maltepe escort

alanya escort

kartal escort

 Pozisyonsuz Oyuncu (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Pozisyonsuz Oyuncu (Hayri Pekergin)

03-12-18 14:25
Basketbolun temel dinamikleri değişiyor. Bu değişim küresel ölçekte.

Çok temel üç nedeni var. İlki “24 Saniye Kuralı” ile basketbolun hızlanması.

İkincisi basketbolcu neslinin boy ortalamasının her 10 yılda 2-3 santim uzaması.

Üçüncüsü artan teknik ve fizik antrenman kalitesi ve internet/teknolojinin yoğun kullanımı ile yükselen erişilebilirlik kapsamında oyuncuların aldığı basketbol eğitiminin gelişimi.

Yani?

Bireysel antrenmanların öneminin artması. İdman kalıplarına ve dirillere internetten daha çabuk veher yerden ulaşılması. Basketbolu seven gençlerin mahallede, evlerin arka bahçelerinde bile bu driller ile gelişim sağlaması.

Atletizm ve fiziksel kalitelerin oyundaki ağırlığı bu gelişmeler çerçevesinde daha geniş bir alanı kapsıyor.

*****

Basketbolun temel dinamikleri değişiyor da ne oluyor?

Pozisyonsuz oyuncu kavramı giderek alan arttırıyor.

Ne demek pozisyonsuz oyuncu?

Eskiden bir dış oyuncu iki pozisyonu birden yapabiliyorsa avantajdı. Artık dış oyuncular hem iki guard hem kısa forvet pozisyonunu yapabilen konuma geliyor.

Kısa forvet pozisyonu ile power forvet pozisyonu arasındaki mesafe hızla kapanıyor.

Klasik “çakılı pivot” anlayışı hala var olmakla birlikte power forvet ile “center” arasındaki ilişki giderek hibrit özellikler taşımaya başlıyor.

Dış şut özelliği artık yalnız power forvetler için değil, yukarıdaki hibrit anlayış çerçevesinde center oyuncular için de bir “olmaz ise olmaz” konumuna geliyor.

Euroleague ya da WNBA’de ya da bizim liglerimizde şut tehdidi olmayan pivotlar takımları için bir silah olmaktan çıkıp bir yük haline gelmeye başlıyor.

*****

Bunları bilmek, bu değişikliklerin kapımıza dayandığını görmek neden önemli?

Altyapıdan üst liglere, özellikle milli takımlara kadar bu değişimlerin dışında kalmak demek dünya sıralamasında rekabet gücümüzün azalması anlamına geliyor.

Bu dediğim yalnız basketbol için de geçerli değil. Bankacılıktan, lojistiğe, perakendeden turizme kadar değişen dinamiklerin dışında kalırsanız irtifa kaybetmeniz önlenemez konuma geliyor.

Ülkemizde, şehrimizde, kulübümüzde altyapı için oyuncu taramalarından, profesyonel seviyede kadro kurmaya, özellikle U15-U16 altyapı milli takım kadro yapılanmalarına kadar bunların farkında olmak gerekiyor.

Bu anlamda coach eğitimlerinin yalnız teknik, teori, taktik, fizik alanlarda değil, katılımcıları, özellikle gençleri dünyadaki bu gelişimleri daha yakından izlemeye ve uygulamaya yöneltecek şekilde programlanması önem taşıyor.

******

Kadın basketbolunda bu tür değişimler dışında daha farklı gelişmeler var.

Örneğin WNBA’de oyuncu ücretlerinin neredeyse 20 yıldır artmamasına duyulan tepki.

Amerika’da WNBA seviyesine ulaşmış ya da NCAA’de bu konuma aday oyuncuların 20 yılda giderek artan NBA – WNBA ücret farklarına daha güçlü şekilde itiraz ettiğini görmemiz gerekiyor.

Bu hareketin iki büyük tetikleyicisi var.

İlki ABD’de kadınların yukarıda söz ettiğim kadın / erkek ücret ayrımcılığının tüm sektörlere yayılmış olmasının getirdiği birikim ile artık daha güçlü ve organize şekilde itiraz etmesi.

İkincisi, yine ABD’de büyük yankı uyandıran skandallar ile gündeme gelen ve reklamcılıktan, finansa, sinemadan politikaya kadar tüm alanlarda kadınlara yönelik cinsel şiddet/sömürüye duyulan tepki. Bu hareketi “Me too” hareketi olarak takip ediyoruz.

ABD’li WNBA oyuncuları ve elit NCAA isimleri artık ülkelerinde az para kazandıkları için “gurbete” çıkarak Avrupa ya da Asya’da yılın 10 ayını sürekli oynayarak geçirmek istemiyor.

Açıkçası WNBA yönetimi için oyuncu ücretleri üzerine “basarak” yatırımcılar için ligi cazip hale getirme politikası hızla duvara yaklaşıyor görünüyor.

