Kalaycıoğlu: Sopron için kostümlü prova yaptık (Gençalp Kozan) - BasketFaul.com

Kalaycıoğlu: Sopron için kostümlü prova yaptık (Gençalp Kozan)

14-04-18 22:18
1 yıl, 5 kupa… Basketbol sohbetlerinizde bu cümleyi daha önce kaç kere kurdunuz bilmiyorum, hiç kullanmamış olmanız muhtemel zira Zafer Kalaycıoğlu önderliğindeki Yakın Doğu Üniversitesi eşine çok sık rastlanmayacak bir işe imza attı ve kadın basketbolunda bir ilki başardı. YDÜ’nün başarıları bununla da sınırlı değil. Yavru Vatan’ı hukuki sebeplerle İstanbul’da temsil etmek zorunda kalan bordo-beyazlı ekip; ilk kez katıldığı Euroleague’de, 20 Nisan Cuma günü finale kalmak için Macar ekibi Sopron ile karşılaşacak. Biz de Zafer Kalaycıoğlu ile bir araya geldik ve kısa zamanda başarıya giden bu meşakkatli yolu, Final Four’u konuştuk.

Koç son bir yılda Eurocup, Türkiye Ligi, Cumhurbaşkanlığı ve 2 Türkiye Kupası kazandınız. Sırada Euroleague var mı diyelim?

İnşallah! Ağzınızdan bal damlıyor derler ya, aynı o hesap. Fakat aslında bu işler o kadar da kolay değil. Yakın Doğu Üniversitesi olarak son 2 sezon çok büyük başarılar kazandık, bu başarıları da ilk kez katıldığımız Euroleague'de normal sezonu 1. sırada tamamlayıp Final Four'a kalarak taçlandırdık. Fenerbahçe'de çalıştığım zamanlar bu noktalara gelmek için uzun yollardan geçmiştik, tabii Fenerbahçe sonrasında çok büyük işlere imza atıp 6 sene üst üste son 4'e kalmayı başardı. Biz kendimizi bir anda Fenerbahçe ile mukayese edemeyiz. Onların yaptığı iş gerçekten çok büyük, Galatasaray aynı şekilde... Bu kupayı da alırlarsa ki alacaklarına canıgönülden inanıyorum, son 10 yılda 1 Euroleague, 2 Eurocup kazanarak kadın basketbolunda bayrağı en tepeye çıkartmış olacaklar. Biz de aynı yoldan gitme gayesindeyiz, ülkemizde kadın basketbolunun ilerlemesi için Türk takımlarının başarılı olması gerekiyor.

Gerçi biz Kıbrıs Türk halkını temsil ediyoruz. Bu konuda federasyonumuza teşekkür etmemiz lazım, onların sayesinde kendimizi Türkiye Ligi'nde şampiyonluk mücadelesi verirken bulduk. Tabii bu mücadele bizim proje takımı olmamızdan da kaynaklanıyor. Amacımız Kıbrıs Türk halkının gururlanacağı bir takım olup onların kendilerini kabul ettirme mücadelesine katkı sağlamak. Çabamız bunun için, şu ana kadar elde ettiğimiz başarılarla bunu gerçekleştirdiğimize inanıyorum. Euroleague'i alır mıyız bilmiyorum ama birinci hedefimiz ilk rakibimiz olan Sopron karşısında kazanıp finale çıkmak.

"Aile ortamı olunca başarı peyderpey geliyor"

Kazanma alışkanlığını adım adım maksimum düzeye çıkaran bir takım inşa ettiniz, bunun tek sırrı yüksek bütçeniz olmasa gerek…

Bunun kesinlikle staffımızın kenetlenmesi ve çok çalışmasıyla olduğuna inanıyorum. Yol göstericimiz ve kondisyonerimiz Enis Baş ile takımın fiziksel olarak nasıl hazırlanması gerektiğine, oyunculara ne zaman yükleme yapıp onları ne zaman rahatlatacağımıza karar veriyoruz. Bu konuda ne kadar başarılı olduğunu geçen sene de gördük. Örneğin geçen haftalar oynadığımız Beşiktaş, ASKİ ve İstanbul Üniversitesi maçları nispeten kolay maçlardı ve yükleme dönemimizi o periyoda denk getirdik. Bu sebeple bu karşılaşmalar beklenenden daha yakın geçti, hatta ASKİ maçını uzatmada kazandık. Fakat bu çalışmaların faydasını Final Four'da göreceğimize inanıyorum.

