Yannier'in ağzından mali kriterler ve diğer projeler (Ece Ergez) - BasketFaul.com

Yannier'in ağzından mali kriterler ve diğer projeler (Ece Ergez)

28-02-19 13:07
TBF Erkek Ligleri Direktörü Derya Yannier ile bir araya gelerek pek çok konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunduğu bir röportaj gerçekleştirdik. Şu an gündemde olan mevcut konularla ilgili doyurucu cevaplar verirken yeniliklerle ilgili de açıklamalar yaptı. Sizleri röportaj ile başbaşa bırakıyorum.
 
 
"Hem oyuncu hem yönetici gözüyle olayları değerlendirebilme şansım oluyor” 

Oyunculuktan gelmenizin ve aynı zamanda işin yöneticilik tarafında da bulunmuş olmanızın şu anki pozisyonunuzda bir avantajı oldu mu?

Ben 9 sene çeşitli kulüplerde profesyonel basketbol oynadım. Bunun bir senesini Amerika'da Kolej'de geçirdim. Dolayısıyla çok farklı kulüp yapılarını tecrübe etme şansım oldu. Müessese, camia ve üniversite kulüpleri şeklinde çok farklı yönetim yapılarını gözlemleme fırsatım oldu. 

Basketbolu bıraktıktan sonra da 3 sene bir kulübün sil baştan bütün organizasyonunu yapma olanağı buldum. Aslında bir öğrenme süreci için ideal senaryolardan bir tanesiydi. Çok güzel bir ekip olduk ve hem en zor zamanları hem de en güzel zamanları bir arada yaşama fırsatımız oldu. 

Şu anki pozisyonumda da olaylara hem oyuncu, hem de yönetici gözüyle olayları değerlendirebilme şansım oluyor. Bir yandan çok sayıda farklı koçla çalışmış olmamdan dolayı tüm koçlarla da sürekli iletişim halinde olabiliyorum. Tabii ki eğitimimin de katkısıyla bu tecrübelerimin benim için ciddi bir avantaj olduğunu söyleyebilirim.

 
"3 senelik bir plan olarak hayata geçirmeyi düşünüyoruz"

Bugün özellikle yaşanan ekonomik sıkıntıların da etkisiyle en çok konuşulan konuların başında mali kriter geliyor. Bununla ilgili atılmış bir adım var mı? 

Bizim ilk gündem maddelerimizden biri mali kriter konusuydu. Ama biz bunun içeriğini mali ve yapısal kriter olarak ele aldık. Bugüne kadar yanılmıyorsam yaklaşık 5 toplantıda bu konu gündeme alındı. Bütün kulüplerin olduğu toplantıların haricinde daha küçük bir ekiple çalışma grubu da oluşturuldu. Daha sonrasında elde ettiğimiz fikirler kulüplerimizle, antrenörlerimizle ve oyuncularımızla paylaşıldı. Hem BSL, hem de TBL kulüpleri bu sürecin içerisinde yer aldı. Dolayısıyla bu konuda ciddi bir fikir alışverişi olduğunu söyleyebilirim. 

Kulüplerimizle beraber hazırladığımız taslağı kademeli olarak üç senelik bir plan şeklinde hayata geçirmek istiyoruz. Şu an işin hukuksal ve denetleme kısmı gibi detaylar konuşuluyor. Bunlar halledildiğinde kulüp başkanlarıyla bir araya gelerek bu işi sahiplenmelerini sağlamaya çalışacağız. Ardından ise yine bütün kulüplerimizin katılım gösterdiği güzel bir lansman ile tüm paydaşların hemfikir olacağı bir format halinde sunmayı hedefliyoruz. 

