U14’ten Süper Lige (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

U14’ten Süper Lige (Hayri Pekergin)

12-02-19 22:33

 Sürekli okuyanlar fark etmiştir. 


Son iki haftadır Pazartesi günleri okumaya alışık olduğunuz bu yazılar size Salı günleri ulaşıyor. 

Yazıların bir gün gecikmesinin nedeni iki haftadır önemli altyapı maçlarını izlemek üzere yapılan günü birlik Ankara seyahatleri.    

Geçtiğimiz hafta izlediğim ve notlarını burada da paylaştığım çok çekişmeli BOTAŞ Çankaya Üniversitesi U18 maçı ardından bu hafta sonu Ankara U14 derbisini görme olanağım oldu.  

Bu maçın izlenimlerini aşağıda sizlerle paylaşacağım.  


MEŞHUR SÜPER LİG
Şimdi gelelim meşhur “Süper” ligimize. 

Meşhur diyorum. Arapça kökenli bu sözcüğün anlamını bilirsiniz. Yine Arapça olan “şuhret” (şöhret) kelimesinden gelir. 

Ünlü, tanınmış, herkes tarafından bilinen anlamında. 

Hani “Meşhur Sarıyer Börekçisi” filan var bilirsiniz.  

Biz Süper ligimiz olan KBSL’nin “meşhur” sıfatını ligde yer alan takımların ortaya koyduğu kaliteli basketbol ve çekişme ile sergilenen basketbol kalitesi ile sonu başından belli olmayan maç sayısının fazlalığı ile kazanmasını istiyoruz. 

Oysa bu sezon ligin itibarını zedeleyen finans ve finans dışı” gündemlere” son günlerde eklenen “kakafoni” devam ederse, “Meşhur Türk Basını’nın” tabloid kesiminin ligimizin “şöhretine” şöhret katacak şekilde konuya dahil olmasını görmek kimseyi şaşırtmasın. 

Kurumsal hayatın içinde bulunmuş olanlarınız bilir. 

Yönetilmesi gereken riskler arasında en önemlilerinden biri itibar ve imaj kaybı riskidir. 

Çünkü “ürün” ile ilgili itibar ve imaj kaybı, medya ve sosyal medya üzerinden sponsorlara “tarlanın ortasındaki korkuluk” etkisi  yapar. 

İçinde yaşadığımız finansal koşullar ve bunların zayıf yapılı kulüplerin üzerindeki sonuçları konusunda, iki yılı aşkın bir süre önce bu köşeden birden fazla  yazı ile “karar vericileri” uyarma görevimi yaptığıma inanıyorum. 

Karar verici dediğimi yanlış anlamayın. TBF’den söz ediyorum. Basketbolun denetleyici ve düzenleyici kurumu olan TBF. 

Bakın arkadaşlar zor zamanlar zor kararlar gerektirir. 

Ligde yer alacak takım sayısı konusunda zamanında alınmayan o zor “kararlar” bugün ligin itibarını “tırmalıyor”. 

 
*****

KBSL’de bu hafta play-off vizesi ve 5-8 grubunu ilgilendirecek önemde iki maç vardı. 
O mçların ilkinde Galatasaray, OGM Orman Spor önünde tamamı başa baş geçen son çeyrekte hata yapmadı ve 74-71  kazandı. 

Işıl Alben’in 14 sayısı yanında çaldığı 7 top ve 6 asisti , Jefferson’un Türkiye’deki ilk sezonunu anımsatan 27 sayılık başarılı performansı, Abdi’nin kritik anlardaki isabetleri  belirleyici önemdeydi.   

Orman Spor, takımın tecrübeli skoreri Gardner’ın talihsiz sakatlığının, 5 denemede 4 üçlük isabet bulan ve toplam 18 sayı üreten Nilay Kartaltepe’nin elinin çok sıcak olduğu bir günde kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor olsa gerek.
 
Orta sıraları ilgilendiren diğer maç ise Mersin BŞB ve Beşiktaş arasındaydı. 

Maçın  ilk çeyreğinde 31-17 ile kontrolü alan Mersin BŞB ilk yarıyı 56-27 önde kapatınca maçın kalan kısmı son düdüğün beklendiği bir formaliteye döndü.

İki takım arasında İstanbul’da oynanan ilk maç 83-83 normal süre ardından, uzatmada 103-99 skor ile Beşiktaş’ın olmuştu. Bu sonuçla Mersin BŞB averaj avantajı elde etti. 

