Liyakata saygı ve hoşgörü (Necip Kapanlı)

30-07-17 13:49
Liyakata saygı ve hoşgörü... Son zamanlarda değeri azalan iki kavram... Basketbol da yaşamın bir parçası olarak konjönktürden etkileniyor... Bu nedenle "Bu yazının basketbolla ne ilgisi var?" demeyin... Çevrenize bakın, davranışları değerlendirin, demeçleri okuyun... Belki de o zaman bu yazının neden bir basketbol sitesinde yer aldığına hak verebilirsiniz...

Kendimden bahsetmeyi sevmem ama bugün babamdan iki anektodu aktaracağım...

Rahmetli babam (Turhan Kapanlı) çeşitli hükümetlerde bakanlık yapmıştı. Adalet Partiliydi... Başka bakanlık görevlerindeki Özel Kalem Müdürü Tevfik Bey emekli olmuştu. Tarım Bakanlığı'nı devraldığında CHP'li bakanla çalışan Özel Kalem Müdürü Sami Ölçer istifasını verdiğinde babam, "Şu anda aklımda bir isim yok. Senle başlayalım, durumu değerlendirelim." demişti. Özel Kalem Müdürü, bakanın sırdaşıdır. Bu nedenle ona güvenin tam olması gerekir.

Sami Bey babamın görev süresi boyunca çalıştı. CHP sempatizanı idi ve zaman zaman babamla parti münakaşası yapardı. Babam onun görevini mükemmel yaptığı düşünürdü. Sami beyin kulakları çınlasın...

BAKAN DİREKSİYONDA, ŞOFÖR ARKA KOLTUKTA
Babam çoğu kez koruma kullanmazdı. Bayramoğlu'nda 40 metrekarelik bir yazlığı vardı. 18 numaralı kırmızı plakalı otomobille İstanbul'a doğru yola çıktılar. Otomobildeki diğer kişi şoför Fehmi idi. Çiftehavuzlar'dan eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ı alıp Kalender Tepesi'sinde halama yemeğe gittiler. Yemek sonrasında şoför Fehmi'nin alkol alıp otomobili kullanamayacak durumda olduğunu farketmişler ve arka koltuğa yatırmışlar. Babam bakan aracının şoför mahallinde, yanında ise eski Cumhurbaşkanı... 

Celal Bayar'ı evine bırakıp Bayramoğlu'na geldiler. Fehmi'yi eve çıkardık. Ertesi sabah babam, şoför Fehmi'ye "Bir defalık seni affediyorum. Bu ilk ve son." dedi. Fehmi ağlayarak dinledi ama sözünde durdu. 

Yorumlar Okunma: 2654