maltepe escort

alanya escort

kartal escort

 Her şey para mı? (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Her şey para mı? (Hayri Pekergin)

31-12-18 22:18
Paranın tüm sorunları çözecek, işlerin her alanda yolunda gitmesini sağlayacak faktör olduğuna inanan çok.

“Parayı akıtır, işi yaptırırım” düşüncesi yalnız sporda değil, inşaattan, turizme, ticaretten lojistiğe kadar aklınıza gelen gelmeyen tüm sektörler için geçerli.

Bir de işin ters tarafı var. Parayı verenler açısından değil. Alanlar açısından da bakmak lazım.

Parayı alan da aldığı paranın hakkını en iyi şekilde vermek, kendine ve etrafındakilere değer yaratmak, beklentilerin de üzerinde performans göstermeye çalışmak zorunda değil mi?

Basketbol ile irtibatlarsak;

Finansal kaynaklara erişimi sınırlı bir kulübümüz tüm sorunlarının kaynağında para olduğuna inanabilir.

Oysa şöyle bir geçmişe baktığımız zaman sporda futbol başta olmak üzere, paranın “mutlak mutluluk” getirmediğinin örnekleri çok.

Basketbolda da bu tip durumlar fazla.

Erkek basketbol tarafında hala oynamayan oyunculara garanti paraların verildiği enkazlardan dumanlar tütmekte.

Kadın basketbolunda ise başa oynarken, sezon hedeflerini ıskalayıp sonra bir anda yok olan kulüpler hafızalarda.

Demek ki;

Her şey para değil.

Şöyle bir gerçek var; Hem de basketbolun en temel gerçeklerinden biri.

Beni rahatsız edecek kadar sık unutuluyor.

“Takım olmak, en az takım kurmak kadar önemlidir.”

Bir takım yerlisi ile yabancısı ile, teknik yönetimi, sağlık ve destek hizmetleri ile bir bütün.

Kulüp yönetimi de bu resmin ayrılmaz parçası.

Zincirin bütün bu halkalarından birinde hatanın olması hedeflerden uzaklaşmak için yeterli.

Bana göre en büyük iki hata yukarıda belirttiğim organizasyon şemasındaki görevlendirmelerde “liyakata” önem vermemek.

İkincisi yönetimde boşluklar bırakmak.

Boşluk bırakmak, siyasetten, ticarete, askeri stratejiden kulüp yönetimine hataların en büyüğüdür.

Çünkü o boşluklar, çıkar ve gündemi, hedefi, farklı “başkaları” tarafından doldurulur.

Sonuçta zarar eden boşluk bırakan olur.

Türkiye Kupasına katılacak takımların belirlenmesinde kritik önemde olan KBSL haftasına bu açıdan bakmakta yarar var.

******

Ligin tepesindeki ilk dört takım gelecek hafta da yerini koruyacak görünüyor.

Bu takımlardan Çukurova Basket ve Fenerbahçe önemli bir maç oynayacak.

Bu karşılaşma ligin sonu için de (şartların aynen devam etmesi durumunda) bir gösterge niteliğinde olacak.

Hamleli savunma, yüksek tempo ve ters eşleşme üzerine yoğunlaşan bir Çukurova Basket ve daha çok yarı saha oyununu tercih eden bir Fenerbahçe izleyeceğiz.

Maçın ilk anahtarı ribaundlar ve kazanılan/kaybedilen toplar olacak.

Nedeni basit. Bu kalemlerde başarılı olanlar tempoyu belirliyor.

İkinci anahtar ise Fenerbahçe’nin savunmada ters eşleşme handikabını nasıl yöneteceği.

Hem Fenerbahçe hem Çukurova Basket takımları bu maça Avrupa ajandasının ekstra yorgunluğu olmadan, dinçlik anlamında en optimum dönemde çıkacak.

*****

KBSL’de lig ikincisi Hatay BŞB İstanbul Üniversitesi önünde beklendiği gibi kolay ve farklı kazandı.

Burada benim dikkatimi çeken isim Hatay BŞB tarafında Hülya Çoklar. 80-49 Skorlu maçta 19 dakikayı sayı atamadan tamamladı.

