maltepe escort alanya escort kartal escort manavgat escort  "Bildiğini Zannedenle Tartışmak" (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

"Bildiğini Zannedenle Tartışmak" (Hayri Pekergin)

04-02-18 21:47
Sezonun başlangıcı ardından bir yazı kaleme almıştım;


O yazı ekonomik olarak gelen dalganın “boyutunu”, yaptığım iş nedeni ile hayatı spor olan basketbol dünyası profesyonellerine oranla daha erken görme imkanım olduğu için, bir uyarı olarak yazılmıştı.

15 Yıl önce yapılan ilk özelleştirme sonrasında 2018’de yenilenecek olan bahis oyunları imtiyaz ihalesinin, özellikle alt liglere akan finansmanı etkileyeceğini belirtmiştim

O yazıya büyük ilgi TBSL, TBL, TB2L gibi liglerden gelmişti.

Biraz detaylı araştırınca finansal sorunların erkek basketbolunda kadın basketboluna oranla daha da fazla olduğunu görmek benim için şaşırtıcı oldu.

Ödeme gecikmeleri, sözleşmede olmayan şartları dayatma uygulamaları, yalnızca oyunculara değil, teknik ekiplerde yer alan coach ve yardımcılara, destek ve sağlık ekiplerinde yer alan profesyonellerin maaş ödemelerinde aksaklıklar neredeyse hayatın doğal akışı olarak adeta normalleşmişti.

Kadın basketbolu tarafında ise durum giderek olumsuza doğru evirildi.

TKBL’de çoğu kulüp oyuncuları ile yollarını ayırdı.

Birçok KBBL kulübü ise “stop loss” düğmesine basarak ligden çekildiğini açıkladı.

KBL’de daha sezon öncesinde ürettiği sinyaller ile “rezalet” safhasına geleceği belli olan “vaka” dışında pek çok kulübün ödeme sıkıntısı nedeni ile tıpkı TKBL kadroları gibi yeniden yapılandığına şahit olduk.

Hem erkek basketbolunda hem kadın basketbolunda para harcadığı halde sportif olarak büyük verimsizlik içinde olan kulüpler takımlar var.

Üstelik bu verimsizlikler çok rakibin finansal kırılganlık nedeni ile çökmesine rağmen yaşandı ve yaşanıyor.

Bu kulüplerin sahiplerine ya da bu performansa göz yumanlara (basketbolu gayet iyi bildiği halde aksiyon almayan taraftarlar dahil) müstahaktır şeklinde bir inancım var.

Arada bazılarını yine de eleştirmiyor muyum?

Evet; Oradaki ölçü kötü performansın kulübe değil artık Türk basketboluna zarar veriyor hale gelmesi.

*******

Bu sezon basketbola akan paranın azaldığını görmek için artık bu satırların yazarı olmak gerekmiyor.

Herkes yaşayarak ve ne yazık ki sıkıntıdan payını alarak bu süreçten etkileniyor.

Sıkıntı belli. Peki çözüm ne?

Çözümü bulabilmek için öncelikle sorunun kaynağını iyi analiz etmek ve doğru teşhis koymak gerekiyor.

Teşhis yanlış olursa, geç kalırsa hastalığın iyileşmesi de o ölçüde zorlaşıyor.

Bana göre bugün basketbolda yaşanan finansal idari ve sportif verimsizliklerin en büyük nedenlerinden biri “BİLDİĞİNİ SANMAK”

Bugün Türkiye liglerinde erkek ya da kadın olarak ayrım yapmaksızın görev yapan yönetici, idareci ve karar verici konumdaki coachların büyük çoğunluğunun “bildiğini sanan” kişilerden oluştuğunu kabul etmeliyiz

Ne bildiğini sanıyorlar derseniz.

Öncelikle sorumlu oldukları alanlarda büyük bilgi eksiklerine rağmen çok şey bildiklerini sanıyorlar.

Detaylara belki ileride gireriz çünkü konu oldukça derin.

Ortaya konan finansal, idari ve sportif performans büyük bilgi eksikleri olduğunu net şekilde gösteriyor.

Bugün basketbolun büyük sorunlarından biri verim sorunudur.

Ne demek istiyorsun derseniz?

Birim kaynak başına üretilen değerden söz ediyorum.

Sportif değerden yani oyuncu gelişimi ve takım ölçeğinde başarıdan söz ediyorum.

İdari değerden kulübün ya da takımın marka değerinin artmasından söz ediyorum.

Avrupa ile kıyasladığınız zaman çok can acıtıcı karşılaştırmalar yapmak söz konusu.

