Kırmak ya da kırılmak (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Kırmak ya da kırılmak (Hayri Pekergin)

11-03-18 21:39

İşte bir kez daha hep birlikte sezonun sonuna geliyoruz.  


Hani maçların kırılma anları, kırılma dakikaları var ya;

Sezonların da öyle kırılma haftaları olur. 

Sezon başında yapılan bütçeler, oluşturulan kadrolar,  harcanan mali kaynaklar, yapılan tüm idmanların amacı aynıdır.  

Tüm amaç sezonun bu en önemli bölümüne, “kırılma haftalarına”  avantajlı konumda girmek içindir. 

Bu kırılma haftalarından başarı ile çıkmak, hedeflere yakınlaşmak, sezona ve kariyerlere anlam katacak bireysel ve kolektif başarıları kolaylamak anlamına gelir. 

Hedefler herkes için farklıdır. 

Bazısı play-off’a girmeyi yeterli görür. 

Diğerleri için esas olan ligde kalmaktır. 

Bazıları için ise hedef ortaya konan kupa ve kupaları almak demektir. 

İşte bu nedenle bu haftalardan kırılmadan, mümkün ise hedefler kapsamında rakipleri kırarak çıkmak çok önemlidir.  
 
 
******

Kırmak kırılmak dedik.

Türkçemiz sağ olsun. Her kelimenin kullanıldığı yere göre aldığı anlam farklıdır.  

Mesela mühendislikte;

Kırılmak demek katı bir cismin gerilme altında iki ya da daha fazla parçaya ayrılmasıdır. 

Bu iki parçaya ayrılma durumu spor basketbol için de kritik konumdadır. 

Bir takım birlikte kaldığı ölçüde, takım olabildiği ölçüde gerilmelere kırılma yaşamadan karşı koyar.

Çok parçalı kırıkların tamiri ve tedavisi zordur.   
 
 
******
  
Bu hafta Bilyoner.com Kadınlar Basketbol Liginde Kırılma Haftalarından birine şahitlik ettik. 

Artık normal sezonun sonuna altı maç var. 

Çok yakın takip etmiyorsanız bilemeyebilirsiniz;

Bu altı maç önümüzdeki 30 gün içinde oynanacak. Özellikle takımları Nisan ayında çok yoğun bir program bekliyor. 

Haftanın en önemli maçları Hatay BŞB – Fenerbahçe, Beşiktaş-Mersin BŞB ve BOTAŞ-Galatasaray maçlarıydı. 

Bu maçlardan kırılma yaşamadan çıkan takımlar Hatay BŞB, Mersin BŞB ve BOTAŞ oldu. 
 
 
*****
 
Hatay BŞB Fenerbahçe maçı iki takım açısından da kritikti. Hatay ekibi ligdeki konumunu sağlamlaştırmak hedefindeydi. 

Fenerbahçe ise önce hafta ortası yapılacak Macaristan seferine moralli gitmek daha sonra da ligde güçlü rakibini yenerek play-off öncesi KBL için de güçlü bir sinyal üretmek istiyordu. 

Maçın kaderi kırılma anlarının yaşandığı son iki dakika içinde belirlendi. 

Fenerbahçe bu bölüme 71-72 önde girdi. Hücumda Paris takımını 73-72 öne geçirdi. 

Ardından Bahar Öztürk tecrübesi ile Fenerbahçe pivotu  Vaughn’a inen topu Özge Yavaş’ın önüne çeldi. 

Özge Yavaş Türkiye Kupası yarı finali ve bu maçta olduğu gibi “Fenerbahçe savunmasına” penetre ederek 75-72 skor ve hamle üstünlüğünü takımına kazandırdı. 

Karşılıklı isabetsiz hücumlar ardından son anlarda maçın yıldızı Abdelkadder skoru belirledi. 

Bana göre odaklanma ve kritik savunma hatalarının belirlediği bir maç oldu. 

Hatay ekibi bir arada oynamayı bilen bir takım. Özellikle Paris sahada oldukça. 

Hangi oyuncu olursa olsun, sahada hangi anda nasıl hücum oynaması gerektiğini biliyor. 

Çok detaya girmeden bu maçta da 11 sayı, 3 asist ile önemli rollerden birini üstlenen Özge Yavaş örneğine bakalım. 

Karşısındaki savunmanın kim olduğuna göre ne zaman pas vereceğini ne zaman penetre edeceğini  ezbere söylemek mümkün. 

Hatay ekibinde Abdelkadder’in skor liderliği, Bahar Öztürk’ün sinerji yaratan çok yönlülüğü, Paris’in kritik anlarda katkısı , Syntsina’nın “Kupa’da”  yakaladığı formu sürdürmesi galibiyetin anahtarıydı. 

Bu maçta 12 dakika süre alan Hülya Çoklar’ın sahada kaldığı bölümde Syntsina ve Bahar Öztürk’ün üzerindeki zaman baskısını hafifletmesi ve cesaretle kullandığı toplar takımı adına gelecek haftalar için pozitif sinyal niteliğinde. 

Fenerbahçe takımı hafta içinde Euroleague Women Final Four yolunda çok kritik bir maça çıkacak. 

Tuğçe Canıtez’in 21 sayı, Pelin Bilgiç’in 10 sayı katkı yaptığı günde yerli rotasyon toplam 49 sayı üretirken kaybedilen bir maç izledik. 

Belki de “kritik Sopron maçı öncesi” yalnızca hatırlatılması gereken Vaughn’ın klasik bir low post oyuncusu değil, kendisine inen asistlerle hareketli aldığı topları bitirebilen bir isim olduğu. 

