Basketbolculuktan mimarlığa: Can Duraslan - BasketFaul.com

Basketbolculuktan mimarlığa: Can Duraslan

06-03-19 09:38
Eski basketbolculardan Can Duraslan şimdi daha kullanışlı salonların tasarımı için mesai harcıyor. 

Duraslan'la spor-eğitim çakışmasından çok amaçlı salon projesine kadar pek çok şey konuştuk. İşte basketbolcu kökenli mimar Duraslan röportajı...
 
 

1-Can Duraslan kimdir? Basketbol ile ilgisi nedir? 

Can Duraslan 1979 İstanbul doğumlu, Cağaloğlu Anadolu Lisesi ve sonrasında Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Bölümü mezunu bir Mimardır. Basketbol kariyerim, 11 yaşında İstanbulspor altyapısında başladı, Galatasaray, Beykoz ve TED'in A takımlarında profesyonel oyuncu olarak  devam ettikten sonra, 2007 yılında profesyonel iş dünyasına geçişim ile son buldu. 2001 yılında ülkemizde Basketbolun Dönüm noktası olarak nitelendirebileceğimiz Avrupa Basketbol Şampiyonası benim hayatımda da aynı etkiyi yapmıştır. 2001 yılından 2009 yılına kadar düzenlenen uluslararası tüm organizasyonlarda Türkiye Basketbol Federasyonu’nda AKTİF GÖNÜLLÜ statüsünde görev aldım. 2009 yılında TBF ‘de tesislerden sorumlu Organizasyon Komitesi üyesi olarak çalışmaya başladım. SPORTANT’ı kurduğumuz 2013 yılına kadar tüm organizasyonlarda bir şekilde yönetmen pozisyonunda görev aldım. Bu dönemde  elde ettiğim kazanımların, halen aktif iş yaşamımda, mimarlık ile ilgili konularda büyük katkı sağlamıştır. Halen FIBA Teknik Delegesi olarak Avrupa’da yapılan milli maçlarda görevli olarak hem ülkemizde, hem uluslararası ortamda basketbolun gelişimine destek olmaya çalışmaktayım .

2-Basketbol oynadınız ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nden mezun oldunuz.Bugün genç sporcular için eğitim hayatını sürdürmek imkansız hale geldi. Sizin dönemle bugünü karşılaştırdığınızda ne gibi farklar görüyorsunuz?
Bahse konu 25 yılda aslında EĞİTİM – SPOR – VELİ üçgeninde çok büyük farklılıklar yok. Benim dönemimde de üniversite sporu bırakmamı isterken; kulüpler de okulu bırakmamı istiyordu, belirleyici olan VELİ oluyor bu noktada. Benim en büyük şansım bana var gücü ile destek olan ailem olmuştur. Gençlik dönemlerinde sporcular idol olarak aldıkları sporcuların kazançlarını gördükçe eğitimden uzaklaşabiliyorlar, ancak unutmamalılar ki 35 yaşında spor hayatı bittikten sonra önlerinde uzun yıllar var ve aldıkları eğitim onların en büyük destekçisi olacaktır. Özel üniversitelerin çoğalması ile genç sporcularımıza burs imkanı artmış bulunmakta, bunların en iyi şekilde değerlendirilerek gelecek planlarının en doğru şekilde yapılması gerekiyor. 

3-Sporu ve Mimarlığı bir araya getirip proje üreten bir firmanız var. Ne gibi işler yaptınız ve üzerinde çalıştığınız yeni projeleriniz nelerdir?
Şirket ortağım Koray Erdemir ile 2016 yılında Sportant Markalarını (Spor Mimarlık – Spor Turizm – Spor Pazarlama) oluştururken  öncelikli hedefimiz sektörün SWOT analizini yaparak, ihtiyaç olan noktalarda destek verecek bir ekip oluşturmaktı. En önemli özelliğimiz yıllarca içinde yer aldığımız Spor Organizasyonlarının (Basketbol Turnuvalarında, Satranç Olimpiyatlarına, Futbol Finallerinden Dünya Ralli Şampiyonlarına) bize kattığı tecrübeleri Türk Sporuna yansıtmak amacı ile kurulmuş olmamızdır. Bu tecrübelerimizi uluslararası ortamda da değerli olduğunu görmek bize ayrıca bir motivasyon kaynağı oluyor. (2014 U17 Dünya Basketbol Şampiyonasını Dubai de ilgili federasyon adına organizasyonunu yapmıştık).
Hali hazırda Gençlik ve Spor Bakanlığımızın Çanakkale ve Kastamonu'da yapmakta olduğu temelleri yakın zamanda atılacak olan 2500 kişi ve üstü kapasiteli spor salonlarının tüm tasarım, uygulama projeleri Spor Mimarlık tarafından, çeşitli spor alanlarının ekipman ihtiyaçlarının karşılanması  Spor Pazarlama tarafından , Avrupa Rugby Derneğinin 2019 Konferansı İstanbul’da Spor Turizm tarafından yapılmaktadır.
Gurur duyacağımız diğer bir tasarımımız ise ihtiyaç halinde 4 ay gibi kısa sürede kurulan, % 70 maliyet avantajı ile yer değişimi yapılabilen, düşük maliyetli Prefabrik Salon tasarım ve uygulamamızdır. Hem spor kulüplerimize hem eğitim kurumlarımıza hem de ilgili  devlet kurumlarımız ile bu tasarım ve uygulama tecrübemizi paylaşıyoruz.  