Bildiğimiz tanıdığımız bir oyuncu. Fenerbahçe altyapısından. Yaş gruplarında yaşıtı Tilbe Şenyürek ile hemen hemen başa baş konumdaydı.

Bu aralar Garnier tarafından (bana göre yersiz şekilde) geriye atılan Tilbe Şenyürek A Milli Takımda. Hülya Çoklar ise takımında yer aldığı 9 maçta toplam 15 sayı üretmiş durumda.

Benim adıma bu performanslar üzücü. Umarım bundan sonraki maçları daha iyi olur.

Hatay ekibi ligde iyi bir yerde. Daha iyisi olabilir miydi? Evet.

Takım olma yolunda alınacak bir miktar mesafe var gibi görünüyor. Bu ligde 4.sıraya inmeleri zor.

Unutmamaları gereken bu sezonun zirvedeki 3 takım için de fırsat penceresi anlamına geldiği.

****

Ligin coachları ilk KBSL deneyimi yaşayan iki kulübünün maçında Galatasaray BOTAŞ’ı Ankara’da 68-60 yendi.

Galatasaray savunmada daha az hata yapan, hücumda topu daha iyi paylaşan takımdı. Süre alan dokuz oyuncudan sekizi sayı buldu.

Son çeyrekte skorun yakınlaştığı anlarda Işıl Alben kaptığı toplar, Fahriya Abdi rakip savunmayı cezalandıran sayıları ile değerli katkılar yaptı.

Macaulay oyun karakteri itibarı ile dağınık bir tip. Yine de ligin bu durumu ve takımın bu kadro yapısında işini yapıyor.

Şimdi gelelim BOTAŞ takımına.

Gelecek hafta alacakları sonuç ne olursa olsun ilk yarıyı kendileri için doğru yer olan 4. Sırada bitirecekler. Burası iyi.

Maçtan sonraki kısa basın toplantısında coach Ender Kaya’nın kime “teşekkür ederek” sitemde bulunduğu bana göre soru işareti.

Görüşler ağırlıklı olarak hakemlere sitem edildiği yönünde.

Bana göre daha farklı da olabilir.

Ben Coach’un Jewel Loyd’a da “teşekkür edebileceğini düşünüyorum”.

Loyd’un çaylak yılında G.Saray performansı sonrasında WNBA’deki performansı belli.

Galatasaray maçını ite kaka 7 sayı ile bitirdi. Sezonun ilk 6 maçındaki ortalaması 18.8.

Sonraki 5 maçta ise 7.6 sayılık katkı yapıyor. Gündoğdu Adana maçındaki 2 haneli skoru olmasa son 5 maçta ortalaması 7 sayı da olmayacak aslında.

Takımındaki oyun kurucuların sahada Loyd’u aramak bulmak gibi bir dertleri de gözükmüyor.

Bu durum açıkçası şu anda takımın ayağındaki bir pranga konumunda.

Dolayısı ile önce BOTAŞ kendi kontrolü altındaki alanları optimize ederse edilecek sitemlerin frekansı daha da azalır görüşündeyim.

*****

Türkiye Kupası vizesi anlamına gelen, ligin ilk yarısını ilk 8 arasında bitirme mücadelesinde Beşiktaş OGM Orman Gençlik maçı önem taşıyordu.

Orman Gençlik kadro yapısı ve coachları Alper Durur’un felsefesi itibarı ile yediğinden çok atarak kazanmayı hedefleyen bir takım.

Beşiktaş’ın ise sezon başından bu yana çözülemeyen bir savunma sorunu var.

Bu pencereden iki takımı karşılaştırdığınızda, OGM Orman Gençliğin 12 maçta 798 sayı yerken, bu rakamın Beşiktaş için 888 olduğunu görüyorsunuz.

İlk yarısı dengede bir maç izlendi. 3.Çeyrekte topu daha iyi paylaşan, paylaştıkça Beşiktaş savunmasını daha zorlayan Orman Gençlik Tiffany Mitchell’ın liderliğinde farkı 15 sayıya kadar çıkardı.

