maltepe escort

alanya escort

kartal escort

 Oğulcan Sevim: Para ikinci planda - BasketFaul.com

Oğulcan Sevim: Para ikinci planda

19-06-18 11:48
Geçtiğimiz sezon TBL'den TB2L'ye düşen Finalspor'un bu sezon aslında pek çoğu kişi şampiyon olacaklarını düşünmese de onlar özellikle final grubunda yakaladıkları iyi grafikle TB2L şampiyonu olup tekrar TBL'ye yükseldiler. Bu başarının en büyük mimarlarından biri de takımın hatta belki de ligin en iyi oyuncusu olan, triple double performanslarıyla herkesin dikkatini çeken Oğulcan Sevim. Karşıyaka altyapısında yetişen 1993 doğumlu olan başarılı guard TB2L'nin son 3 sezonun asist kralı. 

Biz de kendisiyle şampiyonluk maçı sonrasında bir araya gelerek hem takımı hem de kişisel başarısı hakkında bir röportaj gerçekleştirdik.

Seni büyük çoğunluğumuz son 3 sezondur TB2L asist kralı olmanla tanıdı diyebiliriz. Peki basketbola nasıl başladın? Bize biraz kendinden bahsedebilir misin?

Ben aslında futbol oynuyordum. Kimse benim futbolu bırakmamı istememişti. Ancak bazı nedenlerden dolayı bırakıp Karşıyaka'da basketbol oynamaya başladım. Basketbodaki İlk senemde 9 yaşında ilkokullarda Türkiye 4.sü olduk ve ben de en iyi oyun kurucu seçildim. Biraz Allah vergisi bir yetenekle başladım diyebilirim. 

Karşıyaka'daki hocalarım Coşkun Yurtlu ve Ceyhun Cabadak'ın bendeki emekleri çoktur. Yeteneğimi keşfetmemde büyük katkıları oldu. Karşıyaka'nın alt yapısında yaşadığım sakatlık haricinde iyi bir dönem geçirdim diyebilirim. Turnuvalarda asist kralı ve turnuvanın en iyi guardı ödülleri aldım. A takıma geldiğimizde ise coachumuz Hakan Demir'di. Belki coach beni yeterli görmedi belki de kulüp istemedi onu tam bilmiyorum ama o sezon kulüple yollarımız bir şekilde ayrılmış oldu. Ben o zamanlar TBL'de mücadele eden İBB'ye transfer oldum. Orada sadece 9-10 maça çıkabildim. Sonrasında biraz da bu sebeple başka bir takıma gitmek istedim. Ancak imza problemi olunca ufak bir sıkıntı yaşandı ve ben o sezon hiçbir yerde oynayamadım. Yani 6 ayım boşuna gitmiş gibi oldu. Yeni sezonda ise Best Balıkesir'e transfer oldum. Coachumuz Mustafa Derin'di. O sene iyi performans göstersem de Mustafa Hocam'ın ayrılmasının ardından benim de kulüple yollarım ayrıldı ve Karşıyaka'nın pilot takımı olan Bostanlıspor'a gittim. Orada takım arkadaşlarım olsun, yöneticilerimiz, hocalarımızla olsun çok keyifli ve mutlu olduğum bir sezon yaşadım diyebilirim. Sonrasında Maliye Piyango'ya transfer oldum. TB2L'de ilk kez asist kralını burada oldum. Gelişim Koleji'ne gittiğimde ise tekrar bir sakatlık yaşadım. Aynı sezon içinde tekrar Maliye Piyango'ya döndüm ancak sezon sonunda ligden düştük. 

