Real Madrid-Darüşşafaka Doğuş maçını anahtarları (Fersu Yahyabeyoğlu)

19-04-17 11:30
Koç Laso’nun Real Madrid’i 2017 yılı ile beraber müthiş bir çıkış yakalamış ve 15 maçtan 13 galibiyet çıkararak normal sezonu lider bitirmişti. Llull ve genç yıldız Doncic liderliğinde Avrupa’da yüksek tempo basketbolunu en verimli oynayan takım olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu seride de ev sahibi avantajı ile beraber net olarak favoriler. Temsilcimiz Darüşşafaka Doğuş ise koç Blatt liderliğinde iyi bir bütçeyle kağıt üstünde ses getirecek bir kadro kurmuştu. Sezonun belli dönemlerinde keskin düşüşler yaşamış olsalar da evlerinde sergiledikleri istikrarlı performans ve son haftalarda yakaladıkları çıkış ile play-off biletini zor da olsa kapmayı başarmışlardı. Onlar da açık alanda oynamayı seven ve bireysel yetenekleri ile ön plandaki guardların liderliğinde galibiyet kovalayan bir takımlar. Tempolu oynamayı seven iki takımın karşı karşıya geleceği serinin anahtarlarını gelin detaylıca inceleyelim. 

“Favori olmamanın dayanılmaz hafifliği”

Real Madrid son haftalarda yakaladığı rtim, kaliteli kadrosu ve ev sahibi avantajı ile de birlikte bu seride açık ara favori konumunda. Ancak koç Blatt’ın favori olmadığı zamanlarda neler yapabildiğini yakın tarihteki Maccabi Tel Aviv şampiyonluğundan hatırlarız hepimiz. Bu seri öncesi de güçlü rakibine karşı sürpriz yapabilecek potansiyele sahip bir kadro var elinde. Özellikle Wilbekin ve Wanamaker’ın son maçlarda sergilediği performans, adeta yanarak oynamaları bu konuda tecrübeli koçun elini hayli güçlendirmiş durumda. Bu tarz uzun serilerde favori olmayan takımların özellikle deplasmanlarda daha rahat oynadığını ve daha tehlikeli olduklarını biliyoruz. Daçka da bu işlerin uzmanı koç Blatt ile bu anlamda farklı bir avantaja sahip olacak. 

“Tecrübe”

Serinin ev sahibi olan İspanyol temsilcisinin tecrübe boyutunda ne kadar önemli avantaja sahip olduğunu iki bölüme ayırabiliriz. Birincisi takım olarak sahip oldukları zirvede olma geleneği, ikincisi ise oyuncuların bir çoğunun Euroleague arenasında sahip olduğu bireysel tecrübeler. Önce işin takım boyutuna bakalım. Real Madrid geçen yıl temsilcimiz Fenerbahçe’ye play-off ilk turunda elenmiş ve kupa yarışına erken veda etmişti. Ama 2012-2015 arasındaki 3 sezonun tamamında finalde yer aldılar ve bir de şampiyonluk çıkardılar. Euroleague adıyla olmasa da 1963 yılından bu yana düzenlenen Avrupa’nın birinci kupasında bugüne kadar toplamda 9 şampiyonluk ve 8 ikincilik ile de en başarılı kulüp konumundalar. İşin bireysel tarafına gelirsek özellikle İspanyol oyuncuların karnesi hayli parlak. Fernandez, Reyes ve Llull sadece kulüpler seviyesinde değil milli takım seviyesinde de finaller ve kupalara çok alışkın oyuncular, bu seviyelerdeki maçları onlarca kez oynadılar. Diğer taraftan Litvanyalı Maciulis ve Arjantinli Nocioni de hem Avrupa’da hem de uluslararası seviyede müthiş bir tecrübeye sahipler. 2011 yılından beri takımın başında olan koç Laso’nun da oyunculuk kariyerinin yanında koç olarak da artık bu seviyelerde yüksek bir tecrübeye sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Özetle Real Madrid bireysel olarak da kulüp olarak da yüksek seviyede tecrübeye ve kazanma geleneğine sahip bir ekip. Darüşşafaka Doğuş ise bu seviyelerde çok yeni bir kulüp. Bireysel anlamda koç Blatt elbette bu seviyeleri oynamayı bilen bir koç ama takımdaki oyuncular arasında bu seviyeleri oynamayı bilen ve tecrübesi olan bir isim yok, belki sadece Slaughter’ı Real Madrid ile kazandığı tecrübe ile bu sınıfa sokabiliriz. Bu nedenle Real Madrid seri boyunca bu tecrübe avantajını net olarak sahaya yansıtacaktır.

