U16 Kızlar Şampiyonası'nın ardından (İlker Yıldız) - BasketFaul.com

U16 Kızlar Şampiyonası'nın ardından (İlker Yıldız)

28-08-18 07:32
Litvanya'nın Kaunas şehrinde düzenlenen, U16 Kızlar Avrupa Basketbol Şampiyonası A Ligi maçlarının sona ermesiyle birlikte bu yaz döneminde düzenlenen FİBA altyapı turnuvalarını da tamamlamış olduk. U20 Kızlar B kategorisinde beşinci ve U18 Kızlar B kategorisinde dördüncü olarak, ilk üç takımın yükselebildiği A Ligine çıkma başarısı gösterememiştik. Özellikle U18 Kızlar kategorisinde turnuva boyunca çok iyi maçlar çıkarmış ve üst üste beş maç kazanarak kaldığımız yarı finalde, turnuva sürecinin uzun olması ve dar oyuncu rotasyonumuzdan dolayı ilk üçe kalmayı kıl payı kaçırmıştık. U20’den sonra U18’lerde kadın basketbolumuz adına nitelikli oyuncu sayımızın fazlalığını görerek umutlarımız artmış ve U16’larda A kategorisinde gelen Avrupa dördüncü ile mutluluğumuz ve umutlarımız ise katlanmıştır.

Beklentilerimizin Üzerinde Bir Başarı

Turnuvanın çeyrek finalinde Rusya karşısında alınan farklı galibiyetten sonra, grup maçında uzatma sonunda yenildiğimiz Çekya karşısında galibiyete çok yakın taraftık. Ama maalesef yarı final maçının hemen başında, turnuvadaki en iyi oyuncularımızdan Melek Uzunoğlu’nun sakatlanması ve maça dönememesinin olumsuz etkisiyle Çekya’ya kaybettik. Maçtan sonra hem oyuncularımız, hem de teknik ekibimiz finale kalamamanın üzüntüsünü yaşadılar. Ancak üzülecek bir şey yok, onlar bizlere beklentilerimizin çok daha üstünde bir başarı ve güzel bir heyecan yaşattılar. Kız basketbolumuzun, hem idari heyet hem de teknik heyet anlamında emin ellerde olduğunu, bir kez daha görme mutluluğunu yaşadık. Bu başarıyı, bundan sonra gelecek olan çok daha güzel başarıların habercisi olarak nitelendirmeliyiz. Ama hepsinden önemlisi de kadın basketbolumuz adına, çok üst seviyede oyuncuların alttan geliyor olmasının sevincini hep beraber yaşıyor olmamızdır. Bundan başka daha ne isteyebiliriz ki.

Bu Başarının Önemi Nedir?

İlk kez 1976 yılında düzenlenen U16 Kızlar Avrupa Basketbol Şampiyonasına, ülke olarak 1995 yılından itibaren düzenli olarak katılmaktayız. Bu yıla kadar, bu yaş kategorisindeki en iyi derecemiz dördüncülüktü. Kızlarımız U16 kategorisinde daha önce 2005 ve 2011 yıllarında da dördüncü olma başarısını göstermişti. Bu yıl dâhil son beş yılda ise hiçbir altyapı kızlar kategorisinde sekizincilikten öteye geçememiştik. Yazılarımı takip edenler çok iyi bileceklerdir ki, altyapıda hiçbir zaman skorboard anlayışına sahip olmamışımdır. Ancak, oyuncularımızın bu tür önemli turnuvalarda üçüncülük maçı oynaması ve böylece zorluk derecesi fazla olan maçların sayısının artması, oyuncularımızın basketbol gelişimleri adına da çok önemli tecrübeler elde etmelerini sağlamaktadır. Ayrıca, bu tür üst düzey maçlar bizlerin oyuncularımızın eksik yanlarını daha rahat görmemizi, eksikliklerini düzeltmeleri adına da önerilerde bulunmamızın imkânını vermektedir. Zorluk derecesi az olan bir maçta elde edeceğimiz veriler çok belirleyici olamayabilir. Bununla birlikte, kadın basketbolumuzda altyapıdan uzun yıllardan beri üst düzey oyuncu yetiştirme adına sıkıntılar yaşadığımız da bilinen bir gerçektir. Açıkça söylemem gerekir ki 1999, 2001 ve 2002 doğumlu birçok oyuncumuz çok büyük potansiyele sahip ve onların gelişimi adına özel projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu yıl U16 kategorisinde elde ettiğimiz derece ve Televizyonda (Tivibu Spor) naklen yayınlanmasıyla kadın basketbolumuz özlediği ilgiyi göreceğini de düşünüyorum. Bu nedenle U16 Kızlarımızın Avrupa dördüncülüğünü, kadın basketbolumuzun tekrardan ivme kazanması adına çok değerli görüyorum. 