Bu sezona geldiğimizde ise burası TBL'ye çıkma hedefli kuruldu. Ama bence şampiyon olacağımızı çok beklenmiyordu. Bu sene hayatımda bu zamana kadar çalıştığım en karakterli insanlarla çalıştığımı söyleyebilirim. Yönetim olsun staff olsun bana çok güvendiler. Herşeyi bana bıraktılar diyebilirim ve yolun sonunda da şampiyon olduk. Bana güvendikleri için hepsine çok teşekkür ederim. Ne mutlu ki ben böyle bir takımın parçası oldum. İyi ki beni seçmişler. İyi ki yönetim bana güvenmiş. İyi ki takım arkadaşlarım bana sorumluluk vermiş. Elimizden geldiğince güzel şeyler yapmaya çalıştık ve başardığımızı da düşünüyorum.

Sen 3 sezondur bu ligde çok iyi performans gösteriyorsun. Ancak takımınla şampiyonluğa bu sezon ulaştın. Dolayısıyla tek başına bir oyuncunun başarı için yeterli olmadığı takım arkadaşlarıyla doğru uyumun yakalanmasıyla başarının geleceğini söylersek sanırım yanlış olmaz.

Eski takımımda oyuncu kadrosunda tecrübesizlikten dolayı kaldıramadıkları için ligden düşmek zorunda kaldık. Asist kralı bendim, sayı kralı da bizim takımdaydı ama iki üç kişiyle olmadığını bir kez daha görmüş olduk. Çünkü bu bir takım oyunu. İstediğiniz kadar iyi oynayın yanındaki insanlar o kadar efektif olamazsa o zaman sıkıntı olmaya başlar. Biz de bu sebeple geçen sezon ligden düşmüştük. 
Burada ise başta da dediğim gibi hepsi çok değerli oyunculardı. Eğer takımınızda kulis yapan, ayağınızı kaydırmaya çalışan insanlar olursa siz istediğiniz kadar asist yapmaya çalışın o asistlerin hiçbir manası olmaz. Çünkü siz istediğiniz kadar iyi pozisyon yaratın, o istemezse sayıyı atmaz. Bundan da ziyade takım arkadaşlarınızın size güvenmesi lazım. Bu güveni sağladığınızda gerçekten çok iyi şeyler yapabilirsiniz. Elbette ben onların sayesinde asist kralı oldum. Belki de bu sayede ligin en iyi oyuncusu seçildim. Hepsi onların sayesinde oldu. Benim yaptığım işin %40-50'lik kısmı. Ama takım arkadaşlarınız size destek verdiği zaman başarının anahtarının orada olduğunu anlayabiliyorsunuz. 

Son maça gelirsek özellikle 2 dakika kala yakaladığın kritik seriyle takımına şampiyonluğu getirdiğini söylebiliriz. 

Şampiyonluk maçının ilk çeyreğinde sakatlandım. Bileğimi burkmuştum. Oyuna dolayısıyla ilk yarıda çok katkı veremedim. Katkı vermeyi çok istiyordum ama bileğim şişmişti ve ağrım da vardı. Ancak ikinci yarıda insanların gözlerinin içine baktığımda bana ihtiyaçları olduklarını ve benimle birlikte çıkabileceklerini gördüğüm için son maç olmasının da etkisiyle kendimi zorlamaya başladım. Çünkü son periyotta durumumuz kritiğe girmişti. İyi de yapabilirdim kötü de. Ama iyi tercihler yapıp takımıma şampiyonluk yolunda katkı verebildiğimi düşünüyorum.Bazı zamanlar özellikle şampiyonluk maçında gerekirse kendinizi zorlamak durumunda kalıyorsunuz. Çünkü sizden bir beklenti var ve böyle olunca da siz yarı yolda bırakıyor gibi oluyorsunuz. 

Takımın en iyisi olman böyle bir sorumluluğu da beraberinde getiriyor değil mi?

Buradaki sorumluluk bence maçı kazanmaktan ziyade yanındaki arkadaşların sana o kadar güvenmişken onları yarı yolda bırakmama sorumluluğu oluyor. Yoksa benim için maç hiç önemli değil. Şampiyon olursun olmazsın elenirsin elenmezsin. Ama yanında insanlar sana güvenirken onları yalnız bırakmak kadar kötü birşey olamaz. O yüzden benim ayağım kırılsa da o maçta yine oynayacaktım. Çünkü ben o insanları yalnız bırakamazdım. 

