Zeynep Gül Ene'den önemli mesajlar: Kulüplerin altyapıyı da düşünmesi gerekir

08-04-17 12:35
A Milli Kadın Takım Menajeri Zeynep Gül Ene, TRT Spor’da yayınlanan Hava Atışı programına konuk oldu.

Zeynep Özdemir ve Ayşegül Kazmaz’ın sorularını yanıtlayan Zeynep Gül Ene’nin öne çıkan başlıkları şu şekilde:

Eurocup’ta Elde Edilen Başarı Çok Değerli
“Kadın Basketbol tarihimizde ve Avrupa Kadın Basketbol tarihinde bir ilk yaşanıyor. Kadınlar Eurocup’ta dört takımımız yarı final oynadı. Benim şahit olduğum; son 30 senede bu Avrupa’da ilk defa yaşanıyor. Fransa, İtalya, Rusya ve İspanya temsilcileri bu ligleri sürekli domine ediyorlar. Ama hiçbir zaman bu ülkelerin temsilcilerinin tamamının yer aldığı son 4 yaşanmamıştı. Bu başarının daha fazla konuşulması gerekiyordu. Ayrıca başarıda her zaman süreklilikten bahsetmeliyiz. Bunu nasıl devam ettirebiliriz, kupalara katılan takımlarımız neler yapmalı, bunlar çok önemli."

“Avrupa Kupası’nda kazandığınız her başarı ülkemize büyük saygınlık kazandırıyor. Kadın basketbolunun sesinin duyulması açısından bu başarı çok önemli. Üç takımımız, Yakın Doğu Üniversitesi, Galatasaray ve Bellona AGÜ, gruplarında çok başarılı maçlar çıkarttılar. Sonrasında son 16 ve son 8’de Euroleague takımları da kupaya dahil oldu. Takımlarımız, Euroleague’den gelen takımları geride bırakarak yarı final oynama başarısı gösterdi. Bu sistemin içerisinde takımlarımızın Eurolegaue takımlarını geçmesi başarıyı daha da değerli kılıyor.”

Milli Takım Başarılarını Arttırmak İçin Çalışıyoruz
“Avrupa’nın genelinde; Rusya ve ülkemizde oynanan ligin ABD’li oyuncular açısından en kaliteli ve pahalı lig olduğunu görüyoruz. Bu iki ligi ayırmak gerekiyor... Diğer ülke takımlarına baktığımızda, çoğu milli oyuncularıyla oynayan, birkaç kıta dışı ve kıta içi oyuncularla güçlendiren bir görüntü var. Yakın Doğu Üniversitesi – Bellona AGÜ maçına baktığımızda ilk beşler, yabancı oyuncu durumunda. Ama sonuçta oynanan ligin statüsü ve kurallar buna izin verdiği sürece, siz de hedefinizi en yukarıya koyduğunuz müddetçe, bu eleştirilebilecek bir şey değil. Bütün ülkeler, biz de dahil milli takım başarılarını arttırmak için çalışıyoruz. Rusya’nın katılamadığı bir Avrupa Şampiyonası var ve o ülke basketbolu açısından faciaydı. Kendi liglerinde devşirmeler de dahil, çok sayıda yabancı oyuncu oynaması, kendi oyuncularının fazla sorumluluk alamaması, jenerasyon geçişi ve milli takımı başarıya taşıyan oyuncuların basketbolu bırakma dönemiydi… Kupalarında sadece Rus oyuncu oynatarak önlem aldılar. Yukarıya oynamayı hedefleyen ülkelerin bazı önlemler alması gerekiyor.”

