maltepe escort

alanya escort

kartal escort

 Erkan Yılmaz: Koçun ve arkadaşlarının sana güvenmesi şart - BasketFaul.com

Erkan Yılmaz: Koçun ve arkadaşlarının sana güvenmesi şart

26-11-18 15:13
Hiperaktif ve enerjik bir çocuk olan Erkan Yılmaz'ın sporla olan macerası ailesi enerjisini atsın diye yönlendirmesiyle başlamış. Denediği sporlar arasında futbola takılmış olsa da fiziksel olarak o spora uygun olmadığını farkederek bırakmış. Ardından basketbola başlayan Erkan şüphesiz şu an izlemekten en keyif aldığımız gençlerden biri. 

Bu seneyi TBL'nin yeni takımlarından Mamak Belediyesi'nde oynayan 1997 doğumlu genç oyuncu ligde 7 maçta 20,1 sayı ve 7,28 ribaund ortalamaları yakalayarak herkesin dikkati çekmeyi başardı. Biz de kendisiyle bir araya gelerek basketbola başlama hikayesinden kariyer hedeflerine kadar pek çok konuda konuştuğumuz keyifli bir röportaj yaptık. Sözü daha fazla uzatmadan sizleri röportajla başbaşa bırakıyorum.
 
Basketbola başlama hikayeni kısa öğrenebilir miyiz? 

Benim her zaman bir spora merakım olmuştu. Bir de ben enerjik, hiperaktif bir çocuktum. Ailem öncelikle enerjimi atmam için beni spora yönlendirdi. Basketboldan önce tenis, masa tenisi gibi pek çok sporu böylelikle oynamış oldum.  
Basketbola başlamadan önce kısa bir futbol maceram olmuştu. Ardından futbolun fiziksel anlamda bana çok uygun olmadığını farkedince bıraktım ve 2007 senesinde TOFAŞ Spor Okulu'nda basketbola başladım. Yaklaşık bir sene TOFAŞ'ta devam ettikten sonra Antalya BŞB'ye geçtim ve genç takımın ilk senesine kadar orada oynamaya devam ettim.  

Profesyonel kariyerine ilk Antalya BŞB'de başladın. Ardından Banvit'e transfer olup sonraki 3 seneni orada geçirdin. Keşfedilip transfer olma sürecinden biraz bahsedebilir misin? 

O sene Antalya BŞB ile TB2L'de mücadele ediyordum. Sezon bittiğinde biz ligde kalmayı başardık ama belediye seçimleri sonrasında kulüp kapandı ve boşa çıkmış oldum. Biz o sıra Antalya'da kurulacak olan bir bölgesel takım için idmanlar yapıyorduk. Ben de öncesinde Yıldızlar'da Bölge Şampiyonasında oynamıştım ve iyi de bir şampiyonaya geçirmiştim. Beni bu şampiyona sayesinde Banvit de görüp tanıyanlardan oldu ve hakkımda bu sebeple bir fikirleri oluşmuş oldu. Bir akşam antrenörümüz Cemil abi idmanda Banvit'in antrenörü Ali abi ile telefonda konuştu. Ardından beni denemeye çağırdılar. Babama danıştım, git bir dene şansını, dedi. Bu şekilde ben Banvit'e denemeye gittim. İlk idmana çıktıktan sonra ise Ahmet abi "burada oynar mısın?" dedi ve bu şekilde orada başlamış oldum.  
 
 
Banvit'te geçirdiğin 3 sezonun ardından açıkcası daha çok süre almak için Yeşilgiresun'a transfer oldun. Ancak istediğini sürelerini yine aldığını söyleyemeyiz. Buna rağmen sahada olduğun her anı iyi değerlendirerek dikkatleri çektin. Ayrıca All Star 2018 Smaç Yarışmasına seçilenlerden oldun. Geçen sezon senin için nasıl bir sezon oldu? 

Bizden önceki sezon Yeşilgiresun genç oyuncularla bir örnek olmuştu. Önüme de böyle bir şans gelince ailemle oturup konuşarak gitmeye karar verdim. İstediğim gibi geçti diyemem ama sahaya girdiğimde ben elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Elimden geldiğinden bir şeyler yapmaya çalıştım, yeterli oldu mu olmadı mı bir şey diyemem ama benim için  çokşeyöğrendiğim bir sezon oldu.   

Mamak Belediyesi'nin bu sezonun yeni TBL ekiplerinden. BSL'den tekrar TBL'ye hem de yepyeni bir kulüple başka bir şehre gelmeye bir genç oyuncu olarak nasıl karar verdin? 