4-Salonlarımızın pek çoğu Spor Genel Müdürlüğü ve belediyelere ait. Geçmişte pek çok salonda giderilemeyecek hatalar yapıldığını biliyoruz. Nasıl spor hekimliği, hekimliğin bir branşı haline geldiyse, spor mimarisini de belli başlı bir branş olarak görmeli miyiz? 
Her dönemi kendi içinde değerlendirmek gerektiğine inanan biriyimdir aslında. O dönemin birikimi, bilgisi ve kullanım planlaması ile kendi içinde iyi sayılabilecek salonlar var. Ancak en başta da söylediğimiz gibi Türkiye'de Basketbol değerlendirildiğinde 2001'den önce ve 2001'den sonra olarak değerlendirmek gerekir. 2001 sonrası dönemdeki hem ulusal hem uluslararası gelişmeler salonlarımızda yetersizlikleri fark etmemize neden oldu. Ülkemizde Spor Mimarisi kavramı daha çok yeni, biz de bunun az bulunan örneklerinden biriyiz ,ancak şu an dünyada kabul görmüş başlı başına bir branş olmakta.
İlgili Devlet kurumlarımız yönetimde ki salonların eksikliklerini fark ettikten sonra yeni tasarlanan salonlarda bizim gösterdiğimiz tüm hassasiyeti gösterir oldular. Biz de bu dönemde tüm bilgilerimizi isteyen herkes ile paylaşıyoruz. Geçtiğimiz  günlerde hazırladığımız bir liste sonucunda gördük ki yaklaşık 25 ülkede 60'a yakın salonu görüp inceleme yapıp değerlendirme şansımız olmuş . 

5-Kulüplere ait veya kulüplerin kullanımına tahsis edilen seyircili salonların çoğunda, özellikle altyapıların yararlanabileceği antrenman salonları bulunmamakta, bu durum da Türkiye'de altyapıların gelişimini engellemektedir. Aynı tesisin içinde bir veya daha fazla antrenman salonu büyük yük getirecek bir tasarım mıdır?
Şuan Spor Bakanlığımız bu konuya ciddi bir hassasiyet gösteriyor. Kastamonu‘da yakında temeli atılacak olan tasarımımızda dönüştürülebilen bir tasarım ile aynı anda 3 antrenman sahası, tekli kullanımda 2500 kişi kapasiteli bir salona dönüştürülüyor. Bu tasarım için yapılan planlamada 6 gün 3 nizami sahada alt yapıların çalışması için imkan verirken, salonu profesyonel olarak kullanmakta olan A Takım da FIBA standartlarında bir Spor Salonuna sahip olabiliyor. 


6-Ülkemizeki büyük salonların kullanım, bakım ve personel masrafları ciddi bir sorun oluşturmaktadır. 15 günde bir maç yapılan salonları başka aktiviteler veya ticari alanlarla sürekli gelir getirmek tasarımlarımızda yer almakta mıdır?
Kesinlikle bu çok  önemli bir konu, Rusya’da katıldığım uluslararası bir seminerde bu konuya çok güzel bir örnek verdiler. Bir stadyum veya yüksek kapasiteli bir spor salonu maliyetinin bir yolcu uçağı maliyeti ile yakın maliyette olduğunu ve bir yolcu uçağının hiç garajda bakım dışında beklerken görüp görmediğimizi sordular.  Spor Tesisleri sürekli işletilmesi gereken ve  tasarım aşamasında iyi planlama yapıldığında bir gün maç, ertesi gün konser ve 2 gün sonra başka bir etkinlik  yapılacakmış gibi planlanmalı. Biz tasarımlarımızda bu konuya çok önem veriyoruz. Kulüp Başkanımız Turgay Büyükkarcı’nın vizyonu ile Karşıyaka Spor Kulübü için tasarladığımız konsept projeyi, yurtdışında işletilen yüksek kapasiteli spor salonlarıyla karşılaştırıldığında Avrupa ‘da ilk 10 arasına girecek şekilde planladık. Umarız yakın zamanda bu proje de hayata geçerse, ülkemiz ve İzmir ‘ imiz için önemli bir Spor ve Etkinlik Merkezi olacaktır.

7-Bize ayırdığınız zaman için çok teşekkür ederiz, çok klişe bir soru ile röportajımızı bitirmek istiyorum. Günün birinde farklı bir konumda yer almanız halinde Basketbol için yapmak istediğiniz hayallerinizden bahseder misiniz ?

Bir ülkenin bir spor dalında başarı düzeyinin yükselmesi o branşın ülke genelinde yayılması ile doğru orantılıdır. Bunun en önemli örneğini çok uzaklarda aramamak gerekiyor. Voleybol Federasyonumuzun hazırlamış olduğu projeler, vermiş olduğu destekler bunun en güzel örneğidir. Aynı şekilde bizler ,hazırladığımız projeler ve ilgili kurumlar ile yapmış olduğumuz görüşmelerde hep bu konuyu vurguluyoruz. 2015 yılında Harun Erdenay döneminde hazırlamış olduğumuz ‘Basketbol Heryerde‘ projesi aslında bu amaca en uygun projemizdir. 
 
Bize kendimizi , yaptıklarımızı anlatma fırsatı verdiğiniz için çok teşekkür ederiz. Bundan sonraki dönemde de bize verilen tüm sorumlulukları şuana kadar olduğu gibi Türk Basketbolu ve Türk Sporunun gelişimi için kullanacağımıza söz veririz.
 
 

Yorumlar Okunma: 4608