Duraklar ve Gören'le şampiyonluğun hikayesi (Ece Ergez & Ebru Erdoğan) - BasketFaul.com

Duraklar ve Gören'le şampiyonluğun hikayesi (Ece Ergez & Ebru Erdoğan)

06-04-18 15:49
Ece Ergez & Ebru Erdoğan
Geçtiğimiz hafta şampiyonluğun kesinleştiği Selçuklu maçı sonrasında Konya'da Türk Telekom Coachu Burak Güren'in sıcağı sıcağını duygu ve düşüncelerini almıştık. Ankara'da ise bu başarılı sezon ve şampiyonluğun sırrını araştırmak üzere Gören ve Genel Menajer Cenk Duraklar ile bir araya geldik. 

"Bence Burak'ın büyük coach olmasının en büyük sebebi takıma olan hitabet gücüdür."

İçeri girer girmez bizleri güçlü bağlara sahip olan kocaman bir aile karşıladı. Herkesin işini benimsediği ve karşılıklı sevgi saygı çervecesinde ilerleyen müthiş bir yapı oturtmuşlar. Bunun temelini ise ilk günden oturtmaya başlamışlar. 

Burak Gören: "Ben ilk gün şunları söylemiştim; Bu kadronun niye kurulduğunun çok iyi farkındayım, sizler de farkındasınızdır. Sezon boyunca burada bizden saygı göreceğinizin, mutlu olacağınızın sözünü verebilirim ve bu sözel olarak anlattıklarımı da davranışsal olarak destekleyecek her türlü yaklaşımı kulüpten göreceksiniz. Potansiyelinizi öne çıkaracak her türlü sıcakkanlılığı, yakınlığı, aile ortamını bizden göreceksiniz, demiştim. Ankara'da yetişen bir antrenör olarak Türk Telekom'un büyüklüğünü ve önemini çok iyi bildiğimi  ve bunun da sorumluluğu benim üzerimde olduğunu ifade ederek bütün iyi şeyler size kötü olabileceklerde desorumluluk bende onun için rahat olun, demiştim"

Cenk Duraklar: "Bence Burak'ın büyük coach olmasının en büyük sebebi takıma olan hitabet gücüdür. İlk gün ben oyuncuların gözünde onu sezon boyunca dinleyeceklerini hissetmiştim."

"Biz aslında Düzce maçını kaybederek ileride kaybedeceğimiz her maça hazırlık yapmıştık."

Sezonda ilk yenilgilerini Federasyon Kupası maçında Düzce karşısında almışlardı. Ardından ise ligdeki ilk yenilgilerini 13 maç sonra Bursa deplasmanında görmüşlerdi. Belki de bu yenilgiler sonrasındaki yaklaşımlar önemli kilit noktalardan oldu. Oradaki yanlış bir müdahele belki şuanki bu güzel ve sağlam aile ortamının oluşmasını engelleyecekti. Bunun yanında şampiyonluk ihtimalini de yok edebilirdi.

Burak Gören: "Bu benim 13 maçlık galibiyet serisini ardından Bursa'ya ikinci mağlup oluşum oldu. Geçen sene Petkim'de çalışırken de aynısı olmuştu. Bu anlamda oranın zor bir deplasman olduğunu bilerek hazırlıklı gitmiştim. Soyunma odasında da son derece sakindim. Üzerimizde kaybetmeme baskısı vardı. Dolayısıyla bu çok normal bir sonuç, çok sakin olup devam edeceğiz, demiştim. Hiçbir oyuncuyu en ufak bir baskıya alacak bir davranış göstermedim."

Cenk Duraklar: "Biz sezonun ilk resmi maçında Düzce'ye kaybetmiştik. Burak, fark kaç olursa olsun mücadeleyi asla bırakmayan bir coachtur. Ancak o maçta fark açılmaya başladığında saha içinde ben Burak'a, müdahale etme ne olacaksa olsun, demiştim. O da beni dinleyerek maça müdahalede bulunmamıştı. Biz aslında  o maçı kaybederek ileride kaybedeceğimiz her maça hazırlık yapmıştık."

Kadroda Milli Takım bazında olsun, Avrupa ve BSL'de olsun başarılı olmuş olan oyuncular vardı. Bu durumun takım içinde bir dengesizlik ve uyumsuzluğa sorun açıp açmayacağı, TBL'ye uyumları merak konusu olmuştu. Ama ligdeki ilk maçın ardından böyle bir şeyin olmadığına net bir şekilde görmüş olmuştuk. Çünkü sahada kendileri için değil takım için savaşan oyuncular vardı. 

