Recep Şen: Söz konusu İTÜ ise duygularım mantığın önüne geçer - BasketFaul.com

Recep Şen: Söz konusu İTÜ ise duygularım mantığın önüne geçer

29-05-17 12:52
EBBL’den TB2L’ye şampiyon olarak yükselen İstanbul Teknik Üniversitesi’nin başantrenörü Recep Şen, tbf.org.tr için başarıya giden yolu değerlendirdi.

İstanbul Teknik Üniversitesi’nin kendisinin yuvası olduğunu dile getiren Recep Şen, İTÜ’de çok daha büyük başarıların elde edilmesini umduğunun da altını çizdi. 

EBBL’deki rakiplerine göre daha güçlü değil ama daha tecrübeli ve daha farklı bir takım olduklarını söyleyen tecrübeli antrenör, şampiyonluğa ulaşmalarında oyuncularının özverilerinin de oldukça etkili olduğunu ifade etti. 

“Konu İTÜ Olunca Mantığımdan Çok Duygularım ile Hareket Ederim”

-Sezon başına giderek, İstanbul Teknik Üniversitesi ile yolunuzun nasıl tekrar kesiştiğini ve şampiyonluğa giden yolda nasıl bir düzen kurduğunuzu öğrenmek isterim. 

Recep Şen: Yıllarca hem basketbol oyuncusu hem antrenör olarak İTÜ’ye emek verdim. İstanbul Teknik Üniversitesi benim yuvam, burayla bağlantım hiçbir zaman kopmadı. Bu çatı altında olmadığım zamanlarda da takip ediyordum İTÜ’yü. Darüşşafaka Doğuş’tan ayrıldıktan iki üç ay kadar sonra Harun Erdenay ile konuştum ve kendisi bana antrenör olarak İTÜ’ye dönmem için uygun şartlar olduğunu söyledi. Ben zaten konu İTÜ olunca mantığımdan çok duygularım ile hareket ederim. Tabii biraz yabancı olduğum şartlar söz konusuydu ilk geldiğim zaman. Ligde nasıl bir basketbol oynandığına, hangi sporcuların oynadığına hâkim değildim. Kafamda soru işaretleri oldu mutlaka, ama çok fazla düşünmeden buraya yoğunlaştım. Amatör ruhla kurulmuş, gönülden bu takıma katkı veren oyuncular ile çalışmaya başladım. Sonrasında da Spor Toto’nun sponsorluğunda, Kemal ve Harun Erdenay’ın desteği ile beraber transferler yapmaya başladık.

“Takımımızı Daha Yüksek Noktalara Taşıyabilecek, Tecrübeli Oyuncular ile Anlaştık”

İlk olarak Türk basketbolunun emektar oyuncularından Ufuk Gürgen’i aramıza katma şansına sahip olduk. Onunla beraber Berkay Sahillioğlu da kadromuza dâhil oldu. Bu isimler ile ilk grubu geçtik. Orayı geçmek bizim için hem hazırlık hem de takımımızı oluşturup sağlamlaştırmak açısından çok önemliydi. Ondan sonra hem karakter olarak düzgün hem de basketbolu iyi bilen, kaliteli isimler bulmamız lazımdı. Biz de takımımızı daha yüksek noktalara taşıyabilecek oyuncularla, Kevin Kaspar, Serkan Özver ve Sertay Gürsü ile anlaştık. Tabii sezon başladıktan sonra kurulmuş bir takımı değiştirmek çok kolay bir şey değil. Zaman içinde oyuncuların yardımı ve özverileri ile de beraber, iyi bir takım oluşturduğumuzu düşünüyorum. 

-Oluşturduğunuz bu takım, ligdeki rakiplerine göre daha güçlü bir takım mı oldu? Örneğin play off eleme turunda rakibiniz olan Antalyaspor Gelişim takımına karşı oynadığınız ikinci maçta aldığınız 50 sayılık bir galibiyet var…

Recep Şen: EBBL’de birçok gelişim takımı var; Antalyaspor’unki de bunlardan biri. İki üç tane de çok önemli oyuncuları var. Antalya’daki ilk maçta, ilk devrede on sayı geri düşmüştük; atletik ve enerjik oyuncuları ile bizi bir hayli zorlamışlardı. İstanbul’daki ikinci maça ise eksik kadro ile; sadece en genç oyuncuları ile geldiler. Öyle olmasaydı işimiz çok daha zor olurdu. Buradaki maç ve sözünü ettiğin 50 sayılık fark bir ölçüt değil. İTÜ’nün rakiplerine göre tecrübe farkı var diyebiliriz ama güç farkı var demek doğru olmaz. Şunun altını çizmek istiyorum; atletizm çok önemli bir şey. Transferlerimizi yapmadan önce takımımızın en büyük eksiklerinden bir tanesi atletizmdi. Kevin, Serkan ve Sertay ile o sorunu çözdük. Bu üç isim aramıza katılana dek rakiplerimiz ile yarışabilecek atletizme sahip değildik. Belli bir seviyenin üzerine çıkmamız zaman aldı. Dolayısı ile takımımızın gücü aslında çok muazzam bir güç değildi. Tecrübeli oyuncuların genç oyuncularla doğru bir kimya yakalaması ile farklı bir takım olduğumuza inanıyorum. Sezon içinde sakatlıklar yaşamamızın kuvvet kaybına neden olduğu dönemler de oldu. Çok güçlü bir takımdık, bu lige çok fazlaydık gibi bir düşünce şekli bence hiç doğru değil. 

“Fethiye Basketbol, Play Off Yarı Finallerinde Bizi Çok Yıprattı”

-Yarı finalde de Fethiye Basketbol’u 2-0 ile geçtikten sonra Final Grubunda sadece TB2L’ye yükselen diğer bir takım olan Edirne Bld. Edirnespor’a karşı tek mağlubiyet alarak şampiyon oldunuz. O süreci nasıl anlatırsınız?

