maltepe escort

alanya escort

kartal escort

 Ömer Utku Al: Rekabetten kaçmam (Ece Ergez) - BasketFaul.com

Ömer Utku Al: Rekabetten kaçmam (Ece Ergez)

29-10-18 11:31
Ömer Utku Al için tam anlamıyla basketbolun içinde büyüdü desek yanlış olmaz sanırım. Çok küçük yaşlarda başlayan basketbol macerası ve sevgisi onun şu an Beşiktaş A Takımı'nda etkili süreler almasına vesile oldu. Biz de bu sezon adını daha sık duyacağımız Ömer ile bir araya gelerek keyifi bir sohbet gerçekleştirdik.
 
 

 

“Babam bir gün beni top sepetinde uyurken uyandırıp ilk idmanıma çıkartmıştı.”

 

 


Basketbola nasıl başladın, kısaca hikayeni öğrenebilir miyiz?

Aslında ilk antremanıma 6 yaşımda çıktım diyebilirim. Babam Beden Eğitimi Öğretmeni ve aynı zamanda da Spor Okulu vardı. Ben orada hep top sepetinin içinde uyurdum. Bir gün babam beni uyandırıp, hadi idmana geliyorsun, demişti. İlk idmanına bu şekilde çıktım. 

 
Peki ilk tanışmanızın ardından tepkin ne oldu? Sevmiş miydin basketbolu?

(Gülerek) Yok aslında sevmemiştim Ben o zamanlar futbol oynadığım için futbolcu olmak istiyordum. Dediğim gibi bir gün babamın antremanından önce uyurken uyandırıp hadi gel idmana başlayacaksın demişti. (Gülerek) Aslında zorla beni antremana sokmuş oldu. Ama başladıktan sonra çok sevdim ve bırakmadım. İlk başta Şehit Öğretmenler İlkokulu'nda oynamaya başladım. Oradan Anadolu Efes'e geçtim Minik A ve Küçük B Efes'te geçirdim. Küçük A'dan itibaren ise Beşiktaş'ta oynuyorum. Aynı zamanda altyapı milli takımlarından U16, U18 ve U20'de Şampiyonalarda yer aldım ve her birinde iyi bir tecrübe edindim diyebilirim.       
           
 

 

“Bu daha başlangıç”

 

 


Bu sezon Koç Ivanovic'ten kritik süreler aldığını görüyoruz. Yabancı yani seni daha önce tanıma şansı olmayan ve takıma yeni gelen Koç'a karşı bu kadar kısa sürede bu güveni nasıl sağladığını öğrenebilir miyiz? 

İlk geldiğim günden beri çok çalışmaya gayret gösteriyorum. Oyuna girdiğim her an sahaya enerjimi koymaya çalışıyorum. Antremanlarda da daha özgüvenli oynamaya başladım. Koç da geldiği ilk günden itibaren bana o özgüveni verince kendimi daha rahat hissettim ve şu an bana önemli süreler vermeye başladı. Ben de her seferinde Koç'un bana verdiği sürelerin hakkını vermeye çalışıyorumki devamı gelsin ve sahada kaldığım süreler artmaya devam etsin. 

Bu seneki performansınla ilgili neler söylemek istersin? Özellikle Marko Guduric'e yaptığın çalıma ayrı bir parantez açmak isterim. 

Aslında bu daha başlangıç. Yani daha sezonun başındayız. Koç sadece bana inanıp iyi süreler veriyor, ben de bu sürelerin hakkını vermeye çalışıyorum. Şu an ilk adımı atmış oldum. Ama asıl önemli olan bundan sonrası. Bundan sonra süremin daha artması için çalışacağım. 

Altyapı Avrupa şampiyonalarında U16'da asist liderliği ve U18'de de grup aşamasında asist lideri olmuştun. Genel olarak istatistiklerine baktığımızda topu paylaşmayı seven bir guard olduğunu söylersek yanlış olur mu?

Benim özelliğim zaten topu kullanmaktan ziyade paylaşmak. Böyle bir guard da olduğumu düşünüyorum. Pas vermeyi atmaktan daha çok seviyorum.

Ama aslında yıldız takıma kadar ben skorer olarak oynuyordum. Ondan sonra antrenör değişimi oldu ve Polat Kaya geldi. Polat abi bana, yukarı seviyede biraz daha pasa yönelik oynayacaksın, kendini o konuda geliştir, diye bir tavsiyede bulunmuştu. Benden o günden sonra pas yönümü de geliştirmeye başladım ve asist yaptıkça da hoşuma gitmeye başladı. Pozisyonları kendimden ziyade takım arkadaşlarıma yaratmayı sevdiğim için bu özelliğim de daha çok ortaya çıkmış oldu. 

BSL'deki yabancı sayısının 6'dan 5'e düşmesinin henüz ligin başında olsak da size şimdiden bir pozitif bir etkisi olduğunu söyleyebilir miyiz?

Kesinlikle. Geçen seneye göre üzerimize daha çok sorumluluk düşmeye ve dolayısıyla bize daha çok şans gelmeye başladı.

2016-17 sezonunu Yeşilgiresun'da geçirmiştin. O sezonun sana nasıl bir nasıl katkısı oldu?

