maltepe escort

alanya escort

kartal escort

 İşi basit yapmak zordur… (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

İşi basit yapmak zordur… (Hayri Pekergin)

08-04-18 23:54

Basketbolu yazı yazmaya benzetiyorum. 


Her ikisinde de yapılması/yazılması gerekeni basitçe ortaya koymak kolay zannedilir.  

Oysa basketbolu basit oynatmak o kadar kolay bir şey değildir. 

Yazı yazmak da öyledir. 

Kısa cümleler kurmak ve ritmi düşürmeden sonuca ulaşmak bir paragraflık uzun cümleler ile yazmaktan daha zordur. 

Daha fazla zaman, odaklanma ve deneyim gerektirir. 

*****

Basketbol temelde basit bir oyundur. 

Bir takımda basketbolu karmaşık hale getiren genellikle coach olur. 

Basketbolda bir tane en iyi taktik vardır. Bu hiçbir zaman değişmez. 

Bu taktik sezona ve maça teknik, fizik ve mental olarak çok iyi hazırlanmış olmaktır. 

Bunu söylemesi basit ve kolaydır.  

Gerçekleştirmek ise o kadar basit olmayabilir. 

Bu alanda her şey Coach’a da bağlı değildir. 

Evet Coach işleri basite indirgemek için adaletli, yetkin ve karizmatik olmalıdır. 

Bu kaliteler de gerek şart olsa da yeterli değildir. 

Maçlara fizik ve mental olarak iyi hazırlanmak için idari / finansal şartların eksiksiz olması gerekir. 

Paralar zamanında ödenmeli, günlük sorunlar derhal çözülmelidir. 

Oyunculara yükümlülükler tam olarak yerine gelmelidir ki onlardan idmanlarda eksiksiz odaklanma ve performans istenebilsin. 

Bu şartlar gerçekleşmez ise o zaman Coach sahada mambo-jambo taktikler ile çözüm bulmaya çalışır. 

Oynanan basketbol da giderek basit bir oyundan kaotik bir yapıya doğru evrilir. 

Aranızda coach ya da oyunculuk deneyimi olanların ne demek istediğimi iyi anladığını tahmin ediyorum.   

******

Geçen hafta algı yönetimi konusunu gündeminize getirdim. 

Yazı benim beklentimin üzerinde ilgi gördü. 

Yazının ana fikri, “temelsiz algı yönetiminin” salonda ve medyada on binler önünde icra edilen spor alanında ancak kısa dönem yarar sağlayacağını vurgulamaktı.   

Mesela bir Coach’un kendi yanlışlarını takımdaki olumsuz şartlara rücu etme kolaycılığına dikkat çekmekti. 

Mesela bir guard oyuncunun çift haneli asist istatistiği için topu elinde 16-17 saniye tutup, yalnız asist olacak pasları “kovalayıp”, takımdaki diğer elleri soğutmasına vurgu yapmaktı. 

Bu elde top tutma örneklerini erkek basketbolundan kadın basketboluna profesyonel liglerde görüyoruz.

Hatta bu tablo son yıllarda altyapıda giderek kaliteyi aşağıya çeken bir faktör olarak gözleri rahatsız ediyor. 
 
 
*****

Bu hafta sizlerin gündemine getirmek istediğim birkaç tane önemli maç var. 

İlki kadın basketbolundaki Fenerbahçe – Galatasaray derbisi. 

İki takımın da ideal şekilde odaklanamadığı bir KBL derbisi izledik. 

Fenerbahçe’de Garnier takımı tanımaya çalışırken 2. çeyreğe oyun kurucusuz başlamanın faturasını momentumu Galatasaray’a hediye ederek ödedi. 

Galatasaray’da ise Maljkovic, Garnier’nin bu ikramı takımdaki kilit isimleri çok zorlamadan Çarşamba günkü Euro Cup maçına çıkma tercihi nedeni ile yeterince iyi kullanamadı. 

Sarı kırmızılılar 2. ve 3. çeyrekte bu nedenle hücumda ciddi momentum kayıpları yaşadı.  
 
Fenerbahçe’de savunmanın alarm verdiği bölümlerde Galatasaray son 5 dakika hariç “en sıcak ve etkili beş” ile sahada değildi.  

Özellikle Petronyte’nin dışarıda olduğu bölümlerde Vaughn ve Verameyenka ön plana çıktı. 

Fenerbahçe açısından kazanılması gereken bir maçtı ve kazanıldı. 

Bir kez daha gördük ki; Birsel Vardarlı Demirmen’in sahada olduğu bölümde basketbolseverler daha organize bir Fenerbahçe izliyor.  

Garnier şu anda bazı oyunculara kredi verirken diğerlerini bir miktar geriye atmış görünüyor. 

