maltepe escort

alanya escort

kartal escort

 Maksi Sürpriz (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Maksi Sürpriz (Hayri Pekergin)

01-01-18 22:39
Basketbol çok güzel bir spordur.

Basketbolculara ağız alışkanlığı ile kısaltıp “oyuncu” (player) diyoruz ya basketbol asla bir oyun değildir.

En azından bu işi gereği gibi yapanlar için.

Basketbolun güzelliği nereden gelir biliyor musunuz?

Basketbol hayatın kendisi gibidir.

Gibisi fazla oldu.

Aslında hayatın kendisidir.

28 X 15 Bir sahaya hayatın tüm gerçekleri ile yansımasıdır basketbol.

Oyunu şekillendiren basketbolcuların, coachların yeteneği, çalışması, odaklanması orada tüm gözler tarafından görülür.

Kulüp yönetimlerinin başarısı ya da hataları hemen sahaya yansır.

Sahada ortaya konulan performans yalın bir gerçektir.

Pazarlama gayretleri, çıkar ilişkileri, PR çabaları, “ticari” kaygılar ile haksız yere parlatılmaya çalışılanlar, geçmiş başarıların gölgesinde kalanlar için meydan orasıdır.

Aynı zamanda “arkası olmayan” kulüpler, yetenekli ama geri planda kalmış oyuncular ve “destek” görmek için bir çarkın parçası olmamayı tercih eden teknik adamlar için de meydan oradadır.

2017’nin Son haftasında Bilyoner.com KBL’de alınan ve bazıları tarafından “Maksi Sürpriz” olarak görülebilecek sonuçlar bana yukarıda okuduğunuz gerçekleri hatırlattı.

******

Haftanın basketbol gündemine geçmeden önce TBF CEO’su Ömer Onan tarafından yapılan açıklamaları çok olumlu karşıladığımı belirtmek gerekiyor.

Evet TBF yönetimi eski TBF Yönetiminden bir çok sportif ve idari sorun devraldı.

Bunların idari olanlarının teşhisi daha kolay olsa da sportif olanlar özellikle yönetimin çok yakın olmadığı kadın basketbolu ile alakalı olanları teşhis etmeleri süre aldı.

TBF’nin bugünkü yönetiminin takdir edilmesi gereken yönü istişare ve paydaşların görüşlerini dinlemeye olan yönelimi.

Bu da değişik fikirleri ya da fikirleri zenginleştirecek detayları not almalarını kolaylaştırıyor.

Ömer Onan’ın basına yaptığı açıklamada yer alan projeler önemli.

*****

Bana göre en önemlilerinden biri sporcu ailelerinin eğitimi.

Açıkça söylemek gerekirse geçtiğimiz Isparta’da yapılan U14 Türkiye Şampiyonasında yer alan kulüplerden birinin sporcu veli grubunu gözlerime inanamayarak izlemiştim.

33 Yıldır coach ve yorumcu olarak basketbolu takip ediyorum.

Hayatımda böyle olumsuz bir sporcu velisi topluluğu görmemiştim.

Sahada ortaya konulan mücadeleyi alkışlayıp destek vereceğine rakip takımda faul atışı yapan 13-14 yaşındaki sporculara “yuh” diye bağırıldığına şahit oldum.

Sahada iyi niyet ile görev yapan hakemlere mahalle kavgasında edilmeyecek “ifadelerin” kullanıldığını kulaklarıma inanamayarak gördüm.

Elbette bu tür olumsuz davranışlar öncelikle söz konusu velilerin kendi sporcu çocuklarını etkiledi.

Bu sezon bu veli grubunun henüz ideal konumda olmasa da kendileri ile alakalı bir farkındalık geliştirdiği ve giderek yapıcı ve destekleyici konuma evrildiğini gözlemliyorum.

Eminim bu satırların okurları olan basketbol camiası, sporcu velilerinin olumsuz davranış örneklerinin giderek çoğaldığını ve konunun büyüyen bir sorun olduğunu önerileri ile birlikte yorumlar kısmına yazacaklar.

Bu nedenle BGL sporcu aileleri ile başlayacak eğitim sürecinin sporda verimi çok arttıracağını, kaliteyi yükselteceğini, stres ve kaygıyı azaltarak sporcuların gelişimine destek vereceğine inanıyorum.

