Ekol kurma adına önemli bir adım (İlker Yıldız) - BasketFaul.com

Ekol kurma adına önemli bir adım (İlker Yıldız)

01-08-18 22:32

FIBA U18 Erkekler Avrupa Basketbol Şampiyonası ikinci tur maçında bugün ev sahibi Letonya'ya 61-62 (çeyrekler: 16-30, 13-12, 19-5, 13-15) mağlup olduk ve turnuvaya bundan sonra klasman maçları oynayarak devam edeceğiz.

 
Letonya maçının ilk yarısını 42-29 geride tamamlamamıza rağmen, özellikle üçüncü çeyrekte gösterdiğimiz başarılı oyun ile maçın son çeyreğine 2 sayı önde girmeyi başardık. Ancak, maalesef son hücumları iyi değerlendiremeyince maçtan mağlup ayrılmaktan kurtulamadık. Altyapı kategorilerinde alınan sonuçlardan çok, ortaya konan oyun ve oyuncuların bireysel eksikliklerini görüp, bu eksiklikleri giderme amacıyla yapılacak çalışmalar önemlidir. Turnuva genelinde oyuncularımız tam olarak kendilerinden beklediğimiz bireysel performansları ortaya koyamasalar da; özellikle bugün oynadığımız Letonya maçının, beni ilerisi adına fazlasıyla umutlandırdığını rahatlıkla söylemeliyim.
 
Yazılarımı takip edenler çok iyi bilirler ki, altyapı organizasyonlarında alınan kupalardan çok oyuncu yetiştirmenin önemli olduğunu hemen hemen bütün yazılarımda ifade etmeye çalışıyorum. U18 Millilerimiz turnuvada şu ana kadar oynadığı 4 maçtan 3'ünü kaybetmiş (Türkiye 73-67 Almanya, Türkiye 67-78 Fransa, Türkiye 56-65 Rusya ve Türkiye 61-62 Letonya) olabilirler, grup sonuncusu olarak ikinci turda Letonya’nın rakibi olmuş olabilirler, ama inanıyorum ki uzun vadede bizim çocuklarımız ve Türk basketbolu kazanacaktır.
 
"Çünkü bugün oynadığımız maç, her ne kadar turnuva adına çok önemli bir eleme maçı olsa dahi, ne olursa olsun takımımız maç boyunca kendi oyun anlayışından hiç taviz vermedi. Sürekli baskılı ve tempolu oyun oynayan, alan savunması hemen hemen hiç yapmadan (üçüncü periyot zaman zaman 1-3-1 dışında) adam adama savunmada ısrar eden bir Milli Takım izledik. Bu oyun anlayışı aynı zamanda takımımızdaki oyuncularımızın ileriye dönük basketbollarının gelişiminde de önemli bir etken olacaktır. Temposuz ve yavaş oynanan bir oyunda genç oyuncuların gelişim göstermesini beklemek hayalcilik olur. Bu nedenle; adam adama, tempolu ve bol rotasyonlu basketbolun, bizim Türk basketbolumuzun oyun tarzı olacağını düşünüyorum."

Amerikan kolej liglerinde, 2000 ve 2001’de yılın koçu seçilen Paul Hewitt’in basketbol felsefesi; “Kırk dakika baskı yaparım, kırk dakika hızlı hücum yaparım, oyuncum hata yapınca değiştirmem, onu sadece yorulunca çıkarırım” diyen bir anlayıştı. Daha geniş bilgi edinmek isteyenlerin, Sayın Cem Akdağ’ın 23.08.2011 tarihli “Dört Amerikalı Antrenör” yazısını okumasını tavsiye ederim. Bu anlayışı revize ederek, bize uygun hale dönüştürdüğümüzde (bugün oynanan Letonya maçı gibi), Türk basketbolunda bir ekol oluşturacağımıza inanıyorum. 

Bugün U18 Milli Takımımıza oynatılan basketbol, Türk basketbol ekolünün kurulması adına ilk adımlardan birisi olabilir. Tıpkı 2005 yılında yükselişe geçen A Milli Kadın Basketbol Takımımızda olduğu gibi.
 
U18 Erkek Milli Takımımızın, idari ve teknik ekibini can-ı gönülden kutluyorum. Aynı oyun anlayışına sonuçlar ne olursa olsun devam etmeliyiz. Genç oyuncularımız maç bitiminde çok üzüldüler ama ileride çok büyük zaferlere imza atacaklarına inanıyorum. Galiptir bu yolda mağlup diyorum ve diğer maçlarda da aynı anlayışla devam etmemiz gerektiğini düşünüyorum.
 
Her şey A Milli Takımlarımız için.
 
Not: Turnuva bitiminde U18 Milli Takımımızla ilgili geniş kapsamlı bir değerlendirme yazısı yazacağım.

Yorumlar Okunma: 4268