Bana göre Fenerbahçe takımı play-off’a farklı bir hava ile girmek istiyorsa Fransız coach’un yerli rotasyona biraz daha süre/verim odaklı ve adaletli yaklaşması gerekiyor. 
 
 
*****

Haftanın bir başka önemli teması “kümede kalma” bölgesindeki Adana ASKİ ve İstanbul Üniversitesi takımlarının aldığı sonuçlardı. 

Açıkçası Avrupa’da kadın basketbolunun zirvesi olan Euroleague Final Four’a  final adayı sıfatı ile hazırlanan Yakın Doğu Üniversitesinin ASKİ önünde performansı uzatma periyoduna kadar hayalkırıklığıydı.  

Bu maçı takip ederken hemen akıllara geçen sezon Yakın Doğu Üniversitesi’nin (YDÜ) ligde zor günler yaşayan Girne Üniversitesi önünde aldığı süper sürpriz yenilgi geldi. 

Sporda profesyonel hayatın diğer alanları gibi.

Bazen alınan “sonuçlar” ve sergilenen “performanslar” öyle kolay unutulmuyor. 

Yukarıdaki satırlar Adana ASKİ’nin YDÜ gibi gücü Türkiye sınırlarını aşmış bir takım önünde ortaya koyduğu başarılı ve onurlu mücadeleyi azımsamak anlamına gelmiyor. 

Uzatma dakikalarında gücü biten Adana Ekibi bu maçta elinden geleni ortaya koyarak mücadele etti.    

Bana göre YDÜ önünde uzatmada kaybeden bir takım, aynı mücadele dozu ile Fenerbahçe karşısında da kazanma şansına sahip bir konuma gelebilir. 

Diğer tarafta ise İstanbul Üniversitesi BOTAŞ önünde aynı şekilde kararlı ve odaklı bir mücadele sergiledi. 

Gardner ve Pop’un eşleşme avantajlarından pozisyon üreten ve savunma eksiklerini mücadele ile kapatan bir İstanbul Üniversitesi izledik. 

Pop sezonun en başarılı yabancı oyuncularından biri. Takımla bütünleşmesi kusursuz.  Gardner da işini iyi yaparak tecrübesini ortaya koyunca galibiyet geldi.  

Miray Şahin’in skor başarısı ve maçın sonlarında Aisha Mohamed’in tam zamanında sahaya sürülmesi sonucu belirledi. 

İstanbul Üniversitesi fikstürü gereği, daha sonra kadrosunu dağıtan takımlar ile en güçlü oldukları dönemde oynamıştı.  

Finansal şartların olumsuzluğuna, yaşanan sakatlıklara, gelip giden yabancı oyunculara rağmen mücadeleyi son haftaya taşıdılar. 

Hangi takımın ligde kalacağı son hafta alınacak sonuçlar ile belirlenecek. 

BOTAŞ cephesinde Gray’in sakatlığı sonrasında sergilenen oyunun daha kolektif hale evirildiği dikkat çekiyordu.  

Bana göre bir çok oyuncu, özellikle yerli isimler bu dönemde gerçek kapasitesini sergilemek imkanı buluyor. 

Bu da BOTAŞ gibi 20’li yaşlarının ilk yarısında isimlere sahip bir kulüp için olumlu. 

Bu durumun, Chelsea Gray benzeri (topu elinde tutarak oynamayı seven) oyun kurucular ile ilgili dikkate alınması gereken önemli bir veri olduğunu “hatırlatmak” isterim. 

Eldebrink ve Stokes’n son haftalardaki ortalamalarının altında kaldığı maçın sonunda düşen savunma direnci hücumdaki momentum kaybını telafi edemedi.  
 
 
*****

Ligde önemli mücadelelerden biri de play-off’a katılacak 8. takım olmak için yapılıyor. 

Orman Spor bu hafta AGÜ önünde 69-67 kazanarak Galatasaray’ı takibini sürdürdü. 

Sezonu adeta bir gelişim takımı kimliğinde tamamlayacak olan AGÜ ise kadro kapasitesi kapsamında iyi mücadele etse de öne geçmek için bitirici hamleyi yapacak gücü bulamadı. 
 
Orman Spor adına İvankovic, Thomas ve Simay Karaman’ın kritik sayıları sonuçta etkiliydi. 

Elbette Sykes’ın 6 asist ve 4 blok başarısı da göz ardı edilmemeli. 
 
Galatasaray ve Orman Spor gelecek hafta 8. takımı belirleyecek bir maça çıkacak. 

İki takım arasındaki maç hem sonuçları hem de ortaya konacak basketbol açısından önem taşıyor. 

Haftanın diğer maçlarında Hatay BŞB-Beşiktaş, Mersin BŞB-Canik Belediyesi önünde kazandı.  
 
twitter: @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 7511