Yine Emre Vatansever ile 2 sezondur beraberiz, kendisiyle 2009'da Galatasaray'ın başındayken birlikte çalışmıştım. Sonrasında Becker ile başantrenörlük de yaptı fakat irtibatımızı hiç koparmadık, buraya geldikten sonra da rolünü benimsedi, bir yandan da baş antrenörlük için emin adımlarla yürümeye devam ediyor. Sonuç olarak takımın hangi düzende çalışacağıyla ilgili majör kararları ben alsam da daha sonra bunu Emre ve Enis ile paylaşıyorum, onlar da antrenman programlamasını yapıyorlar. İdari ekibimiz de oyuncularımız istekleri doğrultusunda hareket edip onların mutlu olmasını sağlıyor. Böylece güzel bir aile ortamında başarı peyderpey gelmiş oluyor.

Bildiğim kadarıyla oyuncular da Başkan Işık Eyigüngör’ü, sizi, Murat Tümer’i babası ya da abisi gibi benimsemiş durumda. Keza Kaptan Bahar Çağlar da takım içinde önemli bir karakter…

Saydığın isimlerin hepsi başta Kulüp Başkanı Işık Bey olmak üzere kendilerine düşen görevleri en iyi şekilde yerine getiren kişiler. Ama tabii fabrika alt tarafta yani bizde. Biz üretimi iyi gerçekleştirdiğimizde onlar da mutlu oluyorlar. Ayrıca bu noktada Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı İrfan Günsel ve ailesinin bize verdiği destekleri yadsıyamayız. Bu birlikteliği gerçekleştirdiği için de Işık Eyigüngör'e ayrıca teşekkür ederim. Onun sayesinde hem Yakın Doğu Üniversitesini hem de Günsel ailesini tanıma fırsatı buldum.

Bununla birlikte Kıbrıs'ın sürdürdüğü mücadelenin farkına vardık. Kıbrıs halkı ülkenin tanınması ve hukuki sorunların çözülmesi için adada adeta çığlık atıyor. Günsel ailesi de elde edilen sportif başarıların büyük önem arz ettiğine ve bu ambargoların spor vasıtasıyla kalkması için gerekli adımların atılacağına inanıyor ve yatırımı da bu sebeple yapıyor. Sanırım bugüne kadar kadın basketboluna bu denli büyük yatırım yapan bir sponsor olmamıştı.

"Geçen seneki Eurocup’ta Türk takımlarıyla karşılaşmak başarımıza gölge düşürdü’’

Deplasmanlar için sık sık Avrupa’ya gidiyorsunuz. Kıbrıs kökenli bir takım olduğunuzu duyduklarında nasıl tepkiler geliyor?

Aslında o kulvarda yarışmaya devam etmemiz lazım, Avrupa'da ismimiz yeni yeni bilinmeye başlıyor. Ligde yer alıp sıradan bir takım olursanız kendinizi tanıtamazsınız; bunu gerçekleştirmek için Euroleague'de final oynamak, şampiyonluk kazanmak gerekiyor. İşte o zaman Yakın Doğu'nun Kıbrıs Türklerinin temsilcisi olduğu daha kolay ortaya çıkacak. Final Four bu yolda atılmış ilk adım, biraz zaman ve istikrara ihtiyacımız var.

Bununla birlikte, geçen sene Eurocup yarı final ve finalinde Türk takımlarına karşı oynamış olmamız başarımıza gölge düşürdü ve Eurocup’ın çok kolay kazanılmış bir zafer gibi algılanmasına yol açtı fakat hiçbir şampiyonluk kolay elde edilmez. Önümüzde AGÜ örneği var, o kupada üç defa final oynayıp şampiyon olamadılar. Yani hiç kolay bir iş değil. Neyse ki bu sezon orada Galatasaray gururumuz oldu, son maçta da avantajlarını koruyup şampiyon olacaklarına inancım tam. Diliyorum ki kupayı Türkiye'ye tekrar getirecekler. Bu hususta başta Kaptan Işıl Alben olmak üzere tüm oyuncuları kutluyorum ve başarılar diliyorum.

Geçen sene Fenerbahçe’ye karşı psikolojik anlamda sert geçen bir seri sonunda ligi şampiyon tamamladınız. Bu sezon ise Fenerbahçe, Euroleague normal sezonunda Ekaterinburg gibi başka güçlü bir takımı 2 maçta yense de size iki kez mağlup oldu. Fenerbahçe’ye karşı psikolojik bir üstünlük kurduğunuzu düşünüyor musunuz?