Bu nedenle dikine gidip boyalı alanda kendisini besleyecek paslar bu ismi daha verimli kılacak. USK Prag yıllarında bu “al da at paslarını” servis eden Danielle Robinson ve Palau idi. 

Fenerbahçe guardları Vaughn’u aktive ederse, gelecek yardımları Verameyenka ve ters tarafta 3 sayı silahını kullanacak şutörler ile yeni ve verimli bir kimya gelebilir.
 
 
******

Haftanın play-off sıralaması açısından önem taşıyan diğer karşılaşması  Beşiktaş – Mersin BŞB arasında oynandı. 

Maçın ilk yarısında Mersin BŞB Gajic ve Thomas önderliğinde erken bir üstünlük elde etti.

Mersin ekibinde hem Deniz Çolakoğlu hem de Sasha Cado yer almazken Putnina pota altında dengeyi takımına getirdi. 

Siyah beyazlılar Zellous oyuna girene kadar maç ritmini yakalayamadı. 

26-39 İlk yarı skorunu açıklayan faktörler Mersin ekibinin iyi yaptıkları kadar Beşiktaş’ın savunmadaki ataletiydi. 

İkinci yarıda ise daha kolay sayı bulan zor sayı yiyen bir Beşiktaş izledik. 

Farkın 1 topa her düştüğü pozisyonda Mersin BŞB reaksiyon verdi. 

Tuğba Oral ve Asena Yalçın savunmada işlerini iyi yaptı. Gajic’te maçın kırılma anlarının yaşandığı son beş dakikada zamanında sahaya dönüp skor ve ribaunt desteği getirince Mersin BŞB değerli bir galibiyet aldı. 

Önünde zorlu bir fikstür bulunan iki takımın da play-off için yer mücadelesi sürecek gözüküyor.  

Bana göre bu maçta Beşiktaş’ın eksiği eski Perovanovic’ten oldukça uzak olan Radosavljevic’ti. 

Mosby ve Wheeler da gününde olmayınca 13 Ocak’ta yine içerde Çukurova Basket önünde alınan yenilgi ardından başlayan beş maçlık galibiyet serisi sonlanmış oldu. 

Mersin takımında da ise 18 sayı 19 ribaunt ile oynayan Gajic’e değinmeden geçmek olmaz. 

Gajic Son birkaç yılın en çok gelişme gösteren oyuncu oldu. 

İlk yılında dışarıdan atmak üzerine kurulu, şut seçiminden habersiz oyuncu şimdi her hücum ribaunduna değen, doğru yerde sorumluluk alan, giderek olgunlaşarak hızla ELW standartlarına doğru yol alıyor. 
 
 
******

BOTAŞ -  Galatasaray arasındaki maç oldukça dikkat çekici detaylara sahne oldu. 

Öncelikle şunu söylemek gerekiyor. 

Daha maçın kırılma anları başlamadan odaklanmada sorun yaşadığı açık ve net görülen Kaela Davis’e çok kritik son bölümde süre vermenin bir anlamı yoktu. 

Burada ABD’li oyuncuya bir eleştiri yapmak mümkün değil. Hele diğer ABD’li Quigley’in deplasmana gelmediği bir günde. 

Maljkovic’in görevi o gün eli en sıcak, odaklanması en güçlü 5 oyuncuyu kırılma anlarında sahaya sürmek. 

Sarı kırmızılılar başına aldığı darbe ile sargı ile maçı oynayan Epoupa, hücumdan fedakarlık yapma pahasına savunmada büyük efor harcayan Işıl Alben, 35 sayı üreten Petronyte ve büyük katkı veren Dubljevic’in çabalarını belki de bu nedenle bir galibiyet ile süsleyemedi. 

Kulübün Adana’daki son senelerinde yaşadığı olumsuzluklar dikkate alındığında, BOTAŞ’ın Ankara’ya gelmesinin çok doğru bir karar olduğu net.

Tribünlere gelen basketbol sever sayısı hiç de azımsanacak boyutta değil.  

Kadro yapısı ve bütçelere bakıldığı zaman ligdeki konumlarının da orantılı olduğu ifade edilmeli. 

Bununla birlikte Beşiktaş’ın sezona ekstra yenilgiler ile başlaması, AGÜ ve Galatasaray’ın sezon içinde yaşadığı kırılmalar da unutulmamalı. 

Çünkü play-off da iyi bir yer için, savunma, uzun rotasyonu ve oyunda devamlılık anlamında ilerletmeleri gereken noktalar var. 

BOTAŞ, Galatasaray önünde bir kez daha Gray’in saha içi liderliği, Eldebrink, Stokes ve Kristen Vatansever’in katkısı ile iyi bir galibiyet elde etti.  

Ben yerli oyuncuları  sayı katkısı kadar attığı şut sayısı ve aldığı sorumluluk ile değerlendiriyorum. 

Bu anlamda 24 yaşındaki Elif Emirtekin,  A Milli Takım kadrosunda olmanın hakkını vermek adına BOTAŞ’ta daha çok sorumluluk istemeli ve almalı. 

Bu konu hem kendi kariyeri hem de BOTAŞ adına önem taşıyor. 
 
*******

Haftanın diğer maçlarında Yakındoğu Üniversitesi, Adana ASKİ ve Çukurova Basket çok fazla zorlanmadan kazanarak 2 puana ulaşan takımlar oldu. 

twitter: @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 3776