Uluslararası U16 Yıldız Erkekler Turnuvası Üzerine-1 (İlker Yıldız) - BasketFaul.com

Uluslararası U16 Yıldız Erkekler Turnuvası Üzerine-1 (İlker Yıldız)

04-02-19 14:15
28 Ocak-1 Şubat tarihleri arasında Sakarya’nın ev sahipliğinde düzenlenen TBF Uluslararası U16 Yıldız Erkekler Turnuvası, Litvanya’nın şampiyonluğuyla sona erdi. Ülkemizin U16 ve U15 olmak üzere iki farklı takımla katıldığı turnuvada toplamda altı takım ve beş ülke mücadele etti. Fransa, Litvanya, Hırvatistan ve Sırbistan gibi basketbolda ekol olmuş ülkelerin U16 milli takımlarının katıldığı turnuva, birbirinden çekişmeli müsabakalara sahne oldu. Her takımın birbiriyle oynadığı tek devreli lig usulü şeklinde düzenlenen turnuva formatı sonunda sıralama şu şekilde gerçekleşti: 1. Litvanya U16 (5-0), 2. Sırbistan U16 (3-2), 3. Türkiye U16 (3-2), 4. Fransa U16 (2-3), 5. Türkiye U15 (1-4) ve 6. Hırvatistan U16 (1-4).

Turnuvanın çoğu maçını, değerli arkadaşım Ümit Akgün ve Sakarya’mızın değerli birçok basketbol antrenörü arkadaşlarımla birlikte uzun uzun değerlendirmeler yaparak izledik. Ortak kanaatimiz turnuvaya çağrılan takımların, kendi oyuncularımızın durumlarını mukayese edebilme adına çok iyi belirlendiğiydi. Turnuvada oynanan bazı maçlar vardı ki hem üst düzey maçları aratmadı hem de bu turnuvada gelecekte dünya basketbolunda isim yapacak olan yeni yıldız adaylarını izlememizi de sağladı. Bu yıldız adayları arasında özellikle Litvanya’dan Emilis Butkus (#11, 2003) yeni Doncic olarak adeta parladı. Sırbistan’dan Ilija Milijasevic (#5, 2004) ve Srdjan Popovic (#4, 2003)’in de ileride adlarından çok söz ettireceklere benziyorlar. Ayrıca her ne kadar turnuvayı son sırada tamamlamış olsalar da Hırvatistan milli takımının çoğu oyuncusunun üst düzey basketbolcu olma anlamında ileriye dönük birer yatırım olarak seçildikleri de çok açık belli oluyordu. Fransa’yı ise pek söylemeye gerek yok diye düşünüyorum. 15-18 yaş arası oyunculardan kurulu olan CFBB (Centre Federal Du Basket-Ball) takımı Fransa 3. Liginde (NM1 Grup B) mücadele ediyor. Bu takım aynı zamanda Fransa U16 milli takımının da iskeletini oluşturuyor. Fransa 3. Liginde (NM1 Grup B) şu ana kadar oynadıkları 20 maçın tamamını kaybetmiş olsalar da asıl amacın maç kazanmaktan çok oyuncu yetiştirmek olduğunun bilinciyle hareket ettiklerini yıllardan beri biliyoruz. Bu turnuvada ligde süre alan üç oyuncuları da yer alıyordu. Bu oyuncular; Kenny Kasiama (#14, 2003), Naoll Balfourier (#20, 2003) ve Yohan Traore (#17, 2003)’ydi. 

Turnuvanın kendi milli takımlarımız açısından değerlendirmesine bu yazımda U16 milli takımımızla başlamak istiyorum. Öncelikle şunun altını çizmek isterim ki altyapı organizasyonlarında alınan galibiyetler ve kupalardan daha önemli olanı, doğru oyuncu seçimi ve bu oyuncuların doğru gelişimidir. Bu yazımdaki değerlendirmelerim sonuç odaklı değil, süreç odaklı olacağının peşinen bilinmesini isterim. 

