Sıra gelecek adına yapılacak planlarda (İlker Yıldız)

11-09-17 07:51
Ev sahipliği yaptığımız Avrupa Basketbol Şampiyonası Finallerine ikinci turda 73-56 yenildiğimiz İspanya maçı ile birlikte veda ediyoruz. Milli takımımızın bütün oyuncularını ve teknik heyetimizi turnuva boyunca ortaya konulan mücadeleden dolayı can-ı gönülden kutluyorum. Keşke dememek gerekiyor ama grup maçlarında aldığımız üç mağlubiyetin ceremesini çektiğimizi de söylemem gerekir. Grup maçlarında üç mağlubiyet alıp, grubu dördüncü bitirme lüksümüz yoktu. Sonuçta çaprazdan C grubu lideri İspanya ile eşleşmek zorunda kaldık. Turnuvada bütün maçlarda çok iyi mücadele ettik ama maçların kırılma anlarında oyunu lehimize çevirecek adımı bir türlü atamadık. Kırılma anlarında sorumluluk alacak oyuncu eksikliğini ve özellikle de kilidi çözecek oyun kurucu eksikliğini çok fazla hissettik. İspanya milli takımı maçın en kritik anlarında çift oyun kurucuya dönerek, maçın hâkimiyetini kontrollerine almayı başardılar. İspanya milli takımının oyun kurucuları olan Sergio Rodriguez ve Ricky Rubio takımlarına toplamda; 26 sayı, 6 ribaund, 12 asist, 4 top çalma ve 38 verimlilik puanı katkısı yaptılar. Bizde oyun kurucu pozisyonunda oynayan Sinan Güler ve Kenan Sipahi ise; 4 sayı, 3 ribaund, 6 asist, 1 top çalma ve 7 verimlilik puanı katkısı yapabildiler.

Takımımızın turnuva boyunca oynadığı altı maçın tamamında çok iyi mücadele ettiği taraflı, tarafsız herkes tarafından kabul edilecektir. Ama yine de ev sahibi olduğumuz bir turnuvaya ikinci turda veda etmemiz ise maalesef Türk basketbolu adına üzücüydü. Oynadığımız 6 maçta; sadece 2 galibiyet (İngiltere/Büyük Britanya ve Belçika) alabilirken, 4 maçımızdan da mağlubiyetle (Rusya, Sırbistan, Letonya ve İspanya) ayrıldık. Rakip potalara 444 sayı atarken, 453 sayı kendi potamızda (-9 averaj) gördük. Mücadele olarak takdiri hak eden bir milli takım parkedeydi. Şimdiden geleceğe dönük planlar yapmaya başlamalıyız. Hem mücadele eden hem de potansiyel olarak daha iyi bir A milli takım için şimdiden kolları hep birlikte sıvamalıyız. Mücadeleci bir takım havası yakaladık ve umarım Türk milli takımının oyun felsefesi de hep bu olur. Yıllardır özlemini duyduğumuz oyun sistemini umarım Ufuk Sarıca sayesinde bu turnuvada yakalamış olalım. Bu mücadeleci takıma ileride ilave olacak yetenekli oyuncular ile birlikte birkaç seviye daha atlayabiliriz. Uzun forvet ve oyun kurucu bölgelerine ilave olacak yeni oyuncular ile her geçen yıl çıtayı bir üste çıkartabiliriz. Bu turnuvada mücadeleci takım ruhu dışında bizi mutlu eden başlıca şeyler; Cedi Osman, Furkan Korkmaz, Kenan Sipahi (muhakkak şutunu geliştirmeli) ve Melih Mahmutoğlu’nun ilerleyen yıllarda A milli takımımızın iskelet kadrosunu oluşturacak olmalarıdır.

Bizler bugünden itibaren, A Milli Erkek Basketbol Takımımızın turnuvalarda istikrarlı bir şekilde nasıl kürsüye çıkacağı üzerinde kafa yormalı ve bu amaçla projeler geliştirmeliyiz. 80 milyona yaklaşan nüfusu ile ülkemiz basketbol potansiyeli çok üst düzeyde olan bir ülke. Bizler A milli takımımızın çok daha iyi olmasını düşlerken, maalesef FİBA milli takımlar takviminin buna pek müsaade etmeyeceği görülüyor. FİBA milli takımlar takvimine göre NBA ve Euroleague’de (Euroleague gün geçtikçe adeta NBA’in Avrupa versiyonu olma yolunda) oynayan oyuncuların A milli takımların grup eleme maçlarında oynaması çok zor gözüküyor.