Ben transfer sürecinde menajerime geçen sene çok süre almadığım için bir daha süre kaybı yaşamayı istemediğimi, kesinlikle oynamak istediğim yerde olmayı istediğimi belirtmiştim. Akabinde de Mamak Belediyesi'nin böyle bir yapılanmaya girdiğini gördük. Benimde tercihim buradan yana oldu. Çünkü genç oyunculara takımda daha çok yer verecekleri için daha çok süre ve sorumluluk alabileceğimi düşündüm. Takımda 2-3 oyuncu dışında herkes genç oyuncu. Amerikalı oyuncumuz da genç, guardımız bile 95 doğumlu.  

BSL, TBL'ye göre hepimiz bildiği gibi daha sert bir lig. Dolayısıyla genç oyuncular için de daha zorlayıcı gelebilir. Bandırma Kırmızı tecrüben var ama yine de senin için öyle olmadı mı?

Evet dediğiniz gibi Bandırma Kırmızı'dan gelen bir senelik bir tecrübem var. Ama ben sertliği seven bir oyuncuyum. Sahada mücadele ve koşturmacayı seven biri olduğum için bu konuda herhangi bir çekincem olmadı.  

Peki şu an burada daha özgüvenli olmanda Bandırma Kırmzı'dayken edindiğin TBL tecrübesinin etkisi oldu mu? 

Tabii ki oldu diyebilirim. 19 yaşında Bandırma Kırmızı'da oynamaya başladım. Bizim yaşımızdaki bir oyuncu bu büyük bir nimet diyebilirim. Orada o atmosferi yaşta solumak, kendinden büyüklere ve yabancı oyunculara karşı oynamak tecrübe ve özgüvenimiz açısından bize çok şey kattı. Şimdi BGL ile bu tecrübeyi bizden sonra gelenler edinmeye başladılar ama bizim için Bandırma gibi bir takımda yer almak çok büyük bir şans olmuştu. Baktığımızda ise nerdeyse altyapımızın son kalelerinden biri diyebilirim. 
 
Bu sezona müthiş bir başlangıç yaptın desek abartmış olmayız. Seni tanımayan ligin takipçilerine de kendini Federasyon Kupası'yla tanıttığını söyleyebilirim. Geçtiğimiz senelerde olmayıp da senin için bu sene olan şey neydi?  

Basketbol bir yetenek ve bir çalışma işi ama bunun sırasında mental bir oyun. Kendini özgüven sahibi olabilirsin ama asıl önemlisi takım arkadaşlarının ve antrenörlerinin sana hissettirdiği o özgüvendir. Bu farklı bir seviyede olduğu için zaten takım olarak da böyle bir yerlere gelebiliyorsun. Takım arkadaşların ve antrenörün sana güveniyorsa sen onları yeteneğinle ve çalışmanla sahaya yansıtabiliyorsun. Bana göre bu senenin diğer senelerden farkı benim için özgüven ve takım arkadaşlarınla antrenörünün sana olan güveni diyebilirim.  

Peki bu sene böyle iyi bir çıkışla sezona başlamayı bekliyor muydun? TBL istatistiklerine baktığımızda ribaund ve sayıda ikinci yerli oyuncusun. Lige başlangıcı yorumlamanı istesem ne dersin? 

Hayır beklemiyordum (gülerek) Böyle bir çıkış yapacağımı beklemiyordum. Her şey beklemediğim bir şekilde gelişti diyebilirim. Ben sadece sahada olduğum dakikalarda elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Özellikle iyi bir çıkış yakalamaya odaklı sezona başlamamıştım ama işler beklediğimden de güzel gelişti ve hayal ettiğimin de ötesinde iyi bir şekilde sezona başladım diyebilirim. Buraya geldiğimde 10 sayı averaj ve 5-6 ribaund averajın hedeflediğim ve bana yeteneceği düşündüğüm sayılardı ve bu şekilde bitirmeyi hedeflemiştim. Ama önemli olan takımıma faydalı olabilmem. Eğer 20 değil 10 sayı atmam daha faydalı olacaksa öyle oynarım. Önemli olan takımın galibiyet alması ve bizim de sahada oynarken keyif almamız ve mücadele etmemiz.  

TBL'de yeni bir takım olmanıza ve buna rağmen Federasyon Kupası'yla sezona şampiyon olarak iyi bir başlangıç yaptınız. Bu beklediğiniz bir başarı mıydı ?

Aslında beklemiyorduk ama Federasyon Kupası'ndayken, acaba kazanır mıyız diye düşünmedik diyemem. Kupada her geçen gün kendimize olan güvenimiz daha da artmıştı. Beklemediğim için kazandığımızda ben daha çok mutlu olmuştum.    
 
 
Peki kısa sürede bu uyum sorununu çözerek kimyayı nasıl yakaladınız?  