U16 milli takımımız yaklaşık iki yıldır Sayın Semih Soğuksu’nun başantrenörlüğünde çok doğru bir yolda ilerlemeye devam ediyor. Sadece geçen yılın başından bu zamana kadar U16 milli takımımızın geniş kadrosuna 44 farklı oyuncunun çağrıldığını görüyoruz. Sayın Semih Soğuksu ülke basketbolumuz adına çok değerli bir antrenör. Gerek altyapı gerekse A takım seviyesinde çok önemli bir isim. Ülkemizin en yetenekli gençlerini seçerken hem bu genç oyuncularımızın gelişim sürecini yakından takip ediyor, hem de genç oyuncularımızın gelişimlerinin farklı süreçler geçirebileceğini de bilerek oldukça geniş bir oyuncu havuzu oluşturuyor. Sayın Semih Soğuksu’nun bu ekiple birlikte yapmış olduğu birçok kampı ve antrenmanı yakından takip ettim. Hatta biraz iddialı olacak ama belki de teknik ve idari ekip dışında bu gençlerin gelişimini en yakından takip eden kişilerin başında belki de ben geliyorumdur. Sayın Semih Soğuksu ve ekibinin kamp dönemindeki gerek antrenmanları gerekse oyuncularımıza yaklaşımı mükemmel diyebilirim. Oyuncularımızın antrenmanlardaki çalışma tempolarını gördüğümde çok güzel bir takım ruhu yakalandığını rahatlıkla söyleyebilirim.

U16 milli takımımızın turnuvayı üçüncü sırada tamamlamış olmasını bir ölçü olarak almıyorum ve almamamızda gerekiyor. Zaten altyapıda önemli olanın oyuncu gelişimi olduğunu sürekli olarak yazılarımda ifade ediyorum. Buna karşın kısa bir genel takım değerlendirmesi yapacak olursak; çoğunlukla adam adamayı tercih eden, bunun dışında topsuz oyunculara yapılan perdelemeler ile oyun stratejisi geliştiren, akışkan ve pas-kat ağırlıklı bir milli takım izledik. Savunma-hücum geçişlerinde ise özellikle savunmada bazı sıkıntılar yaşadığımızı da söylemeliyim. Gerek maç içinde gerekse turnuva genelinde takım ve bireysel anlamda performanslarda dalgalanmalar sıklıkla yaşandı ve bu da çok normal. Tabii millilerimizde bir oyun anlayışının belirlenmeye çalışılması demek, koçun belirlediği şekilde oyuncular tarafından her daim bu oyun anlayışının uygulanabildiği anlamına da gelmiyor. Sonuçta bunlar 16 yaş altı gençlerimiz ve bazen maçın yoğunluğu içinde kendilerini kaybedebiliyorlar, bu da çok doğaldır. Hata yapa yapa doğruyu öğrenecekler, hata yapmalarına da imkân vermek gerekiyor ki doğruyu kendileri bulsun. Mesela 75-74 kaybedilen Sırbistan maçının öğrettikleri, belki maçı kazanmış olmalarından çok daha fazladır. Bunlar hep tecrübe olarak zihinlerinin bir yerinde yer edecek ve kendi hatalarını kendilerinin bulmalarını sağlayıp, eksiklerini düzeltmeleri adına önemli imkânlar sunacaktır.

U16 milli takımımızda dikkatimi çeken olumlu olarak gördüğüm diğer uygulama ise oyuncuların gelişimlerini görme adına doğru şekilde rotasyona gidilmesiydi. Sonuçta bunlar A takım oyuncusu değiller ve bu oyuncuların gelişimini görmek ancak onlara süre ve sorumluluk vermekle gerçekleşir. Bir de hangi oyuncunun hangi pozisyona ne reaksiyon vereceğini en iyi bu tür ciddi organizasyonlarda görebilirsiniz. Semih Hocada bunun bilincinde olarak en doğru şekilde rotasyonları da yaptı. 

