maltepe escort

alanya escort

kartal escort

 Bu 'Üçlük' kısa kaldı be Doğan Abi... (İnan Şefkatli) - BasketFaul.com

Bu 'Üçlük' kısa kaldı be Doğan Abi... (İnan Şefkatli)

12-07-18 21:54
1980'lerin başı, Türkiye yorgun. İhtilal yapılmış, sıkıntılı zamanlar ama biz yorgun değiliz. Her gün antrenman yapıyoruz. Hafta sonu olunca hiç üşenmeden takım arkadaşlarım ile Anadolu yakasından kalkıp Spor Sergi Sarayı'na maç seyretmeye gidiyoruz. İlk orada gördüm onu. Maç başladı 2 fast break pozisyonu hoopp basket. Yanımdaki takım arkadaşım (İstanbul dışından gelmişti, biraz da şivesi vardı) 'eee bu adam babasının atını'da geçiyordur' diye şaşkınlığını paylaştı. Bir sonraki pozisyon şut atıp (o zaman üçlük yoktu) basket yaptığında ikimiz de birbirimize bakıp 'şut pozisyonunda top daha başının üstüne gelmeden potadan girdi' dedik.

18 yaşıma geldiğimde ilk transferimi yaptım. Çukurova basketbol takımına 1. ligde oynamak üzere Mersin'e gittim. Sezonun ilk maçını Ankara deplasmanında oynayacağız. Hiç unutmuyorum Bulvar Otel'de cumartesi akşamı yemek yiyoruz. Aytek Abi'nin yanındayım, masanın konusu gün içinde oynanan İstanbul'daki maç. Fenerbahçe - Karşıyaka maçı çok skorlu geçmiş İzmir temsilcisi büyük bir sürpriz ile maçı kazanmış. Basketbol oyunculuk hayatının son senesinde Karşıyaka'ya transfer olan Doğan abi almış sazı eline. Sonrası Aytek abi de 'Maçtan sonra Doğan beni aradı. Tebrik ettim. Nasıl oldu diye sordum ?'  sıkı durun cevap: 'Fenerbahçe tüm takım 2'lik attı ben 3 'lük atıp işi bitirdim' demiş. Herkes çok güldü, ben daha sıcak güldüm ve ona yakınlaştığımı düşündüm. 

O sezon sonu basketbolu bıraktı. Jübilesinde neredeyse MVP seçilecekti. Birkaç defa omuzlara alınma teşebbüsünde bulunulmasına rağmen o inatla tüm maçı oynamak istedi.

Sezon bitti. Çetin abiye dedim ki 'ben oynamak istiyorum. İstanbul'a dönüyorum'. 2 gün sonra akşam Göztepe'deki ailemin evininin kapısı çaldı. Ailece evdeyiz. Kapıyı açtım. Doğan abi karşımda idi. İlk yüz yüze konuşmamız orada başladı. Babam geldi oturduk. Cebinden bir çek çıkardı. Çukurova da oynadığım ve bütün sene aldığım bedelin 4 katı. 19 yaşındayım. Maddi olarak durumumuz iyi ama babamın gözünün büyüdüğünü hatırlıyorum. Doğan abi 'Ben NASAŞ basketbol takımının menajeri oldum, seni de takımda görmek istiyoruz. 1. lige yeni çıktık ama müthiş bir kadro olacağız'  dedi. Gerçekten ilk 6 maçta 4 galibiyet aldık. Her gün İzmit'e antrenmana gidiyoruz. Bir gün tam otobüse bineceğiz, beni çekti kenara dedi ki 'Seni A Milli takıma aldılar. Amerika'da 15 gün kamp'a gideceksiniz. Pasaportunu hemen hazırla bana ver. Bizzat federasyona ben götüreceğim'. Tevekkeli değil bu adamı 5 sene önce Spor Sergi de seyrettiğimde çok sevmiştim. Ben 1 hafta içinde Amerika'ya gidemeden SARILIK oldum. Tahlil sonuçlarını beraber almıştık. Benden daha fazla üzülmüştü. Arkasını dönüp giderken dedi ki 'Hiç merak etme, seni en iyi doktora götüreceğim'. Götürdü ama hep bana baktığında üzgündü, çaktırmamaya çalıştı.

Çok zaman yollarımız çakıştı. 1996 Efes'in başında Avrupa şampiyonu olduğunda kupayı kaldırırken beraberdik. Çok seviçliydi ama beni gördüğünde hep o hastalandığımın hüznü aklına geliyor olsa gerek ki hüzünlenmişti.  

2001 Avrupa Şampiyonasında final maçına eşim ile Abdi İpekçi de maç'a gelmek istiyorum dedim hiç ikiletmedi 'Kaç kişisin?' dedi.

Fenerbahçe Televizyonu'nda basketbol programı yapıyorum. Her hafta konuk çıkarıyorum. Yeni birini bulmam lazım. Pazartesiden önceki gün benim için hep zehir gibi geçiyor. Bir gün gene dağıldım. Kimseyi bulamadım. Doğan Abi'yi aradım. 'Abi biliyorum. Milli takım ile kamptasınız ama durumum feci '. Hidayet Türkoğlu o dönem NBA de Sacramento ile müthiş bir sezon yaşamış.  'Hidayet yanımda onu getirsem olur mu?' dedi. Ben de yok abi o olmaz başka birini bulalım diyecektim ki eşim kaşıkla kafama vurdu, ben de kimden bahsettiğini o ana anladım. Doğan abi Pazartesi sabahı Hidayet Türkoğlu ile kapıda belirdiğinde dedim ki 'KAHRAMANIMSIN'.

10 gün önce beni aradı :

 'İstanbul altyapı da oynayan şu çocuğu tanıyormusun ?'

 'Hayır abi tanımıyorum' (2.000 lisanslı sporcumuz var hangi birini aklımda tutayayım diye düşünürken) ikinci soru geldi :

 'Peki bu takımı biliyormusun ?'

 'Böyle bir takım İstanbul'da  bilmiyorum'

 'Eee sende hiçbir şey bilmiyorsun'  (hafif gülerek)

Güldüm...

Kapattık...

...

Bilmiyorum...

Evet  bilmiyorum...

Gerçekten bilmiyorum...
...

Bilmiyordum senin 4 damarının da  o an tıkanmak üzere olduğunu...

Keşke bilseydim de oraya gelip seni ben götürseydim zamanında...

'Her ölüm erken, AMA BU DAHA ERKEN'

Huzur içinde yat, bizler ve basketbol sana minnettar...

Filiz abla ve tüm ailesine başsağlığı dileklerimle...

Yorumlar Okunma: 2848