Elbette bu seviyede sporcuların ailelerine iletilecek bilgiler profesyonelliğe hazırlık bağlamında daha farklı konumda olacak.

Bununla birlikte alt U liglerinde yer alan sporcu ailelerinin de bu tür eğitimlere ihtiyacı var.

Size Kanada’dan bir örnek;

Kanada’da hokey, basketbol, voleybol, futbol hentbol ve diğer sporlarda genç oyunculara maç ve yarışmalara katılmak için lisans çıkartılması öncesinde sporcu velileri 15 saatlik zorunlu bir eğitimden geçiriliyor.

Bu eğitimlere katılmayan sporcu velilerinin çocuklarına yarışma / maçlara katılmak için lisans verilmiyor.

Elbette bu örnek bizim için şu anda gerçekçi değil ama buradan esinlenerek ülkemizde de TBF tarafından koordine edilen eğitimler yapılabilir.

Burada sporcu ailelerine tribünde çocuklarına coachluk yapmamaları, sonucu değil mücadeleyi alkışlamaları, diğer sporculara, ailelere ve hakemlere saygılı olmaları gibi bir çok önemli husus nedenleri ile birlikte aktarılabilir.

Daha önemlisi sporcu velisi eğitimlerinde bir basketbolcunun günlük kalori ihtiyacı, bunun gün içinde hangi besin gruplarında nasıl dağıtılacağı, uykunun sakatlık önleyici önemi gibi sporculara değer katacak bilgiler de verilir.

Sözün özü yapılacak çok şey var.

Anlaşılan TBF işin bir ucundan başlıyor.

Umarız yapılan bu güzel çalışmalar artarak devam eder.

*******

Haftanın basketbol gündemine gelirsek;

Bana göre bu hafta dört çok önemli sonuç vardı.

Bunlardan ilkinde Hatay BŞB evinde Beşiktaş karşısında kazanarak yukarıdaki yerini sağlamlaştırdı.

Hatay BŞB’de güçlü yönler takımın iç uyumu, Paris ve Abdelkadder’in lokomotif performansı, Mitchell’ın istikrarı.

Bu olumlu faktörler oyunun her iki yönüne katkı veren Özge Yavaş ve Merve Aydın toplam 15 sayılık katkı ekleyince galibiyet geldi.

Bahar Öztürk (6s,7rb,9as) skor olarak bu sezon geçmişte olduğu kadar ön planda değil. Bununla birlikte Beşiktaş önünde asist ve ribaunt olarak çok yararlı oynayarak sonuçta pay sahibi oldu.

Hatay ekibi bulunduğu konumdan daha yukarı gitmek için Syntsina’nın forma girmesini bekliyor. Eğer bu da gerçekleşirse ligin üst tarafında mücadele daha ilginç hale gelebilir.

Beşiktaş Zellous’un ritmini bulmadığı dakikalarda daha geriden takip ettiği rakibini sonlara doğru iyice sıkıştırdı.

Bana göre bu maç bir kez daha şunu gösterdi.

Wheeler’ın bu kadar formda olduğu bir sezonda, Beşiktaş Mosby yerine etkili bir pivota sahip olsa bu sezonki KBL’de finali zorlayacak bir noktaya gelebilir.

İçeride “rakip savunmanın” dikkatini toplayacak bir çekim merkezi oluşursa, Beşiktaş yerli rotasyonunda yer alan statik şutörlerin veriminin üçe katlandığını görmek benim açımdan sürpriz olmayacak.

******

Haftanın diğer önemli karşılaşması Galatasaray Fenerbahçe derbisiydi.

Fenerbahçe zorlanmadan kazandı. Kazanması da bekleniyordu.

Bununla birlikte zorlanmadan alınan galibiyet sarı lacivertli takımın sezon yolculuğu açısından önem taşıyordu.

Galatasaray bu hafta itibarı ile puan durumu tablosunda 9.sırada yer alıyor.

Aylar önce operasyon / güçlendirme arasındaki tercihini bana göre fedakarlık yaparak güçlendirme olarak belirleyen Ayşegül Günay’ın talihsiz sakatlığı önemli bir handikaptı.