Bu uzun ve yorucu sezonda diğer takımların aksine özellikle final grubunda yükselişe geçerek sonunda da şampiyon oldunuz. Sezonu sizin açınızdan özetleyecek olursak nasıl geçtiğini söylersin? Sezon sezonuna kadar konsantrasyonunuzu korumayı nasıl başardınız?

Biz sezona çok erken ve konsantre olarak başladık. Ama bence bizim erken başlamamız ve dahil olduğumuz grubun geç başlamış olması bizi başta biraz demorilize etti. Biz erkenden form tuttuğumuz için arada geçen sürede sadece hazırlık maçlarıyla formumuzu korumaya çalıştık. Normal sezonu 5. tamamladığımızda ise benim şampiyonlukla ile ilgili en ufak bir şüphem yoktu. Çünkü diğer grubun bizim gruptan daha kolay bir grup olduğunu biliyordum. Final grubunda ise bana göre en önemli avantajımız çok fazla oyuncumuzun olmasıydı. Diğer takımların bu grupta üstüne çıkmamız için deplasmanlardan galip ayrılmamız gerekiyordu. Final grubundaki ilk maçımızı kaybetmemiz ise bence iyi oldu. Evimizde oynadığımız bu maçı kaybetmemiz final grubunun ne kadar zor olduğunu en ufak bir konsantrasyon kaybının kolayca maçı kaybetmemize sebep olacağını başından görmüş olduk. Biz ilk maçtan sonra üst lige çıkmaya kendimizi inandırdık ve şampiyonluk için gerekli olan deplasman galibiyetlerini elde ettik. Bazı maçlar talihsiz yenilgiler alsak da bu uzun ve tempolu sezon boyunca konsantrasyonumuzu koruyarak sonunda şampiyon olduk. 

Ama elbette şampiyonluk maçında ben dahil herkes yeneceğimize %100 emin değildik. Fakat ben şampiyon olacağımızı 7 ay önce kulübe transfer olduğum zaman rüyamda görmüştüm. Takım arkadaşlarıma da söylemiştim. Bazıları inandı bazıları inanmadı. Çünkü o anki durumla şuanki durumu kıyaslayamazdık. Ama ben inanmıştım ve gerçekten de 7 ay sonra olduk. 

Şüphesiz seni bilen herkes TB2L için fazla iyi bir oyuncu olduğunu düşünüyor. Peki senin sonrası için bir hedefin veya önceliğin var mı?

Öncelikle böyle düşünen insanlara teşekkür ediyorum. Benim tercihim öncelikle oynayabileceğim, mutlu olabileceğim ve gerçekten bana güvenip sorumluluk verebilecek bir takımın bir parçası olmak istiyorum. Para bu sebeple bende ikinci planda kalıyor. 

Performansın hakkında neler söylemek istersin? Sezonda double-double yapmadığın maç sayısı yok gibi. Ayrıca şampiyonluk maçında olduğu gibi sezon içinde pek çok kez triple-double da imza attın.

Topla oynamayı seven bir oyuncuyum. Yetenekleriniz bir yere kadar. Yarı yarıya oluyor bu iş bana göre. Yani %50 yetenek %50 de takımınızın size güvenmesi oluyor. Oynayan oyuncu bir hata yaptığında çıkacağını düşünmez. Ben de dolayısıyla hiçbir zaman hata yaptığımda çıkacağımı düşünmedim. Burada bana olan güven ve yeteneğimle ben de bu istatistikleri yakaladım. Benim bu başarımda en büyük pay sahibi takım arkadaşlarım ve staff. Bu yüzden tekrar onlara çok teşekkür ediyorum. 

Yorumlar Okunma: 6931