Ben bunu takımdaki insanların karakterine bağlıyorum. Takım olarak hepimiz başarıya çok aç bir takımız. İdmanlarımız çok hırslı geçiyor, maçlarda sonuna kadar mücadele ediyoruz. Bunun en büyük nedeninin herkesin başarıya olan açlığı ve hedeflerinin olması, diye düşünüyorum. Ayrıca maç ve idmanlar haricinde de birlikte vakit geçiriyoruz. Hepimiz daha önceden tanışıyor olmasak da aramızda daha önce tanıdıklarımız da vardı.  Bunların da uyum sürecini hızlandırdığını düşünüyorum.    
 
Geçtiğimiz sezon U20 Avrupa Şampiyonası'nda Sirbistan'a 81-83 mağlup olduğumuz karşılaşmadaki smacın epey konuşulmuştu. O an o kararı nasıl verdin? Çünkü turnikeye gideceğini düşündüğümüz an smacı vurmuştun.  

Hala unutamadığım anlardan biridir. Ben de kendimden beklemiyordum (gülerek). Hatta turnike atmaya çıkmıştım ama bir şekilde vurdum o smacı. O an içimdeki ses o smacı vurabilirsin dedi ve ben de vurdum  

Peki turnuvaya şanssız bir şekilde veda etmiş olsak da senin açından baktığımızda turnuva nasıl geçti?     
  
Benim açımdan baktığımda turnuva benim için iyi geçti aslında ama Sırbistan maçını kaybetmeseydik keşke turnuva bizim için daha güzel sonuçlanırdı diye düşünüyorum. Çok yetenekli oyunculardan oluşan bir kadroyduk. Şu an hepimiz iyi noktalarda basketbol kariyerimize sürdürüyoruz ama o takımı bir başarıyla taçlandırmamız güzel olurdu. Bunu U18'deyken yapmıştık U20'de de yapmayı isterdim. 
 
Şampiyonadaki en güzel ayrıntıda şüphesiz İzlanda'da sakatlık geçiren oyuncuyu Berke Atar'la beraber taşımanız oldu. Bu hareketinizle de turnuvanın fair-play ödülüne layık görülmüştünüz. 

Seviye yükseldikçe takımlar ve insanlar arasındaki mücadele artıyor. Ama Milli Takım bazında baktığımızda kim benim yerimde olsa aynı şeyi yapardı diye düşünüyorum. Kaldığımız otel biraz yokuştaydaydı. O olayda çok anlık gelişti. Berke'yle anlarından geçiyorduk, Onun sektiğini gördüğümüzde ise yardımcı olalım dedik ve yanlarına gidip yardım ettik.  

Seninle ilgili şunu çok rahat söyleyebilirim ki izlemesi en keyifli oyunculardan birisin. Rakibinin üstüne gitmekten hiç çekinmiyorsun Sahada korkusuzsun diyebilirim. 

Daha çok mücadele eden yere topa atlayan, savaşan oyuncuları izlemekten insanlar zevk alıyor. Bir de atletik bir oyuncu olduğum için performansımın göze hoş geldiğini düşünüyorum. Benim oyun tarzım zaten bu şekilde. O yüzden insanların gözüne hoş geldiğimi düşünüyorum. Ayrıca daha geliştirmem gereken yönlerim var bunun da farkındayım. 

Geçtiğimiz sezon şutunu geliştirmen gerektiğini ve topla daha iyi oynaman gerektiğini söylemişsin. Şu an geçen seneye göre nasıl olduğunu düşünüyorsun? 

Bu sezon özgüven rahatlığıyla statik şutu daha iyi attığımı söyleyebilirim. Ama elbette üzerine daha koymam gereken şeyler var. Topla oynamam daha iyi ama dribbling üstü şutumu da geliştirmem gereken bir diğer özelliğim diyebilirim.  

Son olarak ise kariyer hedefini öğrenebilir miyiz? 

Şu anki önceliğim Mamak Belediyesi'ni iyi bir şekilde temsil etmek olduğunu söyleyebilirim. Hepimiz çok çalışıyoruz, çok istekliyiz. Genç bir takımız, inişlerimiz çıkışlarımız olabiliyor. Önemli olan düşüşlerden mümkün olan en kısa sürede kurtulmak. 
Küçük küçük hedefler koyarak ilerlemek daha doğru geliyor. O yüzden öncelikli hedefim seneye BSL'de süre almak olduğunu söyleyebilirim. En büyük hedefim ise Euroleague'de mücadele etmek. Umarım önümdeki küçük hedefleri başararak en büyük hedefime bir gün ulaşabilirim.

Yorumlar Okunma: 3111