Ernak: Oyuncu gibi antrenör yetiştirmek de çok değerli (İlker Yıldız) - BasketFaul.com

Ernak: Oyuncu gibi antrenör yetiştirmek de çok değerli (İlker Yıldız)

05-09-18 14:45
Sakarya Büyükşehir Basketbol takımı başantrenörü Sayın Selçuk Ernak’la röportajımız boyunca basketbol adına adeta A’dan Z’ye her şeyi konuştuk. Röportaj için odasına girdiğimde ilk dikkatimi çeken şeyler masasının önünde duran onlarca basketbol ve diğer alanları kapsayan kitaplardı. Söyleşimiz çoğunlukla sezon öncesi değerlendirmeleri üzerine olacaktı. Ancak, ülkemizde basketbol adına sayılı değerli antrenörlerin başında gelen Selçuk Ernak’la basketbol üzerine konuşmaya başlayınca aşağıdaki önemli metin ortaya çıktı. Sözü daha fazla uzatmadan bu güzel röportajla sizi baş başa bırakıyorum.

Geçen sezonun kısa bir değerlendirmesini yapar mısınız?

Geçen sezon ilk kez bu zorlu ligde yer aldık ve sezon öncesi en büyük düşme adayı takımlardan biri olmamıza rağmen, saha içi ve saha dışında gösterdiğimiz mücadele ve duruşumuzla iyi bir sezon geçirdiğimizi düşünüyorum. Tabii ilk amacımız ligde kalmaktı. İlk yarıyı ilk sekiz içinde tamamlayıp Türkiye Kupası’na katıldıktan sonra biz de hedefimizi büyüttük. İkinci yarı sonuna doğru play-off yapmak da amacımızı hızlandırdı. Avrupa Kupası’na katılmak da bu başarılarımızı taçlandırdı. İlk sekize kaldıktan sonra da play-off’un tadını hep birlikte çıkardık. Bu başarıları ilk senemizde yaşamamızın, bize çok olumlu yansımaları oldu. Play-off’da Fenerbahçe ile oynamak ve özellikle de deplasmanda onları yenmek pek mümkün değil. Tecrübe açısından geçtiğimiz sezon, bize çok önemli katkılar yaptı. Bu sezon geçen sezon elde ettiğimiz tecrübeyi de parkeye yansıtacağımızı düşünüyorum.

Bu sezon 12 yeni transfer ve Mustafa Kırcalı dışında alt yapıdan A takıma alınan oyuncularla birlikte 14 yeni oyuncu var. Takımınızın neredeyse tamamı değişti ve adeta yeni bir takım kuruldu diyebiliriz. Bu durum ve bunun zorlukları ile ilgili düşüncelerinizi alabilir miyim?

Takımımızın nüvesini ve iskeletini korumak çok isterdik. Ancak geçen sezon elde ettiğimiz başarılardan sonra oyuncularımızın piyasa değerleri katlanarak arttı. Oyuncularımızı yeni değerleriyle bu sezon için elimizde tutmamız mümkün değildi. Bu sezon her ne kadar sıfırdan takım kurmuş olmak zorunda kalsak da farkındalığı ve amaçları yüksek olan, bununla beraber ekonomik bir kadro kurduğumuzu düşünüyorum. Geçen sezon olduğu gibi, bu sene aramıza yeni katılan oyuncularımızı da aynı şekilde değerlendireceğiz. Oyuncularımızın hem kendilerine hem de takıma seviye kazandıracak nitelikte olduklarını, bu sezon hep birlikte izleyeceğiz. Şehrimizi ve takımımızı en iyi şekilde hem TBSL’de hem de Avrupa Kupaları’nda temsil edeceğimizden eminim.

Evet, gerçekten de yeni oyuncularla takım kurmanın zorlukları var. Sezon öncesi bu zorlukları yaşayacağımız bir gerçek ama geçen sezon da benzer zorluklar yaşadığımızdan, teknik ve idari ekip olarak buna hazırlıklı olduğumuzu söylemeliyim. Geçen sezon kadromuzda yer alan oyuncularımızın hemen hemen tamamı bizde oynadıkları paraların neredeyse 2-3 katına başka kulüplerle anlaştılar. Geçen sezon ne kadar doğru işler yaptığımızı, bu önemli veri tek başına açıklamaya yetmektedir.