A milli takımımızın 2017 Avrupa Basketbol Şampiyonası kadrosunda yer alan; Doğuş Balbay (Anadolu Efes/Euroleague), Sinan Güler (Fenerbahçe Doğuş/Euroleague), Cedi Osman (Cleveland Cavaliers/NBA), Barış Hersek (Fenerbahçe Doğuş/Euroleague), Melih Mahmutoğlu (Fenerbahçe Doğuş/Euroleague) ve Furkan Korkmaz (Philadelphia 76’ers/NBA) olmak üzere 6 oyuncumuz, FİBA takvimine göre 2019 Dünya Basketbol Şampiyonası eleme maçlarında yer alamayacaklar. Bu olumsuzluklar düşünülerek TBF tarafından yerinde bir karar alınarak, Özhan Çıvgın yönetiminde B milli takımı kuruldu. Oluşturulan B milli takımı oyuncuları yaz döneminde birlikte idmanlar ve üç hazırlık maçı yapma imkânı buldular. Böylece B milli takım oyuncularımıza, A milli takımımızın sistemi adeta ezberletildi. Ama yine de gelecekte A milli takımımızın iskelet kadrosunu oluşturacağını düşündüğüm dört oyuncuda (Cedi Osman, Furkan Korkmaz, Kenan Sipahi (muhakkak şutunu geliştirmeli) ve Melih Mahmutoğlu’nun) 2019 Dünya Basketbol Şampiyonası eleme maçlarında olamayacaklar. NBA ve Euroleague patronları üst düzey oyuncuları milli takımlara göndermeyerek, önce milli maçlardaki oyuncu ve maç kalitesini düşürmek, sonra da milli takımların önemini azaltmaya mı çalışıyor? Bu da bütün dünyada basketbolu NBA ve Euroleague’in tekeli altına almak anlamına gelmiyor mu? Yerliliğin bu kadar önemli olduğu günümüzde, dünya basketbolunu adeta tek tipleştirmeye çalışan NBA ve Euroleague patronlarının uygulamalarını doğru bulmuyorum. Ayrıca FIBA’nın da milli takımlar takvimini tekrardan gözden geçirmesi gerektiğini düşünüyorum. Aksi halde ilerleyen yıllarda A milli basketbol takımlarımızın toplumsal bütünleştirmeyi sağlayan özelliğinden mahrum kalacağız.

A milli erkek basketbol takımımızın, baş antrenörümüz Ufuk Sarıca yönetiminde doğru yolda olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Türkiye Basketbol Federasyonu yetkililerinin hayata geçirdiği “Erkekler Deplasmanlı Gençler Ligi” uygulamasının, son yıllarda Türk basketbolu adına atılmış en önemli adımlardan birisi olduğunu düşünüyorum. Gelecek yıllarda başta A milli basketbol takımımızın ihtiyaç duyduğu pozisyonlar olmak üzere, yetenekli basketbolcuları bu sayede milli takımımıza dâhil etmek çok daha kolay olacaktır. Federasyon başkanımız Hidayet Türkoğlu’nun söylediği gibi 26-27 yaşında basketbolunun olgunluk döneminde Türkiye’ye gelmiş yabancı bir oyuncu ile 18 yaşındaki bir Türk oyuncunun rekabet etmesi mümkün değildir. Bu açığı gençler liginin kısmen kapatacağına inanıyorum. Geriye kulüplerimizin bu gençlere güvenip formayı vermelerine, maç esnasında yabancı oyunculardan daha çok anlayış göstermelerine ve parkede gelişimlerine sabırla yardımcı olmalarına kalıyor.

A milli takımımızın gösterdiği mücadeleyi gördükçe umudumuz arttı ama bu mücadele de yeterli değil. Bizler A milli takımımızın tıpkı bugünkü rakibimiz İspanya gibi bütün turnuvalarda istikrarlı bir şekilde kürsüye çıkmasını bekliyoruz. Mevcut TBF yetkililerinin bu başarıların sağlanması adına ciddi çalışmaları, tecrübeleri ve enerjileri var. Bize düşen vazife ise, Türkiye Basketbol Federasyonu yetkililerimizin yanında olmak ve sabırla desteğimizi esirgememektir. Büyük başarılara ulaşacağımızı düşündüğüm yolda, şimdiden yolumuz açık olsun. Her şey A milli takımlarımız için. 

Yorumlar Okunma: 2322