Sayın Halil Demirbilek Sadece Takdir Edilmemeli…

Kuşkusuz U16 kızlar kategorisinde elde ettiğimiz Avrupa dördüncülüğünü her açıdan detaylı bir şekilde analiz etmemiz gerekiyor. U16 Milli Takımımızın başantrenörü Sayın Halil Demirbilek’in ilk kamp sürecinden itibaren; oyuncu seçiminden, antrenman ve kondisyon programına kadar incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Açık açık söylemeliyim ki, hem erkeklerde hem de kızlarda bu yıl düzenlenen FİBA turnuvalarında takım olarak rakiplerimize göre, gözle görülür şekilde fiziksel, güç ve kondisyon eksikliğimiz dikkat çekiyordu. Pekala nasıl oluyor da U16 kızlarımız hem fiziksel olarak, hem kondisyon hem de güç anlamında hiçbir rakibinden altta kalmadığına şahit olduk. 

Bu nasıl başarıldı? Bu başarının kuşkusuz asıl mimarı olan Sayın Halil Demirbilek ve teknik ekibine sorularak, cevabının öğrenilmesi gerekiyor. Herhalde bu seneki U16 kızlarımız ile yapılan çalışmaları en yakından takip eden kişilerin başında ben de geliyorumdur. Sayın Halil Demirbilek ve ekibinin, ne kadar nitelikli antrenmanlar ve titiz çalışmalar yaptığına birçok antrenmanı izleyerek şahit olmuş birisi olarak, bu çalışmaların U16 kızlarımıza çok önemli katkılarda bulunduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bu takımdaki oyuncularımızın istisnasız hepsinin; top hakimiyeti üst düzeydeyse, dripling esnasında topu kuvvetli şekilde yere vurabiliyorlarsa, çoğu rakibe karşı fizik kondisyonda ezilmeyi bırakın üstünlük kurabiliyorlarsa, her oyuncu şut atabilme serbestisine sahipse bunda kuşkusuz kulüp antrenörleri ile birlikte bu kızlarımızla 2017 Aralık ayından beri birlikte çalışan Sayın Halil Demirbilek başta olmak üzere, idari ve teknik ekibin büyük katkısı vardır.

Altyapı Milli Takımlarımızda, Sayın Halil Demirbilek ve ekibinin çalışmalarının benzeri bir çalışma programı uygulanabilir. Milli Takımlarımızda özellikle U14, U15 ve U16’da daha fazla birlikte çalışmalar düzenlenebilir (mevcut altyapı Milli Takımlarımızın çalışmalarının, bu yöne doğru ilerlediğini memnuniyetle söylemeliyim). Bazıları diyecekler ki 2 aylık kamp döneminde bir oyuncu ne kadar gelişim gösterebilir ki? Öncelikle bu çocuklar 2017 Aralık ayından itibaren, Halil Demirbilek ve ekibi tarafından 3-4 kez kampa alındılar. Yani nereden baksanız yıllık antrenman süresinin neredeyse 1/3'ünü Halil Demirbilek ve ekibiyle birlikte geçirdiler. 

Kamp döneminde ağırlıklı olarak fundamental ve bireysel ağırlıklı çalışmalar yapılarak; oyuncularımızın zihinlerine, bireysel gelişimleri adına fundamental’in önemi bir kez daha aşılanmış oldu. Ayrıca sürekli tekrarlar, sadece bedensel değil, zihinsel olarak da her hareketin doğru yapılmasını sağlamaktadır. Bu da bir oyuncunun sadece bedeniyle değil, aklıyla da oyununu geliştirebileceğini öğrenmesi anlamına gelmektedir.