*****

“Bildiğini sananlar” sadece bu satırların yazarının derdi olmamış.

Uzak doğudan bir bilge bin yıllar önce şöyle demiş;

“Bilenle tartışabilirsin.”

“Bilmeyenle tartışabilirsin.”

“Bildiğini sananla tartışmak ise ahmaklıktır.”

Bir başka bilge kişi de yine çok öncelerde şunu söylemiş;

Eğitimin pahalı olduğunu düşünüyorsanız, cehaletin bedelini hesaplayın.

*****

Ey bu satırların sayın okurları,

Sakın benim liglerde görev yapan yönetici, idareci ve coachları tümden kınadığımı, onları değersizleştirdiğimi düşünmeyin.

Yukarıda satır aralarına gizlenmiş hiçbir gizli ajandası olmayan satırların amacı içinde bulunduğumuz durumdan çıkmak için bir “durum tespitinin ötesi değil.

Bu konuları tartışmak lazım.

Basketbolun tüm paydaşlarını stratejik (uzun vadeli) ve taktik (kısa vadeli) bilgi ile donatmak zorundayız.

Çünkü gelecek sezonun ilk hamlelerinin yapıldığı bu günlerde geleceğe daha donanımlı hazırlanmak mecburiyetindeyiz.

Hayır. Burada size Türkiye’nin 7 yılda bir yaşadığı “finansal depresyonlar” ya da 1960’dan bu yana 20 yılda bir hiç sektirmeden gelen maksi sıkıntılardan filan söz etmeyeceğim.

Ama gelecek sene bireysel ve kurumsal bütçenizi yapmadan size iki küçük hatırlatma yapmak isterim.

İlki perakende giyim sektörü ile ilgili.

Türkiye’nin önemli yabancı markalarından biri 3 sene önce mağazalarında bir pantolonu 250, bir ceketi 600 Türk Lirasına satıyordu. Satışları da gayet iyi durumdaydı.

Bugün aynı markanın mağazalarında pantolonlar 80, ceketler 200-300 lira arasında.

Diğer örnek ise şirketler dünyasından.

Geçtiğimiz haftalarda hisselerini İstanbul Borsasında halka açmak isteyen Türkiye’nin bilinen sağlık gruplarından biri hisseleri için talep bulamadı.

Kendi adlarına halka açılmak bir zorunluluk olduğu için hisse değerinde %25 indirim yapmak zorunda kaldı. Bu indirimin talep yaratıp yaratmayacağını gelecek hafta göreceğiz.

Ne demek istiyorum?

Piyasalara para akışında bir azalma var.

Bu azalma her sektörü olduğu gibi basketbolun finansmanını da etkileyecek.

Şimdiden buna göre önlem almakta, bütçe ve planları buna göre şekillendirmekte yarar var.

******

Sonuç olarak;

Son dönemde TBF yönetiminden, liglerde yer alan kulüplerin yönetici ve idarecilerinin bilgi seviyesinin desteklenmesi gerektiğine dair demeçleri ve buna paralel başlatılacak eğitim programlarını önemsiyorum.

Sizler de önemsemelisiniz.

Bu eğitimlerin içine mutlaka bir Türkiye makro ekonomi sunumu konmasını basketbolun (Türkiye’nin) önündeki risk ve fırsatları görmeyi talep etmelisiniz.

Finans, pazarlama, mevzuat eğitimleri iyidir ama hangi ekonomik ortam içinde yaşadığımızı iyi anlamazsak verimli olmayabilir.

Diğer taraftan her seviye coachlara yönelik eğitim çalışmalarının hem nitelik hem nicelik olarak arttırılacağı yönündeki bilgileri de olumlu görüyorum. Eğitim kurulunun yeniden yapılandırılması bu sürecin ilk adımı ise destekliyorum.

İnanın coachlarımızı , özellikle altyapı coachlarını yalnız teknik anlamda değil, pedagojik olarak daha iyi donatırsak Türkiye oyuncu ithal değil ihraç eden bir ülke olmaması için hiçbir neden yok.

Sanırım salonlara gelip altyapı maçı izleyen herkes ne demek istediğimi iyi anlamıştır.

Şimdilik BGL ile sınırlı olsa da sporcu velilerine yönelik eğitim çalışmalarının başlamış olmasını, yukarıdaki adımların önemli ayağı olarak görüyorum.

Sporcu velilerinin desteklenmesi, basketbolcuların gelişimi ve özgüven ile kariyerlerine başlaması için çok büyük önem taşıyor.

Bu konuların hep birlikte takipçisi olalım.

Twitter: @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 8231