maltepe escort alanya escort kartal escort manavgat escort  Gökhan Güney: Basketbolun olmazsa olmazı savunma (Ebru Erdoğan) - BasketFaul.com

Gökhan Güney: Basketbolun olmazsa olmazı savunma (Ebru Erdoğan)

08-09-18 10:57
EBRU ERDOĞAN
U 16 Milli Takım baş antrenörü ve İBB yardımcı antrenörü Gökhan Güney üçüncülük kazandığımız Avrupa Şampiyonası'nı ve basketbol felsefesini konuştuk.
 
*Antrenörlüğe nasıl başladınız?

Profesyonel oyuncu hayatım bitince basketbolun içinde kalmak istedim çünkü en iyi bildiğim iş basketbol. On yaşımdan beri basketbolun içindeyim. Aktif oyuncuyken de antrenörlük aklımda hep vardı.

*Antrenörlük hedefleriniz neler?

Yaptığım bu işi hakkını vererek yapmak istiyorum. Gidebildiğim kadar yukarıya gitmek istiyorum.

*Milli takımlar altyapı macerası nasıl başladı?

Kulüpler bazında A takım asistanlığından önce belli bir dönem altyapılarda da görev yaptım. Geçen sene ilk olarak U18 milli takımında asistan coach olarak başladım. Bu sene U 16 takımını bana uygun gördüler ve kabul ettim.

*Hazırlık dönemindeki eksikler nelerdi?

Daha önce takım U15 kategorisinde Erhan Ernak ile beraber toplanıp bir hazırlık kampı geçirdiler. Biz ilk olarak Şubat ayında biraraya geldik. Ben de çocukları tanıma fırsatı buldum. Şubat ayında 5-6 günlük hazırlık kampından sonra Sakarya’da bir turnuva oynadık. O turnuvada altıncı olduk. Bu sırada değişik oyuncu arayışlarımız da sürdü. Arada kamplar yaptık, kısa oyuncular kampı yaptık. Daha önce hiç davet edilmemiş oyuncular aradık, onları izledik, kamplara davet ettik. Eksiklerimize takviye yapmaya çalışarak daha iyi bir takım oluşturmaya çalıştık. Kadro oluştuktan sonra belki de daha önce hiç olmayan fundamental kampı gerçekleştirdik. En temel hareketlerden başlayarak çok faydalı bir kamp geçirdik. Sonrasında tam kadromuzu oluşturduk. Dört uluslararası turnuva oynadık, mükafatını da aldık.

*Turnuvaya giderken hedef neydi?

Şampiyona öncesi en son İtalya’da oynadığımız hazırlık turnuvasına U17'den dört oyuncumuz da katıldı. O turnuvanın sonunda ümitlerimiz de arttı. Hedefimiz her zaman yukarıda olmaktı. En azından ilk dört diye başladık ama daha da iyi olabildiğimizi görünce "Neden kupa olmasın" dedik. Ama yarı finaldeki aşırı konsantrasyonumuz hepimizi gerdi. Karşılaşmanın başından sonuna kadar oyunun içine giremedik. Tabii yine de sonuçtan memnunuz.

*Kazandığımız maçları çoğunlukla son periyodlarda kazandık. Sizce bunun sebebi nedir?

Çalıştığımız yaş grubunda fazla konsantrasyondan dolayı gerginlikler oluyor. Hepsi her maçta son derece iyi niyetli ve isteklilerdi. Ellerinden gelenin çok daha fazlasını yapmaya çalıştılar. Avrupa Şampiyonası farklı bir atmosfer. Başlarda tutukluklar olabiliyor. Her şey sonradan rayına giriyor.

*Bu takımda kaç oyuncu yukarıya aday?

Bence hepsi aday. Çünkü hepsi daha bir fidan. Büyütülebilirlerse neden hepsi yukarılara çıkmasın. Daha bu kadroya sakatlanıp giremeyen çocuklarımız da var. Nasıl işlenirse öyle devam ederler diye düşünüyorum. Altyapıların amacı zaten oyuncu yetiştirebilmek olmalı. Önemli olan buradan kaç tanesini yukarıya çıkartabiliriz düşüncesi.

*Ne çeşit bir basketbol anlayışınız var?

Bence basketbolun olmazsa olmazı defans. U 16 Milli Takımımızdan yola çıkarsak uzun oyuncularımız biraz ağır basan oyunculardı. O nedenle biz tüm takımın topu paylaştığı bir hücum sistemi oturtmaya çalıştık. Çok fazla elde top tutmadan çok pas çok penetre hareketli bir oyun sistemi oluşturduk. Sahada ben değil biz olabilmeyi aşılamaya çalıştık. Bunu yaptığımız anda Avrupa’da yenemeyeceğimiz takım yok. Çocuklar da bunu gördüler. Bazı şeyleri de sahada kendilerinin görmelerini istedik.

*Oyunculuk mu antrenörlük mü zor?

Antrenörlük çok daha zor. Çünkü oyuncuyken bir tek kendinden sorumlusun. Yemene, içmene, uykuna dikkat edeceksin. İşine konsantre olacaksın. Ama antrenör olunca bütün takımdan sorumlu oluyorsun. Fizik yorgunluğu önemli değil ama kafa yorgunluğu hiçbir yorgunluğa benzemiyor. Hele ki altyapı antrenörü olunca çok sabırlı olmanız gerekiyor. Oyuncu yapana kadar aynı hareketleri yaptırmanız şart. Bazen sert, bazen arkadaş olmayı iyi dengelemelisiniz.

*A takım antrenörlüğü ile altyapı antrenörlüğünü karşılaştırırsak neler söylersiniz?

İkisi de çok farklı... Altyapı antrenörlüğünde daha uzun bir zamana ihtiyacınız var. Ama verdiği keyif çok fazla. Çünkü kendi yarattığınız bir oyuncuyu görebiliyorsunuz. Bir çocuğun gelişimini takip etmek dünyanın en büyük keyiflerinden bir tanesi. A takım antrenörlüğü biraz daha günlük. Çünkü belli bir seviyeye gelmiş oyuncularla çalışıyorsunuz. A takım seviyesine gelmiş bir oyuncuya artı anlamda çok fazla bir katkınız olmuyor.

*Altyapılardaki oyunculara tavsiyeleriniz neler olur?

Çalışmak, çalışmak, çalışmak … Basketbol tekrar ve sabır oyunudur. Bana göre en büyük tehlikelerden bir tanesi çok erken yaşta profesyonelleşmek anlamında adımların atılması. Altyapı oyuncusunun belirli bir dönem hedefi olması lazım. Çok erken yaşlarda doyuma ulaştırmamalıyız. Her uyandığı gün bir yönünü geliştirmek ve çok daha iyi yerlere gelebilmek için hedef koymalı. O hedefi koymak da sadece onun elinde değil.
 

 

Yorumlar Okunma: 1624