Bir Bölgesel Lig serzenişi (Hayri Solmaz)

12-10-17 14:44

Bu sezon başında yapılan düzenleme ile uzunca bir süredir ülke basketbolunun önemli bir parçası olan Erkekler Bölgesel Ligi uygulaması sona erdi, yerine de eskinin yaşanmışlığı olan “Küme” uygulaması geri geldi. Yani, kendi illerinin kümelerinde oynayan ve derece yapan takımlar prosedür neyi zikrediyorsa ona göre grup maçlarını yapacak, ilk sıraları alan takımlar da deplasmanlı lige yükselecek.

 
 
Bölgesel Lig’in kaldırılması açıkçası basketbol âlemimizin gündeminde pek de yer tutmadı. Basketfaul ve benzeri sitelerde birkaç yazı, bir - iki cılız eleştiri dışında çok ses getirmedi. İlgililerle konuşunca olumlu/olumsuz birçok noktadan bahsedildi. Amacım (en azından bugün) işin doğrusunu/yanlışını tartışmak değil. Sadece bu konuda serzenişlerini paylaşmamı isteyen eski oyuncum, yeni meslektaşım Erzincanlı Ali Şirin’in hislerine ve düşüncelerine tercüman olmak ve kamuoyu oluşmasına katkıda bulunmak. Ali Şirin’in yazdığı elektronik mektubu kelimesini değiştirmeden bilginize sunuyorum.

“Hayri abi, bu yıl TBF Türkiye’nin en büyük ligi olan Bölgesel Ligi kaldırarak onlarca antrenör, hakem ve yüzlerce basketbolcuyu ortada bıraktı maalesef; bu ligin hitap ettiği binlerce basketbolseveri saymıyorum bile.

TBF Bölgesel Lig yerine 2. Ligi getirdi fakat bu ligin hem katılım şartları çok ağır (750.000 TL lige katılım payı), hem de getirisi olmayan bir lig. Ben halen Erzincan’ da Gençlik Spor’da antrenörlük yapıyorum, geçtiğimiz sezon da takımında oynuyordum. 2 yıldır cüzi paralar ile Bölgesel Lig’de ilimizi başarı ile temsil ettik ve başlarda 30 - 40 kişiye oynanan maçlarımız çoğu maçta tıka basa dolu salonlarda oynanmaya başladı. Basketbol takımımız futbol takımı ile kıyaslanır duruma geldi ve şehrin gururu oldu dersem abartılı bir ifade olmamış olur.

İlk işe başladığımda 40 - 50 olan sporcu sayımız 200’lere dayandı kısa bir sürede. Erzincan gibi küçük, sosyal ve sportif faaliyetleri kısıtlı olan şehir basketbol maçlarını bekler oldu. Daha aklıma gelmeyen bir sürü olumlu gelişme de yaşandı. Ancak bu sezon Federasyonumuz Bölgesel Ligi kaldırdı ve bir anda sporcu sayımızda inanılmaz bir düşüş yaşandı. Sadece benim sporcum olan 10’a yakın çocuk basketbolu bırakıp futbol kurslarına yazıldı. Çünkü futbol takımımız 3. Lig’de oynuyor ve çocuklar o maçlara gidip abilerini kendilerine örnek alıyor ve “evet, ben de ilerde burada oynayacağım” diyebiliyor; tıpkı geçen 2 yılda bizim basketbol maçlarımızı izleyip kendilerine örnek ve hedef aldıkları gibi…

Çevre illerdeki antrenör arkadaşlarımla konuştuğumda hepsi de aynı dertten muzdarip maalesef. Yani benim düşüncelerimi paylaşan ve bu sorunları yaşayan yüzlerce basketbolsever var abi.

Biz maçları televizyondan izlemek istemiyoruz. Ben yetişmesine katkıda bulunduğum sporcularımı kendi şehrinin forması altında ter dökmesini istiyorum. 2. Lig’e takım çıkarmak için yüz milyarlarca paramız yok ve maalesef de olmayacak uzun bir süre ama kalbi basketbol için atan ve basketbol ile yatıp kalkan binlerce genç ve çocuk var Anadolu’da; ki bu sevgi trilyonlar ile kıyaslanamaz… Lütfen bu sevgiyi yok etmeyin ve Bölgesel Ligimizi verin bize, içimizdeki amatör ruhu bitirmeyin Sayın Federasyon yetkilileri.

Biraz dağınık yazdım abi, mazur gör beni ama inan burada bu şehri temsil eden bir takım olmaması bizi inanılmaz olumsuz etkiledi. Saygılarımla.”

Hislerini ve düşüncelerini böyle ifade etmiş Ali Şirin.

Bu sezonu bir yaşayıp görelim bakalım; ne getirecek, ne götürecek. Süreci değerlendirenler ve karar vericiler bu ve benzeri durumlardan sonra illa ki şapkayı öne koyup ne olacağına karar verecekler. İzleyeceğiz.

 

Yorumlar Okunma: 3939