U16 milli takımımızda oyuncularımızın bireysel değerlendirmesiyle ilgili genel bir yorum yapacak olursam, tek cümle ile şunu söylemeliyim ki bu takımdan en az 4-5 oyuncu gelecekte A milli takımımızın geniş oyuncu havuzuna rahatlıkla girecektir. Bu oyunculardan en az üçünün ise bir aksilik olmazsa A milli takımımızın ana kadrosuna gireceğini düşünüyorum. Tabii henüz belki de yorum yapmak için çok erken ama ben de yılların tecrübesi ve birikimiyle bu yorumu yapmayı uygun buluyorum. Tabii bu yorumu şuan ki basketbol gelişimlerine ve basketbolu ne kadar severek yaptıklarına bakarak yapıyorum. Doğru çalışmaya devam etmez, zihnen bu işe kafa yormaz ve tembellik hududunu (comfort zone; bu tabir Sayın Yalçın Granit’tin “Adanmak” kitabından alınmıştır) aşma çabası içerisinde olmazlarsa bu söylediklerim geçerli olmayacaktır. 

Batın Tuna (#7, 2003) ve Ömer Ege Peksarı (#10, 2003)’ın çok özel oyuncular olma yolunda hızla ilerlediklerini görmek şahsım ve Türk basketbolu adına çok büyük bir mutluluk. Bu iki oyuncumuzun gelişimlerinde gerek kulüpleri gerekse Sayın Semih Soğuksu’nun çok önemli katkıları olduğu kuşkusuz. Çünkü bu iki oyuncu da aynı zamanda U16 milli takımımızda çok yönlü oyuncu gelişmeleri adına 1 numaralı pozisyonda da oynatılıyorlar. Bu iki oyuncumuzun saha görüşleri ve liderlik özelliklerinin geçen seneye göre ne kadar ilerlediğini görmek mutluluk verici. Oyuncularımızın bu gelişimleri, altyapı organizasyonlarında alınacak onlarca kupadan çok daha kıymetlidir.

Oyun kurucu pozisyonunda oynayan Berkay Yılmaz (#5, 2003)’ın korkusuzca çembere gitmesi artı bir özellik. Ancak Penetre’den daha çok yanlara doğru driplingini de geliştirmelidir. Bu sayede bol bol pas açıları bulacak ve daha çok olasılıklı oyun zenginliğine kavuşacaktır. Dolayısıyla da bir anda birkaç basamak basketbolunu ilerletecektir. Muhakkak şutlarını geliştirmeli ve özellikle de stop jump shot’unu vazgeçilmez hücum silahı haline getirmelidir. Benzer cümleler Ozan Yılmaz (#6, 2003) için de geçerli. Ozan çok yetenekli bir oyuncu ama oyun kurucu takımın adeta beynidir ve takımın sahadaki koçudur. Ozan bunun bilincine varıp, oyuna tam olarak kendini vermeli (mesela Hırvatistan maçının ilk devre sonunda rakip oyun kurucuya baskı yapmamanın sonunda yarı sahadan yediğimiz üçlükte reaksiyon göstermeliydi), vücut temasından kaçmamalı ve oyunda takım adına karar verici olanın çoğunlukla kendi olduğunu unutmamalıdır. Belli bir seviyeyi aşmak hem çok zordur hem de çok büyük fedakârlık ister. Ozan’da basketbol kariyeri adına önemli bir eşiğe yaklaşıyor ve oyun kurucu olmanın zorluklarıyla baş etmesini de artık öğrenmeli. Büyük oyuncu kolay olunmuyor. Ama ben onun çok büyük bir oyuncu olacağına inanıyorum, yeter ki kendisi de buna inansın.

