Aydın Örs ile gündem değerlendirmesi - BasketFaul.com

Aydın Örs ile gündem değerlendirmesi

27-11-17 12:27
Aydın Örs ile milli takım, antrenör konusu ile Euroleeague'de oynayan takımlarımız konusunda bir sohbetimiz oldu...

İşte Örs'te pasajlar...

* Ergin'le başlayan jenerasyon değişimi onunla birlikte çalışan Ufuk Sarıca döneminde ivme kazandı ve başarılı bir Avrupa Şampiyonası yaşandı. Sonuçlar başarılı görülmeyebilir ama yeni oyuncuların, takımın verdiği mücadele, jenerasyon değişikliğine bağlı olarak belli bir sistemin ortaya çıkarılması gibi faktörlerle gönlümüzü kazandılar.

Zorunlu da olsa doğru bir yenilenme...
* Son iki maça gelince... Euroleague -FIBA arasındaki mücadelenin yarattığı kaostan ne kadar etkileneceğimiz endişesini yaşıyorduk. Önceki kadrodan birçok oyuncu Dünya Kupası elemelerinde yer alamadı ama bence bizim için de yararlı bir dönüm noktası oldu. Geçmiş yıllarda Avrupa Şampiyonaları'nda, Dünya Şampiyonaları'nda madalya kazanan oyuncular sadece yer değil rol almaya da başladı, etkili oldu. Metecan, Tolga çok önemli katkılar yaptılar.. Sertaç zaten "ben geliyorum" diyordu... Barış'ın katkısı da yadsınamaz. Zorunlu da olsa doğru bir yenilenme oldu. 

Federasyonun kararları önemli...
* Umutlu olmak için nedenlerimiz var ama federasyonun alacağı kararlar önemli. Gençler  ve Gelişim Ligi dışında bazı projeler ortaya konmalı, yabancı oyuncu-yabancı antrenör konusu masaya yatırılmalı, 14 kişilik lig kadrolarında altyapı oyuncuları bulundurma zorunluluğu gündeme getirilmeli.

* Letonya ve Ukrayna maçlarının kazanılmasını kimse küçümsemesin. Letonya bazı oyuncuları olmasa da bir sistem takımı. Onlar karşısında alınan galibiyet Melih'in performansı kadar bizim sistemimizin sonucuydu. Ukrayna maçında Melih 2 sayıda kaldı ama bu defa da savunmamız öne çıktı. Hücumda maç boyunca olmasa da top paylaşımı, değişik oyuncuların devreye girmesi... Bunlar olumlu görüntülerdi.

Gençler Ligi, Gelişim Ligi yetmez...
* Bu olumlu görüntünün TBF tarafından radikal kararlarla desteklenmesi gerekiyor. Bu konuyu kulüplere bırakmamak lazım. Sadece Gençler Ligi'nde oynamış olmaları oyuncuların gelişimlerine yetmez.  Kadroda bulunma ve oynama zorunluluğu getirilebilir, yabancı oyuncu konusunda da büyük değişiklik yapmadan küçük dokunuşlar olabilir. 

* Bazı kulüpler 10 yabancıyla oynamaya razı, bazı Anadolu kulüpleri hiç altyapı yapmamaya razı. Bunları kabul edemiyorum.

* Milli Takım oyuncuları kendi takımlarında kaç dakika oynuyor? Şu anda bile milli takıma katkı verdiler Ufuk Sarıca'nın verdiği özgüven de çok önemliydi. Melih takımında oynamazken kendi pozisyonunu yaratan oyuncu statüsüne geçti milli takımda. Bu konuyla ilgili olarak Milli Takım staffını da taktir etmek lazım.

