maltepe escort

alanya escort

kartal escort

 Sister Jean kupayı kucaklayabilecek mi? (Tolga Cengiz) - BasketFaul.com

Sister Jean kupayı kucaklayabilecek mi? (Tolga Cengiz)

30-03-18 09:51
TOLGA CENGİZ
2018 Mart ayının bu son günlerinde, bir “Mart Çılgınlığı”nın daha son günlerini yaşıyoruz.
 
Amerikalıların, “March Madness” adını verdikleri NCAA Erkek Basketbol Turnuvası, 31 Mart – 2 Nisan tarihleri arasında San Antonio,
 
Texas’taki 72000 kişiye kadar kapasitesi büyütülebilen, Alamodome Stadı’nda oynanacak. Çok amaçlı kullanılan bu statta, doğal olarak tüm biletler uzun zaman öncesinden tükendi.

NCAA Turnuvası ve Final Four, statüsü gereği her zaman sürprize açık olduğundan, sporseverler tarafından her yıl büyük ilgiyle izlenen bir organizasyondur. 64 takımın katılımı ile yapılan turnuva, maç kaybeden takımın elendiği, “Tek elemeli turnuva” statüsü ile yapılmaktadır. Bu sebepten, uzun yıllardır, spor literatürüne giren özel anlar, enstantaneler ve Hollywood filmlerine konu olan başarılar ve yer yer büyük sürprizler yaşanmıştır.

Cindrella hikayesi, Hollywood yapımına dönüşebilir
Bu yıl da, sürpriz sayılan birçok sonuç ilk turlardan itibaren gözlerden kaçmadı. Amerikalıların, “Cinderella hikayesi” denilen, büyük sürprizleri medya kanalı ile de ülke genelinde haber haline getiren durumları sevmesi, “Underdog” denilen favori olmayan ama mücadeleden geri adım atmayan takımların yanında yer almaları, bu Final Four’u da ilginç bir havaya sokabilir. Zira, tüm ülke ilk turdan itibaren, hiçbir maçta favori olmamasına rağmen Final Four’a ulaşmayı başaran Loyola-Chicago Üniversite’sinin Cinderella hikayesini konuşuyor. Kanımca, iki galibiyet daha aldıkları takdirde, hikayelerini ilerleyen yıllarda beyazperdede bir Hollywood yapımı olarak izleyebiliriz.

Final Four’a kalmayı başaran takımları tanıtmadan önce, kısa bir paragraf arası vererek, Hollywood’a konu olmuş bir NCAA başarısının filme dönüşmüş halini tavsiye etmeden geçemeyeceğim. NCAA basketbolu ve ya turnuvası ya da kültürü seven basketbolseverler için tavsiye filmim, 2006 yapımı “Glory Road” filmi olacaktır. Film, 1966 NCAA turnuvasında, -spoiler vermek istemezdim ama- şampiyon olan Texas Western Oilers takımının ilk ve tek NCAA şampiyonluğunu anlatmaktadır.
 
 

 
Film tavsiyesinden sonra, 2018 NCAA Final Four’una katılmayı başaran takımları tanımaya başlayalım dilerseniz…

Tüm Amerikan halkı ve basını gibi, ben de bu 4 takımın tanıtımına, en başarılı olması istenen ve en çok takdir edilen takımından başlamak istedim. Geçen sezon, 18 galibiyet 14 mağlubiyet ile sezonu tamamlayan takımın, bu sezonki 32-5 lik performansı, hem NCAA turnuvasına 33 yıl sonra ilk defa katılmalarını sağladı, hem de 1963 yılında kazandıkları bu turnuvada, tekrar Final Four oynama şansı yakalattı. NCAA turnuvasında şimdiye kadar sadece 5 kez boy göstermiş olmaları, başarının boyutunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Ve sadece küçük bir okulun Final Four’da olması değil, oynadıkları göze hoş gelen ve mücadele gücü yüksek basketbol, biraz da şansın eklenmesi ile başta da değindiğim gibi Amerikan toplumu ve medyasında bir Cinderella hikayesi olarak yerini buldu. Undersize sayılabilecek bir kadro yapısı ile hızlı basketbol, top paylaşımı ve dış şuta dayalı oyun sistemi, onları bu noktaya kadar getirdi.

Yıldız bir oyuncularının olmaması, en çok süre alan 5 oyuncunun 10-14 arası sayı ortalamasına sahip olması, topu paylaştıkları yönünde en büyük kanıt. Takımın sayı lideri 14.7 sayı ortalaması ile guard Clayton CUSTER. Benim favori oyuncum ise, hem guard hem forvet pozisyonunda oynayabilen 11.5sayı 6.3 ribaunt ortalamalarına sahip olan Donte INGRAM.

