Kadın Basketbolu Üzerine İkinci Mektup

19-12-17 16:38
Uzun yıllardır Türk Basketbolu'nun içinde değişik görevlerde bulunan bir tanıdıktan Kadın Basketbolu ile ilgili bir mektup daha aldık. İsminin değil fikirlerinin ön plana çıkması isteğine saygı göstererek ismini paylaşmıyoruz. İşte o mektup...

Sevdim ben sana mektup yazma işini ağabey…

5000 kişi okuyor, posta masrafını hesap etsen bayağı kardayım!

Ağabey ben yakın çevrem tarafından “nev-i şahsına münasır” diye tanımlanan bir adamım sen de bilirsin!

Geçen öğrendim ki meğer hukukta da kendine özgü özellikleri olan ve başka bir örneği olmayan nesne ya da olayları anlatmak için kullanılan Sui Generis diye bir tanım varmış.

Sevdim, kendime yakın buldum…

Sana yazma sebebim de bununla ilgili… Yani bizim camianın çözemediği durumlar karşısında takındığı tavır…

Bu tavır beni oldum olası rahatsız eder ağabey…

Şimdi bizim Kadın basketbol liglerinde yeni türeyen bir tür var ağabey!

"İDDAA parası ile büyük başkan” diye adlandırıyorum ben onları…

Farkındasındır, o büyük başkanlar birer ikişer dökülüyor TKBL’de!

Bir anda türediler, iki gün sonra basketbol emekçilerini beğenmez oldular! İddaa parası ile bize işi öğretmeye kalktılar. Şimdi birer ikişer kaçıyorlar.

Bilyonercom Kadınlar Liginde de var Becker diye bir takım… Hani 6 ayda 9 antrenör ve asistan değiştiren Becker...

Bu takım niye bu ligde var ağabey? Avrupa’nın en iyi ligine ne katar? Her hafta maçları iddaa’ya girer bir de üstelik!

Eskiden de böyle durumlar olurdu. Anadoluhisarı vardı erkek liginde mesela... Ama onlar her hafta sahaya çıktıkları için hatırı sayılır bir para almazdı!

Vira Bismillah demişler! Ben adalıyım ağabey! Vira Bismillah nedir bilirim. Onu diyecek adamın ağı olacak, sandalı olacak, yola çıkacak tayfası olacak!

Geçmişte kendilerinin mahalli küme için kurdukları takımdan fark yiyecek kadro ile Vira Bismillah…

Ne için? Amaç ne?

Bu durum farklı bir durum değil çok takımın başına geldi belki ama Sui Generis olan bu takımın ligin imajını zedelemesi, ligi topal bırakmasına rağmen ligin katma değerinden yararlanıyor olması değil mi ağabey…

Bizim camia bu durumlarda susar!

Geçen yıl Samsun Canik – MBK maçından sonra sustuğu gibi…

İki takımdan biri küme düşecek, son iki topu kullanamayıp, MBK maçı uzatmaya götüremiyor ve yenilip küme düşüyor!

Bir hafta sonra kakip takımdan 35 dakika oynayıp 28 sayı 16 ribaund yapan oyuncu “DOPİNGLİ” çıkıyor!

Kime sorsan akıl almaz bir durum ama MBK küme düşüyor…

Camia mı? Tabii ki sessiz…

Diana Taurasi vardı. Dünyaya rezil ettik! Ne oldu ağabey? Meğerse kız doping almamış, kurul hata yapmış...

Oynamadığı süre? Önce oyuncunun, kulübünün ve daha sonra o kurumun imajının uğradığı zarar?

Dönelim İDDAA konusuna...

Şimdi de yılların İstanbul Üniversitesi Kadın basketbol takımı kümeye düşüyor!

Diyeceksin ki! Üniversite ilk defa mı düşüyor? Hayır.

Haklısın ama geçmişte milli takımlara dünyanın oyuncusunu yetiştiren Üniversite ligin en fazla İDDAA geliri elde eden takımı değildi! Hatta o zamanlar İDDAA bile yoktu.

İki yıldır katıldıkları Avrupa ligi maçları ile ekstradan İDDAA geliri elde ediyorlar.

Derdim o değil Ağabey!

Daha çok kazansınlar!

Sıkıntı masraf yapıp bu liglere katılan diğer takımlara bu yıl niye aynı imkan tanınmıyor?

Camia mı? Duymaz, Görmez, Konuşmaz…

Ben niye yazıyorum bunları? Çünkü bu konular kimin yazdığının öneminin olmadığı konular!

Kimin yazdığını zaten bilen biliyor. Kimi noktalama işaretlerinden kimi her ortamda dile getirdiğim konular olduğundan biliyor.

Susarak, görmemezlikten gelerek değil…

Ortak akılla çözüm bulunması gerektiğine inandığım konular olduğu için yazıyorum.

Dedim ya çok sevdim bu mektup işini ilk fırsatta sana menajerlik üzerine bir yazıyla kavuşmak üzere…

Öpüldün, Ağabey…

 

Yorumlar Okunma: 3941