Batın Tuna (#7, 2003): Çok özel bir yetenek ve Türk basketbolu adına çok önemli bir potansiyele sahip bir oyuncu. 1-2 ve hatta 3 pozisyonunda oynayabilecek yeterliliğe sahip. Bu çok yönlü oyununun faydalarını asıl olarak profesyonel basketbol kariyerinde görecektir. Kuvvetli, sağlam driplinge sahip, savunmada istekli, zihinsel olgunluğa sahip ve basketbol becerisi anlamında çok üst düzeyde olduğunu görüyoruz. Şutunu istikrarlı hale getirecek şekilde geliştirir ise çok yakın zamanda kendisini A takım seviyesinde görebiliriz. Winner bir oyuncu olarak da hemen her kategoride zevkle izleyeceğimizi düşünüyorum.

Yusuf Eren Akbıyık (#8, 2003): Basketbolu adeta aklıyla oynayan oyuncu tipine bir örnek. Bitirişleri kuvvetli ve fiziğine göre güçlü bir oyuncu. Maçın skoru ne olursa olsun sürekli oyun içinde ve konsantrasyonunu kaybetmiyor. Top driplingi kuvvetli ve dripling frekansı istenildiği gibi fazla. Geleceği parlak bir oyuncu olarak gördüm. 

Hasan Efe Uzun (#9, 2003): Maç esnasında sorumluluk alabilen, konsantrasyonu yüksek, belli bir seviyenin üstünde şutu olan, güçlü ve basketbol aklı üst düzeyde olan bir oyuncu. Oyuna her girdiğinde takıma sertlik getiriyor ve takım enerjisini bir anda arttırıyor. Kısacası her takıma lazım olan tam bir görev adamı olarak izledik. Önemli bir potansiyel ve gelecekte üst düzey liglerde onu izleyeceğimizi düşünüyorum. Tabii çok çalışmaya devam ettiği müddetçe.

Ömer Ege Peksarı (#10, 2003): Ömer geçen seneye göre basketbolunu çok ilerletmiş. Belli ki hem basketbolu çok seviyor hem de basketbol konformizmine kapılmamış. Eksik yönleri üzerinde de bir hayli çalışmış ve çok yönlü bir oyuncu olmaya namzet hale gelmiş. Hücum silahlarını arttırırken, şutunu da her açıdan geliştirmiş. Geçen seneki turnuvadaki ürkekliği gitmiş ve tam bir lider oyuncu konumuna gelmiş. Bu turnuvada onu; kuvvetli, istekli ve gelişime açık bir oyuncu olarak izledik. Bununla birlikte eksikliklerinin farkında olup çalışmaya devam etmesi gerekiyor. Sağ elini muhakkak kuvvetlendirmeli ve sola olduğu gibi sağa doğru da çembere kuvvetli gidebilmeli. Çok fazla istekli olduğu için bazen maç esnasında ani düşüşler ve top kayıpları yaşayabiliyor. Genelde oyun kurucu da oynatıldığı için, basketbol becerisini bu şekilde çok daha iyi geliştireceğini ve A takım seviyesinde çok yönlü bir oyuncu olacağını düşünüyorum. Önü çok açık, ona yürekten başarılar diliyor ve basketbolundaki gelişmeleri ilgiyle takip ettiğimi bilmesini istiyorum.

Bülent Hamza Çelik (#11, 2003): 208 cm boya sahip ve kulaç uzunluğu da bir hayli fazla olan bir oyuncu. Boyu uzun ve daha da uzayacak bir oyuncu olduğu için ister istemez koordinasyon sıkıntısı yaşıyor. Orta mesafe şutlarını pozisyon geldikçe atmaktan çekinmedi ve takımına enerji kattı. Turnuva boyunca Semih Soğuksu ona maçlarda bir hayli süre verdi ve oyun özgürlüğü de tanıdı. Bu şekilde hem onun gelişimi öncelendi hem de Türk basketbolu adına önemli bir kazanım olması adına çaba gösterildi. Bülent Hamza turnuva ilerledikçe çok daha iyi performanslar sergiledi ve ileriye dönük potansiyeli olan bir oyuncu olduğunu gösterdi. Özellikle gelişimi adına bireysel fundamental çalışmalarına önem vermesi gerekiyor. O fiziksel özelliklerde çok fazla oyuncu bulmanız pek mümkün değil. Bülent Hamza’yı yakından takip etmeye çalışacağım.