Burak Gören: "Bütün oyuncuların ilk günden itibaren takımı sahiplendi. Mental olarak bir sorun yaşamamakla birlikte TBL'de yakın tarihte oynamamış olanlar buradaki basketbola alışmakta kısa süre zorlandılar. Ama bu süreci hızlıca aşarak ilerleyen haftalarda lige tamamen adapte oldular"

"Takımı kurarken yaptığımız en büyük iş, kişilikli düzgün insanlar seçmekti."

Başta da dediğim gibi burada tam bir aile ortamı vardı... Ve daha önemlisi buraya neden geldiklerinin sorumluluğunu hisseden oyuncular bir araya geldi... Kulüp bir disiplin yönergesi hazırlamaya gerek duymamış ama oyuncular kendi aralarında "her ihtimale karşı" bir disiplin kurulu oluşturarak otokontrol yoluna gitmişler. Kendi belirledikleri kurallara göre de cezalar vermişler... Buluşma noktasına geç gelme, yanlış kıyafet giyme gibi detayların ötesinde de "ağır suç" diyebileceğimiz bir olay meydana gelmeden bugünlere gelmişler. Soyunma odasında bu listeyi gördüğünüzde oyuncuların bulundukları yeri ne kadar sahiplendiklerini ve sorumluluklarını hissettiklerini alnayabiliyorsunuz. Birkaç kez geç gelmelerinden dolayı stafftakiler de para cezalardan nasibini almışlar.

Cenk Duraklar: "Biz bunun 4-5 ay önce farkına vardık. Takımı kurarken yaptığımız en büyük iş kişilikli düzgün insanları seçmekti. Ama biz de bu kadarını beklemiyorduk, bu bizi de aştı. Kendi içlerinde herşeyi çözüme ulaştırmaya başladılar. Biz asla ceza kesme taraflısı olmadık. Hep iyi niyetli yaklaşan insanlar olduk. Ancak onlar kendi aralarında kurul kurmuşlar. Biz bunu öğrendikten sonra bir kez daha kenara çekildik."

Burak Gören: "Tarz olarak biz oyuncunun üzerine giden, ona ceza kesen, saygısızlık yapan insanlar değiliz. Ben buradaki oyuncuların kariyerlerini, karizmalarını ve buraya geliş nedenleri çok iyi bildiğim için yapı olarak da hiçbir zaman onları rahatsız edecek bir davranış içerisinde olmadık."
 
Zaman zaman takımlarda yabancıların disiplin sorunu çıkardığı bilinir... Ya Türk Telekom'da...?
 
Cenk Duraklar: "Yabancılarımız yerliler kadar Türklerdi. En ufak bir sorun yaşamadık. Sporculuk hayatımda karşılaştığım en efendi oyuncular arasındaydı."

İŞTE OYUNCULARIN STAFFTAN HABERSİZ
KURDUĞU DİSİPLİN KURULU
Genel Başkanlar: Burak Gören, Cenk Duraklar, Kaya Peker
Disiplin Kurulu: Ender Arslan, Sercan Ergin, Orbay Kaya
Tahkim Kurulu: Can Akın, Serhat Çetin, Recep Doğruöz
İcra Kurulu: Onur Dikmen, Can Akın, Özgür Adıgüzel
Muhasebe: Ulaş Peker
Yazı İşleri: Emre Uğurtürk
Getir-Götür İşleri: Orkun Ertaş
 
 
 
"Türk Telekom BSL'ye çıkmalıydı ama bu şekilde çıkmalıydı"

İlk günden itibaren güzel bir ilişki kuruldu ve hedef hepimizin bildiği gibi BSL olarak yola çıkıldı. Sezona adeta fırtına gibi başladılar ve ligi adeta domine ederek hiçbir rakibini sezon boyunca kendilerine yaklaştırmadılar. Ancak bunun yanında her maça aynı ciddiyetle çıkmasını da bildiler. Bu kısım aslında bizler tarafından rahat görülse de şampiyonluğa giden yol için hayli kritikti. Kulüpte kimsenin matematiksel olarak şampiyonluğun kesinleşmeden şampiyonuz dememesi onları 4 hafta kala şampiyonluğa ulaştıran ayrı bir detay oldu.