Antrenör konusu içimi sızlatıyor...
* Yabancı antrenör konusunda gelinen nokta içimi sızlatıyor. TÜBAD olarak TBF'ye önerilerimiz olacak. Türk basketbolu için yabancı antrenör sorunu, yabancı oyuncu sorunundan daha önemli. Bu konuda da radikal kriterler getirilmesi lazım. Hangi yabancı antrenör elini kolunu sallayarak İspanya'da, İtalya'da çalışabilir. Hangisi birlikte o lige yabancı asistan koç sokabilir. Yıllar önce Ergin Siena'da görev aldığında Gökhan'ı götürdü ama İtalya Federasyonu sahaya çıkmasına izin vermedi. Bize gelen kaliteli yabancı koçlar basketbolumuza büyük değer katıyor ama kapımız kalite kontrolü yapmadan bütün yabancı antrenörlere açık. 

Yabancı koçlar menajerlerin işine geliyor...
* Yetenekli Türk antrenörlere çalışma zemini yaratmalıyız, ayrıca yeni yetişenler de var. Bunları teşvik etmemiz lazım. Yabancı antrenörler buraya gelirken kondisyonere kadar dışarıdan  staffa adam getiriyor. Bu durum menajerlerin işine geliyor. Onlar yabancılarla daha rahat anlaşabiliyor. Yabancı koçların hem yönetimlerden daha fazla kredi alabiliyor, hem de menajer bağlantıları nedeniyle kendilerini daha rahat hissedebiliyor. Türk antrenörlerin bu rahatlığı olmadığı için kendilerini güçlü hissetmedikleri zamanlar oluyor. 

Başarı ekiple birlikte gelir...
* Türkiye'de ciddi bir yönetici sorunu var. Kulüp başarısında kulübün başkanından malzemecisine kadar ekip başarısından söz edilebilir. Fenerbahçe örneğinde olduğu gibi...  TOFAŞ'ın geldiği nokta da kulüp başarısı... Mütevazı bütçelerine rağmen başkan, genel menajer, koç , staff, birlikteliği ile bugün ligin zirvesindeler. Ama bu tür kulüp sayısı çok az ve bunu yaratabilecek, antrenörlerin rahat çalışmasını sağlayabilecek olanlar da yöneticiler... Efes'te hiç birşeyi tek başıma yapmadım. Müthiş bir ekip vardı, sistem vardı. 

Efes koçun arkasında durmakla doğru yaptı...
* Son yıllarda çok antrenör ve oyuncu değişikliği yaptılar.  Şimdi maç kaybetseler de ama koçun arkasında durdular. Doğru da yaptılar. Antrenör kendi sistemine uygun oyuncular aldı, sabır göstermek lazım.. Bu arada şanssızlıklar da yaşadılar, sakatlıklar yüzünden kısa süreli oyuncular aldılar. 

Umarım Efes'te gençler de devreye girer. Şunu da kabul etmemiz gerekirki Euroleague'de oynamak için çok üst seviyede olmak gerekir ama 18 yaşında Euroleage'de oynamak kolay değil. Gençler kiraya verilip gelişimleri sağlanabilir. Ama bu arada genç oyuncuların da Hido'nun, Okur'un, Mirsad'ın, İbrahim'in nasıl büyük oyuncu konumuna geldiğini öğrensinler. O zaman sadece takım antrenmanının yetmediğini anlayacaklar.

Fenerbahçe Final Four'un büyük adayı...

İki önemli oyuncunun gitmesi hücum yönünden etkiledi ama savunma olarak geçen yıldan daha istekliler ve takım savunmasını ön plana çıkardılar. Bu da onlar için bir artı. Hücumda karar toplarında bazı yanlış seçimler yaşandı ama bunu düzeltirler, Obradovic çözüm bulur ama hücumu geliştirmeleri şart. Sadece dış adamların katkısı yetmeyebilir. Vesely gibi içeridekiler daha fazla katkı vermeliler. Fenerbahçe'yi yine ilk 4 arasında görüyorum. Bana göre Final Four'un en adaylarından biri. 

Yorumlar Okunma: 3373