U16 Kız Milli Takımımızın başantrenörü Sayın Halil Demirbilek sadece kuru kuruya takdir edilmemeli, aynı zamanda yapmış olduğu çalışma programı da her kesime örnek olmalıdır. TBF yetkilileri tarafından, gerek altyapı Milli Takımlarımızda ve gerekse ülkemizdeki her kategorideki bütün altyapılar adına yapılacak çalışmalarda, Sayın Halil Demirbilek ve ekibinin çalışmalarının örnek teşkil etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Turnuvanın En İyi Takımı Bizdik…

-Her molada oyuncularımızın ellerinin birbirlerinin omuzlarına atarak, adeta omuz omuza bir set oluşturmaları ve koçumuzu dikkatle dinlemeleri o kadar güzel bir enerji ortaya koyuyordu ki, neticesinde de takım ruhunu yansıtma anlamında turnuvanın gerçek anlamda en iyi takımı bizdik. 

-Teknik ekibin parkede mücadele eden oyuncuların hatalarında, benche dönüp hataları anlatmaları; hemen her serbest atış esnasında ve oyun durduğunda, kısacası her fırsatta saha içindeki oyuncuların uyarılıp, bilgiler verilmesi anlamında da en iyi takım bizdik.

-Yere düşen kendi takım arkadaşını ve rakip takım oyuncusunu, bütün takım oyuncularımızın koşarak yerden kaldırması anlamında da en iyi takım bizdik.

-Herhalde “Takım nasıl olunur” dersi görsel olarak anlatılmak istense, sadece U16’larımızın bir maçını izlemek dahi yeterli olurdu. Çünkü biz örnek bir takımdık.

Takımımızın Turnuva Değerlendirmesi 

-Takımda her oyuncu pozisyon geldiğinde (uzun-kısa oyuncu fark etmeden) doğru pozisyon ve doğru zamanda olduğunu düşündüğünde hiç çekinmeden herkese şut atabilme serbestîsi verilmişti.

-Hızlı hücuma çok iyi çıkabilen oyuncu sayımız fazlaydı, hızlı hücum sonrasında ve çaldığımız toplar sonrasında en çok sayı üreten takımların başında geldik. Her ne kadar turnuvanın en az asist yapan takımlarından birisi olsak da (takımımızın en zayıf yönü oyun kurucu derinliğiydi) takım olarak en çok top çalan ve en az top kaybı yapan takımlar arasında üst sıralarda yer aldık. 

-Tıpkı A Milli Takımımızda olduğu gibi, şu an için dar ama güçlü bir rotasyona (Sude Yılmaz, Melek Uzunoğlu ve Derin Erdoğan başta olmak üzere) sahiptik.

-Hemen her oyuncumuzun top hâkimiyeti, yaş kategorisi göz önüne alındığında çok iyi düzeyde olduğunu söyleyebilirim. Evet, özellikle üç oyuncumuz takım içinde çok baskın durumdalardı ama diğer oyuncularımızla olan yetenek farkı çok da fazla değildi. Özellikle bu üç oyuncumuz dışındaki diğer 3-4 oyuncumuzun daha gelecek yıllarda güçlenmeleri durumunda, çok iyi gelişim göstereceklerini düşünüyorum. Ayrıca yine bu yaş kategorisine göre, oyuncularımızın çoğu çok güçlü. Uzunlarımızın ise zamana ihtiyaçları olmakla birlikte, ilerleyen yıllarda çok özel oyuncular olacaklarına kesin gözüyle bakıyorum.

-Turnuva boyunca agresif ve tempolu oynamaya çalışan bir takımımız vardı. Turnuvanın ilerleyen sürecinde top kayıplarımızın artmasındaki en temel sebep, hem Melek Uzunoğlu’nun sakatlanması hem de dar rotasyondan dolayı, uzun bir turnuvanın yorgunluğunun açığa çıkmasıydı. Bu yaş kategorisinde bir oyuncunun farkı çok daha belirgin hale gelebiliyor, bunu bir kez daha bu maçta görmüş olduk.