Zaman zaman, boyalı alan içerisinde problem yaşayan takım, bunun üstesinden agresif savunma ve yardımlaşma ile geliyor. Öyle ki; sezon offense ortalamasında 73,8 sayı ile Division 1 takımları arasında 183. sırada yer alan takım, aynı listede savunması 63.4 sayı ile tüm ülkede 10. sırada. Bu istatistik, onların sadece şans eseri ile bu noktada olmadıklarını da ispat ediyor.

98 Yaşındaki Sister Jean'ın dualarıyla...
Sadece basın ya da Amerikan halkından değil, biraz da ilahi yönden yardım aldıklarını söylesek, sanırım haksızlık etmiş olmayız! Takımın en büyük destekçisi, tüm maçlara gelen ve adeta okulun simgesi haline gelmiş 98 yaşındaki Sister Jean. Maç öncesi tüm oyuncularla birlikte dua ederek onlara destek veren bu tatlı kadının yanına, doğal olarak kazandıkları maçlardan sonra da oyuncular akın ediyor. Final Four’a gelene kadar, ilk 3 turdaki maçları 1 ve 2'şer sayı farkla kazandıklarını ve bu maçların ikisinde son saniye basketi ile kazandıklarını düşünürsek, şans mı
 
ilahi faktörler mi siz karar verin derim…

Final Four’a gelene kadar;

1. turda Miami’yi 64-62, 2.turda Tennessee’yi 63-62, Sweet 16’de Nevada’yı 69-68, Elite 8’de Kansas State’i 78-62 yendiler.

Loyola, Final Four’da 31 Mart Cumartesi gecesi Michigan Üniversitesi ile oynayacak. Kazandıkları takdirde şampiyonluk için sahaya çıkacak olan Loyola, şu ana kadar turnuvaya kattığı renk ile taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazanmış durumda. Cinderella hikayesinin ne kadar daha devam edeceğini bu hafta sonu her beraber göreceğiz.

Michigan Wolverines 7. kez Final Four'da...

NCAA basketbolunun köklü okullarından ve takımlarından olan Michigan, 27 kez katıldığı NCAA turnuvalarında 7.kez Final Four oynuyor. Tek şampiyonluğunu 1989 NCAA Turnuvası’nda kazanan takım, bu sezon 2.kez bu başarıya ulaşmak niyetinde. 90’ların başında –yaşı yetenler hatırlayacaktır- basketbol terminolojisine, “Fabulous Five” terimini sokan ve dönemin yıldızları, Chris WEBBER, Juwan HOWARD, Jimmy KING, Jalen ROSE ve Ray JACKSON’dan oluşan beşi ile fırtına gibi esen ama sonu trajik biçimde iyi bitmeyen sezon ile gönlümüzü kazanan Michigan, bu sezon hasretini çektiği şampiyonluğa ulaşabilir.

Dönemin en iyi kadrolarından biri Fabulous Five...
 
 
Loyola ile olan eşleşmedeki en ilginç detay, Michigan Üniversitesi’nin savunmada yedikleri 63.5 sayı ortalaması ile Loyola’dan sonra ülke genelinde 11. sırada olmaları. Kısaca, bu eşleşmeye “Savunmaların Savaşı” da diyebiliriz.

Takımın yıldızı ve şimdiden yeni bir “Dirk Nowitzki” olmaya aday gösterilen Moritz WAGNER, 2.11’lik boyu ve top hakimiyeti ile dikkat çekiyor. Alman oyuncu, esnekliği ve stili ile hakikaten Nowitzki’yi andırıyor. Üniversitede bir senesi daha olan oyuncunun, erken profesyonel olup NBA Draft’ına katılabileceği konuşuluyor. Kısacası, Final Four boyunca MVP adaylarımdan olan WAGNER’i izlemek keyifli olacaktır. 14.3 sayı 6.9 ribaunt ortalamaları tutturan WAGNER’e guard Charles MATTHEWS destek veriyor. 13.0 sayı5.6 ribaunt ve 2.5 asist ortalamaları ile MATTHEWS, takımın önemli bir parçası.

Final Four’a gelene kadar;

1.turda Montana’yı 61-47, 2.turda Houston’i 64-63, Sweet 16’de Texas A&M’i 99-72, Elite 8’de Florida State’i 58-54 yendiler.

Kanımca, Final Four’un ilginç eşleşmesi Loyola-Michigan maçı olacak. Maçı kazanan takım, finale favori olarak çıkmayacağı için, gücü birbirine yakın olan bu iki takımın maçında çok enteresan olaylara tanık olabiliriz.

Diğer yarı final: Villanova-Kansas...

2018 NCAA Final Four’unun diğer eşleşmesi Villanova ve Kansas arasında. Kendi konferanslarından 1. seribaşı olarak NCAA turnuvasına katılan iki ekip, bir sürprize yer vermeden, Final Four’a ulaşmayı başardılar. Turnuvanın en büyük favorilerinden gösterilen Villanova’yı diğer takımlardan ayıran en büyük faktör muazzam hücum becerileri. 86.9 sayı ile ülke genelinde 2.sırada bulunan okul, durdurulması güç offense çeşitliliği ile dikkat çekiyor.
 
