Fenerbahçe tarih yazdı (Fersu Yahyabeyoğlu)

20-04-17 23:13
İlk maçta takımları geri düştüğünde maçtan kopan ve bu konuda eleştirilen taraftarlar o mağlubiyeti geride bırakmaya çalışarak maç başında müthiş bir destek verdiler. Temsilcimiz Fenerbahçe ise ilk maçta aldığı farklı galibiyetin artı rakibinden ev sahibi avantajını geri almanın rahatlığı ve moraliyle parkeye çıktı. Koç Pascual ilk maçta hücumda etkili olan Bourousis ile Rivers’ı tekrar kullanmak isterken savunmadaki direnci arttırmak için de Pappas’ı sahaya sürdü, farklı bir rotasyonla başladı maça. Koç Obradovic ise aynı rotasyonla yine Udoh ve Dixon’ı kenardan getirmek üzerine bir strateji kurmuştu.

“Pana maça diri başladı”

Panathinaikos Bourousis’in oyunda olmasının etkisiyle sahaya daha iyi yerleşti ilk bölümlerde ve bu kez üst üste isabetli üçlüklerle başladılar. Özellikle ilk maçın yanan ismi Rivers maça iyi bir giriş yaptı. Pappas ve Bourousis’in de ona eşlik etmesi ile beraber hücumda rahat sayılar buldular. Ayrıca ilk maçın suskun ve etkisiz ismi Singleton da çok diri ve istekli oynadı. Potadan uzak kaldığı pozisyonlarda dahi yüzü dönük olarak Kalinic’e karşı iyi iş çıkardı.

“Udoh’un yokluğunu iyi değerlendirdiler”

Koç Obradovic yine Udoh’u kenarda tutarak başladı maça. Ama onun yokluğunda hem ribaundlarda hem de boyalı alan savunmasında sorun yaşadık. Vesely Yunan uzun Bourousis’in arkasında durmakta zorlanırken Singleton da fizik ve atletizm avantajı ile ribaundlarda etkin oldu. Ayrıca Calathes-Pappas liderliğinde yarı sahayı çabuk kat eden ve geçiş hücumlarında Singleton’ı potaya yakın bir şekilde hemen topla buluşturan Pana, Kalinic’in fizik dezavantajını burada da işlediler.

“Yine Bogdanovic”

Evet Pappas ilk maçta olduğu gibi yine Bogdanovic üzerinde etkili bir savunma yaptı ama Sırp skorer yine nefis başladı maça. Adeta ilk maçta kaldığı yerden devam etti. Hem ikili oyunlar sonrası yaptığı penetreler ile savunmayı bozdu hem de tepeden oynadığı birebirlerle üst üste sayılar buldu. Ancak ona katkı verebilecek farklı bir opsiyon bulamadığımız için skorda dengeyi kuramadık. Aslında uzunlarımız orta mesafeden boş şutlar buldular ama maalesef isabet çıkaramadık, gömülen savunmayı açma fırsatlarını değerlendiremedik.

“Udoh ve Antic işin rengini değiştirdi”

Çeyreğin son bölümüne girilirken kenardan gelen Udoh ve Antic ikilisi işin rengini değiştiren isimler oldular. Udoh ilk maçta olduğu gibi boyalı alan savunmasında hemen varlığını hissettirdi ve Pana hücumlarının dengesini bozduk. Savunmadaki direncimizi hücumlara da hızlı çıkarak değerlendirmeye başladık. Boyalı alanı iyi kapatan rakibe karşı önce Antic’in uzaklardan gönderdiği üçlük sonra da Bogdanovic’in kendi yarattığı üçlükle artı Dixon’ın da nihayet ben de varım demesiyle tam 14-0’lık bir seri yakaladık, maça da ortak olduk ve öne geçtik. 4.5 dakika boyunca sayı attırmadık Panathinaikos’a.