Kızlar Kategorisinde de BGL Şart

TBF yetkililerine bir çağrıda bulunmak istiyorum. Geçtiğimiz sezon uygulamaya geçen ve henüz ilk yılında Türk basketbolumuz adına ne kadar verimli neticeler verdiğini hep birlikte gördüğümüz Erkekler Basketbol Gençler Liginin (BGL), aynı zamanda bu yıl altyapı Erkek Milli Takımlarımıza birçok oyuncu da verdiğini gördük. Benzer uygulamanın hele U18 ve U16 Altyapı Kız Milli Takımlarımızda yer alan ve bu kadrolara giremeyen birçok potansiyelli oyuncumuzun olduğunu da düşünürsek, kızlar kategorisinde de hayata geçirilmesinin çok gerekli olduğunu düşünüyorum. Milli Takımlarımız başta olmak üzere, kulüplerimizin de nitelikli oyuncu havuzunun genişlemesi adına, erkeklerde olduğu gibi kızlarda da BGL (Basketbol Gençler Ligi)’nin kurulması artık zorunlu hale gelmiştir. Değerli TBF yetkililerin yapmış oldukları güzel çalışmalara bir yenisini daha ekleyerek, kızlarda da BGL’nin kurulmasının gerçekleştirileceğinden eminim. Şimdiden TBL yetkililerine teşekkürü bir borç biliyorum.

Emeği Geçenlere Çok Teşekkürler

TBF yetkilileri ve altyapı Milli Takımlar sorumlularımız tarafından (Sayın Fikret Doğan ve Sayın Zeynep Gül Ene’ye ayrıca teşekkürler), hem erkek hem de kızlarda altyapı Milli Takımlarımızda U14 kategorisine kadar inilerek, geniş kadrolar ile kamplar yapılmaya başlandı. Abdi İpekçi Spor Kompleksi tamamlanınca daha uzun vadeli çalışmaların yapılacağı da kesin. Açıkçası hem kadın hem de erkek altyapı basketbolumuzda çok güzel şeyler oluyor ve yakın zamanda önemli atılımların olacağı da kesin. Bir de bu gençlerimiz kendi kulüplerinin A Takımlarında da gelişimleri adına yeterli süreler alırlarsa, işte o zaman çok daha verimli neticeler alacağımıza inanıyorum.

Yine uzun bir yazı yazdım. Yazımı sonuna kadar okuma nezaketini gösterenlere ayrıca teşekkür ederim. U16 turnuvasında oynanan oyun ve oyuncu potansiyelini görünce o kadar heyecanlandım ki, neredeyse bir bu kadar daha yazabilirdim ama daha fazla sizlerin sabrını zorlamak ve sıkmak istemiyorum. Velhasıl sonuçta bu başarının asıl mimarlarına tek tek (lütfen ismini yazmadıklarım beni bağışlasın) teşekkür etmek istiyorum.

A Kadın Milli Takım Menajerimiz Sayın Zeynep Gül Ene ve U16 Kız Milli Takımımızın başantrenörü Sayın Halil Demirbilek başta olmak üzere; U16 Kız Milli Takım idarecimiz Sayın Sebla Kesim Key, Yardımcı Antrenörlerimiz Sayın Yusuf Arkadaş, Sayın Birtan Öztürk ve Sayın Özgür Güvenç, Takım Doktorumuz Sayın Vedat Burkay Çamurdan, Fizyoterapist Sayın Murat Erdem ve benchimizdeki en enerjiklerden birisi olan Masörümüz Sayın Halil Toptaş, en büyük emeğe sahip olan oyuncularımız, oyuncularımızı yetiştiren kulüplerimiz ve antrenörlerimiz, oyuncularımızın velilerine şükranlarımızı sunuyorum. İyi ki varsınız, emeklerinize sağlık.

Her şey Türk basketbolu için.

 

