maltepe escort alanya escort kartal escort manavgat escort  Testi kırıldıktan sonra (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Testi kırıldıktan sonra (Hayri Pekergin)

27-09-18 13:43
Meşhur atasözümüzü ve anlamını biliyorsunuz.

Testi kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur.

Bizim testi Teneriffe’de yapılan Kadınlar Dünya Kupasında kırıldı.

Çok üzgünüz.

*****

Üzgünüz çünkü son yedi yılın en kötü derecesini alarak “beklenmedik şekilde” elendik.

Üzgünüz çünkü bu yenilgileri alırken “geleceğe ilişkin” güçlü pozitif sinyal de göremedik.

Takım oyunu anlamında, savunma ve hücum kalitesi anlamında bizi “10 yıl geriye”, 2007’ler seviyesine götüren bir turnuvaya şahitlik ettik.

Takımın olmazsa olmazı Qaunitra Hollingsworth’ün hücum faul sorunu olarak kendini 3-4 yıl geriye attığını gördük.

*****

Bugün Türkiye’mizin kadın basketboluna yapılacak en büyük kötülük ve yanlış, alınan kötü sonucu Quanitra’nın faul sorunlarına hakemlerin kötü yönetimine bağlamak olur.

Neden ? O zaman şu gerçeği göz ardı etmiş oluruz.

Guardlarımız Q’nun picklerine geniş açılar ile ilerleyip yarım metre uzağından geçti. O da pick’i yapabilmek sağa sola genişlemeye kalkınca fauller geldi.

Bu kadar basit.

Bu durum bize hücumda hazırlığımızın dünya çapında bir turnuva için yeterli düzeyde olmadığını gösteriyor.

******

Bilirsiniz. Basketbolda hücumda işler kötü gidebilir.

Eğer savunma iyi ise hücumdaki sorunları telafi etmek çoğu zaman mümkündür.

2018 Kadın Milli Takımı 2011’den bu yana izlediğimiz en zayıf savunmayı sergiledi.

Topa baskı, pas kanallarını daraltma, pick açılarını bozma, box out, yardım rotasyonu gibi çok temel alanların hiç birinde ilk sekiz arasında yer almamızı sağlayacak seviyeye ulaşamadık.

Bu da hazırlık döneminin bu açıdan da verimli kullanılamadığını ortaya koyuyor.

******

En acısı neydi biliyor musunuz?

Nijerya karşısında alınan yenilgidir.

Nijerya’yı hedef turnuvadan 2-3 hafta önce hazırlık maçında 89-51 yenmiştik.

Maçı izleyen herhangi biri, atletik, patlayıcılık, ribaunt özellikleri oldukça güçlü bir takımın Dünya Kupası seviyesinde bu kadar kötü olamayacağını düşünürdü.

Nijerya coachu o maçta takımına hiç dokunmadan bizi izledi farklı yenilgiye izin verdi.

Kısaca bizi turnuvadaki hedef karşılaşmada yumuşatmak için “bir güzel yemledi”.

Teneriffe’de, Nijerya maçına çıkarken oyuncularımızın hiç birinde Nijerya’ya yenilebileceğimiz düşüncesi yoktu.

Aklımız fikrimiz Avutralya maçındaydı.

Bu konuda takımı yeteri kadar uyarmamak bana göre turnuvadaki büyük hatalar arasında.

Nijerya’nın coachu da muhtemelen önümüzde 2-3 sene bize karşı yaptığı “uyanıklığını” ballandıra ballandıra anlatacak.

Önceki yazıları okuyanlar, ya da Sports TV ekranlarındaki yayınları izleyenleriniz biliyor.

Nijerya maçı için bir iki kez değil, defalarca uyardım.

Sonuç biz Nijerya’ya yenildik. Nijerya ilk 8 arasında kendine yer buldu.

Bana göre bu maç, güven anlamında, momentum anlamında turnuvanın kırılma noktasıydı.

******

Türkiye Basketbol Federasyonu’nun işi kolay görünmüyor.

Bundan sonraki dönemde Kadın Milli Takımda “yeni” ve “daha kapsayıcı” bir anlayışa ihtiyacımız var.

Daha geniş bir perspektif ile bir hamle sonrasını değil 3-4 hamle sonrasını planlayarak gitmemiz gerekiyor.

Bunu yaparken ezbere hareket etmeden, oyuncuların gelişimlerini izleyecek, yönetecek, destekleyecek sistemler üretmemiz zorunlu.

Ne demek istiyorum?

A Milli Takımı oluştururken performansı yeterli olmayan bir oyuncuyu sadece daha önce de takımda yer aldı diye ya da sadece “yaşı genç” diye kadroya almanın dönemi artık sona ermeli.

Böyle devam ederse geriye gidişi durduramayız.

Bir iki somut örnekle anlatmak gerekirse;

Böyle devam ederse, genç olduğu halde ayakları takımın en yavaşı olan arkadaşımızı kazanamayız.

Vasatlığı ödüllendiren bir yapı yerine verimliliği ön plana alan sistemi ortaya koymalıyız.

Böyle devam ederse, artık kariyerinin olgunluk dönemine gelen oyun kurucu arkadaşımıza kendi oyununu da, takım oyunumuzu da aşağı çeken fundemental eksiklerini gidermesi gerektiğine ikna edemeyiz.

Hücumda çabukluk ya da teknik eksikleri nedeni ile katkısı sınırlı olan arkadaşlarımızın takıma en büyük katkılarının savunma sertliğine olan destekleri olduğunu ve milli takımda bu alana çok odaklanmaları gereğini anlatamayız.

20’li yaşların başındaki arkadaşlarımıza oyunlarını geliştirmeleri yönünde ihtiyaç duydukları vizyon ve odaklanmayı aktaramayız.

******

Artık Dünyada Bin Yıl Kuşağı (Millenials) dediğimiz farklı bir kuşak hüküm sürüyor.

20’li yaşlarındaki iş insanları, bilim insanları, girişimciler, mucitler, sporcular hatta politikacılar hayata yön veriyor.

Bu Kuşak, “ben söyledim yap” ile hareket etmiyor. Motive olmuyor.

Onlar ile sağlıklı iletişim gerekiyor.

İkna edilmeleri, sürekli desteklendiklerini hissetmeleri, birlikte hareket etme konusunda cesaretlendirilmeleri gerekiyor.

Basketbol Federasyonu Başkanı Türkoğlu ve CEO Onan’ın, yanlışları ve kadın basketbolunda yaşanan kan kaybını durduracak yapıyı, bu kuşağın beklentilerine cevap verecek şekilde kurması gerekiyor.

Kadın basketbolu altyapısında U20 ve U18 Takımlarının 2017’de B ligine düşmesi, 2018’de B liginde kalıcı hale gelmesini de dikkate alarak, zaman kaybetmeden harekete geçmek en doğrusu olacak.

Son söz olarak, daha önce birçok defa belirttim.

Yenilikleri kişileri değiştirerek değil, “Sistemi” gelişim ve verimlilik üzerine kurgulayıp işlemesini sağlayarak ortaya koymalıyız.

Türkiye’de kadın basketbolunun tekrar elit seviyede yukarıda olacak potansiyeli var.

Yeter ki artık “bu potansiyelin erimesini durdurup”, tekrar verim üretmesini sağlayalım.

Twitter: @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 6874