Bunun Türkiye gibi ABD’li oyuncular açısından ithalatçı” olan ülkeler için olası sonucu WNBA’de oyuncuların talepleri gerçekleşecek olursa elit ABD’li oyuncuların isteyecekleri ücretlerin daha da artacak olması.

*****

Kadınlar Ligi demişken Türkiye’de geçen hafta ligin zirvesinde merakla beklenen Çukurova Basket – Hatay BŞB maçını 96-82 gibi net bir skorla Çukurova Basket kazandı.

Bu maçın sonucu kadar yankı uyandıran diğer bir gelişme ligin liderlik maçı konumundaki karşılaşmanın yayıncı kuruluş tarafından yayınlanmaması oldu.

Naklen yayın maliyetleri ve işin lojistik detaylarını bilenler için maçın neden yayınlanmadığını tahmin etmek zor değil.

Elbette böyle bir süper maçın yayınlanmamasını kabul etmek de mümkün değil.

Öncelikle naklen yayınların yapılma gerekçesi ile çelişen bir uygulama oldu.

Çukurova Basket – Hatay BŞB maçı tempoyu belirleyenin kazandığı yüksek skorlu bir maçtı.

Çukurova Basket, Hatay BŞB’nin güçlü pivot Courtney Paris’e gelen yardımlar üzerine oynayarak kurguladığı hücumun ritmini bozmasa da savunmada kaptığı toplar ile temponun kontrolünü ele geçirdi.

Iagupova Türkiye’de izlenebilecek en özel isimlerden biri.

Altyapı takımlarında oynarken Avrupa Şampiyonalarında 40-50 sayı atığı maçlar olan bir skorer.

Yazının girişinde belirttiğim “pozisyonsuz oyuncu” kavramının ilk örneklerinden biri. Iagupova neredeyse pivot dışındaki 4 pozisyonu yapabilecek teknik beceri, şut menzili ve fiziksel özellikleri taşıyor.

Doğal olarak formda olduğu gün savunulması hatta yavaşlatılması çok zor bir isim.

Hele Hatay maçında olduğu gibi rakip takım hayatı kendisi için zorlaştırmazsa.

24 Sayı böyle bir derbi maçı için O’nun adına normal olabilir. Iagupova bunun yanına tam 14 asist ekleyip 9 kez çizgiye geliyorsa bu potansiyeli ile ilgili bir göstergedir.

Bütün bunları yaparken savunmadan ödün vermeden 3 top çalması ise bana göre rekabetçi karakter yapısının bir sonucu.

Basketbolda tempoyu kontrol etmenin iki anahtarı vardır.

Biri ribauntlardır. Diğeri ise kapılan/kaybedilen top sayısıdır. İkincisinin sonuç üzerindeki ağırlığı ilkine göre daha fazladır.

Hatay BŞB ribauntlarda önde olsa da tam 21 top kaybederek tempo kontrolünü rakibine kaptırınca 3. Çeyrek sonunda Çukurova Basket 74-54 öndeydi.

******

Haftanın diğer önemli sonuçlarından biri Samsun Canik Belediyesi’nin deplasmanda Beşiktaş’ı 74-73 mağlup etmesi oldu.

Beşiktaş için geçen hafta belirttiğim kapsamlı neden/sonuç ilişkilerine ekleyecek yeni bir şey yok. Sergiledikleri kırılganlıklar rakipleri için avantaj olmaya devam ediyor.

Canik Belediyesi açısından ise gerçek başarı, sayı farkını maçın “oynanan bölümlerinde” 16-17 sayıya açmak değil, 3.çeyreğin sonlarında başlayan uzun kırılma bölümünde galibiyete ulaşacak kararlılığı ve takım oyununu göstermeleriydi.

Devşirme Campbell’ın takımdan gönderilmesi sonrasında kadroya alınan pivot James şimdilik tam hazır olmasa da takımın iç-dış dengesine katkı yapacak gözüküyor.

*******

Kadınlar Süper Ligi’nin puan sıralamasında safların giderek netleştiği görülüyor.

Burada bana göre Bellona Kayseri Basket’in konumu dikkat çekici.

Kayseri ekibi sezona geç bir giriş yaptı. Elbette nedenleri var. Bununla birlikte kurdukları kadro Armstrong’un sakatlığına kadar sıralamada bu kadar aşağıda olmayı hak etmiyordu.

Kayseri ekibi Armstrong’un yokluğuna rağmen Galatasaray önünde beklenenin ötesinde direnç gösterdi. Şimdi önlerinde 4 maçlık bir seri var.

Bu seriden gelecek galibiyetler Bellona Kayseri Basket için kritik önemde olacak.

twitter: @hayripekergin

 

Yorumlar Okunma: 4140