Bana göre Galatasaray sezon başında bir planlama hatası yaptı.

Evet, bazı oyuncuları transfer etme ya da elde tutmak için ELW oynamak bir zorunluluk olabilir.

Oysa ki genç oyuncuların limitli katkısının tecrübeli oyuncular üzerinde ağırlaştırdığı yük ELW’nin yıpratıcı temposunda daha da arttı. Quigley’in sakatlığını da bu kapsamda “görmek” doğru olabilir.

Coach Maljkovic basına konuşurken her seferinde savaşan bir takım izleteceklerini söylüyor.

Evet bu söylem uzaktan bakan taraftarlar için kulağa iyi geliyor olabilir.

Bununla birlikte Galatasaray’ın 20-0 biten ASKİ maçı olmasa ligin en çok sayı yiyen 3-4 takımından biri olacağı gerçeğini de görmek gerekiyor.

Petronyte’nin bir kez daha ön planda olduğu sarı kırmızılılarda Fenerbahçe önünde Dubljevic beklenen ritminde olmayınca maça ortak olma şansı kalmadı.

Galatasaray’ın yerli rotasyonunda seviye atlamayı hedefleyen tecrübeli isimler ve altyapıdan gelen gençlere altın değerinde oynama fırsatları geliyor.

Bu fırsatların Galatasaray gibi kulüplerde her sezon bu kadar kolay elde edilmeyeceğinin bilinerek değerlendirilmesi gerekiyor.

*****

Haftanın Maksi Sürprizini Kayseri’de AGÜ’yü net skorla yenen Orman Spor yaptı.

4. Galibiyetine ulaşan Ankara’nın KBL’deki yeni takımı Thomas’ın (28s) skorer oyununa eklenen Damla Gezgin (12s) – Alperi Onar (13s) ikilisi ile ilk çeyrekte elde ettiği avansı korudu.

Bana göre Orman Spor’un çözmesi gereken sorunlardan biri maçların ilk çeyreklerinde ritme geç girmeleri daha doğrusu girememeleriydi.

AGÜ önünde bu handikap 15-25 skorlu ilk çeyrekte aşılınca galibiyet geldi. Melisa Can’ın katkısı yine ön plandaydı.

Açıkçası geçmiş haftalarda ben Orman Spor’un üzerine neden bu kadar eleştirisel “gidildiğini” anlamıyorum.

Hakikaten anlamıyorum.

Evet; Sezon başında belki takımı ayakları daha çabuk ve birbirini daha iyi tamamlayan bir 4-5 ikilisi ile kurabilirlerdi.

Bununla birlikte, KBL’nin yeni takımı olarak, ellerindeki oyunculardan verim alma noktasında kendi güç seviyesindeki diğer takımlar ile kıyaslandığında geride olduklarını düşünmüyorum.

AGÜ’ye gelince; Önceki haftalarda Galatasaray karşısında alınan galibiyetin bir ölçü olmaması konusuna değinmiştim.

Bu nedenle Orman Spor karşısında kaybedilen maç benim açımdan sürpriz değil.

Sürpriz olan ise son çeyrekte (5-22) bu kadar kolay teslim olmalarıydı.

Elbette bu sonucun yalnızca teknik bir analiz ile açıklanması mümkün değil.

Bugüne kadar “çekirdek” yönetimin aynı kaldığı ama kulübün isminin 4-5 kez değiştiği Kayseri ekibinin, şehrin desteğini nasıl daha çok alabileceğini araştırması yerinde olacak

*******

Haftanın değerli sonuçlarından biri Mersin BŞB Canik deplasmanında elde etti.

Bana göre devamını getirebilirlerse kendi hesaplarına yukarı doğru momentum başlatabilecek önemli bir maç oynadılar.

Hartley’in savunma zaaflarını Asena Yalçın ve Tuğba Oral ile dengelemek, Gajic’in pota altındaki handikabını yarattığı ters eşleşmelerden gelen sayılar ile telafi etmek iyi yaptıkları işlerin başında geliyor.

Buna pivot Thomas’ın çalışkanlığı ve rotasyonun katkısı eklenince önemli bir galibiyet puan hanesine yazılmış oldu.

twitter : @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 6119