2018 FİBA U16 (16 YAŞ ALTI) KIZLAR AVRUPA BASKETBOL ŞAMPİYONASI / LİTVANYA
OYUNCULARIMIZIN TURNUVA SONRASI BİREYSEL PERFORMANS DEĞERLENDİRMELERİ VE ÖNERİLER
FORMA
NO
ADI SOYADI
DOĞUM
TARİHİ
BOY
(cm)
POZ.
MAÇ
SÜRE
SAYI
HR
SR
TR
ASİST
BLOK
TK
FAUL
(+/-)
EF
4
Saliha Mandıracı
10.03.2002
169 cm
SG
7
51
17
4
3
7
8
0
5
9
7
16
15
07:18
2,43
0,57
0,43
1,00
1,14
0,00
0,71
1,29
1,00
2,29
2,14
Değerlendirme:
Çok iyi parmak hassasiyeti ve pasörlük özelliğine sahip. Atletizm olarak da iyi seviyede diyebiliriz. Pozisyon bitirişlerini daha kuvvetli yapar, oyun konsantrasyonunu istikrarlı hale getirir, birebirini geliştirirse çok önemli seviye atlaması yapacağını düşünüyorum. Çünkü oyun zekâsı üst düzeyde, inanılmaz derecede jeneriklik asistlerini ilerleyen yıllarda sıkça izleyeceğimizi düşünüyorum. Daha güçlü olmalı ve birebirlerini de geliştirmeli. Birebirde çabuk yeniliyor. Zaman zaman topu boş alana doğru taşımak yerine, çok fazla rakip oyuncuların arasına topla beraber giriyor.
5
Hatice Pelin Gülçelik
16.05.2002
178 cm
SG
7
183
49
6
15
21
6
1
6
12
6
3
25
26:12
7,00
0,86
2,14
3,00
0,86
0,14
0,86
1,71
0,86
0,43
3,57
Değerlendirme:
Oyunu iyi görüyor, ayakları çabuk ve savunması da gayet iyi. Topla ilk adımı çok hızlı ve rakip oyuncuyu eksiltmede bu özellikle ilerde çok daha önemli bir özellik olacaktır. Şutu iyi ve çekinmeden kullanabiliyor. Topu yere kuvvetli vurabiliyor ama daha da kuvvetlenmeli ve top takibini muhakkak daha iyi yapmalı. Şutuna çok fazla odaklanıyor, sahada gelişen diğer pozisyonları da takip etmeli. Birebirini geliştirmeli. Çembere gitme ve kuvvetli bitirme özelliğini geliştirmeli. Şut stili fena değil ama hareketli şekilde de şut atabilmeli. Bileği düzgün ama özellikle üç sayılık uzak mesafeli atışlarda şut atarken, sanki kol ve ellerinde derman yokmuş gibi top elinden bir boşluktan çıkıyormuş gibi bir izlenim bırakıyor. Bu da şut yüzdesini çok düşürüyor.
6
Rana Uçar
03.10.2002
172 cm
SF
6
65
23
4
7
11
4
2
5
4
2
19
12
10:48
3,83
0,67
1,17
1,83
0,67
0,33
0,83
0,67
0,33
3,17
2,00
Değerlendirme:
Atletik, hızlı ve hareketli bir oyuncu, ayrıca çok önemli bir meziyet olan savunmada da istekli. Hızlı olmasına rağmen ayaklarının yere daha sağlam basması gerekiyor ve muhakkak ayaklarını kuvvetlendirmeli. Daha da agresif savunma yapmalı. Top hâkimiyeti ve saha görüşü çoğu takım arkadaşında olduğu gibi gayet iyi. Korkusuzca çembere doğru yüklenebiliyor. Şutuna güveniyor. Biraz daha oyunu okuyup, oyundaki direncini arttırmalı. Birebirlerini muhakkak geliştirmeli.
7
Selin Rachel Gül
21.12.2003
184 cm
PF
7
157
22
11
21
32
2
7
6
7
10
-10
37
22:30
3,14
1,57
3,00
4,57
0,29
1,00
0,86
1,00
1,43
-1,43
5,29
Değerlendirme:
Bu yaş kategorisine göre bir yaş küçük olmasına rağmen çok iyi maçlar çıkardı. Orta mesafe şutu da fena değil. Özellikle Melek Uzunoğlu’nun sakatlığından sonra aldığı sorumlulukları çok iyi yerine getirdi. Çok potansiyelli bir oyuncu ve gelecek sene düzenlenecek U16 Şampiyonasında yıldızı parlayabilir. Bunun yanında tabii ki yaşına bağlı olarak birçok eksiği de var. Oyun bilgisi arttıkça, kuşkusuz Türk basketbolu adına çok iyi bir kazanım olacaktır.
