Zor Zamanların Yönetimi (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Zor Zamanların Yönetimi (Hayri Pekergin)

29-03-19 09:56
Öncelikle belirtmem gerekiyor.

Bu yazının amacı hazır bir reçete vermek değil.

Bununla birlikte basketbolu yönetenler tarafından mutlaka önlem alınması ve girişimlerde bulunulması gereğinin altını çizmek.

Bakın, sizlerle sıklıkla paylaşıyorum.

Basketbol hayatın kurumu ile bireyi ile kısaca her katmanı ile 28X15’e yansımasıdır.

Kulüpler ve federasyon için KURUMSAL kalite ve performans parametreleri ne kadar geçerliyse oyuncu ve coachlar için BİREYSEL kalite ve performans faktörleri o kadar önem taşır.

Yani?

Eğer bir şirket ya da bir kulüp (bir kurum ya da kuruluş) iyi yönetiliyorsa, zamanlar çok zor olsa bile süreçten en az zarar ile çıkar.

Daha da iyi yönetilen kurum ve kuruluşlar zor süreçleri (ya da krizleri) fırsata çevirerek büyüme başarısı da gösterebilir.

Ya Birey?

Basketbolda oyuncu ya da coach yetenekli, bilgili ve özgüven sahibi ise tıpkı iş hayatında yetenek, bilgi ve özgüven sahibi bir girişimci gibi çoğunlukla başarıya ulaşır.

Elbette hayatın diğer alanlarında olduğu gibi yetenek, özgüven ve bilgi de yeterli olmaz. Çok çalışmak da gerekir.

*****

Şimdi zamanlar ekonomik olarak zor. Bu durum Türkiye’de bütün kurumları ve bireyleri etkiliyor.

Hayatın 28X15’e yansıması olan basketbolu da etkiliyor.

Kulüpler ödemeleri yapamıyor. Sponsorlar ödemeleri yapamıyor. Yayıncılar ödemeleri yapamıyor.

Finansal koşullar “herkes” için giderek zorlaşıyor.

Bunu basketbolun tüm paydaşları gibi önümüzdeki aylarda yaklaşan milli takımlar sezonu nedeni ile nakit akışına ihtiyacı oldukça artan TBF de yaşıyor.

İşte tam böyle dönemlerde süreci izlemek yerine aktif olarak süreci yönetmek gerekiyor.

En güzel örnekleri ekonomiden vermek mümkün.

Geçen yıl sezon çalışmaları başlarken ekonomide bir kur şoku yaşadık. Amerikan Doları birkaç günde 7.20 TL seviyesine yükseldi.

“Ekonomi Yönetimi” ne yaptı? Elindeki araçlar ile önlem aldı. Türk lirasını daha değerli hale getirdi.

Sonuçta Ağustos ayından itibaren Türk Lirası 7.20 seviyesinden 5.10’lara kadar geriledi.

Şu anda da benzer dalgalanmalar karşısında benzer araçlar ile “zor zamanlar” yönetiliyor.

Bu süreçler yönetilmeseydi içinde bulunduğumuz şartlar çok daha zor olabilirdi.

Ekonomi yönetiminin nasıl kurumsal sahipleri ve bunların yöneticileri varsa, ülkemizde basketbolu da yöneten bir kurum ve başında yöneticiler var.

******

Yaşadığımız şartları hepimiz biliyoruz. Önce bir adını koyalım.

Burada malum olanı yeniden yazıp konuyu uzatmaya gerek yok.

Bir kriz mi yaşıyoruz?

Hayır.

Neden Hayır?

Krizin kurum ya da kuruluşlar üzerindeki etkileri tanım olarak aşağıda yer alıyor. Bu etkiler bugün için tam olarak geçerli değil;

Nedir krizin etkileri?

Kriz kurum ya da kuruluşun hedeflerini ve varlığını tehdit eder.

Krizde kurumların tehditleri öngörme ve önleme mekanizmaları etkisiz kalır.

Kurum zaman baskısı altındadır.

Kriz döneminde beklenmedik ani değişiklikler söz konusudur.

Yöneticiler ve diğer paydaşlar gerilim içindedir.

Korku, panik ve kontrol güçlüğü vardır.

Krizde kurumun saygınlığı, insan kaynağı, finans yapısı ve diğer kaynakları tehdit altındadır.