Mersin takımında Asena Yalçın’ın 15 asisti, Petronyte’nin 28 sayısı önemli performanslar. 

Beşiktaş ise bu savunma düzeyi ile sezon sonunda anlamlı bir tek sonuç elde etmek istiyor ise kadrosundaki genç isimlere nasıl daha çok “kaliteli süre” ve sorumluluk verebileceğini düşünmeli.  


TKBL’DE KALİTE YOK ÇEKİŞME VAR 
Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi (TKBL) bu sezon üst sıradaki 6-7 takımın arasındaki yakın skorlu maçlar ile önceki sezonlara oranla daha fazla heyecan ve çekişmeye sahne oluyor. 

Özellikle ilk 4-5 takımında yer alan ve maçların kaderine etki edebilecek kalibrede yerli oyuncular ile KBSL’de yer alan yerli oyuncular arasındaki farkın giderek kapandığını izliyoruz. 

Yabancı oyuncu seçimini doğru yapan takımlar ligin en büyük sorunu olan “yerli oyuncu performans istikrarı” konusunda yanlışlar yapmaz ise  sezonu “iyi yerlerde”   bitirecek görünüyor. 

TBF’nin bu sezon yukarı gelmeye aday TKBL takımları ile şimdiden daha yakın ilgilenmesi yararlı olur. 

TBF’nin bu şekilde, TKBL’nin yukarıya aday kulüplerinin üst lige çıktıktan sonrasına ait planları konusunda bilgi sahibi olması, sezon sonunda “alınacak kararların” ve planlamanın yeni riskler üretmesini engeller düşüncesindeyim. 

Bu hafta TKBL’de İstanbulgücü – Elazığ İl Özel İdare maçı ön plandaki karşılaşmalardan biriydi. 

Son dakikasına 2-3 sayı fark ile girilen maçı 80-68 kazanan, devrede 33-19, üçüncü çeyrek sonunda 55-42 önde olan İstanbul ekibi oldu. 

Maçın kırılma anlarında İstanbulgücü pivotu Schlemer’in rakip takımın power forveti Fogg önündeki pota altı üstünlüğü ve Münevver Akış’ın sayıları sonuçta belirleyici oldu. 

Elazığ takımı uzun sezonlardan bu yana yatırım yapıyor. İzliyorum. 

Ben İstanbulgücü maçındaki oyunu sonrasında, hücumda çok yönlü bir power forvet olan Fogg’un, zayıf pota altı savunması ile zor maçlarda takıma gerekli kaldıraç etkisini sağlamasından çok emin olamadım. 

Fogg bu maçta 18 sayı buldu ama karşısındaki kalıplı pivot Schlemer’in %62 ile isabet bulduğu 33 sayısını savunmak için oldukça “ince” kaldı. 

Bu ismin TKBL gibi güçlü fizikli ABD’li pivotarın yer aldığı bir yerde yararlı olması için Elazığ takımının geniş bir rotasyon katılımı ile savunmayı 40 dakika ve tüm sahaya yayacak düzende oynaması ve hücumda Fogg’un mobilitesi ve dış şutlarından daha çok yararlanacak transition düzenini kurması gerekiyor. 

İstanbulgücü takımın önemli bir parçası olan oyun kurucu Yağmur Bul’un sonda yaşadığı kramp sorununa rağmen kırılma anlarında kritik sayılar bularak ilk yarıdaki aldığı avansı korudu. 

Bu maçta İlknur Çınar ve Melek Bilge gibi yeni transferlerin süre almadığı İstanbul ekibi yerli rotasyonda istikrarı sağlarsa bulunduğu 6. sıradan daha yukarı çıkarak play-off için avantaj elde edebilir. 

Maçın hakem yönetimi faul düdüklerinde 40 dakika içinde aynı standardı tutturamayınca yaşanan heyecan ve çekişme sonda strese dönüştü. 

Hakemlerin faul standartları maç içinde bu kadar “oynaklık” gösterdiğinde, ilk defa basketbol izlemek üzere o maça gelen bir seyircinin acaba maçı başa baş hale mi getirmek istiyorlar diye düşünmesi inanın çok normal.  

MHK’nın, TKBL’nin diğer karar maçlarında deneyimli isimlere yer vermesi yerinde olur. 


