KBL'de yarı final analizi (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

KBL'de yarı final analizi (Hayri Pekergin)

08-05-18 07:11
Bilyoner.com KBL’de yarı finaller başladı ve tüm hızı ile sürüyor.

Ligi lider kapatan Türkiye Kupası Şampiyonu Yakın Doğu Üniversitesi ve normal sezonu 5. sırada kapatan Çukurova Basket serisi şu an 1-1 konumda.

Ligi 2. sırada bitiren Hatay BŞB zorlu maratonu 3. sırada kapatan Fenerbahçe önünde sahasında 0-2 geride.

Bugün bu takımların durumlarını ve serilere etki eden temel faktörleri ele alarak sonraki maçlar ile ilgili beklentileri dile getireceğiz.

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ – ÇUKUROVA BASKET: 1-1

Yakın Doğu Üniversitesi ile ilgili son yazdıklarımı bu seneki oyunu eleştirmek olarak değil gelecek sene için uyarılar olarak değerlendirmek doğru olur.

Bu sene Avrupa’da Final Four (ki ulaşıldı) seneye ise Şampiyonluk hedefleniyor ise her pozisyonda Türkiye’de mümkün olan en güçlü kadro ile yola çıkmakta yarar var.

Yakın Doğu Üniversitesi seride oynanan iki maçın hücum maçı kimliğinde olan 78-76 skorlu ilkini kazanırken, savunma maçı olarak nitelenebilecek 55-59 skorlu ikincisini kaybetti.

Kadın basketbolunu yeteri kadar bilmeyenler atılan sayılara ve yüzdelere bakarlar.

Ben kullanılan top sayılarına bakın derim.

YDÜ ekibinde bana göre bu seride dikkat çekici olan faktör hücumda işlerin iyi gitmediği bölümlerde savunmada etki yaratacak kadar reaksiyon gelmemesiydi.

Bu durumu Final Four için yapılan yüklemenin getirdiği yorgunluğun geçici faturası olarak görmek sanırım aşırı iyimserlik olmaz.

Bu tez doğru ise Mersin’deki 3. maçta çok sert reaksiyon verecek bir YDÜ savunması görmemiz gerekir.

Bununla birlikte takımın topu daha iyi paylaşması da oyuncuların motivasyonu için destek görevi görebilir.

Kadın basketbolunu bilenler savunmadaki başarının önemli bir temelinin hücumdaki paylaşımın kalitesi olduğunu hatırlayacaktır.

Burada ifade edilmek istenen elbette herkesin aynı sayıda şut atması değil. Oyuncuların kendi kabul ettikleri rollere uygun şekilde topu paylaşması.

Çukurova Basketbol takımı sezona bir menejerlik şirketi takımı olarak oyuncuların gelişimi teması ile başlamıştı.

Sezonun sonlarına doğru artık başta “görünen” yapıdan daha farklı bir model ortaya çıktığı görülüyor.

Aslına bakarsanız oyuncu gelişimi konusundaki yerinde saymayı görmezden gelirsek Çukurova Basket’in lige renk getiren güzel bir model olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Iagupova’nın savunma ve hücuma aynı seviyede değer katan liderliği, Larkins’in profesyonelliği ve takımını sahiplenmesi, DeShields’in Larkins ve Iagupova’dan aldığı hayat dersleri ile takım oyunu ve ribauntlara verdiği önem şu anda belirleyici faktörler.

Yerli oyuncuların hepsine süre verilerek canlı tutulan savunma ile yukarıdaki zenginlik birleşince güçlü YDÜ önünde deplasmanda bir galibiyet ve bir galibiyet kadar değerli az farklı bir maç ile seri 1-1 durumda.

Serinin 3. maçı bana göre bir kırılma maçı olacak.

Çukurova Basket rakibin hata ve zayıflıklarını iyi işleyen buradan sinerji üretebilen bir takım.

YDÜ bu maçı savunma gücü ile farklı şekilde alır ve bu maçta top paylaşımı da rollere göre iyi dağılırsa bordo beyazlılar seriyi Mersin’de bitirebilir.

3.Maçta yine başa baş bir mücadele ve 60 ya da 70’lerin başlarındaki sayılarda bir skor görürsek Çukurova Basket’in şansının arttığını düşünebiliriz.

Bana göre 3.maçta Çukurova Basket yerli rotasyonunun hücum, YDÜ yerli rotasyonunun savunmaya getireceği ekstra katkı sonucu belirleyici faktör olacak.

HATAY BŞB – FENERBAHÇE 0-2

Fenerbahçe Garnier ile normal sezona göre daha odaklı bir basketbol sergiliyor.

Sezonun önemli sorunu olan hücum ve savunmadaki devamlılık Hatay BŞB serisinde eskisi kadar rahatsız edici boyutta değildi.

Evet, yine momentum kayıpları oldu. Bununla birlikte kayıplar ya kısa sürede aşıldı ya da daha sonraki bölümlerde hemen telafi edilebildi.

Fenerbahçe iki maçta da Hatay BŞB’ye 60 sayıyı geçme izni vermedi. Bu önemli bir not.

Sarı lacivertlilerde Pelin Bilgiç’in yeniden aktive edilmesi, Plum’un ritm ve güven kazanması, Verameyenka ve Vaughn’un istikrarı önemli artılar.

Tuğçe Canıtez’in bu sezon özellikle bu seride sarı lacivertli takımda X faktör konumundaki isim olduğunu düşünüyorum. İkinci maçtaki 8 ribaunt 6 asisti değerli. Daha değerli olan rakibin missed match planlarını bozan savunma direncini sergiliyor olması.

Hücumda bir miktar fazla risk alıp top sayısını iyi seçilmiş şutlarla arttırırsa takımın hücum kalitesini daha da yükselteceğini söylemek mümkün.

Hatay BŞB açısından son maçta ortaya konan savunmanın göze hoş gelmediğini söylemek gerekiyor.

BU durumun nedenini bilmemiz elbette mümkün değil.

Bununla birlikte ister fiziksel olarak yorgunluk olsun, ister oyuncuların odaklanma sorunu olsun bu durum sezon içinde de bazı şeylerin tam yolunda gitmediğinin göstergesi olarak görülmeli.

Yabancı oyuncuların uzun süredir değişmediği kulüplerde zamanla yerleşen sedanter yaşam tarzı kulüp yönetiminin hedeflerinin uzağında kalınması gibi riskleri de beraberinde getiriyor.

Aslında kurumsal hayata bakarsak şirketlerin de belirli bölümlerdeki ekipleri arasında yenilenmeyi “sürekli” sağlayarak takım içi rekabetin hep yüksek kalmasını “öncelediklerini” görebiliriz.

Açıkçası serinin 3. maçında Hatay çok sert savunma yaparak rakibinin servisini kıramaz ise seri İstanbul’daki maçın 3. çeyreğinde sona erebilir.

Ben Hatay ekibinin son maçta ilk iki maça göre daha güçlü bir odaklama ve mücadele ile başlayacağını düşünüyorum.

Bahar Öztürk’ün süresinin fiziksel seviyesinin gerektirdiği süreye çekilmesi, Syntsina’nın ve yerli rotasyonun katkısı Hatay ekibi adına ön plandaki faktörler olarak görülüyor.

Bu konularda maç sonuna kadar devamlılık sağlanırsa çok çekişmeli bir maç izleyebiliriz.

twitter: @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 3267