Yıldızımız Parladı (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Yıldızımız Parladı (Hayri Pekergin)

26-08-18 14:41
U 16 Kız Milli Takımı Avrupa A Klasmanı Şampiyonasında 4. sırayı aldı.

Hepimizin ihtiyacı olan, bize moral veren bir turnuva oynadık.

Neden böyle diyorum?

İlk 4 sırada olmak elbette önemli ama bizleri asıl sevindirmesi gereken bir altyapı milli takımının doğruya en yakın şekilde seçilip, doğru bir program ile sahaya çıktığı zaman yapabileceklerini görmek oldu.

Hatırlatmak gerekir ise, geçen yıl 2001-2002 doğumlu oyuncularımızın yer aldığı U16 milli takımı da aynı başarıyı yakalayabilirdi.

Geçen sene turnuvanın en kritik maçında İtalya karşısında geriden gelerek öne geçmiş ve daha sonra İtalya’nın 2002 doğumlu uzun boylu etkili forveti Panzera’nın yüksek şutlarını durduramadığımız için ilk 4 sıranın dışında kalmıştık.

O İtalya ise daha sonra kolay maçlar kazanarak bronz madalya almıştı.

O turnuvaya doğru bir planlama ve seçimler ile üst üste 3 hazırlık turnuvasının yorgunluğu ve sakatlıkları ile gitmemiş olsak geçen yıl da ilk 4 sırada olabilirdik.

*****

Şimdi sormamız gereken iki soru var.

İlki; ilk dört sırada olmamızı sağlayan nedenler nelerdi?

İkinci soru ise daha iyisi olabilir miydi?

İlk soru, yani yarı finali getiren nedenler bana göre daha öncelikli.

*****

En önemlisi U16 Kız Milli Takımında coach’un daha sezon başında belirlenmesi oldu.

Oysa bu sene B liginde kalıcı konuma gelen U18 ve U20 Milli Takımlarında coachlar turnuvaya 2 ay kala belli olmuş, KBL’de görev yaptıkları için Milli Takımda çalıştıkları kategoride sadece bir şampiyona seyrederek tüm oyuncuları tanımaya çalışmışlardı.

Bu da seçim, planlama ve performans yanlışları getirmişti.

2018 U16 Kız Milli Takımının ise ideal kadro yapısına en yakın şekilde seçilen Milli Takım olduğunu söylemek gerekiyor.

Takımın fizik yapısı da ayrı bir olumlu faktör. Bu seneki U16 Takımımızın Avrupa’da U16 kategorisi oyuncuları ile başa baş oynayabilecek boy ortalamasına sahip olması yarı finale götüren nedenler arasında.

Kısa Forvet pozisyonunda oynayan Melek Uzunoğlu , 3 sayı tehdidi ve savunmadaki sertliği ile power forvet Banu Şimşek, kısa forvet ve power forvet pozisyonlarında çok yönlü görev yapan Selin Rachel Gül 1.90 metreye yakın boyları ile rakipleri karşısında ayakta kaldı.

Bu isimlere 1.90 metre üzerinde boyları ile pivotlar Sude Türkmen ve Gülfer Tokatlı da eklenince pota altı savunmasında alternatiflerimiz arttı ve rotasyon şansına sahip olduk. Bu iki pivot oyuncunun da elit seviye adayı olarak devam edebilmesi için bacaklarını çabuklaştırması ve güçlenmesi şart.

U16 Milli Takımının başarısını sağlayan diğer çok önemli bir neden de “bazı oyuncuların” oynaması gereken doğru pozisyonlarda görev yapması oldu. Selin Rachel Gül ve Arifecan Vardar gibi isimler kısa forvet pozisyonunda oynayarak hem kendileri hem U16 Milli Takımı için yararlarını arttırdı.

Elbette bu oyuncuların kendi kulüplerine döndüğünde “doğru pozisyonlarda” oynamaya devam ediyor olmaları gerekiyor.

Rekabetçi boy seviyemiz ve forvet pozisyonlarında doğru isimleri oynatılması, takımımızın başarısında esas kaldıraç etkisi yaratan savunma ve ribaund başarımızı getirdi.

Kısa forvet pozisyonunda turnuvanın ilk beşine seçilen Sude Yılmaz ve zaman zaman etkili oynayan Pelin Gülçelik hakikaten çok kuvvetli isimler.

