Ara Sınav (Hayri Pekergin)

16-11-17 05:39
Bilirsiniz.

Üniversite eğitiminin olmazsa olmazları vardır.

Ara sınav bunlardan biridir.

Eğer ara sınavda yeterli not seviyesine ulaşırsanız “Final Sınavına” katılmaya hak kazanırsınız.

A Kadın Milli Takımının Euro 2019 eleme maçları da biraz o ara sınavlara benziyor.

*****

Amacımız Final “vizesi” almak.

Ama yalnızca finallere gitmek yeterli değil.

Takım olarak oyunu geliştirmek, birey olarak güçlenmesi gereken alanlarda ilerleme sağlamak gerekiyor.

İşte Polonya maçı bu anlamda iyi kullanılan bir fırsat oldu.

*****

Öncelikle bir kocaman teşekkür.

Bu teşekkür Tuğçe Canıtez’e.

işlerin henüz iyi gitmeye başlamadığı bölümde, hem de Hollingsworth’ün 2 hücum faul ile oyun dışı kaldığı dakikalarda, takımın fizik direncini tam ihtiyaç duyulan şekilde yukarı çekti.

U16 Milli takımından bu yana uluslararası maçlarda en iyi yaptığı işi tekrarladı. 10 sayı 8 ribaunt ile double double’a yaklaşarak kendi potansiyelini ihtiyaç olan anda “kinetik enerjiye” çevirdi.

Takımın en çok çizgiye giden oyuncusu olması tesadüf değil, saldırgan hücum düşüncesinin bir parçasıydı ve oldukça değerliydi.

*****

Polonya maçının öne çıkması gereken diğer bir pozitif yönü takımın sertliğe sertlik ile cevap veren refleksi oldu.

Pelin Bilgiç, Ayşe Cora, top kayıpları ile maça iyi başlamasa da Olcay Çakır, ikinci çeyrekte gelen 10-0 seride bu sertliği önde başlatan isimlerdi.

A Kadın Milli Takımı son 3 çeyrekte rakibine yalnızca 37 sayı izni verdi.

Bir süreden bu yana hem kendi kulüp takımında hem de milli takımda hücumda “sürdürülebilir ivmelenme” yakalamaya çalışan Bahar Çağlar’ın savunma ve ribauntlara verdiği destek oldukça değerliydi.

Polonya karşısındaki Tilbe Şenyürek’in, yeri ve zamanı geldiğinde, sert maçların kazanıldığı yer olan pota altında temas ve sayı yaratan fiziksel oyununu da ön plana çıkartmak gerekiyor.

Bugün basketbolda yalnız savunmada değil hücumda da agresif oynamak üst seviyelere doğru gelişim için ön şart konumunda bulunuyor.

******

Polonya tipik bir Orta Avrupa basketbolu oynadı.

Mekanik, fizik güç ,savunma ve dış atışlar ile rakibi bozma üzerine dayalı bir basketbol sergilemeye çalıştılar.

Bu savunma fizik güçlerinin üst seviyede olduğu maçın başında top kayıplarımızın artmasını sağladı.

Bana göre top kaybı yalnızca top kaybını yapan oyuncunun bireysel hatası olamaz.

“Spacing”’den diğer oyuncuların pas açılarını optimize edecek toplu ya da topsuz hareketlenmelerine kadar, kenar yönetim ile birlikte sahadaki herkesin pay ve sorumluluğu vardır.

Bu maçın başında kilit hücum silahımız olan ikili oyunları ikili sıkıştırma ile bozan Polonya hangi alanlarda bireysel ve kolektif iyileştirme sağlanması gerektiğini bize göstermiş oldu.

*****

Cansu Köksal yıllar ile birlikte şutlarını giderek geliştiriyor. Bence gelecekte, bu yıllarına göre çok daha iyi şut atan bir oyuncu haline gelecek.

Bunu çabuklaştırmak için 23 yaşındaki forvetin Milli Takımda elde ettiği sorumluluk ve güven seviyesini, şu haftaya kadar fazla risk almadan oynamayı tercih ettiği YDÜ’de de devam ettirmesi gerekiyor.

*****

Takım olarak en güzel fotoğraflardan biri süre alan 10 oyuncudan 9’unun sayı bulmasıydı.

Gelecekte topa ve pas kanallarına çok daha üst seviyede baskı yaparak tempoları çabuk kontrole alan bir takım olma yolunda bize fırsatlar veren maçlar oynadık, daha da oynayacağız.

Polonya bu kapsamda iyi kullanılmış ve geçerli notun iyi mücadele ile alındığı, güzel tat bırakan bir ara sınav oldu.

Tebrikler . Teşekkürler

Twitter: @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 3100