Uluslararası U16 Turnuvası değerlendirmesi (İlker Yıldız) - BasketFaul.com

Uluslararası U16 Turnuvası değerlendirmesi (İlker Yıldız)

13-02-18 06:37
2018 TBF Uluslararası U16 Turnuvası bu yıl 27 Ocak-2 Şubat tarihlerinde Sakarya ilimizde düzenlendi. Sakarya Atatürk Spor Salonu’nda altı gün süren turnuvaya 7 farklı ülkeden, 8 takım katıldı. Türkiye 15 ve 16 yaş altı takımlarıyla turnuvaya katılırken, Çin Halk Cumhuriyeti ise 17 yaş altı takımıyla turnuvaya katıldı. Dörder takımın yer aldığı iki grupta oynanan maçlar sonunda, gruplarda şu şekilde bir sıralama oluştu: A Grubu: 1) Fransa U16 (3-0), Litvanya U16 (2-1), 3) Sırbistan (1-2),4) Türkiye U16 (0-3); B Grubu: 1) Arjantin U16 (3-0), 2) Çin U17 (2-1), 3) Bosna Hersek (1-2), 4) Türkiye U15 (0-3).

Statü gereği turnuva boyunca takımların olabildiğince birbirleriyle maç yapıp, tecrübe kazanması amaçlanmış. A ve B grubundaki sıralamalar sonrasında, takımlar çapraz eşleşme ile (A1-B4, A2-B3, A3-B2, A4-B1) ikinci tur maçları oynadılar. Hem U16 hem de U15 takımlarımız grup ve ikinci tur maçlarının tamamını kaybederek, çeyrek finale kalamadı ve klasman maçları oynadılar. Turnuva sonunda ise sıralama şu şekilde gerçekleşti: 1) Fransa U16, 2) Litvanya U16, 3) Çin U17, 4) Arjantin U16, 5) Sırbistan U16, 6) Türkiye U16, 7) Türkiye U15, 8) Bosna Hersek U16

Altyapılarda maç kazanmaktan daha ziyade, doğru oyuncu seçimi yapılması ve en iyi fundamental öğretiminin verilmesi asıl hedef olmalıdır. Aslında basketbol adına 16 yaşın çok küçük bir yaş olduğunu söyleyemeyiz. Artık bu yaş kategorisinde yer alan basketbolcuların; fundamental, şut, oyun becerisi, zihinsel olgunluk, dayanıklılık, atletizm, oyun sezgisi, savunma vb. özelliklerinin belli bir düzeye gelmiş olması gerekiyor. Daha açık söylemek gerekirse, bu yaş kategorisindeki oyuncular hakkında ileriye dönük beklentilerin ne düzeyde olabileceği üç aşağı beş yukarı tahmin edilebilir hale gelmektedir. Zaten altyapı antrenörlerinin de bunları görmeleri ve buna göre de ileriye dönük yönlendirmeleri yapması gerekir.

Turnuva boyunca hemen hemen U15 ve U16 takımlarımızın bütün maçlarını izledim diyebilirim. Hatta bütün maçlarda, benim gibi basketbol tutkunu olan arkadaşım Ümit Akgün ile birlikte detaylı notlar tuttuk. Turnuva boyunca gerek maç esnasında ve gerekse maç bitiminde tek tek oyuncular hakkında değerlendirmeler yaptık. Bunun dışında maçı izleyen Sakarya’daki altyapı hocalarıyla da benzer fikir-alışverişlerinde bulunduk. Neticede şöyle bir düşüncede mutabık olduk: U16 Milli Takımımızda geleceğe dönük beklenti içerisinde olduğumuz oyuncu sayısının az olduğunu gördük. U15 Milli Takımımızdaki oyuncu potansiyelinin, U16 takımımızdaki oyuncu potansiyeline göre daha iyi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Turnuva sonunda muhakkak altyapı takımlarımızla ilgili kapsamlı bir değerlendirmeyi yetkililer yapacaklardır. Bende kendi düşüncelerimi paylaşmak ve katkıda bulunmak istedim. İkinci yazımda detaylı bir şekilde yazmaya çalışacağım U15 ve U16 takımlarımız hakkındaki düşüncelerimin tamamen doğru olduğunu söylemem çok iddialı olur. Takım yapımız ve oyuncularımız hakkındaki en doğru değerlendirmeyi yapacak olan kuşkusuz altyapı milli takım ekibimizdir. Çünkü oyuncularımızın; gerek kulüp maçlarını takip eden, gerek milli takım kamp dönemindeki idmanlarında gözlem yapan ve gerekse de bire bir ilişkiler sayesinde çok daha iyi tanıma fırsatı yakalayan kişiler milli takım antrenörlerimizdir. Benim değerlendirmelerim tamamen farklı bir perspektiften bakarak katkıda bulunmak şeklinde yorumlanmalıdır.