ANKARA’DA U14 DERBİSİ   
Ankara’da U14 Ligi’nin güçlü takımları Çankaya Üniversitesi – Nesibe Aydın Okulları arasındaki maç Ankara basketbolunun ülkeye katkısı anlamında ümit verici seviyede oynandı. 

Maçın ilk çeyreğinde, bu maçta skorer ismi Elif Saygı’yı sakatlığı nedeni ile oynatamayan Nesibe Aydın Okulları, iyi savunması, forvet Nehir Er (16s), guardlar Zeynep Toru (14s) ve Cansu Güzel’in (12s) basketleri ile 17-7 öndeydi. 

Sayı farkının 15-3 ile 12’ye çıkmasına rağmen düzenden uzaklaşmayan Çankaya Üniversitesi ilk çeyrekte oyun kurucu Işıksu Güven, guard Öykü Aliusta (2s) ve forvet Asya Ülker (10s) ile sayı buldu. 

İkinci çeyrekte Çankaya Üniversitesi savunmasını toparlayınca hücumda da momentum kazandı. 

Geçtiğimiz yıl kulüpler düzeyinde U14 Türkiye Şampiyonası oynanmamış, 2004-2005 doğumlu oyuncuların performansı Ortaokul Türkiye Finalinde izlenmişti. 

Çankaya Üniversitesi’nin kazandığı o finalde sonuca etki eden iki deneyimli isim olan Işıksu Güven (8s) ve shooting guard Defne Çağlar (10s) bu çeyrekte skor katkısını arttırdı. 

Çankaya Üniversites forvet Yazgülü Saylan (13s), guard Mina Şentaş (4s) ve Asya Ülker’in sayılarıyla 12-0 seri yakaladı ve ilk kez 17. dakikada 19-17 öne geçti. 

İlk yarının son dakikaları yüksek tempoda oynandı. Nesibe Aydın Okulları Nehir Er, Cansu Güzel ve çizgiden Nehir Sekmen  (2s) ile sayı bulsa da devre 30-25 Çankaya Üniversitesi lehine kapandı. 

İkinci yarıda iki takımda da sert savunma vardı. Işıksu Güven’in başlattığı pas oyununda rakip sahaya az top kaybı ile gelen Çankaya Üniversitesi 23.dakikada skor ritmi devam eden Defne Çağlar – Yazgülü Saylan ikilisinin sayıları ile 38-27 öne geçti. 

İlerleyen bölümde hücum ritmini kazanmak isteyen Nesibe Aydın U14 Takımı Beyza Polat (3s), Cansu Güzel ve Zeynep Toru ile sayılar bularak takibi sürdürdü. 

Çankaya Üniversitesi Meryem Akansu’nun skor ritmi bulması ve Işıksı Güven’in çizgiden sayısı ile 3. Çeyreği 49-37 önde bitirdi. 

Son çeyrekte Nesibe Aydın U14, savunma gayretini Zeynep Toru ve Nehir Er’in isabetli 3 sayılık şutları  ile birleştirince beklenen hamleyi yaptı ve 35. Dakikada 53-47 skorda farkı azalttı. 

Çankaya Üniversitesinde sonda etkisi giderek artan Meryem Akansu’nun (15s) sayılarına, Mina Şentaş, Asya Ülker de katılınca farkı koruyarak maçı 62-52 kazandı. 

U14 kategorisi oyuncular ile ilgili kapsamlı yol haritaları çizmek için çok erken bir yaş grubu. 

Bununla birlikte İki takımda da gelecekte iyi çalışmaya devam etmeleri halinde U16-U18 kategorilerinde yer alabilecek pek çok isim olduğu görmek sevindirici. 

İki takım arasında oynanan Ankara Ortaokullar Finalini, “Bilişim Okulları” olarak kazanan Nesibe Aydın U14 takımı olmuştu. 

Bu takımlar arasında okul ve kulüpler arasındaki çekişmenin devam etmesini görmek sürpriz olmayacak.    

Twitter: @hayripekergin   
 
 
 
 

Yorumlar Okunma: 5554

ardahan escort bingol escort sivas escort agri escort kirklareli escort malatya escort corum escort sanal ofis bodrum rent a car düğün fotoğrafçısı ankara sanal ofis Türkçe Porno İzle Ataşehir escort Kadıköy escort Ankara escort Beylikdüzü escort Ankara escort izmir escort izmir escort ankara escort ankara escort