James Metecan Birsen A Milli Takımımıza kadar yükselirken Can Korkmaz da Üniversitelerarası Avrupa Şampiyonası’nın en değerli oyuncusu (MVP) seçildi. Bizim takımımıza gelen her oyuncunun basketbolunu birkaç basamak daha ileriye taşıyabilmesi, hem bizlerin hem de Türk basketbolu adına çok sevindirici bir durum.

Bu sezon transfer ettiğimiz Türk oyuncularımızın çoğunun basketbol kariyeri adına ciddi bir tecrübe seviyelerine sahip olduklarını görüyoruz. Ancak bu tecrübe seviyelerini ifade ederken geçen sezonlarda takım içinde hangi rolde oynadıklarının da önemi var. Bizim onlara vereceğimiz roller geçtiğimiz sezonlara göre çok daha belirleyici olacaktır. Tecrübeli Türk oyuncularımız ve iki tecrübeli yabancı oyuncumuzun, takımımızda yer alan üç genç yabancı (2 tanesi rookie) oyuncumuza tecrübelerini aktararak iyi bir takım kimyası oluşturacağımızı düşünüyorum.

Sezonun ilk kampı olan Bolu’da çalışmalar nasıl geçti? Takımın genel bir değerlendirmesini yapabilir misiniz?

Bolu’da takım olarak eksiksiz bir şekilde kampa girdik ve kampı tamamladık. Bolu kampında oyuncularımız çok ağır tempoda ve fiziksel olarak da iyi şekilde çalıştılar. Takım olarak dört dörtlük bir kamp tamamladık diyebilirim. Her açıdan çok verimli bir kamp dönemi geçirdiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. Bu kamp döneminde beklentiler açısından hayal kırıklığına uğradığım hiçbir oyuncumuz olmadı. Hatta çok karakterli ve hedefleri olan bir oyuncu grubuyla çalışmanın mutluluğunu yaşadım.

Şunu rahatlıkla söylemeliyim ki takımımızı kurarken birinci planda tuttuğumuz unsur buydu. Bu oyuncuların seçimini yaparken karakterleri, eğitim durumları, başarıları, çalışma disiplinleri ve hatta ailelerine, beraber yaşadıkları ve çalıştıkları insanlara kadar detaylı araştırmalar sonucunda transfer kararını hep birlikte veriyoruz. Bu çalışmalar sezon boyunca ekip olarak oluşturduğumuz network’ler sayesinde yapılmaktadır. Bu transferler sezon bittikten sonra yapılan kısa dönemli çalışmaların neticesi değil, sezon boyunca yapılan network çalışmalarının sonucu oluşan transferler. Senelerdir teknik ekibimizle birlikte bütün seneye yayılmış yoğun çalışmalarla oluşan değerlendirmeler neticesinde transfer anlayışımız şekillenmektedir. Teknik ekibimizde yer alan her kişi belli oyuncuları ve ligleri takip eder. Belirlenen oyuncular 12 ay boyunca yapılan çalışmalarla takip edilmekte ve birlikte yaptığımız değerlendirmeler neticesinde son karar verilmektedir.

2018-2019 sezonu Tahincioğlu Erkekler Basketbol Süper Ligi ve FİBA Şampiyonlar Ligi’nden beklentileriniz nelerdir?

