğe diri olarak sokması da maçın önemli anektotlarından biriydi. 3 sayı çizgisi gerisinden çember döven Kızılyıldız’a karşı akıllıca oynayan, tempoyu kontrol eden ve zaman zaman da olsa yüksek vitesteki paylaşımı da yapabilen Darüşşafaka tarihi bir galibiyet aldı. Avrupa basketbolunun zirvesinde yer alan Euroleague’de play-off’lara kalan 3.temsilcimiz oluyor ve Real Madrid ile eşleşiyor.  

Mail: fersu77@yahoo.com

Twitter: @fersudeniz 

Yorumlar Okunma: 1786