U15 Milli Takım antrenörümüz Semih Soğuksu (Sakarya BŞB Basketbol) ve U16 Milli Takım antrenörümüz Derviş Gökhan Güney (Beşiktaş JK Sompo Japan) kendi kulüp takımlarındaki yoğun mesailerinin yanında, milli takımlarımız adına da fedakarlıkta bulunarak ciddi mesai harcamaları başlı başına teşekkürü hak ediyor. Turnuva boyunca milli takımlarımızın başında bulunan ekip, genç basketbolcularımıza basketbollarını geliştirme adına her maç esnasında çok öğretici uyarılarda bulundular. Asıl güzel olanda buydu. Hem genç basketbolcularımız maç tecrübesi yaşadılar, hem de maç esnasında antrenörleri sayesinde basketbol adına birçok ince detayları öğrenme imkânı yakaladılar. Özellikle turnuvada maçlar ilerledikçe, başta U15 takımımız olmak

üzere her iki takımımızda da gözle görülür bir gelişmeye şahit olduk. Gönül isterdi ki altyapı milli takımlarımızın başında bulunan antrenörlerimiz, tam zamanlı ve sadece TBF antrenörü olsunlar. Çünkü altyapı milli takımlarımızın başında olan antrenörlerimiz, kendi kulüp takımlarındaki yoğun görevlerine ilave olarak, bir de altyapı milli takımlarımızın sorumluluklarını taşımak zorunda kalıyorlar. Eğer tam zamanlı altyapı milli takım antrenörü sistemi getirilirse, ülkenin her yerindeki genç sporcularımız daha iyi takip edilebilir hem de sadece altyapı milli takımlarımıza odaklanılmış olur.

U15 ve U16 Milli Takım kadrolarına baktığımızda, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi sadece birkaç ilimizdeki kulüplerden sporcuların olduğunu görüyoruz. Turnuva boyunca süre alan oyuncu sayımız 33 (U16: 16, U15: 17) olarak gerçekleşti. Bu oyuncularımızın kulüplere göre dağılımı ise; Darüşşafaka (6, İstanbul), Fenerbahçe (5, İstanbul), Galatasaray (5, İstanbul), Tofaş (5, Bursa), Anadolu Efes (4, İstanbul), Banvit (4, Bandırma/Balıkesir), Beşiktaş JK (1, İstanbul), Genç Kolejliler (1, İzmir), İstanbul BB (1, İstanbul) ve Pınar Karşıyaka (1, İzmir). Görüldüğü gibi 33 oyuncumuz, 10 farklı kulüpten gelmişler. Bu oyuncularımızın forma giydiği kulüplerin illere göre dağılımı ise; İstanbul: 22, Bursa: 5, Bandırma/Balıkesir: 4 ve İzmir: 2 şeklinde gerçekleşti. 81 ilin olduğu ülkemizde 2002 (U16) ve 2003 (U15) doğumlu milyonlarca gencimizden seçilen en iyi 33 gencimiz, sadece ve sadece dört ilimizde yer alan kulüplerde forma giyiyorlar.

Keyifle okuduğum ve en yakın zamanda kitap değerlendirmesini de yazmayı düşündüğüm “Ali Granit, Adanmak – Bir Hayalin Peşinde Yalçın Granit ve Türk Basketbolunun Hikâyesi, Can Sanat Yayınları” kitabında, Sayın Yalçın Granit’in ifade ettiği gibi; Türkiye’nin hemen hemen her ilinde, çok küçük yaşlarda olan çocuklarımıza dönük “Mini Basket” organizasyonları düzenlememiz gerekiyor. Fiziği, atletizmi, oyun becerisi vs. basketbola yatkın olan çocuklarımız ile ilgili muhakkak detaylı taramalar yapılmalı. Bu detaylı taramalar sonunda her ilde en az bir TBF merkezi kurularak, küçük yaştan itibaren bu çocuklarımıza nitelikli antrenörlerle, nitelikli basketbol öğretimi verilmelidir. Sporu ülke çapına yayamıyorsanız, başarıda istikrardan söz edemez, bir yere kadar gelir ve oradan da bir üst basamağa geçemezsiniz. Sayın Yalçın Granit’in yıllar önce Türk basketbolunda “tesis davası ülke sporunun bir numaralı davası” şeklinde gördüğü sorun, şükürler olsun ki bugün büyük ölçüde halledilmiş durumda. Gençlik ve Spor Bakanlığımız tarafından yapılan tesisler sayesinde, tesis yönünden dünyanın en iyi birkaç ülkesinden biri konumundayız. Yalçın Granit gibi “fikir lokomotifleri”ne, basketbol felsefesine sahip yöneticilere, nitelikli ve maddi anlamda tatmini sağlanılan altyapı antrenörlerine ve bunların hepsini organize edecek karınca gibi çalışan ekibe ihtiyaç var. Mevcut TBF yetkililerinin çabaları takdiri hak ediyor. Türk basketbolunun gerçek anlamda dünyanın en iyilerinden birisi olabilmesi için, basketbolumuzun her kesiminde bir bütünleşmeye ihtiyacımız var. Kişisel husumetleri ve egoları bir kenara koyup, en üst hedef olan Türk basketbolu adına omuz omuza vermemiz gerekiyor.

Her şey A Milli Takımlarımız için.

Not: Konu ile ilgili diğer yazımda, U15 - U16 Milli Takımlarımız ve oyuncularımız hakkında detaylı değerlendirmelere yer vermeye çalışacağım. 

Yorumlar Okunma: 4720