Ankara ekibi çeyreğin sonunda kilit oyuncuları dinlendirirken önce bu çeyrekte takımını ayakta tutan isim olan Epoupa’nın “isyanı” geldi.

Bu ismin çalışkanlığına son çeyrekte Bahar Çağlar ve Kelsey Mitchell’da katılınca maç bitime dakikalar kala dengelendi.

Kritik anlarda enerjisini maçın sonuna iyi saklayan Rebecca Gardner sorumluluk alarak takımını galibiyete taşıyan isim oldu.

OGM Orman Gençlik kamu kulübü olarak harcanan kaynakları verimli kullanan bir yapı olarak görülüyor.

İlk yarının son haftasında sıralamadaki 5.liği korumak için oynayacaklar.

Maçın bitiminde Beşiktaş cephesinde hakeme büyük tepki vardı.

Maçın Beşiktaş için Türkiye Kupası katılımı açısından önemli olması tepkilerin boyutunu arttıran bir faktördü.

Şunu da unutmamak lazım ki Beşiktaş son 6 maçta 5. yenilgisini aldı.

Daha önce birkaç yazdım.

Kadın basketbolunda iyi savunma topu hücumda iyi paylaşan takımların daha kolay ulaştığı bir başarı.

Yani işin savunma tarafı hücumdaki topun paylaşımına bağlı.

Bu noktada devreye Kelsey Mitchell gerçeği giriyor.

ABD’li 23 yaşındaki oyuncu takımdaki topların %35’ni kullanıyor. Kendi gelişimi için harika.

Kaybedilen son 6 maçta sayı ortalaması 23,2.

Bununla birlikte erken attığı toplar savunmaya dönüşü zorlaştırıyor. Bahar Çağlar ya da Kübra Siyahdemir gibi isimlere gelen pas kalitesi aşağıya gidiyor. Epoupa’ya binen yük artıyor.

Ben Beşiktaş Basketbol Yönetiminin yerinde olsam, Mitchell’ın menajerlik şirketine en az 25.000 USD bir geliştirme bedeli faturası gönderirim.

Beşiktaş bu oyun şablonunda kaybolan isimlerden biri de yüksek tempoda oynamayı seven, geçiş hücumlarında özellikleri parlayan Akhator.

Diğer power forvet Mirceva da daha sezon başında gelen pas sayısının azlığından kalkanları indirince siyah beyazlıların önünde iç dış skor dengesi gibi bir diğer sorun beliriyor.

Benim en üzüldüğüm konu ise, Beşiktaş’ın tıpkı geçmiş senelerde olduğu gibi, altyapısından A takıma yükselttiği gençlere süre ve sorumluluk veremiyor olması.

Haftanın diğer maçları biri hariç beklenen sonuçlara sahne oldu.

85-96 Skorlu Canik Belediye-Adana Gündoğdu Basket maçında atılan toplam 181 sayı hakikaten ilginç.

Canik Belediyesinin tam kadro olduğu maçlar dahil sayı ortalaması 66.2. Adana ekibinin ise 74,6.

Şunu da belirtmem gerekiyor.

Adana ekibi aslında bir pivotu olsa daha yukarılara çıkma potansiyeli olan bir takım konumunda.

*****

Yazının başında her şey para değil dedik.

İster parayı harcayan tarafta olun, ister parayı alan tarafta;

İster hedefiniz şampiyonluk, isterse Türkiye Kupası vizesi ve play-off olsun.

Mutlaka harcanan paranın bir yerde iz bırakması havaya uçup kaybolmaması gerekiyor.

Bu para karşılığında oynanan basketbolun, sonuç galibiyet de olsa yenilgi de gelse takdir görmesi, saygı duyulması bekleniyor.

Sezon hedeflerinden uzaklaşıyor olduğunuzda en azından gelecek sezonun iskeletini yapılandırıyor ya da gençleri geliştiriyor olmanız görülmek isteniyor.

Bütün bu olumlu gelişmelerin daha sık görüleceği bir 2019 yılı diliyorum.

Twitter: @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 3382