FİBA Şampiyonlar Ligi’nde 1 Ekim’de deplasmanda ve 4 Ekim kendi sahamızda olmak üzere çok önemli eleme maçları oynayacağız. Sakarya şehrine takım sporlarında yaklaşık 30 yıl aradan sonra ilk kez Avrupa müsabakası heyecanı yaşatacağız. Bu sorumluluğun bilincinde olarak bizim ilk önceliğimiz FİBA Şampiyonlar Ligi’nde elemeyi geçip gruplara kalmak olacaktır. Eğer FİBA Şampiyonlar Ligi’nde gruplara kalamazsak bu sefer Avrupa Kupalarında yolumuza FİBA EuropeCup’ta yolumuza devam edeceğiz. Ama FİBA Şampiyonlar Ligi tabiî ki bizim için öncelikli durumda. Avrupa tecrübesi yaşamak adına bu yollardan geçmek ve bu kilometreleri yapmak gerekiyor. Avrupa Kupası tecrübesi kulübümüze de önemli tecrübeler kazandıracağına eminim. Ayrıca takımımıza transfer olan bazı oyuncuların Avrupa Kupası tecrübesi yaşamak adına da geldiklerini belirtmek isterim.

Geçen sezon ligde play-off’a kaldık ve Türkiye Kupası oynama başarısı elde ettik. Fakat bu sezon işler daha da zor olacaktır. Çünkü bu sezon lige yeni katılan takımlar çok iyi bütçe ve yatırım yaparak ligde yer alacaklar. Ayrıca geçen sezon beklenen başarıyı elde edemeyen; Türk basketbolunun köklü kulüplerinin de bu sezon ciddi yatırımlar yapacağını öngörüyorum. Kısacası, geçen sezon TBSL’de üst sıraları zorlayan takım sayısı 10 ise bu sezon bu takım sayısı 12’ye kadar çıkmış durumda. Çok daha çekişmeli bir sezon yaşayacağımızı düşünüyorum ama ne olursa olsun bu zorluklar kesinlikle bizi yıldırmayacaktır. Yine başarılı bir sezon geçireceğimizi düşünüyorum. Taraftarımız parkede keyifle izleyeceği bir takımla karşılaşacak.

Sizinle birlikte geçtiğimiz sezon basketbol olarak ciddi basamak atlayan James Metecan Birsen ve Can Korkmaz gibi oyuncular oldu. Bu sezon transfer edilen yerli oyuncular ile ilgili beklentileriniz nelerdir?

Özellikle İzzet Türkyılmaz, Şafak Edge, Burak Eşlik ve Alp Karahan belli bir seviyeyi yakalamak için çok kararlı olarak takımımıza katıldılar. Kerem Özkan ve Uğur Dokuyan’ın da bu sezon hem kendileri adına hem de takım adına çok daha iyi hedefler yakalayacaklarını düşünüyorum. Türk oyunculardan geçen sezon olduğu gibi bu sezon da çok büyük beklentilerim var. Biz, takımımızı her zaman Türk oyuncuların üzerine inşa ettik. Sahada zorluk yaşadığımızda bizi ayakta tutan Türk oyunculardır. Bu sene başında da Türk oyuncularımıza hep bunu anlattık. Aidiyet duygusu benim için çok önemli. Bu aidiyet sorumluluğuna sahip oyuncuları bir araya getirmeye çalıştık. Bu karakter bizim için çok önemliydi. Bu sezon, geçen sezon olduğu gibi takımımızdaki birçok Türk oyuncunun gelişimine şahit olacağımızı düşünüyorum. Onlardan çok umutluyum. Beni yanıltacaklarını düşünmüyorum.

Geçen sezon başarılı olmuş Eskişehir Basket ve Yeşilgiresun Belediyesspor gibi kulüpler maalesef kapandılar. Ayrıca gerek erkekler gerekse kadınlar basketbol liglerimizde birçok kulüp ya kapandı ya da kapanma tehlikesi yaşıyorlar. Bu tür sıkıntıların yaşanmaması adına önerileriniz nelerdir?

En önemli şeylerin başında tabiî ki finansal disiplin geliyor. Kulüplerin gelir kaynaklarının artması önemli ama kısa ve uzun vadeli planlar yapıp nasıl yönetilecekleri daha da önem kazanmış durumda. Kulüplerimizin hem kendi içinde mali disipline sahip olmaları ve hem de federasyonumuzun bu konularda ilerde getireceği düzenlemeler basketbolumuzun gideceği noktayı belirleyecek. Kulüplerimizin ekonomik olarak bir düzen altına girdikten sonra, kişi ve kurumların üzerinden sorumlulukların alınarak gerçek anlamda düzenli bir yapıya kavuşturulmaları gerekiyor.

