Türk Basketbolu, Türk Voleybolunu örnek almalı (İlker Yıldız) - BasketFaul.com

Türk Basketbolu, Türk Voleybolunu örnek almalı (İlker Yıldız)

14-06-18 11:38
Bugün A Milli Voleybol Takımlarımızın iki önemli maçı vardı ve yaklaşık 3,5 saattir heyecanla bu iki maçı ekran başında izledim. A Milli Voleybol Takımlarımızı izlerken, A Milli Erkek Basketbol Takımımızın da benzer başarıları neden elde edemediğini düşündüm.

2017-2018 Vestel Venus Sultanlar Ligini Vakıfbank ve 2017-2018 Efeler Ligini Halkbank şampiyon olarak tamamladı. Her iki ligimizde de bir maçta sahaya çıkan yabancı oyuncu sayı dört ile sınırlıydı ve bunlardan 3'ü aynı anda sahada bulunabiliyordu. Avrupa Kupalarında da hemen hemen benzer durum söz konusuydu; takımlarımızın çoğu, on dört kişilik takım listelerinde sadece dört veya beş yabancı oyuncuya yer verdiler. Mesela, 2018 Women's Champions League (2018 Kadınlar Voleybol Şampiyonlar Ligi) şampiyonu olan takımımız Vakıfbank, final maçında sadece dört yabancı oyuncu ile oynadı. Ayrıca final maçında sahaya çıkan ilk altı oyuncudan biri 1996 (Cansu Özbay, pasör) ve diğeri 1999 (Zehra Güneş, Orta oyuncu) doğumlu iki yerli genç oyuncumuzdu

Bugün, A Milli Erkek Voleybol Takımımız 2018 CEV Altın Lig (2018 CEV Golden European League Men) final-four maçında ev sahibi Çek Cumhuriyetine 3-0 yenilmesine rağmen, turnuva genelinde oynanan oyun ve takımımızdaki üst düzey genç oyuncularımızı izlemek beni fazlasıyla memnun etti. Uzun yıllardan beri A Milli Kadın Voleybol Takımımızın gölgesinde kalan A Milli Erkek Voleybol Takımımız, artık özlenen üst düzey başarıları yakalamaya çok yakın. A Milli Erkek Voleybol Milli Takımımızın kadrosu hem çok genç hem de ileride dünya çapında üst düzey oyuncu olmaya namzet oyunculardan kurulu. Metin Toy (1994), Adis Lagumdzıja (1999) ve Mert Matiç (1995) gibi birçok üst düzey genç oyunculara sahibiz. İnanıyorum ki çok kısa zamanda A Milli Erkek Voleybol Takımımız, Avrupa ve Dünya Şampiyonalarında önemli başarılara imza atacaktır.

Benzer durum A Milli Kadın Voleybol Milli Takımımız içinde geçerli. Son birkaç yılda voleybol kariyerlerini sonlandıran, başımızın tacı oyuncularımız: Esra Gümüş Kırıcı, Gülden Kayalar Kuzubaşıoğlu, Gözde Kırdar ve Neslihan Demir gibi dünya çapındaki yıldızlarımızdan sonra; Ebrar Karakurt (2000), Zehra Güneş (1999), Hande Baladin (1997) ve Cansu Özbay (1996) gibi dünya çapında olmaya namzet oyuncular çıkartabiliyoruz.

A Milli Kadın Voleybol Takımımız genç kadrosuyla, bugün Almanya’yı 3-1 yenmeyi başardı ve 2018 Voleybol Milletler Liginde grup aşamasının son maçı öncesi (14 maçta 10 galibiyet), 27 Haziran-1 Temmuz 2018 tarihleri arasında Çin’in ev sahipliğinde düzenlenecek olan Milletler Ligi 6’lı Finallerinde oynamaya hak kazandı. Bu büyük başarıda yukarıda ismini saydığım genç oyuncularımızın çok önemli katkıları vardı.

Hem erkek hem de kadın voleybolumuzda dünya çapında oyuncular çıkartmakta zorlanmıyoruz, ayrıca hem A Milli Takımlarda başarı grafiğimiz artarken hem de kulüplerimiz de yerli oyuncuların sorumluluklarıyla lig ve Avrupa Kupalarında çok başarılı olabiliyorlar. Çünkü voleybol kulüplerimiz üst düzey genç oyuncu yetiştirirken, Türkiye Voleybol Federasyonumuzda; Bayanlar 1. Ligi ile Erkekler 1. Liginde “TVF Spor Lisesi” adıyla pilot takım kurarak, kendi TVF Spor Lisesinden yetişen genç oyuncularımıza önemli tecrübeler kazanmaları için imkânlar sunuyor. Bunun neticesinde de voleybolda yetenekli yerli genç oyuncu havuzumuz genişlerken, bu işten hem voleybol kulüplerimiz hem de Voleybol Milli Takımlarımız kazançlı çıkıyorlar.

Son yıllarda maalesef sığ olduğunu düşündüğüm bir tartışmanın içinden çıkamıyor Türk basketbolu… Neymiş, eğer yabancı oyuncu sayısını azaltırsak, yerli oyuncular bu sefer ücretlerini ikiye üçe katlıyorlarmış. Evet, doğru olabilir ama bu sorunu aşamamanın asıl sebebi de kulüplerimizin basketbola bakış açıları değil midir? Basketbol kulüplerimiz de voleybol kulüplerimiz gibi üst düzey oyuncu yetiştirerek, yerli oyuncu havuzunu genişletmiş olsalardı acaba yerli oyuncular sözleşmelerinde çok büyük ücretler isteyebilirler miydi?

Özetle söyleyecek olursam; eğer kulüplerimiz hazıra konmayı bekler ve nitelikli oyuncu yetiştirmeye öncelik vermezlerse, olup olacağı olumsuz bir kısır döngü içerisinde kendilerini bulmalarıdır. Daha sonra da lütfen kimse yerli oyuncular yatıyor ve çok yüksek paralar istiyorlar demesin! Kulüplerimiz nitelikli yerli oyuncu havuzunu genişlettikçe, yerli oyuncularımız da kendilerini çetin bir rekabetin içinde bulacaklardır.

Türkiye Basketbol Federasyonumuzun ve basketbol kulüplerimizin önünde, Türkiye Voleybol Federasyonu ve voleybol kulüplerimiz güzel bir örnek olarak duruyor. Haydi, hep beraber kendi basketbol felsefemizi kuralım ve sığ düşüncelere saplanmaktan kurtulalım.

Her şey Türk basketbolu için. 

Yorumlar Okunma: 3598