maltepe escort

alanya escort

kartal escort

 Berkan Durmaz: Hedefim örnek insan olmak (Ece Ergez) - BasketFaul.com

Berkan Durmaz: Hedefim örnek insan olmak (Ece Ergez)

21-03-18 21:14
Berkan Durmaz, "Altın jenerasyon"un özellikle bu sezon gösterdiği performansla birlikte en önemli oyuncularından biri oldu. TOFAŞ'la BSL'de önemli süreler alırken, bir yandan da TBL ekiplerinden Bakırköy Basket de çifte lisanslı olarak forma giyiyor. Kendisinin de ifade ettiği gibi her iki takımda da sahadayken takıma enerji getiriyor ve bu da onun oyununu izlemesini daha keyifli kılıyor. Biz de kendisiyle geçtiğimiz hafta Ankara deplasmanı öncesinde bir araya gelerek bir röportaj gerçekleştirdik. Ancak Berkan maalesef bu maçta yaşadığı sakatlık sebebiyle 6-8 hafta parkelerden uzak kalacak. Kendisine bir kez de buradan geçmiş olsun dileklerimizi ileterek sizleri gerçekleştirdiğimiz röportajla başbaşa bırakıyorum. 20 yaşındaki Berkan'ın çok daha olgun, karakteri oturmuş, kararlı bir izlenim berdiğini de belirtmeliyiz.
 
Basketbola kaç yaşında başladın?

7 yaşındayken annem beni o sene yaz okuluna göndermek istemişti. Ama yaz okulunda 95 doğumlular vardı. Normalde seçilmem zordu ama İsmail Doğrutekin beni görüp performansımı beğenince onun sayesinde seçilmiş oldum. Bu şekilde basketbola adım atmış oldum.

Basketbolun yanında eğitim hayatında da çok başarılıymışsın. İki tarafta da başarılı olduğundan kariyer tercihini nasıl yaptın?

Emine Örnek'te derslere çok ağırlık veriyorduk. Mesela etütten sonraya idman koyuyorlardı. Hep bu şekilde bir plan program vardı. Benim de matematik ve fizik derslerine ilgim fazla. Bunda biraz da teyzemin endüstri mühendisi olmasının etkisi olmuştu. Çünkü ben de endüstri mühendisi olmak istiyordum. TOFAŞ'a geldiğimde ise basketbolu daha ön plana alabileceğimi farkettim. İyi bir sporcu olabileceğimi ilk defa orada gördüm. Sonra Milli takımlarla yoğun tempoya girdim ve ister istemez dersleri düzenli takibe edememeye başladım. Ama bunlara rağmen eğitimime yarıda bırakmadan devam ediyorum. Bahçeşehir Üniversitesi'nde İşletme okumaktayım.

Maalesef Türkiye'deki basketbolcular kariyerlerine devam ederken bir yandan eğitim hayatlarına devam edemiyorlar. Bir tercih yapmaları gerekiyor. Sen bu durum hakkında neler söylemek istersin?

Şuan da ABD'deki gibi bir sistemin buralarda olması zor görünüyor. Ama ben kendi adıma bir kaç çözüm ürettim. Mesela çoğu derse gidemediğim için o derslerle ilgili notları online olarak alıp o şekilde çalışıyorum. Devam mecburiyeti olmayan derslerimi bu şekilde halletmeye çalışıyorum. Bu şekilde çalıştığım iki dersimi de verdim.

Basketbolda sence şu an neleri iyi yaptığını ve neleri geliştirmen gerektiğini düşünüyorsun?

Enerji verdiğimi düşünüyorum. Takım arkadaşlarıma pozisyon yaratmayı da seviyorum. Atışları bozduğumu düşünüyorum. Kendimi geliştirmem en önemli nokta ise noktalar ise kuvvet. Kas kütlesiyle kuvvet aynı şey değil. Yani kuvvetlenmen için illa kaslanman gerekmiyor. Ama kuvvet önemli. Şutumu istikrarlı hale getirmem lazım. Sahada özellikle hücum kısmında bazen yanlış kararlar verebiliyorum. Oraya biraz daha dikkat ederek çözmem gerekiyor.

Şutunla ilgili neler söylemek istersin?

Şutumla ilgili Samir abiyle çok çalışıyorum. Benim şutum çok istikrarsız. Bacaklarımı şut atarken çok az kullandığımı farkettim. Ben hep kol gücüyle attığım için şutlar biraz da bu yüzden dengesiz gidiyordu. Son haftalarda artık yavaş yavaş kas hafızasını oturtmaya başladık. Şut atarken sadece yere sağlam basıp basmadığımı düşünmeye başladım. 

4 sene önce TOFAŞ altyapısının yanında da TB2L'de yer alan TOFAŞ Gelişim'de de oynuyordun ve o zaman bir röportajında TB2L ile ilgili dövülerek dövmeyi öğreniyoruz demişsin. Bu şimdi oynadığın TBL için de geçerli diyebilir miyiz?

Kesinlikle söyleyebilirim. Özellikle bu lige geldiğim ilk 3 hafta ribaund almakta bile zorlanmıştım. Yani içerdeki o kargaşa o kadar farklı ki. Mesela hakemlerin görmeyeceği şekilde temaslar oluyor. Çok daha sert ve farklı dinamikleri olan bir lig. Ama bu duruma zamanla alışarak bir çözüm üretmeye başlıyorsunuz. 