Bu aslında kulüplere bir yaptırım aracı değil. Burada amaçlanan daha sağlıklı bir yapıya ulaşmaları, kaynaklarını daha doğru kullanabilmeleri, yapılarını daha sürdürebilir hale getirebilmeleri ve bir tek A takımlarına bu parayı harcamak yerine altyapılarına, pazarlama, medya departmanlarına yani bütün kulüp yapısına yatırım yapmalarını sağlayacak bir sistem yaratılması. Avrupa'daki birçok örnekte kulübün sportif çalışanından daha çok pazarlama, medya gibi departmanlarında çalışan insanları görüyoruz. Bizde ise çoğunlukla sadece kağıt üstünde isimler tutulup, bu tür önemli departmanlara yeteri kadar iş gücü sağlanmıyor. 

Amacımız kulüpleri hem finansal hem de kulüp yapıları olarak daha kalıcı olma yolunda besleyebilmek. Bu zaman alacak bir proje. Her yerde söylediğim gibi önemli olan insanlardan ziyade pozisyonlar. Bugün burada ben varım yarın başkası olabilir. Önemli olan olaylara biraz daha uzun vadeli projeksiyondan bakabilmek ve herkesin bunu istikrarlı bir şekilde sürdürmesini sağlayabilmek. Bunu sağlayabilirsek ben 2-3 sene içerisinde daha sağlıklı bir yapıya doğru ciddi adımlar atılacağını düşünüyorum.

 
"Kulüp menajerleri için sezon sonunda hazır olacak bir lisanslama programımız olacak"

3 senelik bir plan olması sebebiyle yumuşak bir geçiş olacağını söyleyebilir miyiz?

Bizim talimatlar sene başında yayınlanıyor. Önümüzdeki senenin talimatında geçen senenin bağlayıcılığı var. Biz bir anda önümüzdeki sezon için bir yaptırım uygulayamıyoruz. Bunu önceden tebliğ etmek gerekiyor. Dolayısıyla biz bunu sezon sonunda yayınlayacağımız talimatlara ekleyeceğiz. 

İlk seneyi biraz kulüplerimizi bu sürece adapte etme, gidişatı denetleme ve disipline etme olarak görüyoruz. Çünkü bunun içinde çok ciddi eğitim adımları da var. Az önce değindiğim bütün departman çalışanlarının eğitimi gündemimizde. Bazı pozisyonlar için lisanslama programları oluşturulurken bazılarına ise seminerlerle gerekli eğitimler verilecek. Bu durum öncelikle genel menajer, idari menajer ve takım menajerlerini kapsıyor. Onlar için sezon sonunda hazır olacağını düşündüğüm bir lisanslama programımız olacak. Bu bence önemli bir adım. Çünkü bizdeki en büyük eksiklerden biri genel menajer kavramının çok fazla karşılığını bulmaması. Genelde kulüp başkanları bir koça veya bir oyuncu menajerine güvenerek yola çıkıyor. Dolayısıyla çok sağlıklı olmayan yapılar oluşuyor. Halbuki donanımlı genel menajerlerin kulüp sahipleri ve koçlarla uyum içinde sportif ve idari anlamda kulüpleri sahiplenip yönetiyor olmaları gerektiğini düşünüyorum.

"Bir şeye başlamak istiyorsak bir milat belirlememiz gerekiyor"

Takımlardan ödemelerini alamayan oyuncular ve kulüp çalışanları da şu an önemli gündem maddelerimizden biri. Bu durumun önüne geçmek için şu an mevcut bir çalışma var mı?

Bu durumun bir geçmişi ve birçok kulübümüzün biriken borçları var. Sonuç olarak senelerce bu konuda herhangi bir adım atılmamış. Bence bir şeye başlamak istiyorsak bir milat belirlememiz gerekiyor. Milat belirleyip bazı şeyleri düzene sokmaya çalışırsak o zaman zaten sorunlu ve planlamasını yapamayan kulüpler bizim bu uygulamalarımıza göre zaman içinde durumlarını düzeltecek adımları atıyor olacaklar. En basit haliyle kulüplerimizin doğru şekilde kaynak yaratma çalışmaları yapmalarını, yarattıkları kaynakları da doğru şekilde kullanmalarını hedefliyoruz. Ciddi bir bütçe projeksiyonu çalışması mevcut. Belli bir takvim doğrultusunda kulüplerin bütçelerini bize sunmalarını ve dolayısıyla gelir/gider dengelerini bize göstermelerini isteyeceğiz. Bunun içini dolduramayan, karşılıklarını bize gösteremeyen kulüpler için ise yaptırım süreçleri olacak.