“Gerginlik ve basit top kayıpları”

İlk çeyreğin sonunda takımlar benche giderken Antic ile Singleton arasında yaşanan gerginlik hem taraftarları ateşledi hem de ikinci çeyreğe Pana’nın daha diri daha istekli başlamasını sağladı. Ev sahibinin sert ve faullü savunmasına karşı Dixon ile üst üste yaptığımız basit top kayıplarına James’in hızlı hücumları ile karşılık verdiler. 

“Udoh, hücum ribaundları ve ters eşleşmeler”

Koç Pascual’in ilk maçta hiç kullanmadığı tecrübeli Fotsis’i oyuna alması ile hücumda belki daha etkili oldular fakat Antic ile Udoh’un sahada olmasının avantajını çok iyi kullandık, özellikle hücum ribaundlarında net bir üstünlük kurduk. Ayrıca Pana’nın bu kısa beşine karşı hücumda sakin ve doğru oynayarak ters eşleşmeleri yakalayıp topu bol bol boyalı alana indirerek üretmeye başladık. Udoh bu bölümde yine iki pota altında da net bir şekilde krallığını ilan etti. Onun savunmaya getirdiği enerji ve tüm açıkları yamaması ile net bir üstünlük kurduk savunmada.

“James devreye girdi”

Ancak hücumda yine basiretimiz bağlandı ve düzenden çıkıp Sloukas liderliğinde yanlış seçimler yapmaya başladık. Potadan uzaklaşmamız ve Udoh’u kullanmayı unutmamız hücumda ritmimizi bozdu. Bourousis ile savunma ribaundlarını da rahat alan Panathinaikos bu hataları James’in açık alandaki etkinliği artı el üstü üçlükleri ile değerlendirmeye başladı. Amerikalı guard birebirde de Sloukas’ı çok rahat geçmeye ve bireysel çabaları ile sayılar bulmaya başladı, üst üste 9 sayı buldu.

“Bizim de Bogdanovic’imiz var”

Evet perdelere kolay takılan savunmamız bir türlü James’i durduramadı belki ama hiç çıkmadan oynayan Bogdanovic destan yazmaya devam etti ve üst üste bulduğu üçlüklerle tam 18.sayısına imza attı ilk yarıda. Ayrıca 3 ribaund ve 4 asist ile takıma skor dışında da her alanda katkı yapan Sırp oyuncu ilk yarı boyunca her fırsatta OAKA’daki taraftarları susturan ve James’e cevap veren isim oldu.

“Dixon hücumda in, savunmada out”

İkinci yarıya bu kez Dixon fırtınası ile başladık, üst üste gönderdiği iki üçlükle takımı ateşleyen isim oldu. Ancak Sloukas-Dixon ikilisinin aynı anda sahada olmasının dezavantajlarını fazlasıyla yaşamaya başladık. Calathes-Pappas ikilisi ile potaya rahat gitmeye başladı Panathinaikos, kolay geçildik birebirlerde. Udoh ve Vesely’nin oyunda olmasına rağmen dengesiz yakalandığımız için potamızı iyi savunamadık.

“Udoh devleşti”

Çeyreğin son bölümünde koç Obradovic Bogdanovic’i dinlendirirken oyuna giren Kalinic, Udoh ve Vesely ile beraber ribaundlarda artı savunmada çok iyi iş çıkardı. Özellikle Udoh’un Calathes ve diğer Pana kısaları karşısında ikili oyunlar sonrası birebirlerde hiç yenilmemesi ile savunma direncimizi iki kat yukarı çıkardık, yine susturduk Pana hücumlarını. Oyunun diğer tarafında ise Bogdanovic yokken topu akıllıca çevirip Udoh’a indirerek onun sırtı dönük birebirlerinden faydalanıp kolay ve risksiz sayılar bulduk..

“Pana’nın yarı sahadaki baskısı bunalttı”

Son çeyreğe Dixon’ı yarı sahada çok yukarıdan ikili sıkıştırmalarla karşılaşamaya başladı Panathinaikos savunması. Bu hamleye karşı maalesef Dixon ve Bogdanovic ile çözüm üretmekte zorlandık, bir kaç pozisyon hariç topu içeri indiremediğimiz ve pas trafiğini oluşturamadığımız için basit top kayıpları gelmeye başladı. Tabi ev sahibi takım da sunduğumuz bu fırsatları boş geçmedi. Singleton ve Gist gibi iki atlet uzunun sahada olmasını iyi kullandılar ve hakemlerden bir iki tane ev sahibi düdüğü de kaptılar kritik anlarda.