2015-16 sezonundan itibaren TOFAŞ A takımında forma giymeye başladım. Bir yandan da TOFAŞ Gelişim'de forma giyiyordun. Son iki sezonu kıyasladığımızda yakaladığın ortalamalarda da ciddi bir yükseliş var. Bu iki senenin gelişiminde sana nasıl bir katkısı oldu?

En önemlisi iki seneyi boş geçirmemiş olduk. Çünkü o lig de kaliteli bir ligdi. Özellikle geçen sene Aydın maçı ardından finale kalmamız bizim için değerli bir tecrübe oldu. O bir üst lige yükselmek için verilen mücadeleyi görmek çok önemliydi. Takımda kendimizden yaşca küçük oyuncuların olmasıyla onlara abilik etmeye çalıştık ve bunun da liderlik yönümüzü geliştirmemize önemli katkısı olduğunu söyleyebilirim.

Bu sezona geldiğimizde ise çifte lisanslı olarak TOFAŞ'ın yanında Bakırköy Basket'le de oynuyorsun? Bakırköy Basket'in sana nasıl bir katkısı oldu?

Öncelikle özgüven kazandırdı. Buraya geldiğimde maç ritminden biraz uzak olduğum için saha içinde de özgüvensizdim. Bir de ne kadar idman yaparsanız yapın maç ritmini yakalayamıyorsunuz. Andaç abi benim pick'ten sonra short roll'den yaratıcılığımı  biraz daha geliştirmek istiyor. Hücumda ve savunmada ekstra sorumluluk almamı istiyor. Daha çok bu konularla ilgili çalışıyoruz.

Genç yaşına rağmen yıllardır yoğun bir çalışma temposu içinde olduğunu söyleyebiliriz. Peki bize biraz çalışma tempondan bahsedebilir misin?

Bakırköy Basket'e gelmeden önce maçlarda da az süre aldığım için sürekli Samir abiyle veya Bora abiyle özel çalışmalar yapıyordum. Boş vakitlerimi değerlendirerek kendimi geliştirmeye çalışıyordum. Bir de benim omurgamda Skolyoz ve Kifoz rahatsızlığı var. Bunun için de Orhun abi ve sağlık ekibinin bilgisi dahilinde Haydar Budak'la Bursa'da çalışmalar yapmaya başladım.Bu üç tarafı da bir şekilde idare ederken Bakırköy Basket'le anlaştım. Bu durum yüzünden mesela Samir abiyle çalışmalarımız haftada üç iken bire düşmek zorunda kaldı. Bazen çok tempolu bir ortamın içine düşüyorum. Özellikle Türkiye Kupası'ndan sonra hiç dinlenme şansım olmadı ve ara vermeden o hafta Bakırköy Basket'in maçlarıyla devam ettim. Oralarda çok yıprandım ve sakatlıklar da başlayınca açıkcası özel çalışmaları biraz daha düşürdüm. 

Geçen yaz Avrupa'daki yetenekleri başarılı genç oyuncularla, NBA coachlarını bir araya getiren Eurocamp 2017'ye davet edilen Türk oyunculardan biri oldun. Bu deneyimin hakkında neler söylemek istersin?

Atmosferi çok güzeldi. Ege Arar, Emircan Koşut, Metecan Birsen, Egemen Güven'le beraber orada 5 Türk oyuncuyduk. NBA antrenörleriyle çalışmak, oradaki tempoyu, çalışma sistemlerini görmek çok keyifli olmuştu ve orada NBA takımındaki çoğu antrenörlerle birebir iletişim halindeydik. Kendilerinden kariyerim ve tercihlerimle ilgili önemli tavsiyeler almaya çalıştım. Bu durum bizim için hem keyif ve hem şans oldu.

Senin de dahil olduğun altın jenerasyon ve başarıları hakkında neler söylemek istersin?

Bir kere potansiyeli çok olan bir grubuz. Özellikle Milli takım seviyesinde kalabalık bir havuz oluşturacağımızı düşünüyorum ve bu havuzu oluştururken de madalya için turnuvalara gidebileceğimizi düşünüyorum. Önemli olan altyapıdaki performansımızı A takım seviyesine de taşıyabilmemizdir.

Boş zamanlarında neler yapmayı tercih edersin?

Dışarı sürekli çıkmayı sevmem. Arkadaşlarla çıkıp sohbet etmeyi en çok tercih ederim. Onun dışında evde vakit geçirmeyi tercih ederim. Dinleniyorum veya bilgisayar oyunları oynamayı tercih ediyorum.

Kariyer hedefin nedir?

Örnek bir insan olmak. Sporun dışında da insanlara özellikle gençlere iyi bir sporcu ve insan olarak da doğru bir örnek olmayı istiyorum. Kariyerimde ise öncellikle TOFAŞ'ta as oyunculardan biri olmak istiyorum. Bursalı olduğum için de şehirde idol oyuncu olmayı istiyorum. Bunu başardıktan sonra da NBA'ye gidebilmek için şansımı deneyeceğim.
 

Yorumlar Okunma: 8808