*****

Bugün ne ülkemiz ne basketbolumuz bu tanımlar ile karşı karşıya değil.

Bununla birlikte ekonomide durgunluğa bağlı olarak basketbolun kulübü ile federasyonu ile (oyuncu, coach ve destek ekibi gibi) bireysel paydaşları ile çok zor şartlardan geçtiği kuşkusuz.

Ne yapmak gerekiyor?

Kaynakların azaldığı, maliyetlerin arttığı bu dönemlerde ürünün sürdürülebilirliğini, kalitesini ve marka değerini korumak için yapılması gerekenler EKONOMİ 101’de yazıyor.

Bu önlemleri “herhangi bir” işletmeci ya da ekonomist size ezbere söyler:

Zor süreçlerde kontrollü bir küçülme gerekli olabilir. (liglerde en zayıfların çekilmesi ile takım sayısı bir miktar azalabilir)

Zor süreçlerde maliyetleri kontrol altına almak için (tüm bireysel paydaşların) maaş ve ücretleri geçmişe oranla kademeli ve reel (enflasyona oranla) olarak azalabilir.

Erkek ve kadın yerli oyunculardan bu şartlarda memnuniyetsiz olanların, Türkiye liglerinde Avrupa’ya göre yüksek ücretlerinin normalleşeceği bu süreçte yurt dışında takım bulmaları hem kendileri hem ülke basketbolu için yararlı olabilir.

Neden Avrupa liglerinde erkek ya da kadın bu kadar az oyuncumuz oynuyor sorusunu herhalde hepimiz bir kez sormuştur.

Yabancı oyuncuların “Avrupa’da 5 TL’ye oynarım Türkiye ise 15 TL isterim” dönemi kesinlikle sona ermelidir.

Elbette bu önemli süreçler menajer ve kulüpler ile eşgüdüm içinde yönetilmelidir.

Zor süreçlerde öz kaynakları güçlendirecek önlemler öncelikle alınabilir. Basketbolun öz kaynaklarının ne olduğu bu yazının tüm okurlarının malumu.

Zor süreçlerde mali yapısı güçlü yapılar (kulüpler) ile finansal sıkıntı yaşayan yapılar (kulüpler) arasında birleşme ve satın almalar konusunda kolaylaştırıcı olunabilir.

Aynı coğrafyada iki zayıf yapı yerine bir güçlü yapı tercih edilebilir.

Durgunluktan çıkmak için yeni kaynak girişi şarttır. Basketbola yeni yatırım yapacak kulüplerin sektöre girişi ve yükselmesi desteklenebilir.

Bu kapsamda kaynağı bulmak kaydı ile kulüpler üzerindeki katılım ya da lisans bedeli gibi yükleri azaltmak düşünülebilir.

Kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin basketbola olan finansal desteklerinin devamı için var olan mevzuatın iyileştirilmesi sağlanabilir. Özellikle kamu kurumlarında zaman zaman sorun olabilen Sayıştay süreçleri bu şekilde çözülebilir.

*****

Bakın arkadaşlar;

Bu ve benzeri kategorik önlemlerden daha bir çoğunu listeye eklemek mümkün.

Bununla birlikte basketbolun ham maddesi insan olan bir performans sanatı olduğunu unutmayalım.

Beyzbolda, futbolda, NBA’de, WNBA’de nasıl yükseliş yaşandığının reçetesi belli.

İlgiyi çekecek faktör oyuncu faktörü. Yetenek faktörü. Rekabet faktörü.

Türkiye Liglerinde oynayan yerli ve milli yıldızlar üretmek gerekiyor.

Basketbol severlerin evlerinden çıkıp salona giderek bu yıldızları izlemelerini sağlamak.

Bu yıldızlar ile kulüpler ve Milli Takım bazında başarılar yakalamak gerekiyor.

Yıldız dediğim zaman herkes biliyor.

Basketbolun yalnızca sayı atmak olmadığını bilen, her kademede değer yaratabilen “gerçek” yıldızlardan söz ediyorum.

Erkek basketbolu ile kadın basketbolu ile yeni yıldızlara, rekabete, kaliteye ihtiyacımız var.

*****

Sözün özü şu;

Moralimizi bozmadan önlemler alınması, bir şeyler yapılması gerekiyor. Yapılacaklar var ve belli.

TBF harekete geçmeli.

Ama biran önce...

Twitter: @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 3671