Pozisyonları daha kuvvetli bitirmeli ve savunmada vücudunu daha iyi kullanmalı. Oyunda pozisyon adına doğru anın gelmesini beklemeli ve o sabrı göstermeli. Pas alırken topu beklemek yerine, topa doğru hamle yapmalı. Savunmasını geliştirse o fizikle çok iyi bir noktaya gelebilir. Fake’lere çok çabuk kanıp, aldanıyor ve pozisyonunu kaybediyor. Sırtı dönük iyi oynuyor ama asıl önemlisi yüzü dönük de oynamayı geliştirmesidir. Şutunu daha da geliştirdiğinde tutulması zor bir oyuncu olacaktır. Çok çabuk erken faul problemi yaşıyor. Topu yere daha kuvvetli vurmalı ki topla daha hızlanmayı başarabilsin. Henüz vücut koordinasyonunu tam olarak sağlayabilmiş değil. Daha da kuvvetlenmeli. Topu eline aldığında öncelikle oyunu okumalı ve çembere muhakkak bakmalı.
8
Sude Yılmaz
15.03.2002
178 cm
SG
7
219
83
15
47
62
19
3
21
22
15
8
116
31:18
11,86
2,14
6,71
8,86
2,71
0,43
3,00
3,14
2,14
1,14
16,57
Değerlendirme:
Birebir de oyuncu da eksiltebiliyor ve çok güçlü bir oyuncu. Oyunu iyi okuyor ve pasörlük özelliği de var. Elleri çok çabuk ve rahatlıkla top çalabiliyor. Top hâkimiyeti üst düzeyde, topu yere çok kuvvetli vurup, topu çok hızlı sürebiliyor. Oyun zekâsı ve azmi çok üst düzeyde. Hele havada top tiplemesi onun adeta imza atışı olacak nitelikte özel bir hareket (ama dikkat etmeli bu tür pozisyonlarda sakatlanma olasılığı da fazla) ve bu tür bir hareket sonrasında gelen sayı aynı zamanda turnuvanın en iyi hareketi seçildiğini de hatırlatmalıyım. Güçlü ve her yerden şut atabilecek kadar özgüvene sahip ve o fırsat da teknik ekip tarafından veriliyor. Şut atarken bazen çok acele edip, top eline oturmadan elden dengesizce çıkartıyor. Şutunu daha da geliştirmeli. Oyun disiplinine sahip, skor ne olursa olsun oyundan mental anlamda da düşmeyen, çok hareketli ve çok sağlam basketbol karakterine sahip. Rakiple top arasına vücudunu çok iyi koyabiliyor. Zaman zaman savunmada konsantrasyon kaybı yaşayabiliyor.
Sude, basketbol adına eksik yönleri üzerine çalışır ve kendini basketbola adarsa, Türk basketbolumuz adına çok önemli bir oyuncu kazanmış oluruz. Ben onun A Milli Takımımıza kadar yükseleceğini ve kalıcı olacağını düşünüyorum. Çünkü onda kocaman bir yürek var.
9
İdil Saçalır
04.01.2002
178 cm
SG
7
75
11
2
5
7
5
2
2
6
5
-9
5
10:48
1,57
0,29
0,71
1,00
0,71
0,29
0,29
0,86
0,71
-1,29
0,71
Değerlendirme:
Topu yere kuvvetli vuruyor ve bu da top hâkimiyetini arttırıyor. Çembere korkusuzca gidebilme özelliği var. Top hâkimiyetini daha da geliştirmeli. Dripling yaparken çembere daha çok bakmayı ihmal etmemeli. Paslarını daha kuvvetli vermeli, bazı pasları tembel pas ve dolayısıyla top kaybı oluyor. Çoğu birebir pozisyonu perdeleme istemek yerine, öncelikle rakibini eksiltmeyi düşünmeli. Bu açıdan da birebirini muhakkak geliştirmeli. Şut atarken top elinden hem çok sert çıkıyor hem de topa gerektiği kadar bombe vermiyor.
10
Melek Uzunoğlu
26.02.2002
187 cm
PF
6
169
56
7
27
34
7
17
15
12
10
21
84
28:12
9,33
1,17
4,50
5,67
1,17
2,83
2,50
2,00
1,67
3,50
14,00
Değerlendirme:
Hem hücum hem de savunma olarak oyunun çift yönünde de başarılı. Fundamental’i çok iyi denilebilecek düzeyde, oyun kurabiliyor, oyunu okuyabiliyor, atletik özelliğe sahip, sorumluluk alabiliyor, liderlik özelliğine sahip, blok, ribaund, asist, top çalma, çembere kuvvetli gitme ve pozisyonu bitirme, orta mesafe ve üç sayılık şutlar gibi hemen hemen basketbolun her alanında istatistikleri doldurabilecek şekilde çok büyük bir potansiyele sahip. 1999 doğumlu oyuncumuz Meltem Yıldızhan gibi (umarım sakatlık yönünden onun gibi şanssız olmaz) uzun bir boya sahip, hem de az önce saydığım şekilde çok yönlü bir oyuncu.
Savunmada daha agresif ve dirençli olmalı, rakibe karşı geri adım atmamalı. Rakibin karşısında ve arkasında daha sağlam durmalı. Bu da güçlendikçe kazanabileceği özellikler olarak görülmeli.
 
