Kadın Basketbolu'nda da iş oluruna bırakılmamalı (Necip Kapanlı)

15-08-17 13:29
Tüm yaş grupları dahil Türk Kadın Basketbolu'nu belki en çok takip eden, antrenörlük geçmişi de olan Hayri Pekergin, Avrupa Şampiyonaları'ndaki başarısızlıkların nedenini detaylı şekilde yazdı ve görüşleri büyük ilgi uyandırdı. 

Bunların başında antrenörlerin oyuncuları yeterince tanımaması geliyordu. Alper Durur, Hakan Acer ve organizasyonun başındaki Aziz Akkaya Türk Kadın Basketbolu'nun elit antrenörleri ancak bu konuyla ilgili sorun milli takımlardaki görevli teknik adamlardan nasıl ve zaman olarak ne kadar yararlandığımız. Altyapılarda herşey yolunda giderken part time antrenörlerle işi götürmek mümkün ama içinde bulunduğumuz durum Milli Takım Teknik Direktörü'nün ve Milli Takım koçlarının çok daha fazla mesai harcamalarını gerektiriyor. Aziz Akkaya A Milli Takım'da asistan, Beşiktaş'ta koç iken altyapılarla dört dörtlük ilgilenmesi mümkün mü? Demek ki federasyon bu görev için yeterli bir ücret verecek, Akkaya veya bir başkası sadece bu işi yapacak. Milli Takım antrenörleri daha fazla altyapı maçı izleyip oyuncuları daha fazla tanıyacak.

Bütün bunlar ideal şekilde gerçekleşmiş olsaydı milli takımlarımız düşmeyebilirdi ama çeyrek finalden de ileri gidemezdi. Bizim ise asıl beklentimiz A Milli Takım'da rol ve sorumluluk alabilecek oyuncuların yetişmesi.  

A Milli Takım Genel Menajeri Zeynepgül Ene katıldığı TV programında "Havuzu genişletmeliyiz. Halen altyapıya oyuncu veren kulüp sayısı 4-5. 80 milyonluk ülkeden çok daha iyi ve fazla oyuncu yetişmeli." dedi. Doğru da söyledi. TBF erkek basketbolunu harekete geçirmek için yeni uygulamalar planlıyor. Bire bir aynı şekilde olmasa da kadın basketbolu için de işi oluruna bırakmamak gereği ortada.  

Avrupa'da kadın basketbolu için Türkiye açık ara en fazla para harcayan ülke. Acaba bunun ne kadarını altyapıdan oyuncu yetiştirmek için kullanıyoruz? Oranlara vursanız Türkiye'de altyapının payı yüzde 2-3 ise, İspanya'da, Fransa'da, Belçika'da, Almanya'da, Litvanya'da en az yüzde 15-20 seviyesindedir. Hiçbir ülkede devlet tarafından dağıtılmayan İDDAA parasına konup, basketbolun geleceği için hiç birşey yapmayan kulüpleri TBF'nin dürtme zamanı geldi, geçiyor. 

Milli Takım'a oyuncu veren kulüp sayısı 4-5 ise, altyapıyla ilgilendiğini düşünen kulüp sayısı bunun en az iki katıdır. Tabii ki yine de yeterli değil ancak sorun öncelikli olarak altyapı antrenörlerinin kalitesi. Kulüpler altyapıdaki oyuncular için belli harcamalar yaparken nedense antrenörlere uygun ücretler vermemekte ve görev duruma razı olanlara kalmaktadır.  

Antrenör kalitesiyle birlikte bir diğer sorun da altyapılardaki kondisyon çalışmaları. Kaç kulüp altyapıda kondisyoner istihdam ediyor? (Düne kadar kondisyoner olmayan KBL takımları dahi vardı). Avrupa Şampiyonaları'nı izlerken gördük ki bizim oyuncularımız daha yavaş koşuyor ve daha az sıçrıyor. İlk yarılar başabaş bitse de süre ilerledikçe bizimkiler daha da yavaşlayıp farklı kaybediyor.  

TBF altyapıları harekete geçirmek için belli projeler uygularken gerek fundamental, gerekse kondisyon çalışmaları için yol gösterici olmalı ve bu konularda eğitim desteği sağlarken yöneticileri, antrenörleri gerçek amacın elit oyuncu yetiştirmek olduğu konusunda ikna etmeli. 

Altyapılardaki, üç takımımızdan ikisi B Ligi'ne düştü, Yıldız Milliler onbirinci olunca sevinç fotoğrafı çektirdi. Yapılacak çok iş ve bunun için alınması gereken bir dizi radikal önlem var. Fazla zaman geçirmeden... 

Yorumlar Okunma: 2983