Tahincioğlu Erkekler Basketbol Ligi’nde yeni sezondan itibaren uygulanacak olan 5 yabancı oyuncu sınırlamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türk oyuncular açısından 5 yabancı oyuncu sınırlamasının çok faydalı olacağı bir gerçek. Ancak bizim takımımız adına hiçbir şey değişmeyecektir. Çünkü biz zaten Türk oyunculara sorumluluk veren bir kulübüz. Asıl mesele, 5 yabancı sınırlamasının A Milli Takımımıza da katkıda bulunup bulunmayacağıdır. Türk oyuncularımızın A Milli Takımımıza daha hazır bir şekilde geleceği ve daha çok katkıda bulunacağını umut ediyorum. Türk oyuncu yetişmesi ve gelişimi adına bu uygulamanın sonuçlarını sezon sonunda daha net göreceğimizi düşünüyorum. Türk oyuncular için sadece oynayacakları dakikalar değil bu dakikaları hangi rollerde ve verimlilikle oynayacakları çok belirleyici olacaktır.

Alt yapıdan A takıma alınan Hüseyin Çevirgen ve Mehmet Meriç gibi; 2002 doğumlu Yasin Tok ve 2003 doğumlu Ulaş Turgut gibi antrenman kadrosuna alınan gençler oldu. Alt yapıya her zaman olduğu gibi çok önem veriyorsunuz. Kulübün alt yapı oluşumu ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

Sakarya şehrinin genel olarak spora potansiyelinin çok büyük olduğunu ve spora yatkın fiziksel özelliklere sahip genç sayısının da fazla olduğunu her fırsatta söylüyorum. Uzun-kısa olmasından çok, sporcu kafa yapısına sahip olan genç sayısı çok fazla. Uzun vadede, çok sabırlı ve çok çalışarak kulübümüzde de altyapı üretimi olacağına, A takımda forma giyecek oyuncular yetiştireceğimize inanıyorum. Anahtar cümle ise “çok çalışmak ve sabırdır”. Altyapı organizasyonu aslında en zor olandır. Ne zaman kendi oyuncularımızı ve antrenörlerimizi yetiştirir ve A takıma veririz, işte o zaman sırtımız yere gelmeyecektir. Uzun vadede kalıcı başarılar ve kurumsallaşmanın en temel kaidesi, bizim gibi kulüplerin altyapıdan oyuncu yetiştirmesiyle gerçekleşir.

Alt yapı antrenörlerimiz kulüp geleceğimiz adına çok değerliler ve onlarla göreve geldiğimden itibaren sürekli fikir alışverişi yapıyorum. Onların düzenlerinin, A takım düzenleri gibi olmasını bekleyemeyiz. Alt yapı kategorisinde, oyuncuları doğru çalıştırıp teknik olarak eksiksiz bir şekilde sonraki aşamalara başarıyla geçebilecek şekilde yetiştirmeye çalışıyoruz. Muhakkak alt yapıdaki oyuncu havuzumuzu daha da genişletmeliyiz. Oyuncu havuzunu genişletme adına, altyapı antrenörlerimizin oyuncu taramaları ciddi şekilde devam ediyor.

Alt yapı antrenörlerimizle sürekli olarak birlikteyim ve altyapı adına programlar hazırlanırken hep birlikte fikirlerimizi işe katıyoruz. Özellikle altyapı antrenörü arkadaşlarımızın fedakârca harcadıkları yoğun mesaiden dolayı, onlardan çok memnun olduğumu dile getirmek istiyorum.

Sakarya Büyükşehir Basketbol takımı alt yapı antrenörleri:

Mustafa Aksoy (BGL Takımı Başantrenörü ve Altyapı Teknik Sorumlusu)

Murat Yardım (BGL Takımı Yardımcı Antrenörü) Önder Kaya (BGL Takımı Yardımcı Antrenörü) Barış Duman Harun Öztürk

Geçen sezon ilk kez uygulamaya geçirilen BGL’yi nasıl değerlendiriyorsunuz?