Mali kriter konusunu Avrupa’da en iyi şekilde uygulayabilen iki ülke Almanya ve Fransa. Fransa’da daha çok devlet tüm denetim ve garanti sürecinin merkezinde. Almanya’da ve İspanya’da ise sigorta fonu uygulaması var. Bütün takımlar için ortak bir garanti fonu oluşturuluyor. Her ikisinde de farklı uygulamalar olsa da ortak fikir olarak sezon ortası problem yaşayan kulüpler bu fona başvurup belli kriterler ışığında destek alabiliyor. Bu fondan aldıkları miktarı da belli sürede faiziyle geri ödeyemezlerse de çeşitli yaptırımlar uygulanıyor. 

Bu durum bizim değerlendirdiğimiz konulardan biri. Çok kapsamlı bir konu ve bizim ülkemizde kolay uygulanabileceğini düşünmüyorum. Sonuç olarak kulüplerin buna güvenerek planlama yapmamaları gerekiyor. Ama konuştuğumuz, gündeme aldığımız konulardan biri. Kapanma durumlarına karşı kulüplerden teminat alınması da çözüm önerilerinden bir diğeri.

 
"Liglerin hem pazarlama değerini hem de kalitesini nasıl arttırabiliriz üzerine yoğunlaşıyorum"

Göreve başladığınızda ilk ilgilendiğiniz, üzerine yoğunlaştığınız konu ne oldu?

İlk adım basketbolun bütün paydaşlarıyla bir araya gelmek oldu. Artık düzenli olarak yapmaya başladığımız bu toplantıların çok verimli geçtiğini düşünüyorum. Şöyle bir ekleme yapayım, biz hep TÜBAD üzerinden koçlarımızla iletişimdeydik. Ama BSL'deki arayı değerlendirerek Ankara'da koçlarla fikir alışverişinde bulunduğumuz bir toplantı organize ettik. Benim için en önemli konu iletişim. Biz bir şeyleri ileri taşımak istiyorsak bütün paydaşlarla iletişimi kuvvetlendirmemiz, gerçekten onların sorunlarına yönelik kararlar almamız gerekiyor. 

Benim amacım ve sorumluluk alanım Erkek Ligleri. BSL, TBL ve TB2L liglerinin sorunsuz yürütülmesinin yanında farklı bakış açılarıyla değerini nasıl arttırabiliriz üzerine yoğunlaşıyorum. Hem pazarlama olarak değerini hem de ligin kalitesini nasıl arttırabiliriz alt başlıkları altında çok kapsamlı bir strateji dosyası oluşturduk. Bu strateji dosyasının içinde kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirledik. Bu hedefleri, ekibimizle birlikte özen ve titizlikle gerçekleştirmeye çalışacağım. Bunların içerisindeki en önemli konulardan biri dijitalleşme. 

 
"Tüm istatistik verilerini işlenebilir bir hale getireceğiz"

Göreve başlayalı çok uzun zaman olmamasına rağmen, yavaş yavaş önemli yenilikler ve adımlar görmeye başladık. Bu adımların ortak noktası dijitalleşme adına atılan önemli adımlar olması oldu. Biraz bunlardan bahsedebilir misiniz?