Şüphesiz orada geçirdiğim senenin bana epey katkısı olduğunu söyleyebilirim. Çünkü küçük bir şehir ve basketbol öncelikli oluyordu. Mesela günde 6 saati bulan idmanlar yapıyorduk. Bu, kendi bireysel gelişimimiz açısından da çok önemli oluyordu. Maç tecrübesinden ziyade antreman çalışmalarımızın benim gelişimimde çok büyük etkisi oldu diyebilirim. Bu anlamda benim için çok verimli bir sezon oldu. Ama Best Balıkesir maçında Armstead'in sakatlanmasına kadar yine de tam istediğim süreleri aldığımı söylemem. Ancak aldığım süreleri iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum. Armstead sakatlığıyla da elime bir fırsat geçti ve ben de bu fırsatı iyi değerlendirerek bu durumun devamlılığını sağlamaya çalıştım ve sürem o maçtan sonra artmaya başlamıştı.

 

“O şansı çok çalıştığım için elde ettiğimi biliyordum”

 


Genç takımdan A Takım'a geçiş sürecin nasıl oldu?

Bu geçiş sürecinde benim için Kerem Tunçeri'nin sakatlanması önemli pay sahibi oldu. 17 yaşımda genç takımda oynarken Kerem abi Efes maçı öncesi ufak bir sakatlık geçirmişti. Onun yerine beni çağırmışlardı. O gün çok heyecanlanmıştım. Çünkü daha önce antremanına çıkmadan direkt A takımla birlikte maça çıkmış oldum. Yani oradaki ortamı sertliği vs hiç bilmeden direkt kendimi maçta bulmuştum. Aslında o gün oyuna gireceğimi de düşünmemiştim ama ilk periyot bitimine az bir süre kala Ahmet abi beni oyuna sokmuştu. O taraftar karşısında ister istemez bir heyecan ve mutluluk olmuştu içimde. O gün o şansı çok çalıştığımdan dolayı elde ettiğimi biliyordum ve bu yüzden hiç bırakmadan çalışmaya devam ettim.

 
Kısa olmanın senin için sahada avantaj ve dezavantaj neler?

Dezavanataj olarak savunmada üzerime post up için biraz daha rahat gidiyorlar diyebilirim. Onu da yardım savunmalarıyla kapatmaya çalıştığımızı düşünüyorum. Bazen yüksek show uplarda da sıkıntı yaşabiliyorum. Bunu zaten kendimde geliştirmem gereken özelliklerden biri olarak görüyorum. Avantajla ilgili olarak da tempoyu çok yükselttiğimi ve sahada daha hızlı olabildiğimi söyleyebilirim.

O zaman biraz konusuna geldiğimize göre kendinde geliştirmem gereken özelliklerin öncelikle neler olduğunu düşünüyorsun?

Kendimde geliştirmem gerek ilk şey şut istikrarım. Elbette şutum yok diyemem ama şu an istikrar olarak istediğim noktada değilim. Bir de fiziksel durumumu geliştirmem gerektiğini düşünüyorum. Bunlarla ilgili olarak şu an bireysel antremanlarda yapıyorum.

Örnek aldığım isimler var mı? Varsa kim veya kimler?

Çocukken Saras Jasikevicius'u izliyordum ama sonra fiziksel durumumuzun pek benzer olmadığını farkettim. Şu an tamamen Facundo Campazzo örnek aldığımı söyleyebilrim. Oyun stilimi de zaten benzetenler oluyor.

Karşılıklı oynamaktan zevk aldığın isimler var mı?

Kimi söyleyebilirim bilemedim şu an ama ilk olarak aklıma gelen isimler Bobby Dixon ve Thomas Heurtel. Onlara karşı 1'e 1 de oynamak isterim. Rakiplerimle rekabete girmeyi seven birisiyim. Onun için onlarla karşılıklı oynamak öncelikli tercihim olurdu. Takım arkadaşlarımın hepsi de bana çok yardımcı oldukları için hepsinden birşey öğreniyorum ve hepsiyle oynamak benim için gerçekten çok keyfili oluyor. O yüzden tek bir isim söyleyemeyeceğim.

Peki kariyer hedefin de ne var? Avrupa'da mı kariyer planlaması yapmayı düşünüyorsun?

En büyük hedefim Euroleague'de saygıdeğer bir oyuncu olmak. Ama ben daha çok hedeflere adım adım bakmayı tercih ediyorum. Altyapılarda da böyle adım adım hedeflerimle bugünlere geldim. O yüzden şu an ilk hedefim Beşiktaş'ın rotasyonunda daimi olabilmek sonrasında da Türkiye'de saygı duyulan bir guard olmak. Bunları gerçekleştirdikten sonra ise Avrupa'da oynayabilmeyi çok isterim.

Peki özellikle oynamayı istediğin bir takım var mı?

Evet bununla ilgili küçüklükten beri bir hayalim vardı, hep Real Madrid'de oynamak istemiştimdir. Umarım bir gün orada oynayabilirim.

Hem BSL hem de FIBA Şampiyonlar Ligi'yle birlikte yoğun bir tempoda olduğunuzu söyleyebilirim. Boş zaman bulabiliyor musun ve zamanın olduğunda neler yapıyorsun?

Playstation oynamayı seviyorum. Bunun dışında favori dizilerimi takip etmeye çalışıyorum veya arkadaşlarımla vakit geçirmeyi tercih ediyorum.

Peki favori dizilerin hangileri?

Herkes gibi öncelikle Game of Thrones diyebilirim, How I Met Your Mother bittiğinde en çok üzüldüğüm dizilerden olmuştu. Peaky Blinders ve Dexter de sevdiğim diğer dizilerden.
 

 

Yorumlar Okunma: 1863