Taşkıran: Gençlerin işi zor ama imkansız değil (Gençalp Kozan)

16-11-17 13:23
1997 doğumlu Enes Berkay Taşkıran; uzun zamandır yakından takip ettiğimiz, alt yaş kategorilerinde bizi gururlandıran altın jenerasyonumuzun en değerli parçalarından biri. Henüz 20 yaşında olmasına rağmen 4 senedir A takım seviyesinde izlediğimiz genç guard, iki senedir Tahincioğlu BSL ekiplerinden Yeşilgiresun'da kiralık olarak forma giyiyor. Kendisiyle bu sene çıkışa geçen performansı ve kariyer hedefleriyle ilgili samimi bir röportaj gerçekleştirdik. ''Samimi'' sözcüğü sıradan duruyor olabilir fakat Enes'le konuşursanız bunun gerçekten böyle olduğunun farkına varacaksınız. Şimdi sözü daha fazla uzatmadan yıldız adayımız Enes'e bırakalım...

Kadronuz çok geç kuruldu dolayısıyla sezon öncesinde diğer takımlar kadar birlikte çalışma fırsatınız olmadı fakat buna rağmen ilk altı maçta gösterdiğiniz performansla ezberleri bozdunuz. Takımdakiler birbirine nasıl bu kadar çabuk adapte oldu, bunun sırrı sence ne?

Aslında takıma geç katılanlardan biri de benim fakat takımda herkesin karakteri o kadar düzgün ki birbirimize çok kolay alıştık. Tabii ki koçumuz da bize bu konuda çok yardımcı oldu ama yine de temel faktör, takım arkadaşlarımla aramızda gelişen dostluk oldu diye düşünüyorum.

Madalyonun diğer yüzünü görmek gerekirse, sizden kadro olarak daha üstün gözüken Anadolu Efes, Banvit gibi takımlara karşı kafa kafaya mücadele ettiniz ancak maçlar hep son anlarda elinizden gitti. Bunun sebebi ne olabilir?

Maç sonlarını oynayabilmek ayrı bir tecrübe gerektiriyor ancak takım olarak bazen aceleci ve yanlış kararlar alabiliyoruz. Takımda yeteri kadar deneyimli oyuncunun olmaması buna neden olarak gösterilebilir.

Transfer döneminde eminim birçok takımdan seninle ilgili talep gelmiştir ama sen yeniden Giresun'a gelmeyi tercih ettin. Bu durum üzerinde en çok ne etkili oldu?

Bir önceki yılda da burada olduğum için Giresun'a halihazırda alışmış olmam, önemli bir etkendi. Bununla birlikte geçen seneye göre daha fazla oynama şansı elde edip takımda daha büyük bir rol alacağıma inanıyordum bu yüzden kendimi en çok Yeşilgiresun'da geliştirebileceğimi düşündüm.

Geçen sezonun tamamında üç maçı çift haneli sayılarda bitirirken bu sezon henüz 6. haftada 10.6 sayı ortalama yakaladığını görüyoruz. Sezon başında bu denli öne çıkacağını düşünmüş müydün? 

Takıma çok geç katıldım, bunun öncesinde Beşiktaş Sompo Japan ile bir aylık kamp dönemimiz olmuştu. Açıkçası Yeşilgiresun'a dahil olduktan sonra bu kadar çabuk adapte olabileceğimi düşünmüyordum fakat uyum sağlayabilmek için ekstra çalışmalar yaptık, ben de bu amaca odaklandım. Koçumuz Uvalin de, sağ olsun, bana takımdaki rolümü açık açık anlattı. Bu, beni hem rahatlattı hem de daha çok motive olmamı sağladı böylece takımın ana parçalarından biri oldum.

İki sezon önce Beşiktaş Sompo Japan'da ortalama 8,1 dakika süre alıyordun, bu sene ise aldığın süre 27,8 dakikaya çıkmış durumda. Gözle görülür bir şekilde sana verilen sorumluluk artmış. Buradan baktığımızda Giresun'a ilk gelişinin temel sebebi daha çok sorumluluk almaktı diyebilir miyiz?

Sadece idmanlarla bu ligde oynamaya kimse alışamaz, sahaya çıkmayı tecrübe etmemiz gerekiyor. Buraya da sorumluluktan ziyade çok maç oynayıp kendimi geliştirmek için geldim; esasında bu, beraberinde sorumluluğu da getirdi. Sonuç olarak Giresun'a gelmemin sebebi, burada daha çok oynadıktan sonra lige en iyi şekilde adapte olup Beşiktaş'a geri döndüğümde daha rahat süre alabilmek.

