maltepe escort

alanya escort

kartal escort

 Ortak dil ve yetenek (Şükrü Yaravlı) - BasketFaul.com

Ortak dil ve yetenek (Şükrü Yaravlı)

05-03-18 21:12
Hatırlayacağınız gibi geçtiğimiz günlerde oynanan NBA All Star maçının 1 numaralı hareketi son top savunmasıydı. O savunma, hikaye üretmeyi seven ve böyle anlardan beslenen sosyal medya için kaçırılmaması gereken bir andı. NBA yine, Hollywood filmlerine yakışır bir son yaratmayı başarmıştı. Ama benim o son savunmada gördüğüm, oyuncuların ortak refleks göstererek aynı dili konuşmalarıydı.

Sözünü ettiğim “ortak dili” Sırbistan, Litvanya, Amerika, Yunanistan ve İspanya gibi ülkelerin basketbolu kendi özelinde çoktan oluşturmuş.

Bu, bizde de zaman zaman masaya yatırılıp sonra unutulup, ardından tekrar hararetlenen bir “ülke ekolu” konusu aslında. Ama bu konu artık kapımıza dayandı. Nedeni ise, içinde bulunduğumuz ve alışmak zorunda olduğumuz lig, kulüplerin Avrupa macerası ve tabi ki milli takım takviminin iç içe girmiş olması.

Oyuncular ve koçlar sabah gözlerini açtıklarında hangi otelde, hangi şehirde ve belki de hangi ülkede olduklarını hatırlamak için bir an duraksadıkları bir temponun içindeler. Euroleague ve milli takım takviminin çakışması her ne kadar oyuncuları, ekmeğini yediği kulüp için formalarını terletme ile ülkelerini gururla temsil etme konusunda zorda bıraksa da bütün kulvarlarda maçlar devam ediyor. Yani aynı akşam bir takımın iki oyuncusundan biri milli formayı giyerken diğeri Euroluague maçına çıkıyor.

Bu takvim Finlandiya Milli Takım antrenörü Dettmann’ın açıklamalarından da anlaşılacağı üzere bir tartışma konusu. Ancak bütün bunlara sadece basketbol açısından baktığımızda bir kulübün kadrosundaki en son oyuncudan, BGL liginde oynayan bir oyuncusuna dahi fırsatların gelebileceğinin açık göstergesi aslında. Yani yoğun tempo, yorgunluk, sakatlık ve aynı anda iki yerde olamama gibi durumlardan dolayı çok daha fazla oyuncuya ihtiyaç yaratıyor günümüz basketbol takvimi.

İş böyle olunca da ortak bir dil konuşmak kaçınılmaz.

Burada mini bir parantez açmakta fayda var. Ortak dil oluşturmak için farklılıkları, yani kişiye has özellikleri bu dilin içine katmamamız gerektiği düşüncesindeyim. Örneğin, çeşitli Afrika ülkeleriyle etkileşimi olan Fransa için atletizmin ortak dilin içinde olması önemliyken bizde ise bu, ana çemberin dışında olmalıdır. Ve Furkan Korkmaz, Doğuş Balbay benzeri adaylar yakalandığında da bu, pastanın üzerindeki krema olmalıdır.

Peki, nedir bu ortak dil?

1- Fundamental

Oyunun alfabesi. Cümleler yaratmanın tek yolu. Fundamental yoksa aşağıdaki şıklar da yok hükmündedir.

2- Sertlik Ve Saldırganlık

Averaj fundamental ve ortalama basketbolcu fiziğinde bir oyuncu eğer, olması gerekenin bir üst liginde oynuyorsa mücadeleci ve yıpratıcı olduğu aşikardır. Demek ki, bu özellikte bir oyuncu eksiklerine rağmen tercih sebebiyse, sertlik ve saldırganlığı ülke basketbolunun ortak diline eklemek herhalde yanlış olmaz.

3- Basketbol Zekası

Elbette ki bahsettiğim sayısal zeka ya da duygusal zeka gibi DNA’lardan gelen bir şey değil. Daha öğretilebilir, bir nevi beynin karşılaştığı pozisyona göre yapması gereken komutu vermesi ile bunun oluşan kas hafızasıyla sahada harekete geçmesi şeklinde düşünebiliriz.

Birçok ildeki liglerde neredeyse U14, U15 takımlarında bile Euroleague setleri oynanıp duruyor. Ortak dil oluşturmanın yolu motamot paternler öğretmek ve oynatmak değil, oyuncu adaylarını oyun esnasında karşılaşacakları farklı durumlara cevap verecek şekilde yetiştirmektir.

Misal; oyuncu değişerek yapılan savunmalara hücum, kısa uzun eşleşmesi ve uzunun önden savunmasını cezalandırma, sahaya doğru yerleşim, topsuz oyun ve yine oyuncuların süre, skor, rakip oyuncuların ve takımın faul durumlarına göre hamle üretebilme diye uzayıp giden birçok duruma davranış geliştirmek ortak dile katkı sağlar.

Onlara oyunu öğretmeliyiz. Nasıl oynamaları gerektiğini değil. Altyapıda direktifler yerine oyunu öğrenirlerse, yetişkin olduklarında onlara öğreteceğimiz hücum ve savunma modelleri içinde becerilerini sahaya çok daha iyi yansıtacaklardır.

4- Olmazsa Olmaz: Şut

Öğretmesi zor, öğrendikten sonra da bitmek tükenmek bilmeyen tekrar gerektiren, oyunun en keyifli olgusu. Ortak dile nasıl dahil edilmeli? Söylemesi kolay! 1 numaranın ceza atışı, 2 numaranın dribbling üstü 2lik ve 3lüğü, 3 numaranın keskin 3lüğü, 4 numaranın tepe 3lüğü ve alçak postta dışarı çözüldüğünde atacağı 2lik ve 5 numaranın faul çizgisi bölgesinden bulacağı atışlar.

Aşağıya doğru bir dizi daha özellik yazabiliriz, hepsi de doğrudur. Ve her koça göre yukarıdakilerle yer değiştirebilir.

Ama bence şut atabilme ve isabet becerisi yukarıdaki üç ortak dil başlığıyla birleştiğinde atletizm ya da fiziki güç ortak dil dairesinin bir tık dışında kalsa bile, bu bileşenler artık aynı dili konuşmaya ve oyunu oynamaya yeterli olacaktır.

Fundamental tutmuş, sertlik ve saldırganlık kesmiş, basketbol zekası pişirmiş ve şutta yemiş. Koşarak gelen yetenekte “hani bana hani bana” demiş.

Her ilde, her altyapıda antrenörün görgüsü ve bilgisi doğrultusunda “yetenekli” çocuklar vardır. Ve %90ına bu sebepten pozitif ayrımcılık! yapılır ve bunun sonunda da daha şımarık, sorumsuz ve tembel adaylar olurlar. Biraz daha üst seviyeye geldiğimizde ise çalışma isteğini içinde barındırmayan ve basketbol zekası az olan yetenekliler kulüplere maddi, manevi ve zaman kaybına mal olurlar. O da yetmezmiş gibi birçok koç “o beceremedi, ben de olur.” mantığıyla başka bir kulüpte yeni zaman ve maddi kaybın içine girer.

Ama eleğin üstünde kalan %10luk dilim, oluşturacağımız ortak dilin elit basketbolcularıdır. 

Yorumlar Okunma: 2609