İlk kez geçtiğimiz sezon düzenlenen BGL (Basketbol Erkekler Gençler Ligi)’nin, Türk basketbolu adına çok faydalı bir proje olduğunu düşünüyorum. Bazı eksiklikleri olsa da zamanla o eksikliklerin de düzeleceğine inanıyorum. Bu projenin başka yaş kategorilerinde de (Ümit ve Yıldızlar) düzenlenerek genişletilmesi sayesinde çok daha verimli sonuçlar alacağımızdan eminim. BGL oyuncuları erken yaştan itibaren A takım düzeninde sporculuk tecrübesi yaşıyorlar. Deplasmanlar, seyahatler, kamplar vs. hepsi A takım oyuncularının tecrübe ettikleri düzende gelişiyor. Böylece önemli bir basketbol kültürü ediniyorlar.

A Milli Takımımız Dünya Şampiyonası 2. turunda, 14 Eylül’de Karadağ ve 17 Eylül’de Slovenya ile çok önemli maçlar oynayacak. Ayrıca bu yaz teknik ekibinizden milli takımlarımızda görev alan birçok değerli antrenör oldu. Özetle bu süreç ile ilgili düşüncelerinizi alabilir miyim?

A Milli Erkek Basketbol Takımımız çalışmalara erken başladı. Takımımızın 2019 Dünya Basketbol Şampiyonası 2. tur elemelerinde oynayacağı Karadağ ve Slovenya maçlarına hazır olduklarını düşünüyorum. A Milli Takımımıza yürekten başarılar diliyorum.

FİBA tarafından bu yıl düzenlenen milli takımlar organizasyonlarında, milli takımlarımızın teknik ekiplerinde Sakarya Büyükşehir Belediye Basketbol takımımızdan birçok antrenör başarıyla görev aldılar. Hem milli takımlarımıza katkıda bulundular hem de Türk basketbolunun altyapısını kendi altyapımız ile karşılaştırma imkânı yakaladılar. Bu bizim için büyük bir şanstır. Bu teknik ekip daha önceki yıllarda da çeşitli yaş kategorilerinde milli takımlarımızda görev aldılar ve tecrübelerini genç oyuncularımıza aktardılar. Teknik ekibimizden birçok arkadaşımızın milli takımlarımızda görev alması bizleri gururlandırıyor. Özetle söyleyecek olursam, milli takım varsa gerisi teferruattır.

Teknik kadronun bu yıl Milli Takımlarımızda aldığı görevler:

Ertan Bedir – Kondisyoner (A Milli Erkek Basketbol Takımı) Semih Soğuksu – Başantrenör (U15 Erkek Basketbol Milli Takımı) Rüçhan Tamsöz – Yardımcı Antrenör (U17 Erkek Basketbol Milli Takımı) Özgün Öztürk – Masör (U17 Erkek Basketbol Milli Takımı) Fatih Tekçi – Masör (U16 Erkek Basketbol Milli Takımı)

Teknik ekibiniz hem çok tecrübeli hem de çok uyumlu. Biraz da teknik ekibinizdeki çalışma arkadaşlarınızı bize kısaca tanıtabilir misiniz?

Sakarya Büyükşehir Basketbol takımını emekleme aşamasından alıp ligde play-off’lara kadar taşıyarak gerçek bir takım olmayı başardık. Bunda kuşkusuz yöneticisinden teknik ekibine, sporcusundan taraftarına herkesin önemli payı vardır. Ama özellikle teknik ekipteki arkadaşlarla geçirdiğimiz yoğun mesaileri unutmam mümkün değil. Beraber çalıştığım teknik ekibimi bir cümlede kısaca tanımlamam gerekirse:

Semih Soğuksu (Yardımcı Antrenör): Birlikte 10 yıl gibi uzun süredir keyifle çalıştığım bir arkadaşım. Umarım daha uzun yıllar da birlikte çalışırız. Türk basketbolu adına gelecekte çok önemli bir A takım başantrenörü olacağına kesin gözüyle bakıyorum.