“Amerika’yı dünya genelinde başka bir yere koymak lazım. WNBA’e kadar okullar üzerinden yürüyen bir sistem var. Avrupa ile Türkiye’yi karşılaştırırsak, altyapımız çok zayıf ve eksik. İlk konumuz bu... Büyükşehirler özelinde özellikle de kadın basketbolunda altyapıda oyuncu yetiştiren kulüp sayısı çok az. A Milli Takım’ımıza baktığımızda oyuncu yetiştiren kulüp sayısı sınırlı. Bugün kulüplerimizin, milli takımlarımızın başarılarının sürekliliği bu kadar az yetiştirici kulüple olması ters orantı ve mucize. Sırbistan’a, İspanya’ya ve hatta kadın basketbolunda söz sahibi olmayan Almanya, Hollanda, Belçika ve İsveç de kadın basketbolunu sevmeye ve yatırım yapmaya başladılar. Altyapıda çok da faaller. İlerleyen yıllarda seslerinin duyulacağına inanıyorum. Türkiye Basketbol Federasyonu olarak; oyuncu yetiştiriciliğini teşvik edecek önlemler almamız gerekiyor. Bu birkaç günde ya da bir sezonda çözülecek bir şey değil. Kısa ve uzun vadeli projeler yapılıyor. Oyuncu yetiştiriciliği gerçekten de önemli. Çok yetenekli kız ve erkek sporcularımız var. O yeteneği 11-13 yaşında bulunan çocuğu U18’e kadar taşıyacak yetiştirici konusunda sıkıntılarımız var.”

Yerli Oyuncular Daha Çok Sorumluluk Almalı
“’Yerli oyuncu çok para kazanıyor’dan ziyade o oyuncuların rol değil sorumluluk alıyor olması önemli. Milli takım ve kulüpler düzeyinde oyuncularımıza baktığınızda; Nevriye, Esmeral, Birsel ve Işıl gibi oyuncular, kulüp ve milli takımda her zaman ‘winner’ karakterli fark yaratan oyuncular. Bu oyuncuların aldığı paralar hiç konuşulmadı. Eğer şuan paralar konuşuyorsa, oyuncularımız daha çok sorumluluk alması lazım. Kulüpler yaptıkları yatırımların her oyuncu bazında karşılığı görmek istiyorlar. Bu da tartışılan bir konu. Jenerasyon değişikliklerinde her ülkede ve kulüplerde bir takım sancılar yaşanır. Bunları ne kadar az hasarla çözdüğünüz önemli. Bununla ilgili önlemler alındı. Yabancı sayısında 3+1 kararı alındı. Bunda da eleştiriler oluyor; ‘Avrupa Kupasında ne olacak’ gibi... Fenerbahçe ve Galatasaray, Euroleague finali oynadığında da yabancı sayısı aynısıydı. Takım kadrolarının nasıl kurulduğu ve ne kadar yatırım yaptığı başarılarda faktördür... ‘3+1 yabancı kuralı olursa başarılı olmaz’ sebebine bağlamak doğru olmaz.”

“6 defa Final Four oynayan takımın hiçbir şekilde özgüven eksikliğinin bulunduğunu düşünmüyorum. Ekaterinburg’un çok ciddi bir basketbol geçmişinin olması bir yana; Fenerbahçe’nin de 6 defa Final Four’a kalması çok büyük başarı... Biz hep sonuçla ilgileniyoruz ve süreçlere bakmıyoruz. Kadın basketbolunda Fenerbahçe’nin ilk yatırım yaptığı 90’lı yıllardan bu yana yaptığı katkıda başarısızlıktan bahsetmek haksızlık olur. Ekaterinburg daha önce de Euroleague’de çok yenilgiler almış bir ekip. Galatasaray’ın Avrupa Şampiyonası olduğu senede geçtiği bir takım. Telafisi olmayan sistemlerde favoriden bahsetmek çok yanlış. Fenerbahçe yeni bir antrenör değişikliği yaptı. Bu kadar kısa sürede nasıl yansıyacağı emin değilim. Çok olumlu olmasını istiyorum. Belki o soru işareti yaratabilir. Ama özgüvensizlik konuşulacak bir konu değil.”

Yatırım Yapan Kulüplerin Altyapıyı da Düşünmesi Gerekiyor
“İstanbul Üniversitesi’nin en büyük artısı belli bütçelerle, 80’li yıllardan bu yana yukardaki takımları zorlayan fabrika gibi oyuncu yetiştiren bir kulüp olması. Aynı şekilde Galatasaray, kadın basketbolunu yukarıya taşıyan bir kulüp. Avrupa hedefini ilk gerçekleştiren kulüplerden. Fenerbahçe’nin 6 defa Final Four oynaması, Kayseri’nin 3. kez Avrupa finali oynaması, kulüplerimizin 20-25 yıldır yaptığı yatırımlar sonucu… Yakın Doğu Üniversitesi, Girne Üniversitesi, Adana ASKİ ve Hatay Büyükşehir Belediyesi gibi son yıllarda daha çok yatırım yapan takımların altyapıya daha çok oyuncu yetiştirmeyle vizyon oluşturması gerekiyor. Bu basketbolumuzu daha ileriye götürecektir.”

