Kazanmaya Oynamak (Hayri Pekergin)

20-04-17 11:57
Bilyoner.com KBL’de normal sezon sona erdi. 

Tosyalı Toyo Osmaniye ve Mersin Basket son iki sırada yer alarak ligden düşen iki kulüp oldu. 

Sezon içinde önceki yıllarda ufak ufak gördüğümüz, beklenmedik sonuçların alındığı, beklenmedik sayı farklarının oluştuğu maçlar izledik. 

Geçen yıllarda ligin güçlü takımlardan “bazılarının” “roller coaster” tarzı inişli çıkışlı , şaşırtan performanslarına bu sezon başka kulüpler de katılınca ligin kredibilitesi açısından kaygılarımız , soru işaretlerimiz artmaya başlamıştı. 

Ligden kimin düşeceği, kimin kalacağına dair belirsizlikler ile girilen son haftada alınan sonuçlar bu anlamda güveni güçlendirdi. 

*****

Ligin son haftasında küme düşme hattında sinirler gergindi. 

Sporun, mesleğin, sektörün doğası gereği, kazanmaya oynayan takımlara tepki göstermeye varan yaklaşımlar görüldü. 

Ben bu tepkilerin bir kısmını sporun içinde olmasına rağmen, temeli anlamamış unsurların cahilliğine, bir miktar da haddini bilmemeye bağlıyorum. 

Elbette haddini bilmeyenlere davranış kodlarını ve etik değerleri hatırlatmak TBF’nin yetkili kurullarının ve gözlemcilerin görevi. 

*****

Bakın açık net söyliyeyim;

Profesyonel sporda her oyuncu, her coach kazanmaya oynar.

Bu konuda sahada maksimum eforunu, en iyi gayretini ortaya koyar.

Çünkü hayatı kazanmaktır.

Yoksa ne güven kalır, ne kredibilite.

Bunlar olmadan rüzgarın savurduğu bir fırıldak gibi kaybolur gider.

*****

Elbette kazanmaya oynamak yalnızca oyuncu ile coach ile staff ile olmaz. 

Önce yöneticinin takımı kurarken kazanmaya oynaması gerekir. 

İşler yolunda gitmiyor ise, “iş işten geçmeden önce” değil zamanında müdahale ederek gerekli değişiklikleri yapması gerekir. 

Bunlar yapılmıyor ise itfaiye yangın başlayıp yayıldıktan sonra çağrılıyor ise kimse son hafta kazanmaya oynayan galiplere laf söyleyemez. 

Derler ki;

Arkadaş; Sen Süper Lig statüsündeki KBL için TKBL seviyesinde yerli rotasyonla yola çıkıp başına da KBBL seviyesinde bir teknik ekip getirirsen başkaları ne yapsın. 

Derler ki;

Arkadaş; Uzun haftalar boyunca takımın ortaya koyduğu basketbol seviyesi ve aldığı sonuçlar “çıkmaz sokak” tabelasını işaret ederken sen niye seyrettin? 

Derler ki;

Başta getireceğin, en azından yılbaşından sonra takıma ekleyeceğin oyuncuları son 5-6 haftada, yani iş işten geçirdikten sonra getirmek kazanmaya oynamak mıdır? 

Son haftada alınan sonuçları ve ligden düşme hattındaki gerçekleşmeleri bu şekilde okumak gerektiğini düşünüyorum. 

*****

Bu haftanın önemli haberlerinden biri Galatasaray’da uzun bir süre Maljkovic tarafından dışlandıktan sonra, KBL ve Euro Cup’ta kaybedilen maçların ardından Traore’nin yerine kadroya tekrar alınan ABD’li guard Anderson’un takımı terk etmesi oldu. 

Play-off mücadelesinde Hatay BŞB ile eşleşen Galatasaray için KBL’de yola Traore ile devam etmek tek yol olarak gözüküyor. 

Geçtiğimiz sezon da AGÜ ile oynanan ve kaybedilen kritik play-off serisi sırasında takımın önemli skor silahı Jewel Loyd benzer şekilde ülkesine geri dönmüştü. 

*****

Play-off serilerinde AGÜ- Beşiktaş ve Galatasaray – Hatay BŞB serilerinin üst düzey çekişmeye sahne olmasını bekliyorum. 

Beşiktaş Canik Belediye deplasmanında artan savunma odaklanması ile kaybedilen iki finalin ardından tüm dikkatini KBL’ye yönlendiren rakibine sert bir mesaj göndedi. 

Hatay BŞB takımında Hurst’ün tekrar kadroda yerini alması, ön tarafta sert ve canlı savunma yapabilen Galatasaray önünde belirleyici faktör olacak. 

Galatasaray açısından ise Traore’nin hücumdan çok savunmadaki başarısı belirleyici konumda bulunuyor.

Twitter : @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 5681