Tam altı oyuncunun sezon ortalaması olarak çift hane sayı ürettiği takımda, takımın liderliğini 19.2 sayı ortalama ile oynayan guard Jalen BRUNSON yapıyor. Brunson’un, geleceğin NBA yıldızı olabilecek bir potansiyele sahip olduğu konusunda birçok görüş var. NBA Draft’ında ilk 3ten seçileceğine kesin gözle bakılıyor. Diğer guard Mikal BRIDGES’in 17.8sayı ve 5.4ribaunt ile katkı yaptığını düşünürsek, kısa rotasyonunda savunulması çok zor bir takım olduklarını söyleyebiliriz. Omari SPELLMAN, 2.06lık boyu ve bu sezon içinde 62/139 %45lere yakın üçlük yüzdesi ile ilerleyen yıllarda tahminen Avrupa basketbolunda göreceğimiz bir yüz.

Villanova, NCAA turnuvasında önemli okullardan biri. Tam 37 kez boy gösterdikleri turnuvada 5.kez Final Four oynayacaklar. 1985 ve yakın zamanda 2016’da şampiyonlukları bulunan okul, kanımca 3.şampiyonluğuna oldukça yakın.

Final Four’a gelene kadar;

1.turda Radford’u 87-61, 2.turda Alabama’yı 81-58, Sweet 16’de West Virginia’yı 90-78, Elite 8’de Texas Tech’i 71-59 yendiler.

Güç dengesi olarak bakıldığında, önlerinde durabilecek en iyi takımın Kansas olduğu gözüküyor. Kanımca, Final Four 5 kez oynansa, 4ünü Villanova kazanır gibi durmasına rağmen, sporun ve özellikle kolej basketbolunun güzelliği tam da burada. Fakat yine de bir terslik olmadığı takdirde, Villanova’nın şampiyon olması normal sonuç olur.

46 NCAA turnuvası katılımı, 14 Final Four ve 3 şampiyonluk ile Kansas özellikle 50 ve 60’lı yıllarda, kolej basketbolunun lokomotif okulları arasında yer aldı. Son şampiyonluğunu 2008’de kazanan okul, düzenli basketbolu ile Final Four’a ulaştı. İlk maç Villanova eşleşmesi olduğu için, aklımı kurcalayan en önemli soru, kadro derinliğinin Villanova’yı durdurmaya yetip yetmeyeceği! Zira, 33 dakika üzeri ortalama sezon süresi olan Devonte GRAHAM, Sviatoslav MYKHAILIUK, Malik NEWMAN ve Lagerald VICK’in kötü oynama lüksleri yok!

82.0 sayılık tatminkar offense ortalamasına rağmen, son derece sıkıntılı sadece 35.4 ribaunt ortalaması, Final Four’da sorunun en büyük sebebi olabilir. Division1’de ülke genelinde ribaunt ortalamasında 175.sıradalar! Çok atlet ve zeki kısa ve uzun rotasyonu olan Villanova’yı bu istatistiklerle durdurmak oldukça zor olacak diye düşünüyorum. Ukrayna’lı Mykhailiuk, enteresan fiziği ve alçak pozisyonda oynayabilme becerisi ile ilerleyen yıllarda kendinden söz ettirebilir. 14.7 sayı 4.0 rib 2.7 ast ortalamaları % 45 3lük yüzdesi ile takımın önemli hücum silahlarından biri. Devonte GRAHAM, 17.2 sayı 7.3 asist ile takımın lideri konumunda. Şahsen, Graham-Brunson arasındaki eşleşmeyi heyecanla bekliyorum. 

Final Four’a gelene kadar;

1.turda Pennsylvania’yı 76-60, 2.turda Seton Hall’u 83-79, Sweet 16’de Clemson’ı 80-76, Elite 8’de Duke’ü uzatmada 85-81 yendiler.

Kanımca, Mart ayı boyunca sert maç yapmaktan yıpranmış olabileceklerini düşünüyorum. 4 oyuncunun çok fazla süre alması, sezon ortalamalarının 33 dakika üzerinde olması Final Four için düşündürücü. Çok tansiyonlu bir Duke maçından sonra, daha zor olan bir Villanova maçı için ne kadar güçleri yeter, hep beraber göreceğiz!

Okuduğunuz için teşekkür eder, basketbol dolu, sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler dilerim. Internet ortamından özellikle antrenörlükle ilgili diğer yazılarıma da ulaşabilirsiniz. Lütfen, aramaktan ve basketbol sohbetinden çekinmeyin. 

Tolga CENGİZ Mail: tolcen14@hotmail.com Tel: 0532 467151 

Yorumlar Okunma: 3337