Altyapı Sabır ve Süreklilik İster
“Altyapının geliştirilmesi, elit oyuncuların çalıştırılmasıyla ilgili konular var. Ayrıca önümüzdeki sezon yapılacak işler planlanıyor. Tesis sayısının arttırılması gerekiyor. Kulüpler, altyapı antrenmanı yapacak tesislere sahip değiller. Anadolu’da ise yetiştirici antrenör sıkıntısı bulunuyor. Oyuncu yetiştirmek isteyen kadın antrenörlerimizin özendirilmesi gerekiyor. Anadolu’da bunu yapmak isteyenler desteklenmeli. Bununla ilgili Federasyonumuz çalışıyor ama bu konu hemen sonuç alınacak bir konu değil. Altyapının meyvesi çok yıllar sonra yenebilecek bir konu. Sabır ve süreklilik gerekiyor. Bugün altyapı jenerasyonlarına baktığımızda; U16 ve U18’de çok yetenekli oyuncular bulunuyor. A Takım’a çıkarken çok ayrı sebeplerden çok yetenekli kızlarımızın A Takım’a hazır gelmediğini görüyoruz. A Takım oyuncusu olana kadar çok farklı faktörle hazırlanmalı. Fiziksel olsun, mental olsun… Bu oyuncular çoğu faktörle hazırlanmalı.”

Çocuklarımız Çok Fazla Maç Yapıyor
“Çocukların elit oyuncu olmasında bir çok faktörden; bence en önemlisi fiziksel gelişim. Beslenme, yeterli sıvı alımı ve sakatlıkla ilgili çocukların doğru çalıştırılması gerekiyor... Göreve başladıktan sonra Acıbadem ile performans ve sağlık çalışmamız var. Onlarla yaptığımız U18 analizlerine baktım ve 6-7 oyuncumuzun ciddi sakatlıklar yaşadıklarını gördüm. Çocuk ya çok bilinçsiz antrenman yapmış, kendi vücudunun kaldırabileceğinden fazla maç yapmış ya da o çocuk o seviyeye hazırlanacak seviyede hazırlanmamış. Tüm Avrupa’da çocuklar hem okula gidiyor hem de spor yapıyor. Yapılan antrenmanın düzeyi ve şiddeti ne kadar doğru metotlarla çalıştığınız çok önemli. Belki biz çocukları çok küçük yaşta çok ağır çalıştırıyoruz. Bir çok spor anlamında çocukların yapacakları maç sayısı bellidir. Biz bu sayıyı aşıyoruz. Buralarda Federasyonun aynı zamanda ‘Çocuk ve gençleri koruma’ diye bir yapısı var. Bu da devreye girecek. Fiziksel ve psikolojik anlamda bu yapıyı devre sokmak gerekiyor.”

Federasyonumuzun alığı bir karar var; U14 ve U13 seviyesinde rekabetçi bir turnuva olmayacak. Türkiye Şampiyonalarına gitmek, madalya almak, sistemin bu yaşta kurulması çok yanlış. Küçük yaşta uzun oyuncular gelişimini tamamlayamazken, kısa oyuncular daha çabuk kas yapısı nedeniyle kuvvetli oluyorlar. Kazanmak üzerine sisteminizi oturtursanız o oyuncular kullanmıyorsunuz. ‘Elit’ olabilecek oyuncular ise kendilerine süre bulamadıkları için oturuyorlar. Bu çok önemli bir karar. Bireysel oyuncu gelişime yönelik antrenman yapılması gerekiyor. Hep uzun kız ve erkek basketbolcu olacak diye bir şey yok. Kısa oyunculara da ihtiyacımız var. Tek taraflı bakmak doğru değil. Ama küçük yaşta her oyuncuyu oyunun içinde tutmak gerekiyor. Bir oyuncu 1-2 sezon içerisinde çok büyük aşama yapabiliyor. O nedenle basketbol adına önemli bir karar. Rekabetçi lig, artık 15 yaşından itibaren başlayacak. Bunun da ileriye dönük yansımaları olacaktır.” 

Yorumlar Okunma: 1179