Rüçhan Tamsöz (Yardımcı Antrenör): 8 yıldır birlikte çalışıyoruz. Teknik ekipte hepimizden çok tecrübesi olan, özellikle oyuncunun dilinden çok iyi anlayan bir antrenör arkadaşım. İleride yüzde yüz A takım başantrenörü olarak göreceğimize kesin gözüyle baktığım, çok kıymetli bir değerdir. Bizim ekibimizin akl-ı selimidir.

Sergen Horuz (Yardımcı Antrenör): 2 yıldır birlikte çalışıyoruz. İşin mutfağında ve hazırlık aşamasında çok disiplinli bir şekilde çalışıyor. Her istediğimiz bilgiyi hemen bize ulaştıran, ekibin datebank’ıdır. Onun emekleri bizim için çok kıymetli.

Ertan Bedir (Kondisyoner): Yaklaşık 12 yıldır birlikte çalışıyoruz. Hayatımda gördüğüm en çalışkan insan diyebilirim. Mesaisinin hududu yoktur. Müthiş bir işkoliktir. Çalıştığı kulübü adeta kendi evi gibi görür ve sahiplenir. Ayrıca kendi alanıyla ilgili çok iyi araştıran, kendini sürekli geliştiren ve çok üretici bir kafaya sahip, değerli bir arkadaşımdır.

Sizce A takım antrenörünün belirgin özellikleri nelerdir? Sizin antrenörlük süreciniz nasıl gerçekleşti?

A takım antrenörlüğünün büyük kısmının, elinizdeki personeli iyi yönetmek olduğunu düşünüyorum. Bunun içine beraber çalıştığınız antrenörler, kulüp idaresi, oyuncular, basın, taraftar ve kısaca birçok unsurun uyumunun sorumluluğu giriyor. A takım antrenörü sadece teknik bilgiyle olunmaz; inanç, ikna edicilik, yöneticilik vasıfları ve deneyim yoksa istediğiniz kadar teknik bilgiye sahip olun, yaşanacak sorunları çözmeniz mümkün değildir. Birlikte çalıştıklarınızın; samimiyetinize, onları önemsediğinize, iyi şeyler yapacağınıza ve geliştirdiğiniz stratejilere ve donanımınıza inanmaları gerekiyor. Kısacası iletişim şu an yaptığımız işte en önemli yerde duruyor. Çalışmalarınızı iyi bir sonuca dönüştürmek istiyorsanız mutlaka iletişiminizin kuvvetli olması gerekiyor.

Basketbolda bu seviyeye gelmemde etkili olan sadece bir antrenörden söz etmem doğru olmaz. Geçmişte gerek altyapılarda aldığım görevler gerekse A takım yardımcı antrenörlüğü görevlerinde bulunduğum süreçlerde birçok antrenörden kıymetli bilgiler edindim. Antrenörlük bilgimi birçok koç ve idareciden öğrendiklerime borçluyum. Onlardan öğrendiklerimi adeta sentezleyerek kendi basketbol anlayışımı oluşturdum. Çok fazla sayıda değerli coachla beraber çalışma imkânımın olması da benim şansımdı.

Antrenörlerin kendilerini çok donanımlı hale getirmeleri gerekiyor. Yaptığımız işe kalite katmamız önemli. Oyunculuğun bitme zamanı var ama antrenörlerin öğrenme süreci bitmiyor. Her yıl birçok bilgi ekleyip çıkartarak öğrenme ve bilgiyi sentezlememiz söz konusu. Antrenörler kendilerini yenilemezlerse tıpkı yaz çalışması yapmayarak kendine özen göstermeyen basketbolcular gibi gelişimlerini baltalamış olurlar. Ayrıca şunu da belirtmeliyim ki oyuncu yetiştirmek kadar, antrenör yetiştirmek de çok çok değerlidir.

Türk basketbolunda “Ekol Olma Meselesi” hakkında düşüncelerinizi alabilir miyim?