“Uzun rotasyonu”

Koç Laso geçen sezon Fenerbahçe’ye elendiği seride en çok zorlandığı pozisyon olan pota altına önemli takviyeler yaptı bu yaz. Artık Randolph, Hunter, Reyes ve Ayon artı 4 numarada görev alan Thompkins ve Nocioni ile hayli geniş bir rotasyona sahipler. Ayrıca çeşitliliği de sağlamış durumdalar.

Şutör uzun, blokçu uzun, çabuk ayaklı uzun, tecrübeli uzun…. Hepsine sahipler şuanda. Dolayısıyla rakibin sahada yer aldığı beşe istinaden her türlü cevabı verebiliyorlar boyalı alanda. Temsilcimiz Daçka ise bu alanda sınırlı bir takım. Koç Blatt’ın guardların performansına dayalı oyun tarzı da bunda bir etken. Ama sezona değerli bir rotasyonla başladıktan sonra Semih’in ayrılması, Slaughter’ın sakatlanması ve Oğuz’un hiç düşünülmemesi ile beraber sadece yeni gelen Zizic artı Furkan ile 5 numarayı kapatmaya çalıştılar. Zaman zaman Moerman ve Harangody’e 5 numaradan süre veriyor koç Blatt ki 2 oyuncunun da özellikle savunmada yetersiz kaldığı bir gerçek. Evet Slaughter iyileşti ve bu seride forma giyebilir ancak maç eksiği çok fazla, %100 performans vermesi hayli zor olacak özellikle ilk maçlarda.

“Tempo kontrolü”

Real Madrid şuanda Avrupa’nın en tempolu oynayan ve hücumda en fazla top kullanan takımlarının başında geliyor. Rodriguez’in ayrılmasının arkasından herkes onlardan transfer beklerken onlar altyapıda efsane performanslar sergileyen Sloven guard Doncic’e fırsat verdiler. Genç guard formayı ilk aldığı günden bu yana tüm basketbolseverleri büyülemeye başladı ve devam da ediyor. Llull’un tecrübesi ve gençlik ateşinin birleştiği 1 numara rotasyonuyla birlikte Carroll, Maciulis ve Fernandez gibi ceza atıcıları ile de zaman zaman üçlük isabet sınırlarını zorlayabiliyorlar. Randolph, Thompkins ve Hunter gibi koşan uzunları da bu rotasyona eklediğinizde onlara karşı oynarken tempo kontrolünün ne kadar önemli olduğunu net olarak söyleyebiliriz. Temsilcimiz de açık alanda oynamayı, koşmayı seviyor ve maçlarda bu fırsatları buldukları anlarda daha etkili oluyorlar. Yani kötü haber şu ki bu kez tempoyu yükseltmek, kullandıkları top sayısını arttırmak, bir iki pas sonrası erken şutlar kullanmak ritim bulmalarını, havaya girmelerini sağlasa da Real Madrid’in de ekmeğine yağ sürmüş olacak.

“Galibiyetin anahtarları”

* Real Madrid’in bu seviyelerde oynamış bir çok oyuncusu var ve ev sahibi olmalarının da etkisiyle bu çok büyük bir avantaj tabik. Ama temsilcimizin de bu seviyelerde kalıcı olmak isteyen, kendini kanıtlamaya çalışan değerli yetenekleri var, başta Wilbekin, Wanamaker ve Zizic olmak üzere. Koç Blatt, tecrübesi ile bu yetenekli oyuncuların başarıya açlıklarını, enerjilerini doğru şekilde yönetebilirse kendisine bir avantaj çıkarabilir seride.