Bu sene Türkiye Kupası’ndan önce basın toplantısı yapmama kararı aldık. Bu noktada önümüzdeki sezondan itibaren maç sonrası basın toplantılarının yerine yürürlüğe koymayı düşündüğümüz uygulamanın da ufak bir provası olsun istedik. Katılan 8 takımdan koçları ve seçtikleri bir oyuncularıyla dijital ortamda basın bülteni yayınlamasını istedik. Kulüplerimizden gelen eksiksiz yazılı ve görsel paylaşımlardan sonra tamamını derleyerek basına servis ettik. Bence çok güzel bir iş oldu ve dijitalleşme adına da önümüzdeki dönemler için bize yol gösterdi. Sosyal mecraların daha efektif kullanılması konusunda Medya ve İletişim Departmanımızın da yoğun mesai harcadığını söyleyebilirim. 

Önümüzdeki sezondan itibaren şu an üzerinde çalıştığımız bir yazılımla ligin bütün sezonluk programı, en optimal şekilde fikstür çekimi sonrasında belirleniyor olacak. Bu tüm kulüplerin hemfikir olarak aldığı bir karar oldu. Tabii ki yayıncı kuruluşumuzun da öncelikleri göz önünde bulundurularak ortaya çıkarılan senelik takvimde önceden belirlenen bazı şartların oluşması haricinde değişiklik yapılamayacak. Kulüplerin tüm sezonluk planlarını önceden yapabilmeleri finansal olarak da tasarruf etmelerine imkan sağlayacak. 

İstatistik kısmı ilk günden beri önem verdiğimiz diğer konulardan biri. Ben geldiğimde zaten yenilenmekte olan bir web sitesi vardı. Devamında başta yazılım ekibimiz olmak üzere herkesin ortak çalışması sonucu istatistik veri tabanı olarak eskiden daha anlaşılır, karşılaştırmalı tablolar sunan çok daha kullanışlı bir ara yüz yaratıldı. Ama benim için açıkçası yeterli değil. Şu an 8-9 sene öncesine kadar bütün verileri alabiliyoruz. Daha öncesine gitmek şu an için çok mümkün değil. Bu 8-9 sezonu alıp sağlıklı bir şekilde işlenebilir hale getirmek bile bence büyük bir adım olacaktır. Şu an bu konuda da bir yazılım çalışması var. Bazı kural setleri belirledik. Bu kural setlerine göre hem sosyal medyada, hem de TV'de anlık kullanılabilecek şekilde anlamlı istatistikler ilgili kişilerin önüne düşecek. Bu konunun da önemli bir adım olacağını düşünüyorum. 

Bir diğer dijitalleşme adımımız katılım formlarıyla ilgili olacak. Tüm lige katılım süreçlerinin dijital bir platform üzerinden yapılmasını ve gerektiğinde güncellenebilmesini planlıyoruz. Bu konuda da gerekli çalışmalar yürütülüyor. 

Eksik gördüğümüz konulardan bir tanesi kulüp ve lig malzemelerinin taraftarlara ulaştırılabileceği ortak bir platformun bulunmaması. Ligin değerini yukarı taşımaktan bahsediyorsak kulüpleri ortak değer yaratma konusunda birleştirici ve yönlendirici olmalıyız. BSL’nin dijital mağazasının yaratılması konusunda çok tanınmış bir dijital platformla ortak çalışma planımız var. 

 
"Artık iş tamamen dijitalleşmeye döndü"

Bu adımlar ve planları sizden öğrendikten sonra ligin pazarlaması adına da dijitalleşmeyi öne çıkaracak yeniliklere öncelik vereceğinizi söyleyebilir miyiz?

Evet, artık eski usul pazarlamalar değerini yitirmeye başladı. İş tamamen dijital hedeflemeye döndü. Bu anlamda da önemli bir adımımız oldu. TBF olarak sosyal medyalarımızın yönetimi için bir kurumla anlaştık. Özellikle BSL için farklı bir kitleye erişmeyi hedefliyoruz. Resmi tondan biraz çıkıp taraftarlara ve genç nesil hedef kitleye daha çok hitap eden bir şekle dönüştürmeye çalışıyoruz. Daha yeni başladık ama şimdiden eskiye göre ciddi bir fark var. Buradaki önceliğimiz kendimizi daha yukarıya çekip sonrasında kulüplerimizi de yukarı çekebilmek. Genel menajerlerimizle yaptığımız toplantılar gibi kulüplerimizin pazarlama, medya ve bilet satış departmanlarıyla da daha detaylı çalışma toplantıları yapmamız gerekiyor. Tüm bunları kısa vadede hayata geçirebilmek gerçekten zor. Ama beni besleyen bu konular diyebilirim. Bu konularda iki sene sonra farklı bir noktaya gelmiş olursak kendimi hedefe ulaşmış olarak görebilirim. Onun dışında düzeni devam ettirmek, maçları sorunsuz oynatmak tabii önemli ama gerçek anlamda bu işleri geliştirebilmek de bir o kadar önemli.