İleriye dönük Türk kadın basketbolumuz adına önemli bir kazanım olacağını düşünüyorum. Gerek oyunundaki, gerekse fiziksel anlamda eksik ve zayıf yanlarını giderdikten sonra çok kısa sürede A Takım düzeyine ulaşabileceğini düşünüyorum. Yaşı henüz küçük diye düşünmemeli ve oyunundaki büyüklüğü görmeliyiz. Yavaş yavaş bu sezondan itibaren A Takım düzeyinde süreler verilip, neler yapabileceğini görmek ve gelişimini buna göre planlamak lazım. Çalışmaya devam ettiği müddetçe ve önemli bir sakatlık yaşamadığı müddetçe, ilerleyen yıllarda A Milli Takımımıza kadar yükseleceğini ve dünya çapında bir oyuncu olacağını düşünüyorum.
11
Derin Erdoğan
28.06.2002
172 cm
PG
7
228
79
10
32
42
26
0
12
27
6
-6
61
32:30
11,29
1,43
4,57
6,00
3,71
0,00
1,71
3,86
0,86
-0,86
8,71
Değerlendirme:
Solak bir oyuncu, topu çok alçak ve sert sürmesi sayesinde birebirde rakibi eksiltmesi çok daha kolay oluyor. Top elinde zaman zaman çok fazla kalıyor ve oyunun ritmini yavaşlatıyor. Lider bir özelliğe sahip, sürekli takım arkadaşlarıyla konuşuyor ve oyunu saha içinde yönetiyor. Topu eline altığı zaman adeta sahanın fotoğrafını çekiyor ve turnuvanın en iyi beş hareketinden birisi olan o muhteşem asistlerini yapabiliyor. Tek elle (genellikle sol el) attığı uzak mesafeli pasları adeta onun imza pasları olacağa benziyor. Ama muhakkak sol elle attığı paslar gibi sağ elle de aynı şekilde paslar atabilecek düzeye geldiğinde, mükemmel bir oyun kurucu olacaktır. Rakip ile sürdüğü top arasına vücudunu çok iyi koyuyor. Ama özellikle sağ elini kuvvetlendirmeli. Bazen gereğinden fazla zorlama atışlar yapıyor, bu da genellikle topun elinde çok fazla kaldığı zamanlarda gerçekleşiyor. Bazen takım içi dengeyi kuramasa da, sorumluluk almaktan çekinmiyor. Bazen bir pozisyona çok fazla odaklanıyor ve diğer alternatifleri göremiyor. Çok fazla atletik değil ve ayaklarını muhakkak çabuklaştırmalı. Şut stili ve topun elden çıkış zamanlaması gayet iyi, ama şut tercihleri henüz tam olarak oturmuş değil, bunlar zaman içerisinde olacak şeyler. Oyuna gerek paslarıyla gerekse liderlik özelliğiyle, arkadaşlarını her zaman dâhil edebiliyor. İleride A Milli Takımımıza kadar yükselme potansiyeline sahip olduğunu düşünüyorum. Tabii her zaman olduğu gibi eksiklikleri tamamlama adına çalışır ve basketbola dört elle sarıldığı müddetçe…
12
Banu Şimşek
11.08.2002
187 cm
SF
7
109
23
12
21
33
1
4
4
2
13
8
36
15:36
3,29
1,71
3,00
4,71
0,14
0,57
0,57
0,29
1,86
1,14
5,14
Değerlendirme:
Uzun bir oyuncu ve oyun zekâsı da üst seviyede. Ribaund alma adına zamanlaması ve ribaund alırken en yukarıdan topu çekişi ve hızı çok iyi. Ben onda özel bir kabiliyet olduğunu düşünüyorum ve basketbol adına çok hızlı bir gelişim göstereceğine inanıyorum. Ancak her uzun oyuncuda olduğu gibi, onda da henüz vücut koordinasyonun tam olarak oturmamış olmasından kaynaklı eksiklikler mevcut. Ayakları yavaş ve güçsüz, muhakkak ayak çabukluğunu arttırmalı ve güçlenmeli. Savunmada ellerini çok fazla çalıştırıyor ve bu nedenle de çok fazla faul yapıyor, oysa daha çok ayaklarını çalıştırmalı. Topu