* Darüşşafaka Doğuş’un elinde Zizic dışında pota altında etkili olabilecek bir hücum silahı bulunmuyor. Furkan bu alanda çok kısıtlı bir isim, Slaughter’ın da ne kadar süre alabileceği ve fiziksel olarak ne durumda olacağı tamamen kapalı kutu şuanda. Moerman ya da Harangody’i burada oynattıkları dakikalarda Real’in uzunlarını özellikle Ayon ve Reyes’i potadan uzak tutmaları gerekecek. Alçak postta bu isimlerin topla buluşması halinde yardım gelmesi şart. Bu noktada da oyunda olan diğer forvet kimse (Clyburn ya da Anderson) mutlaka ters taraf savunmasında kaymaları doğru yapması gerekecek. Aksi durumda Randolph ve Thompkins gibi dış şut tehditi olan uzunlar canımızı çok yakar.

* İspanyol temsilcisinden bahsederken sürekli tempo, açık alan, koşmak diyoruz. Bu noktada Llull ve Doncic’e yapılacak baskı çok ama çok kritik olacak. Aslında konu sadece onlara baskı yapmak değil, savunma ribaundunu alan ve dribbling yapmaya başlayan ilk oyuncunun üzerinde savunmacısının bulunması. Ayrıca Real Madrid normal sezonun en çok savunma ribaundu alan takımlarından biri. Bu nedenle hücum ribaundlarında aktif olmamız ve onların savunma ribaundlarını net almalarına engel olmamız, zorlamamız da geçiş hücumlarına çıkışlarını engellemek ve onları yavaşlatmak için temel önlem olacak. Darüşşafaka Doğuş’un da hücum ribaundları konusunda normal sezonun en iyi 2.takımı olduğunu düşünürsek bunu yapmamız çok da zor olmayacak.

* Tabi tempo kontrolünün bir diğer yöntemi de hücumda topun değerini iyi bilmek ve geçiş hücumlarında kullanılacak erken topları doğru seçmek olacak. Temsilcimiz her ne kadar erken toplar kullanmayı sevse de, birebir oynamayı tercih eden oyuncular ön plana çıksa da normal sezonun en az top kaybeden takımı oldu. Özellikle Wanamaker’in oyunda olduğu dönemlerde şut tercihlerini doğru yapan, pas trafiğini 1-2 pas üzerinden de olsa kurmayı başaran Darüşşafaka seri boyunca da bu hızlı ama kontrollü oyunu sürdürmeli.

* Real Madrid’in savunma zaaflarını değerlendirmek gerekecek. Ayon’un ağır ayakları ile ikili oyun savunmasındaki zaafına karşın Zizic ve Furkan’ın çabuk ayaklarını kullanmamız, uzunlarımızı hareketli bir şekilde topla buluşturmamız, Fernandez’in karşısında kalan oyuncumuzun bol bol çembere yönelmesi ve Carroll’ın savunduğu ismin, özellikle Wanamaker ile eşleştiyse, alçak posta inip fizik avantajını kullanması gerekecek.

* Evet Ayon’un ikili oyun savunmasında zaafı var ve Randolph’un da alçak postta teması-sertliği fazla sevmeyen bir oyuncu olduğunu biliyoruz. Ama işin öbür tarafında yani hücumda bu iki oyuncu serinin kaderini belirleyecekler. Real Madrid’in hücumda en çok kullandığı isimler Llull ve Ayon olarak karşımıza çıkıyor. Aralarında kurdukları daha doğrusu artık ezberledikleri ikili oyunlar neredeyse tüm savunmaları çökertti şimdiye kadar sezon boyunca. Ayon’un devrilirken aldığı ilk topta pas dağıtma yeteneğinin de olması, Llull’un savunmacısının perde altından geçmesi durumunda şut göndermesi ya da adam değişmelerde uzunun üzerine sürati ile giderek rahat penetreler bulması savunmaları çaresiz bırakıyor. Bu penetreye yardım getirseniz bile bu sefer Llull tersteki şutörü buluyor. Burada tek çare uzunlarımızın Llull karşısında mümkün mertebe durması ve en azından İspanyol guardın pas açılarını kapatacak şekilde savunma yapmaları olacak, getireceğimiz her yardım Real’in ekmeğine yağ sürecek.

Mail: fersu77@yahoo.com

Twitter: @fersudeniz 

Yorumlar Okunma: 896