“Atamadık ama attırmadık da”

3.çeyrekte Bogdanovic’i dinlendirmek adına biraz fazla kenarda oturttuk ve oyundan soğuttuk. Hücumda sıkıntı yaşadığımız bu dakikalarda o da bulduğu fırsatları değerlendiremedi. Neyseki Udoh ve Vesely liderliğinde potamızı çok iyi savunduk, neredeyse hiç hatasız oynadık. Atamadığımız anlarda onları da durdurmuş olduk en azından.

“Datome kıpırdandı, Bogdanovic tekrar ısındı”

Baskılı Pana savunmasına karşı yorulan Udoh’un da hücumda pozisyon almakta zorlanması ile birlikte forvetten potaya yaptığımız ataklarla savunmayı açmaya çalıştık. Maçın suskun ismi Datome ve dinlendikten sonra geç de olsa tekrar ısınan Bogdanovic devreye girerek akıllı penetrelerle Pana savunmasının verdiği açık koridorlara cezaları kesmeye başladılar.

“Bogdanovic ve Udoh savunmada devleşti”

Bogdanovic maçın en kritik anlarında James’in karşısında da etkili bir savunma yaptı, onun tekrar ritm bulup devreye girmesine izin vermedi. Yürümekte dahi zorlanan ve dizinde de bir problem olan Udoh herşeye rağmen sahada kalıp özellikle ribaundlarda ve savunmada müthiş mücadele etti ki hücumda da potaya yakın aldığı toplarda hata yapmadı.  

“Bogdanovic destan yazdı ama yorgunluk baş gösterdi”

James ile maçın içinde kalmayı başaran Panathinaikos’a karşı ise hayır diyen ben burdayım diyen yine Bogdanovic  oldu. Üçlükler, penetreler sonrası bulduğu turnikeler ve akıllı asistleri ile uzunları beslemesi sonucu tüm OAKA’ya karşı tek başına  taşıdı Fenerbahçe’yi adeta. Ancak son bölümde dar rotasyonla oynamamızın eseri olan yorgunluk iyice boy gösterdi ve pota altında Singleton-Bourousis ikilisi ile aradıkları sayıları bulmaya başladılar, maçtan kopmadılar. 

“Karşılıklı hatalardan biz karlı çıktık”

Bitime 40 saniye kala Dixon’ın topu oyuna sokamaması ile 1 sayı öndeyken onlara altın tepsiyle bir fırsat sunduk ama neyse ki formda şutörleri Rivers üçlüğü değerlendiremedi. Sonrasında aldığı faulle çizgiye giden ve ikide iki atan Dixon hatasını da affettirmiş oldu. Ardından bizim yaptığımız hataya onlar da düştü ve kenardan top çıkarırken Bourousis topu elinden kaçırdı. Kalan kısa sürede hata yapmayan temsilcimiz OAKA’daki taraftarları bir kez daha susturdu ve bir kez daha evlerine buruk bir şekilde gönderdi.

“Tarih yazıldı”

Bogdanovic’in yanan elleri, Udoh’un her Pana oyuncusunun karşısında duran dev gövdesi, Dixon’ın yüreği ve Kalinic’in müthiş enerjisi ile koç Obradovic liderliğinde üst üste 3.kez Final Four’da yer alabilmek adına çok büyük bir adım atan Fenerbahçe aynı zamanda adını da tarihe altın harflerle yazdırmış oldu. Temsilcimiz Euroleague play-off tarihinde ilk iki deplasman maçını kazanabilen ilk takım olmayı da başardı. 

Mail: fersu77@yahoo.com

Twitter: @fersudeniz 

Yorumlar Okunma: 5442