Bu sezon BSL'de uygulanmaya başlayan 5 yabancı kuralı sonuçlarını, etkilerini şimdiden söylemek elbette zor ancak yerli oyuncular için atılan önemli adımlardan biri olduğunu söyleyebiliriz. Siz bu konuyla ilgili neler düşünüyorsunuz?

Bizim stratejimizin parçalarından biri Türk oyuncuları nasıl geliştirebiliriz konusu. Bu konu aslında TBF'nin ana başlığı ama BSL de Türk oyuncuların oynadığı bir platform. Dolayısıyla onlara doğru sorumlulukları vermek adına bir sürü araştırma yapıyoruz. Rekabet anlamında, genç oyuncu anlamında bütün Avrupa ülkeleriyle bir kıyaslama raporu hazırlıyoruz. Değişen yabancı kuralımızın değerlendirmesini bir senede yapmak çok doğru olmaz. 2-3 sene sonrasında diğer tüm faktörler ile birlikte artı ve eksilerini ortaya koyabiliriz. Fakat şu kaçınılmaz bir gerçek ki bizim yerel yıldızlarımızı yaratıyor olmamız gerekiyor. Milli Takımımızın değerlenmesinin yanı sıra taraftarlık ve aidiyet duygusunun beslenmesi adına da en önemli unsurlardan biri. 

Daha önceden planlanan bir fotoğraf arşivi oluşturma projesi vardı. Şu an onunla ilgili bir adım atılacak mı? Özellikle alt liglerle ilgili haber yapılırken bu durumla ilgili sıkıntı yaşanıyor.

Biz şu anda bütün liglerden düzenli olarak fotoğraf aldığımız bir senaryoya doğru gidiyoruz. Sezon başından beri bunu düzeltmeye uğraşıyoruz. Düzenli olarak bizim adreslerimize ev sahibi takımlar tarafından fotoğraflar yükleniyor. BSL’nin yanında alt liglerde de bu düzeni oturtmamız gerekiyor. Bunun sonunda da bizim ciddi bir arşivimiz oluşuyor olacak. Bunları sosyal medyalarımızda da kullandığımız için bu konu bizim için çok önemli bir konu.

 
"Yayıncı kuruluşumuz Tivibu, TBL'nin haftalık değerlendirmesini yayınlamaya sıcak bakıyor"

TBL'de mevcut bir yayın sıkıntısı var. Geçtiğimiz sezonlara kıyasla bu sezon daha az maçın canlı yayını oluyor. Play-off'larda bu yayın sıkıntısı çözülme ihtimali var mı?

TBL'nin daha görünür hale gelmesi için şöyle bir durum var. Yayıncı kuruluşumuz Tivibu, TBL'nin haftalık değerlendirmesini belli programlarında yer vermeye çok sıcak bakıyor. Biz de epey süredir kulüplerimizi bu işin parçası olmaya teşvik etmeye çalışıyoruz. HD kamerayla maçlarını çekerek bize iletebilen, röportaj yapıp yollayabilen kulüp sayısı maalesef çok az. Bize HD yayın kalitesinden yayın sağlayabilen her kulübün maçını Youtube kanalımızdan yayınlıyoruz. Bunu kulüplerimize de açık açık söylüyoruz. En kısa sürede tüm TBL kulüplerimizin bu standarda ulaşmasını hedefliyoruz. Play-off larda umuyorum her maç Youtube kanalımızdan yayınlanacaktır. En yakın zamanda da Tivibu ekranlarında TBL’nin konuşulduğu programlar izleyebileceğiz. 