Efe Emirhan Öztekin (#12, 2003) ve Zeki Akant Es (#13, 2003) her ne kadar turnuvada çok fazla süre alamasalar da oyuna girdikleri süre zarfında başta savunma sertliği olmak üzere takıma enerji kattıklarını rahatlıkla söyleyebilirim. Sonuçta henüz yıldız milli takım seviyesindeler ve alt yaş kategorilerinde kimin ne seviyeye geleceğini, doğru çalışmaya devam etme azmi belirleyecektir. Çalışmaya devam.

Enes Alperen Baytok (#16, 2003): Şut mekaniği gayet iyi. Turnuva boyunca özellikle sağ dipten kullandığı şutlarını izledik. Topla oyununu geliştirdiği zaman yaratıcı bir skorer olup, çok önemli kademe atlaması yapabilecek bir potansiyele sahip bir oyuncu. İyi bir fiziğe sahip ve zannedersem uzamaya devam ettiği için koşuşunda biraz sıkıntıları var. Atletizm sorununu çözeceğinden eminim.

Emre Can Akdümbek (#18, 2003): Bu yaşta olan ve fiziksel gelişimi devam eden bütün sporcularda olduğu gibi koordinasyon sıkıntısı yaşıyor. Şut mekaniği ve bileği temiz bir oyuncu. Pozisyonlarda bazen rakibi karşısında geri adım atıyor ve sertlik göstermiyor. İkili mücadelelerde geri adım atmamalı ve kendine güvenmeli.

Yunus Emre Hamatoğlu (#19, 2003): Tam bir görev oyuncusu ve ileriye dönük olarak eşleşmelerde fiziksel avantaj sağlayabileceğini düşünüyorum. Ayaklarını daha da çabuklaştırmalı. İlerleyen yıllarda Haluk Yıldırım gibi iyi bir savunmacı ve takım oyuncusu olabilme potansiyeline sahip. Tabi altın kural “çok çalışmak”.

Adem Bona (#20, 2003): Adem’i Nijerya’dan bulup getiren Sayın Türkay Çakıroğlu, birlikte yaptıkları bireysel çalışmalarla birlikte iki sene içerisinde basketbol adına önemli basamaklar atlattırmış. Bu nedenle Sayın Türkay Çakıroğlu’na Türk basketbolu adına çok teşekkür ederim. Ancak Adem’in daha çok yol kat etmesi ve özellikle de bireysel çalışmalara aralıksız devam etmesi gerekiyor. Adem gibi atletizme sahip bir oyuncunun içeriye drive etme ve orta mesafe şutunu geliştirdiği taktirde dünya çapında bir yetenek olabileceğini düşünüyorum. Bununla birlikte eksiklikleri üzerinde çalışılmazsa atletik ve sadece ribaund alan bir oyuncu olarak kalma tehlikesi de mevcut. Turnuvadaki performansına gelince, mesela Litvanya maçında olduğu gibi gömülü bir defans karşısında pozisyona girememe ve dolayısıyla da oyundan düşme sıkıntısı yaşayabilir. Potaya yakın bir pozisyonda rakibini arkasına alıp reverse sonrası kuvvetli bitirişlerini sıklıkla izledik. Yavaş yavaş hücum silahlarını da arttırdığını görüyoruz. Ancak onun asıl silahları orta mesafe şut ve içeri kuvvetli şekilde topla yüklenmeleri olmalıdır düşüncesindeyim. Bunun dışında turnuvada en zorlu maçlarda erken faul problemine girdiğini de görüyoruz. Savunmada zamanlama hataları yapması ve topu en yüksekteyken almaması bunda en önemli etkenler. Ancak turnuva boyunca ne kadar azimli olduğunu ve basketbolu ne kadar çok sevdiğine şahit olunca, onun ileri de çok büyük bir oyuncu olabileceğiyle ilgili umutlarımın da arttığını rahatlıkla söyleyebilirim. İki yıl öncesine kadar basketbolun “b”sinden bihaber olan bir oyuncunun geldiği aşama çok muazzam. Ayrıca Adem’in yıldız seviyesinden önce milli takımda yer almasından dolayı, kendisinin devşirme oyuncu değil tamamen Türk statüsünde oynayacağını belirtmekte fayda var. Tıpkı Muhaymin Mustafa, Cedi Osman vb. oyuncularda olduğu gibi.

