Galatasaray'ın çaylak uzunu: TJ Cline (Fersu Yahyabeyoğlu)

27-07-17 09:20
Koç Kunter yönetiminde yeni bir takım kuran sarı kırmızılılar hamlelerini yavaş yavaş tamamlıyorlar. Kısa transferinde epey yol aldılar ve rotasyonun temelini oluşturdular. Geçtiğimiz günlerde Ömer Yalçınkaya uzun rotasyonunda Hendrix’in yanına 2-3 hamle daha yapacaklarını iletmişti ki bunlardan birini de koçun Amerika ziyaretinin ardından yaptılar ve 4 numara pozisyonunda oynayan 1994 doğumlu, 2.06 metre boyundaki T.J. Cline’ı kadrolarına kattılar. Gelin kolejden yeni mezun çaylak uzunu mercek altına alalım.

“Kariyeri”

Cline’ın basketbola olan yeteneği ve sevgisi ailesinden geliyor. Annesi Nancy Lieberman, nam-ı diğer “Bayan Sihirbaz” kadın basketbolunda oldukça özel bir isim ve şuanda da Sacremento Kings’in asistan koçlarından biri. Olimpiyatlarda ABD formasını da giymiş olan Lieberman aynı zamanda Hall of Fame (Basketbolun Efsaneleri) listesinde de yer alıyor. Cline, NCAA kariyerine Niagara’da vasat bir başlangıç yaptıktan sonra Richmond’a transfer oldu. Kurallar gereği bir sezon boyunca, 2013-14’te forma giyemedi. Sonraki sezonu da adaptasyon sürecinin etkisiyle vasat geçti. 2015-16 sezonu ile birlikte takımın lideri olduğunu hem koçuna hem de arkadaşlarına kanıtladı ve onları sırtlamaya başladı, önemli istatistikler yakaladı. Geçtiğimiz sezon, yani son sezonunda, performansını arttırarak sürdürdü, 2.06 metre boyundaki bir uzun için ne kadar çok yönlü ve üretken olduğunu gösterdi. 28 Ocak 2017 tarihinde Duquense’ye karşı 34 sayı, 12 ribaund ve 11 asistle de Richmond tarihinin ilk triple-double’ına imza attı. Bu yaz NBA draftına giren Cline, NBA biletini kapamayınca profesyonel kariyerine Avrupa’da başlama kararı alıp temsilcimiz Galatasaray ile anlaştı.


“Artılar-Eksiler”

Cline herşeyden önce karakterli, çalışma etiği yüksek, gelişime açık ve mücadeleden kaçmayan bir basketbolcu. Ayrıca Richmond’daki son 2 sezonunda gerek istatistikleri ile gerekse mental anlamda iyi bir lider olabileceğini kanıtlamıştı. Özetle tam bir takım oyuncusu. Gelelim teknik anlamdaki artılarına. Genç uzun hücumda oldukça aktif, 2.06 metre boyunda olmasına rağmen yüzü dönük hücum edebildiği gibi hatırı sayılır bir 3 sayı tehdidine de sahip, özellikle ceza atışlarında. Bununla birlikte fiziksel temastan kaçmayan, sertliğe sertlikle karşılık veren ve sırtı dönük de silahları bulunan bir uzun. Zekası ve pozisyon bilgisi sayesinde topsuz katlarda oldukça etkili ve aldığı pasları da boyalı alanda yüksek yüzde (%61.3) ile bitiriyor. Ayrıca üst düzey bir atlet olmamasına rağmen özellikle savunma ribaundlarına ciddi katkı veren bir isim. Zamanlaması iyi, doğru pozisyon alıyor ve fiziğini de kullanarak rakibini box-out etmeyi biliyor, atletizm konusundaki eksikliğini de bu şekilde tamamlıyor. Ama tüm bunların yanında Cline’ı ön plana çıkaran yanı asist özelliği. Genç uzun yüksek basketbol IQ’su, saha görüşü ve kaliteli pas fundementalı ile neredeyse bir guard kadar asist yapabilme özelliğine sahip. Yüksek posttan dribbling üstü pas dağıtabildiği gibi, ikili oyunlarda kısa devrilmelerin ardından da takım arkadaşlarını besleyebiliyor. Alçak postta da pas terminali görevini yapıp, potaya giden arkadaşlarını akıllıca asistliyor. İşin savunma tarafında ise enerjisi, konsantrasyonu, savaşçı kimliği ve aklı sayesinde yine atletik anlamdaki eksiklerini kapatmaya çalışıyor. Alçak postta hiç de fena iş çıkarmıyor ve ikili oyun savunmasında da show-up zamanlaması gayet iyi. Saha görüşü ve oyunu doğru okuması ona savunmada da artılar getiriyor. Hem rotasyonlarda hem de ters taraf savunmalarında takım arkadaşlarını destekliyor.

Gelelim eksilerine. Hücumda bir çok silahı var demiştik ama bunların hepsi aslında BSL ve Eurocup seviyesi için ortalama hatta vasat düzeyde. Alçak postta pivot hareketleri çok sınırlı, portföyünü geliştirmesi gerekecek. Yüzü dönük oyunlarda da ayakları yeteri kadar çabuk değil, yön değiştirme özelliği yok ve sol tarafını driplinglerde de bitirişlerde de çok az kullanıyor. Orta mesafe atışların da alet çantasında yer almaması onu kapanan savunmalara karşı zorluyor. Evet dış şut tehdidi var ancak hem mekaniği çok iyi değil, topu yukarıdan çıkarmadığı için boy avantajını kullanamıyor, hem de istikrarlı değil. Alçak posttaki ve yüzü dönük hücumlardaki sınırlı durumu onu çoğunlukla 3 sayı çizgisine yönlendiriyor. Tercihlerini kalibre edip daha az ve öz 3 sayı kullanması gerekiyor. Son sezonunda 35 maçta 152 denemede bulunup sadece 48 isabet sağlayabilmişti. Bunun yanında Cline vasat bir faul atıcısı, Richmond’daki 3 sezonunda da %70’in altında kaldı. İşin savunma tarafında ise atletik bir oyuncu olmaması yani blok tehdidinin çok az olması ve ağır ayakları eksileri. İkili oyun savunmasında zekası ile çabukluk dezavantajını kapatmaya çalışsa da undersized ve atlet uzunların karşısında durmakta zorlanıyor.

“Sonuç”

Cline, genç, gelişime açık ve Avrupa basketboluna uygun bir uzun. Her ne kadar bir 4 numara olsa da koç Kunter’in zaman zaman 5 numaraya kaydırarak da ondan faydalanabileceğini düşünüyorum. Böylelikle hem hücumda ters eşleşme yaratabilecek hem de savunmadaki dezavantajları minimuma inecektir. Genelde benchten gelecek olan Amerikalı uzunun maliyeti de Galatasarsay’ın bu seneki hedeflerine uygun, yaklaşık 100.000 USD/yıl. Özetle Cline, gelişimine olumlu devam ederse Avrupa piyasasında kendine Moerman, Harangody, Shurna gibi bir yer edinebilir ki pasör özelliği ile aslında onlardan birer adım da önde.

Mail: fersu77@yahoo.com

Twitter: @fersudeniz

1- 28 Ocak 2017 tarihinde Duquense’a karşı triple-double ile oynadığı maçın kısa bir özeti: 
 
 

2- Cline’ın geçen sezon sergilediği performanstan kısa bir özeti:

  

Yorumlar Okunma: 6580