Bu isimlerden Sude Yılmaz elit seviyeye doğru yaşı büyüdükçe şut seçimleri ve sahada kontrolünü geliştirdiği ölçüde ilerlemesini sürdürecek.

Pelin Gülçelik ise en kısa vadede topla harekete başladıktan sonra yön değiştirme yapabilecek ve sol elini daha etkili kullanacak teknik gelişmeyi sağlarsa Avrupa’da rekabet edecek bir düzeye gelecek.

******

Şimdi gelelim ikinci sorunun yanıtına; Daha iyisi olabilir miydi?

Her ne kadar coach ataması uzun bir süre önce yapılmış olsa da, sürekli oyuncuları izlenmediği, en noktaları tam olarak anlaşılmadığı için turnuvada bazı temel değerlendirme hataları yapıldığını söyleyebiliriz.

Hücuma katkısı kadar blok ve ribaunt başarısı ile savunmanın en önemli parçası Melek Uzunoğlu’nun yokluğuna rağmen Çekya önünde daha yakın bir yarı final oynama şansımız vardı.

Örneğin takımın bütün yükünü çeken Derin Erdoğan’ın üzerindeki süre baskısını azaltacak şekilde turnuvaya 2 yerine 3 oyun kurucu ile gelebilirdik.

Kritik yenilgiler olan Fransa ve Çekya maçlarına baktığımızda, iki oyun kurucumuz da yorgunluk ya da performans nedeni ile kenara geldiğinde, skorer guardları oyun kurucu oynatıp, o anlarda artan top kayıpları ile düzenden tamamen çıktığımızı gördük.

Ayrıca o dönemlerde oyun kurucu skorer guardlarımız bu pozisyonda deneyimli olmadığı için ya verim ya da moral olarak o süreçlerden negatif etkilendi.

37 Sayıda kalınan Çekya, ve top kayıpları nedeni ile 47 sayıda üretilen İspanya madalya maçları bu konuda jenerik örnekler.

Coach’un oyuncuları daha iyi tanıması mümkün olsaydı ben turnuvada Arifecan Vardar’ın Melek Uzunoğlu sakatlandıktan sonra değil daha erken “keşfedilebileceğini”, Banu Şimşek’in ise ilk maçtan itibaren süresinin daha fazla olacağını düşünüyorum.

******

Burada konu uzun yıllardan bu yana altını ısrarla çizdiğim Kadın Altyapı Milli Takımlardaki organizasyon yapısına geliyor.

TBF Bünyesinde yetkin ve “tek işi” kadın altyapı milli takımları olan bir “ekip” gerekiyor.

Bu ekibe kaynak sağlamak, desteklemek ve oyuncuların kulüp ve okul maçlarındaki performanslarını izlemek kalıcı bir kurumsal hafıza açısından sağlıklı görünüyor.

Bu şekilde hangi sporcunun neyi yapıp neyi yapabileceğini bilerek takımlar oluşturulabilir, çalışma programı belirlenir ve planlama yapılır.

Bana göre bu noktadan sonra önemli sorulardan bir tanesi 1.95 üzerinde boya sahip olan pivotumuz Gülfer Tokatlı’nın gelişiminin nasıl bir proje olarak ele alınacağı olacak.

Hepimiz gördük ki, Gülfer Tokatlı’nın deneyimi, tekniği, gücü ve ayak çabukluğu, özgüveni ve cesareti kadar güçlü olsa, çok daha farklı bir U16 Milli Takımı olacaktı.

******

Sonuç olarak, madalya olmasa da beklentinin üzerinde bir derece ile biten bir turnuva oynadık.

Hem teknik / idari ekibe hem de oyunculara bu anlamda çok teşekkür etmek ve onları kutlamak gerekiyor.

Ne yazık ki U20 ve U18 altyapı milli takımlarının B klasmanına düşmesi ve orada kalıcı hale gelmesine yol açan sistem devam ediyor.

U18 Kadın Milli Takımının ilk kez B klasmanına düşmesinin, U20 kategorisinde üst üste kazanılan 2 madalya ardından geldiğini ve şu anda hem U18 hem U20 kategorilerinde Avrupa’da B klasmanında olduğumuzu unutmadan hareket etmek gerekiyor.

Twitter: @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 6195