Koralp Türk (#21, 2003): Koralp çok akıllı ve basketbol zihinsel olgunluğu üst düzeyde bir oyuncu. O fizikte ve bileği düzgün, hemen her mesafeden şut atabilme özelliğine sahip bir oyuncu uzun zamandan beri izlememiştim. Sayın Semih Soğuksu’nun maçlarda Koralp’e yüzü dönük oyunu ve şut atma özgürlüğünü vermesini, Koralp’in gelişimi adına çok kıymetli görüyorum. Ancak yine de Koralp alışkanlıkları gereği olsa gerek çok fazla post-up oynama isteği içerisinde. İleriye dönük olarak baktığımızda 5 numara için kısa, 4 numara için ayakları yavaş kalma ihtimali olan bir oyuncunun, hücum silahları arasına muhakkak orta mesafe ve yüzü dönük oyununu öncelik haline getirmesinin şart olduğunu düşünüyorum. Oyunu çok iyi okuması, pasörlük özelliğinin üst seviye olması ve mücadeleden kaçmaması gibi çok önemli özelliklere sahip. Gelecek adına yapacağı çalışmaları iyi planlarsa kariyeri adına çok iyi yerlere geleceğinden eminim. 

Bir sonraki yazımda U15 milli takımımızın turnuva değerlendirmesini yapmaya çalışacağım.

Her şey Türk basketbolu için. 

 

 

U16 ERKEK BASKETBOL MİLLİ TAKIMIMIZIN
İDARİ VE TEKNİK KADROSU

ADI SOYADI

GÖREVİ

KULÜBÜ

Fikret Doğan

Koordinatör

TBF

Gürol Karamahmut

İdareci 

-

Semih Soğuksu

Antrenör

-

İbrahim Daloğlu

Yardımcı Antrenör

Beşiktaş JK Sompo Japan

Gülhan Öztürk

Yardımcı Antrenör

Tofaş

Özcan Çakar

Yardımcı Antrenör

Anadolu Efes

Murat Erdem

Fizyoterapist

TBF

Tuncay Kırkaltı

Kondisyoner

Adatıp Sakarya BŞB Basketbol

Özgün Öztürk

Masör 

Adatıp Sakarya BŞB Basketbol

 

 

 

2019 YILDIZ ERKEKLER (U16) AVRUPA BASKETBOL ŞAMPİYONASI ÖNCESİ
ORGANİZE EDİLEN KAMP DÖNEMLERİ VE OYUNCU KADROLARI

SPORCU KADROSU

KAMP TARİHLERİ VE KAMPIN YAPILDIĞI ŞEHİR

S

ADI SOYADI

KULÜBÜ

22.01.2018
(Sakarya)

15.03.2018
(İstanbul)

11.06.2018
(İstanbul)

09.07.2018
(İstanbul)

11.11.2018
15.11.2018
(Sakarya)

10.12.2018
12.12.2018
(İstanbul)

21.01.2019
01.02.2019
(Sakarya)