Senin durumunda olan diğer genç oyunculara da bunu tavsiye eder misin?

Tabii ki, büyük takımlarda benchte oturmaktansa başka bir takıma kiralanıp sahaya çıkabilmek çok daha güzel bir durum çünkü bir iki sene boyunca sürekli oturursanız hem mental olarak düşüyorsunuz hem de sadece idmana çıkarak gereken deneyimi edinmek maalesef mümkün olmuyor. Bence bu durumdaki herkesin bunu yapması gerekiyor.

Yabancı kuralının genç Türk oyunculara zarar verdiğini düşünüyor musun?

Açıkçası bu soruyu yanıtlamak biraz zor ancak yabancı kuralının zaman zaman genç oyunculara zarar verdiğini söylemek mümkün. Bazen genç oyuncular, yabancı kuralından dolayı hak ettiği süreleri alamayabiliyor fakat iki üç yabancının oynadığı dönemde genç bir basketbolcunun oynaması çok daha kolaydı. Şu anda Türk oyuncuların, özellikle de gençlerin, oynaması görüldüğü kadar kolay değil; bu konuda genç oyuncuların işinin zor olduğu kanaatindeyim fakat kesinlikle imkansız değil.

Bu konuda koçların tavrını nasıl buluyorsun, gözlemlerin var mı?

Bazen genç oyuncular ne kadar iyi idman yaparlarsa yapsınlar bazı antrenörler bu oyuncuları sahaya atamıyor çünkü bu oyuncuların hata yapma kredisi düşük oluyor fakat takdir ederseniz ki yabancı, Türk fark etmeksizin bütün oyuncular hata yapıyor. Bazı antrenörler ise gençlere büyük önem veriyor, koçtan koça değişen bir durum bu.

Yıldız adayı bir basketbolcu olarak kendinde eksik gördüğün ve geliştirmek istediğin yönlerin neler?

Fundementalımı çok eksik görüyorum ve bu konuda kendimi geliştirmem gerektiğine inanıyorum, bununla birlikte point-guard oynama özelliğimi geliştirmek benim için önemli. Ayrıca saha içinde bazen agresif hareketlerim olabiliyor, bu yönümü de biraz törpülemeliyim. Tabii ki birçok konuda eksiğim var ama ilk başta bunlar geliyor.

Kariyer planlaman nasıl, ilerisi için ne gibi hedefler belirledin?

Hedefim, Euroleague'de sürekli var olan bir takıma gidip orada ismi sıkça anılan oyunculardan biri olmak. Tabii ki herkesin NBA hayali vardır ama buna nazaran Euroleague arenasında ismi geçen Türk basketbolculardan biri olmayı çok istiyorum. (Koçlar özelinde sorduğum soru üzerine) antrenör olarak, herkes gibi ben de Zeljko Obradovic ile çalışmak istediğimi söyleyebilirim.

Takımınızda senin dışında da genç oyuncular var ama sen onların içinde ''ağabey'' gibi gözüküyorsun. Özellikle Efe Beşok'a karşı hem Efe sahadayken hem de benchte ayrı bir desteğin olduğuna şahit oldum. Aranızdaki iletişim nasıl?

Takımdaki tüm oyuncularla iletişimimiz çok iyi, özellikle kendi yaş grubumdaki arkadaşlarla alt yaş milli takımlarında da beraber olduğumuz için şahane bir iletişimimiz var. Bununla birlikte Beşiktaş'ta A takıma ilk çıktığım dönemde Kerem Tunçeri, Engin Atsür, Muratcan Güler gibi isimlerle oynadım ve onlardan çok şey öğrendim. Yaşım küçük fakat dört beş senedir A takım seviyesinde idman ve maçlara çıktığım için bu bana önemli deneyimler kazandırdı, diğer arkadaşlarıma da bu deneyimleri elimden geldiğince aktarıp onlara yardım edebilmek beni çok mutlu ediyor.

Son olarak, buradan Giresun taraftarına iletmek istediğin bir mesaj var mı?

Bizi hiç yalnız bırakmasınlar, desteklemeye devam etsinler. Onlarla birlikteyken çok daha güçlüyüz. 

Yorumlar Okunma: 2250