“Türk takımı geldi mi şunu şunu iyi yapar” dedirtebiliyorsanız ekol olmuşsunuz demektir. Ekol meselesinin sadece fiziksel uygunluk veya fiziksel eksiklikle tek başına ilgisi yok. Bütün basketbol camiasının ortak bir şeye inanması ve ortak karar vermesi ile ilgili bir durum. Minik takımdan A takıma uzanan ortak bir tedrisat olmalı. Herkesin ortak bir şeyler yapabilme isteği olacak ki 10 sene içinde ekolden bahsedebilelim.

Çok yönlü oyuncu, aklıyla oynayan oyuncular ve basketbolda geometrinin önemi konuları ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Günümüzde artık belli pozisyon kalıplarına hapsolmuş oyuncular yerine, kendilerinin pozisyonlarını oluşturan ve sahada farklı mümkünse de çok silaha sahip oyuncuların ehemmiyeti ortaya çıktı. Çok yönlü oyuncular pozisyon kalıplarını kırdılar. Oyun kurucu ve pivot konusunda muhafazakar olsak da diğer pozisyonlarda bu kalıplar tamamen ortadan kalktı diyebiliriz.

Yetişen yeni basketbolcuların eğitim düzeylerinde çok ciddi bir kalibre kaybının olması, oyuncuların basketbolda kullanacakları spor aklını da direkt etkiliyor. Ayrıca oyuncularda sosyal ve duygusal zekâ da çok önemli. Bunların olabilmesi için oyuncuların kültürel olarak kendilerini geliştirmeleri gerekiyor. Gençlerimizde eğitimle ilgili çalışma disiplini olmadığı için, aldıkları bilgiyi parkede doğru silah olarak kullanmayı başaramıyorlar. Bilgiyi kullanma ve çabuk karar vermede kendilerini terbiye etmiyorlar. Matematiğin basketbolda da gerekli olduğunu, kitap okumanın bakış açılarını geliştirdiğini ve dolayısıyla da hepsinin basketbollarında önemli gelişimlere kapı aralayacağını bilmiyorlar. Bu bilinçsizlik de basketbolu aklıyla oynayan oyuncu sayısının azalmasına neden oluyor.

Türk oyuncularının yaz dönemi çalışmaları son yıllarda artarak devam ediyor. Yaz çalışması bir basketbolcuya ne kazandırır? Bu çalışmaların önemi nedir?

Türk oyuncularda özellikle fizik eksikliklerini tamamlama adına, son yıllarda yaz döneminin iyi değerlendirilmesi çok önemli bir hal aldı. Artık yaz dönemini çoğu Türk oyuncu çok iyi değerlendirip kamplara hazır olarak geliyorlar. Sezon dışı çalışmaları, oyuncuların hem fiziksel hem de diğer eksikliklerini telafi etme adına iyi bir değerlendirme süreci sağlıyor. Artık bu çalışmaları yapmayan oyuncuya basketbolda adeta ekmek yok. Ayrıca yaz çalışması yapan oyuncularla yapmayan oyuncular arasında sezon boyunca yaşanan sakatlık bakımından ciddi farklar gözlenmektedir. Yaz çalışması yapan oyuncular daha az sakatlık yaşamaktadırlar.

Sezon öncesi Sakarya taraftarına ne söylemek istersiniz?

Taraftarımıza müteşekkirim. Geçen sezon tribünleri neredeyse tamamen doldurdular ve galibiyetlerimizde önemli destekte bulundular. Bu sezon geçen sezona göre çok daha yoğun geçecek ve iki farklı kulvarda yarışacağız. Dolayısıyla taraftarımızın desteğine daha çok ihtiyacımız olacak. Yaklaşık 30 yıl aradan sonra ilk defa bu şehir takım sporlarında Avrupa Kupaları’nda temsil edilecek. Taraftarımızın bu zorlu süreçte bizlere destek olmalarını ve sezonun tadını çıkarmalarını diliyorum. 

Yorumlar Okunma: 2996