Kendinizi geliştirmeye her zaman önem veriyorsunuz. Bunu eğitim hayatınıza baktığımızda görebiliyoruz. Şu anda da yöneticilik anlamında her gün kendinize bir şey katmaya çalıştığınızı görebiliyoruz. Avrupa'yı özellikle yakından takip ediyorsunuz. En son Yunanistan All Star organizasyonuna gitmiştiniz. Peki size göre BSL'yi şu an Avrupa'da diğer liglerle kıyasladığımız zaman nerede olduğunu söyleyebilirsiniz?

Ben Avrupa basketbolunda bazı temel problemler olduğunu düşünüyorum. Bizim burada çözüm aradığımız pek çok sorun aslında Avrupa’nın genel sorunu. Hem sistem olarak, hem de özellikle yerel yıldızlarını yetiştirip barındırabilme konusunda Avrupa basketbolu ciddi tehdit altında. Bu ortak sorunlara çözümler üretebilmek için ülkelerin birbirleriyle daha çok yakın temas içinde olması gerektiğini düşünüyorum. Bu pozisyonda başladığımdan beri de zamanım yettiğince bu temasları gerek burada gerekse kendim çeşitli ziyaretlere giderek arttırmaya çalışıyorum.

BSL’yi diğer Avrupa ligleriyle kıyaslama konusuna birçok alt kırılım ışığında bakmak gerekir. Farklı bakış açılarından farklı kıyaslamalar yapılabilir. Hem yerel hem uluslararası rekabet seviyesi ve genel oyuncu kalitesi anlamında BSL’nin Avrupa’daki en üst liglerden biri olduğunu söyleyebilirim. Sponsorluk ve yayın gelirlerinin düzeyini, belli başlı tesislerimizdeki standartları ve genel olarak organizasyonlarımızdaki seviyeyi de buraya ekleyebilirim. Bunların yanında dijital mecraların seviyesi ve kaynak yaratma aracı haline getirilmesi, kulüplerin maç günü organizasyonları ve salonların doluluk oranları, mali ve yapısal sürdürebilirlik gibi konularda ilerlememiz gerektiğini düşünüyorum. 

Dediğim gibi her ülkede kriterler var ama çoğunda çok ciddi bir şekilde uygulanmadığını görüyorum. Bu işi gerçekten iyi yapan 2-3 ülke de ekonomik rekabet anlamında diğer Avrupa ülkelerinin gerisinde kaldığı için uluslararası arenalarda söz sahibi olamıyor. Sadece bizde değil Avrupa'da mali anlamda sürdürebilirlikte ciddi sıkıntılar var. Bizim bunu kendi standartlarımızı, rekabet seviyemizi ve kalitemizi çok aşağıya indirmeden biraz daha disipline edecek şekle sokmamız lazım. Bunun için de farklı yöntemlerle kaynak yaratmak şart. Medya-İletişim, satış ve pazarlamaya çok daha fazla önem vermemiz gerekiyor. 

Yapısal kriterlerimizi de bu amaç doğrultusunda şekillendirmeye çalışıyoruz. Kulüplerimiz belirlenen bütçelerini bize sunduklarında yarattıkları gelirlerin belli bir yüzdesinden fazlasını sportif alanlara harcamamalarını isteyeceğiz. Bu uygulama başta altyapı yatırımı olmak üzere diğer departmanlara değer vermelerini, gerçekten iş üretecek kalifiye çalışanları kendi bünyelerine katmalarını teşvik ediyor olacak. Elbette bir günde bir şeyler değişmeyecek ama bu tarz uygulamaların arkasında durulursa belli bir sürede yapıların gelişeceğini düşünüyorum.

 

Yorumlar Okunma: 4407