Burak Gören: "Statü değiştiği zaman ilk sizinle konuşmuştuk. O zaman ne söylediysem hepsinin gerçekleşmiş olması benim en büyük mutluluklarımdan biri. Bizim 17 tane saygı duyulması gereken rakibimiz var ve mütevazi bir şekilde her takıma çok büyük saygı duyarak oynayacağız demiştim ve gerçekten de sezon boyunca her takıma karşı çok mütevazi bir şekilde oynadık. Baştaki bölümde zorlandık ama zorlanmanın nedeni rakibi küçümseme ya da ciddiyetsizlik değildi. Teknik işlerin oturmasıyla alakalı bir takım problemler yaşamıştık. Onlar oturduktan sonra herkes çok ciddiye alarak oynadı. Sezonu 1. bitirerek BSL'ye yükselmeyi istiyorduk ancak benim takıma söylediğim hep birşeyi vardı Türk Telekom BSL'ye çıkmalıydı ama bu şekilde çıkmalıydı ve bu şekilde de çıktı. Türk Telekom arkasına hiç bakmamalıydı. Her geçen hafta arayı açtık ve hiçbir zaman ne camiayı ne kulübümüzün yöneticilerini strese sokmadan bunu başardık. Bu konuda ayrıca gururlu ve mutluyuz."

Bu sezon herkesin bildiği gibi iyi bir bütçeleri vardı. Fakat başarının sadece iyi bütçeye sahip olmakla olmadığını birçok kez gördük. Asıl meselenin onu doğru yerlerde kullanmaktan geçtiğine inanıyorum. Türk Telekom'un başarıya giden yolun kapısını iyi bütçeleri açmış olsa da devamındaki başarıyı emek ve mücadeleleriyle elde ettiklerini rahatça söyleyebiliriz. Sezon içinde benim için en dikkat edici ayrıntı ise kimi maçlarda sahada 5 yerli oyuncuyla oynamaları oldu. TBL'de maçı domine eden yabancıları ve sertliği düşününce şampiyon yolunda yapılan bu tercih kimilerine göre çılgınca gelebilir. Ama takımı doğru harmanlamak derken kastettiğim buydu. Bu durumu sezon içerisinde hem Coach Burak Gören hem de yardımcı antrenör Candost Volkan'la  konuştuğumda oyuncuları asla yerli yabancı diye ayırmayı tercih etmediklerini performansa önem verdiklerini dile getirmişlerdi. Ayrıca sezon başında yaptıkları yabancı transferlerinde de ne kadar doğru tercih yaptıklarını ikisinin de çok karakterli oyuncular olduklarının altını çizerek kendilerinin sadece sahip oldukları geniş rotasyonu doğru kullanmaya odakli olduklarını söylemişlerdi.

Son olarak ise şampiyonluk kesinleşmiş olsa da kalan 4 maçı aynı ciddiyetle oynayacaklarının altını çizerek kafalardaki tüm soru işaretlerini yok ettiler.
 
Cenk Duraklar: "Yönetimimiz son derece çağdaş bir yaklaşım içinde bizlere olağanüstü bir ortam hazırladı, bizler de işimizi ve sadece kendi işimizi yapmaya çalıştuk. Sezon boyunca kadro içinde bazı isimler öne çıkmış olsa da, bütün oyuncularımızdan beklediğimiz katkıları aldık ve başarıya ulaştık. Kalan maçlarımızı da aynı ciddiyetle oynamak ve ligin dengelerini bozmamak zorundayız. Oyuncular da bu bilinçte olduğu için şampiyonluk garanti olmasına karşın sezon içinde diğer rakiplere nasıl hazırlanıyorlarsa aynı şekilde kalan maçları oynayacaklar. Şampiyonluğun belli olmasından sonra kimse izin için bize gelmedi ve salona koştu."
 
Bu başarıda  pay sahibi olan herkesi tebrik etmek gerekiyor. Son yıllarda eşine pek denk gelmediğimiz önemli ve değerli bir başarıya imza attılar. Eski günlerini büyük özlem duyduğumuz Ankara basketbolunun da yeniden canlanmasında önemli pay sahibi oldular. Buradaki hareketliliğin diğer takımlarla artması en büyük temennimiz. Ait olduğu yere geri dönen Türk Telekom'a şimdiden gelecek sezonda başarılar dileriz.

Yorumlar Okunma: 3281