Recep Şen: Play off döneminde istediğimiz; Ufuk Gürgen’in kuvveti, Serkan Özver’in fiziksel avantajı, Kevin’in ve Sertay’ın atletizmi gibi avantajlı olduğumuz noktaları kullanabilmek ve final grubuna kalabilmekti. Fethiye Basketbol ile oynadığımız play off yarı final maçlarında onlardan ne kadar alt seviyede olduğumuzu gördük. Bizi fiziksel olarak çok yıprattılar. Özellikle İstanbul’daki ikinci maç, deplasmandakine göre çok daha zordu. Kaliteli basketbolun ortaya çıkmasını engelleyen bir güç unsuru var bu ligde. Tekniğin biraz arka planda olduğu, gücün öne çıktığı bir düzen… Kolay olmadı ama biraz atletizm, biraz tecrübe ile kayıp vermeden ilerledik. Final Grubu ise bir turnuva şeklinde oynandı ve bu turnuva sistemi her zaman çok zordur. 

“Edirne Bld. Edirnespor, EBBL’nin En İyi Basketbol Oynayan Takımlarından Biriydi”

Finallerdeki altı takım da üç aşağı beş yukarı birbirine denkti. Biz ilk iki maçımızı kazandıktan sonra Edirne Bld. Edirnespor ile karşılaştık. Onları sezon içinde iki kere yenmiş olmanın verdiği bir rehavetle sanıyorum rahat bir galibiyet alacağımızı düşündük ama maçı son saniye basketiyle kaybettik. Bence Edirne ligin en iyi, en düzgün basketbol oynayan takımlarından biriydi. Onlara yenilmemiz belki de kalan iki maçı kazanmamız noktasında bize itici bir güç oldu. Dördüncü maçta hiç galibiyeti olmayan Gemlik karşısında da çok zor kazandık. Ellerindeki imkânları maksimum etki ile kullanabiliyorlar ve enteresan bir basketbol oynuyorlardı. Beş tane oyuncunun dışarıda oynadığı, herkesin çembere atak yaptığı, dışarıdan iyi şut sokabilen bir takım vardı karşımızda ve savunmakta güçlük çektik. Oyun yapımıza tamamen ters bir takımlardı ama neticede kazandık. 

“Bornova Belediyesi Büyük Şanssızlık Yaşadı”

Beşinci ve son maçımız ise dört galibiyet sahibi Bornova Belediyesi ile oldu. Turnuvalar çok zordur demiştim, kayıpsız ilerleyen rakibimiz son maçta aldığı mağlubiyetle sıralamanın dışında kaldı. Bu acı da bir durum aslında; tüm sezonun emeği son maça bağlanmış oluyor… Final maçlarındaki her basketin, her müdafaanın fazlasıyla önem taşıdığını da böylece görmüş oluyoruz. Bu süreçte Bornova Belediyesi şanssız bir şekilde üçüncü oldu. Edirne Bld. Edirnespor ikinci, biz de şampiyon olarak bir üst lige yükselme şansını elde ettik.
 
“Oyunculukta Kazandığım ile Antrenörlükte Kazandığım Şampiyonlukları Karşılaştıramam”

-Bu şampiyonluğun ardından şöyle bir soru gelir aklıma… Sizin için uzun yıllar süren profesyonel oyunculuk kariyerinde kazandığınız bir başarı mı, yoksa antrenörlük kariyerinizde kazandığınız bir başarı mı daha özeldir?

Recep Şen: Oyunculuk başka, antrenörlük bambaşka bir şey. Oyunculukta kendi başarınız adına motivasyonunuz çok yüksek oluyor. Takım olarak bir sonuca varıldığında, siz iyi oynayarak o başarıya katkı vermişseniz bunun mutluluğu çok özel. Antrenörlükte de mutluluk çok fazla ama daha farklı. Neticede antrenörken kendinizi pek düşünemiyorsunuz. Oyuncularınıza yoğunlaşmanız ve onları organize ederek başarıya ulaşma fırsatını elde etmeniz gerekiyor. Ben antrenörlük kariyerimde İTÜ ile daha önce İkinci Lig’den Süper Lig’e yükselme şansını yakalamıştım. Alt liglerde İTÜ ile iki tane şampiyonluğum oldu ama bu mutluluğu oyuncuyken yaşadığım bir şampiyonluk ile mukayese edemem. İki duygunun yeri çok farklı, biri diğerinden üstün değil. 

“İTÜ’nün Çok Daha Büyük Başarılara İmza Atmasını İsterim”

-Bu kazanılan başarının ardından önümüzdeki sezon için aklınızda neler var?

Recep Şen: Sezon başında İTÜ ile anlaştığım zaman, hedefimiz net bir şekilde TB2L’ye yükselmekti ve hedef bu olmasa ben zaten bu yola çıkmazdım. Tabii ki bu işi yapan herkesin hayalinde şampiyonluk vardır; benim için de durum böyleydi. Bunu başardığımız için çok mutluyum. Şimdilik biraz dinleneceğim, ailemle vakit geçireceğim. Önümüzdeki sezon için neler olacağını zaman içinde hep beraber göreceğiz. İTÜ’nün her zaman benim gönlümde önemli bir yeri var. Gönül ister ki çok çok daha büyük başarılara imza atılsın. Ben de bunda pay sahibi olursam çok mutlu olurum tabii ki. Henüz bunun için bir konuşma yapmadık, zaman içinde durum netleşir ve inşallah herkes için de hayırlısı olur. 

Röportaj: Şansın Tokyay

 

Yorumlar Okunma: 3884