Ne umuyoruz, ne buluruz? (Hayri Solmaz)

12-08-17 09:19
Üstyapı milli takımları “sonuç odaklı” yapılardır. Otoritenin beklediği “başarı”dır; dönemin durum ve şartları ne olursa olsun. Dolayısıyla evimizde oynayacağımız bu turnuvada başarı tabii ki beklenecektir. Peki, başarı nedir? Ya da sıralamanın neresi başarıdır, neresi değildir? Bu da herkesin bulunduğu yerden ne gördüğüyle bire bir alakalı olan durum.

Bizde işler doğal akışla oldukça zıt işliyor. Uzunca bir süredir altyapı milli takımlarında hep dereceye oynuyoruz, başarılıyız ve mutluyuz. “Sonuç odaklı” bakış sonuç veriyor. A takım kalıplarıyla oynanan, fazlasıyla tanımlı, oyuncuya değil düzene endeksli ve “sonuç odaklı”, yani maç kazanmaya yönelik altyapı milli takımları politikası kendi hedefi göz önüne alındığında başarılıdır ama hastayı kurtarmaya yetmemektedir. Madalyalar takılmakta, maçlar kazanılmakta, ancak oyuncular yeterince kazanılamamaktadır. On'lu yaşlar bitip ana karnından çıkınca, 20’li yaşlarla gelindiğinde hayat pek de parlak değil, ya da birkaç istisna dışındaki çoğunluk için pek parlak değil.

Peki ya “süreç odaklı” yaklaşım? İyinin önünü açan, oyuncu yetiştirme temelli altyapı işleri? Pek de değerli değil son 15 - 20 yıldır. Oyuncunun topu nereye vurduğu ve nasıl attığına pek değer vermeyen, fakat “sokup sokmadığını” en tepeye koyan yaklaşım hâkim. Bunun bin tane nedeni var. Herkes sorumlu ama nasıl oluyorsa kimse sorumlu değil. Ayrıca bu tespitlerin hiçbiri yeni de değil, hatta temcit pilavı gibi tekrarlanan gerçekler.

Gelelim A Milli takımımıza. Elimizdeki takım profili aslında gayet hoşuma giden bir görüntü. Çoğunluğu şu ya da bu nedenle kendi takımlarında yeterince süre ve/veya sorumluluk alamamış, eksiklerinin farkında olan, oynamaya aç, çalışkan ve kendini ispata istekli bir oyuncu topluluğu. Yani “durumdan vazife çıkarmak” temel hedefine son derece uygun, “tekmeye kafa uzatacak”, askeri çok, generali az, emek koyacak olan bir takım çıkacak sahaya. Başımızda da orta profilli takımları ile her zaman bir ya da birkaç tık yukarıda iş yapan antrenörün olması da en önemli artılarımızdan biri. Zurnanın zırt dediği yerde zorluk çekeceğimizi herkes biliyor ama olsun...

Umutluyum, umarım iyisini de buluruz. 

Yorumlar Okunma: 2730