yere daha sert vurmalı ve fiziksel anlamda muhakkak güçlenmeli. Ribaundu alır alamaz, topu daha hızlı oyuna sokmalı, topun nerelere verilebileceğiyle ilgili ihtimalleri düşünmeli ve sahayı daha geniş görmeli. Oyun konsantrasyonunu çok çabuk kaybediyor ve maç içerisinde çok fazla performans dalgalanmaları yaşıyor. Savunduğu oyuncuyu ve bölgeyi zaman zaman unutuyor. Muhakkak vücudunu daha iyi kullanarak, çembere daha da yakın oynamayı geliştirmeli. Temastan çok fazla kaçıyor, oysaki gelecekteki basketbol gelişiminde en çok vücut temasındaki isteği belirleyici olacak.
13
Gülfer Tokatlı
21.07.2002
193 cm
C
6
47
4
4
9
13
1
3
2
3
6
13
11
07:48
0,67
0,67
1,50
2,17
0,17
0,50
0,33
0,50
1,00
2,17
1,83
Değerlendirme:
Ribaund sezgisi çok üst düzeyde ve zamanla pozisyonu okuma ve bitiricilik özelliklerini de geliştirdiği taktide, pota altında tutulması zor bir oyuncu olacağını düşünüyorum. Henüz fiziksel olarak, ayak çabukluğu ve pozisyonu bitiriş anlamında çok eksiklikleri olmakla birlikte, basketbolumuz adına çok büyük bir potansiyele sahip olduğunu da söylemeliyim. Özellikle U20 seviyesinden itibaren çok iyi seviyeye geleceğine inanıyorum. Takımımızdaki en büyük potansiyele sahip (özellikle ülke basketbolu olarak pivot pozisyonunda sıkıntı yaşadığımızı düşünürsek) oyuncularımızın başında geliyor. Gelişimini ilgiyle ve merakla takip edeceğim.
14
Arifecan Vardar
13.01.2003
181 cm
PF
6
55
16
2
7
9
3
2
2
3
4
2
15
09:12
2,67
0,33
1,17
1,50
0,50
0,33
0,33
0,50
0,67
0,33
2,50
Değerlendirme:
Gösterişsiz ama bir o kadar da takıma faydalı bir oyun tarzı var. Özellikle oyunu çok iyi takip etmesi, hücum ribauntlarına girip rakip takımın oyununu bozması olarak çok faydalı bir oyuncu özelliğine sahip. Şut mekaniği de fena değil. Kuvvetlendikten sonra, savunması da daha iyi olacak ve basketbolu birkaç basamak üste çıkacaktır. Özellikle tembel pas verme ve çekingen oyununu üzerinden atarak, ilerleyen yıllarda çok daha iyi seviyeye geleceğinden eminim.
15
Sude Türkmen
22.11.2002
190 cm
C
7
66
6
4
9
13
2
2
2
3
11
-25
5
09:24
0,86
0,57
1,29
1,86
0,29
0,29
0,29
0,43
1,57
-3,57
0,71
Değerlendirme:
Çoğu bu yaştaki basketbolcuda olduğu gibi, kuvvetlendikçe ve kendine güveni arttıkça basketbol anlamında çok iyi seviyeye geleceğinden eminim. Her uzun oyuncu için söylediğimi Sude içinde söylemek istiyorum; günümüz basketbolunda artık pozisyonların farklılığı ortadan kalktı diyebiliriz. Çok yönlü oyuncular artık ön plana çıkıyor. Bu da uzun oyuncuların sadece 5 numarada çakılıp kalmak yerine, orta mesafe şutlarını ve yüzü dönük oyununu geliştirerek kendi basketbollarını da çok yönlü hale getirebilirler. Sude’de muhakkak yüzü dönük oyununu ve orta mesafe şutlarını geliştirmenin dışında, artık bunları oyununun bir parçası haline getirmeli. Pozisyon takibini ve box-out’ları daha iyi yapmalı. Her uzun oyuncuda olduğu gibi daha zamana ihtiyacı var, ama şunu da rahatlıkla söyleyebilirim ki eksik yanları üzerine çalışmaya devam ederse birkaç yıl içinde onun da çok iyi seviyeye geleceğinden eminim.

 

Yorumlar Okunma: 3249