TOPLAM

1

Ömer Ege Peksarı

Anadolu Efes

1

1

1

1

1

1

1

7

2

Yunus Emre Hamatoğlu

Anadolu Efes

1

1

1

1

1

1

1

7

3

Batın Tuna

Tofaş

1

-

1

1

1

1

1

6

4

Berkay Yılmaz

Fenerbahçe

1

-

1

1

1

1

1

6

5

Bülent Hamza Çelik

İstanbul BŞB

1

-

1

1

1

1

1

6

6

Efe Emirhan Öztekin

Fenerbahçe

1

-

1

1

1

1

1

6

7

Emre Can Akdümbek

Darüşşafaka

-

1

1

1

1

1

1

6

8

Enes Alperen Baytok

Galatasaray

-

1

1

1

1

1

1

6

9

Hasan Efe Uzun

Darüşaffaka

1

-

1

1

1

1

1

6

10

Koralp Türk

Anadolu Efes

1

-

1

1

1

1

1

6

11

Ozan Yılmaz

Pınar Karşıyaka
Anadolu Efes

1

-

-

-

1

1

1

4

12

Adem Bona

İstanbul Basket

-

-

-

-

1

1

1

3

13

Egemen Usta

Tofaş

1

-

-

-

-

1

1

3

14

Emir Adıgüzel

Banvit

1

-

-

-

1

-

1

3

15

Zeki Akant Es

Anadolu Efes
Türk Telekom

1

-

-

-

-

-

1

2

16

Yusuf Eren Akbıyık

Anadolu Efes

-

-

-

-

-

-

1

1

17

Can Mert Piker

Fenerbahçe

-

-

-

-

-

-

1

1

18

Berkay Terzi

İstanbul DSİ

-

-

-

-

-

-

1

1

19

Sayhan Yetkin

Fenerbahçe

-

1

1

1

1

1

-

5

20

Acar Şen

Darüşşafaka

-

1

1

1

-

-

-

3

21

Buğra Ertaş

Galatasaray

1

-

1

1

-

-

-

3

22

Murat Meriç Kuntker

Life Prep Academy/ABD
Mavişehir Gençlik

-

-

1

1

1

-

-

3

23

Recep Berke Ertan

Beşiktaş JK

-

1

1

1

-

-

-

3

24

Enes Gül

Anadolu Efes

-

-

1

1

-

-

-

2

25

Said Emre Yosmaoğlu

Darüşşafaka

-

1

-

-

-

1

-

2

26

Berke Büyüktuncel

Tofaş

-

-

-

-

1

-

-

1

27

Berkin Cilev

Banvit

-

1

-

-

-

-

-

1

28

Bora Dündar

Darüşşafaka

-

1

-

-

-

-

-

1

29

Can Kurt

Galatasaray

-

-

-

-

1

-

-

1

30

Can Sayın

TED Ankara Kolejliler

-

1

-

-

-

-

-

1

31

Cihad Rebivar Özdemir

Tofaş

-

1

-

-

-

-

-

1

32

Ege Cimok

Galatasaray

-

1

-

-

-

-

-

1

33

Ege Özsever

Fenerbahçe

-

1

-

-

-

-

-

1

34

Enes Doruk Tüzün

Darüşşafaka

1

-

-

-

-

-

-

1

35

Eray Büyükcangaz

Pınar Karşıyaka

-

-

-

-

1

-

-

1

36

Fatih Mehmet Bardak

Banvit

1

-

-

-

-

-

-

1

37

Kaan Onkardeş

Beşiktaş JK

 

 

 

 

 

1

-

1

38

Kerem Gürses

Fenerbahçe

1

-

-

-

-

-

-

1

39

Melik Berkin Koç

Galatasaray

-

1

-

-

-

-

-

1

40

Tolga Deliktaş

Beşiktaş JK

1

-

-

-

-

-

-

1

41

Yavuz Selim Osmanlı

Antalya Osmanlı GSK

-

-

-

-

-

1

-

1

42

Yiğit Hamza Mestoğlu

Banvit

-

-

-

-

1

-

-

1

43

Yunus Halil Severoğlu

Galatasaray

-

-

-

-

-

1

-

1

44

Can Tulpar

Anadolu Efes

-

-

-

-

-

-

-

0

 

Yorumlar Okunma: 4492