Fenerbahçe'ye karşı çok net bir üstünlüğümüz olduğunu söyleyemem. Sonuçta biz onları Euroleague'de 2 kez yendik, onlar da bize ligde aynısını yaptı. Türkiye Kupası'nda da rakip olarak onları bekliyorduk fakat finale Hatay BŞB çıktı, böylece kurbanımız Hatay olmuş oldu. Buna ek olarak Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda Fenerbahçe ile oynadığımız maçı üstün bir mücadeleyle kazanmayı başarmıştık. Ayrıca o maçı sezon ortasında oynamanın güzel tarafı her iki takımın da sahada eksiksiz mücadele etmesi oldu, daha önce bu maçlar sezon başında yapıldığından bazı oyuncuların WNBA'den dönememesi sebebiyle sürpriz sonuçlar alınabiliyordu. Takımlar da ‘’Biz çok eksiktik.’’ gibi bahanelerin arkasına sığınıyordu, şimdi öyle bir bahane de kalmadı. Güzel bir mücadele ve sonuçla kupayı kazandık. Sanırım arka arkaya 4 tane kupa kaldırmak da Türk kadın basketbolunda ilk kez bize nasip oldu.

Bu yüzden Necip Kapanlı size ‘’kupa papazı’’ demişti hatta…

Evet aslında kupa ası demesi lazımdı. Yaşımıza hürmeten kupa papazı yakıştırmasını yapmış, buradan ona sitemlerimi gönderiyorum (Gülüyor).

"Sopron için kostümlü prova yaptık’’

Koç Final Four’a tekrar dönecek olursak ilk rakibiniz Macar ekibi Sopron. Çok fazla bilinen ismi barındıran bir kadro olmasa da önceki turda seriyi 1-0’dan çevirip Fenerbahçe’yi elemişlerdi ve aynı zamanda Final Four’da ev sahipliği avantajları da olacak. Siz bu eşleşmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tabii format Final Four'a kalan 4 takımdan birinin ev sahipliği yapması şeklinde. Durum böyle olunca yöneticiler, oyuncular, taraftarlar yani herkes organizasyonun iki Rus takımının sahasında olmaması için dua ediyordu. Böylece Sopron ev sahibi oldu ve bizim için maçın zorluk derecesi bir hayli yükseldi. Sopron maçı için bu sezon oynayacağımız en zorlu maç olacak diyebilirim.

Sopron'un oynadığı salonu da iyi biliyorum, tam bir cehennem. Biz de buna önlem olarak antrenmanlarımıza 6 erkek basketbolcu getirip onlara Sopron'un setlerini öğrettik. O oyunculara bir süre antrenman yaptırdık ve Sopron'un yeşil renkli formalarını giydirdik, bir nevi kostümlü prova yaptık. Bunun dışında Sopron-Fenerbahçe maçında tribünden gelen sesleri kaydedip hoparlöre verdik. Hiç kimsenin birbirini duymayacağı bir ortam yaratıp erkek takımıyla 3 tane ASKİ maçı öncesi, 3 tane de İstanbul Üniversitesi maçı öncesi antrenman maçı yaptık. Umarım bu çabamız bize galibiyet olarak geri döner.

Sonuçlar nasıl oldu?

Mağlup olduk (Gülüyor).

"Finalde avantajım olduğunu düşünüyorum’’

Sopron’u incelediğimizde topa baskıyı özellikle oyun kurucuları Yvonne Turner üzerinden etkili olarak yaptığını görüyoruz. Yakın Doğu’nun da en büyük zaafı top kayıpları olarak gözüküyor. Turun anahtarı top kayıplarını minimize etmek mi sizce?

Kesinlikle! O noktada Eldebrink, Vandersloot ve Olcay’a büyük iş düşüyor. Takım halinde topa mümkün olduğunca yüksek baskı yapıyorlar. Tabii Turner'ın kolları uzun olduğu için onun yaptığı baskı daha çok öne çıkıyor. Dolayısıyla buna dikkat edeceğiz, umarım aldığımız önlemleri sahada en iyi şekilde sergileriz.

Final Four daha farklı bir atmosfer, orada başarılı olmanın sırrı sizce ne?

Orada her şeyin dört dörtlük yürümesi gerekiyor, yani baş antrenörden malzemeciye kadar herkes o kupayı kazanacağına inanmalı. Finale kalmak takım tarafından başarı gibi görülmemeli. Tabii bizim ilk katılımımızda final-four yapmamız büyük başarı ama biz de ilk maçımızı kazanıp ilk etapta finale kalmak istiyoruz, finalin atmosferi çok farklı olur. Ben daha önce Türkiye Kupası'nda 11 finalin 11'ini de kazandığım ve tek maçı finallerinde mağlubiyet almadığım için o konuda bir avantajım olduğunu düşünüyorum. Oyuncuların da bundan faydalanacağı kanaatindeyim. Yeter ki finale kalalım da sonra oraya bakarız. 

Yorumlar Okunma: 2231