Demedi Demeyin (Hayri Pekergin) - BasketFaul.com

Demedi Demeyin (Hayri Pekergin)

02-04-19 00:20
Sezon başından bu yana birkaç kez gündeminize getirdim.

Gücü olan tüm kulüplere buradan bu sezon “O Sezon” dedim.

Bu sezon KBSL’de sezon sonuna kadar ayakta kalan takımlar için fırsat olduğunu yazdım.

Fırsat dediğim ne? KBSL Şampiyonluğu.

Bu düşünceyi anlamak için KBSL’nin son 20 yılını hatırlamak yeterli.

Hangi kulüpler hangi yıllarda “şampiyonluk hedefine” ulaşmış.

Hangi koşullarda ve yıllarda ligde sürpriz şampiyonlar çıkmış.

O sezonlarda KBSL’de doğal şampiyonluk adayları olan kulüplerin durumu nasılmış?

******

Sezonlar maçlar gibidir sevgili okurlar.

Sezonların da oynanan bölümleri vardır. Kazanılan bölümleri vardır.

Şu anda KBSL’de odaklanan, odaklı kalan üst sıralardaki tüm kulüpler için şampiyonluk şansı var.

Bakın demedi demeyin.

Böyle sezonlar bir kulübün ayağına 8-10 yılda bir gelir.

Bu anlamda BOTAŞ’ın sezon sonuna 4.yabancı oyuncu transferi ile girmesini doğru bir düşünce olarak görmek gerekiyor.

Bu hafta oynanan maçlar, özellikle Beşiktaş – Çukurova Basket karşılaşması yukarıda belirtilen fırsat gerçeğinin çok önemli bir yansımasıydı.

Maçın sonunda yaş ortalaması yüksek olan Beşiktaş’ın yorgunluk faktörü özellikle yabancı oyuncuları ritimsiz oynayan Çukurova Basket takımına maça ortak olma şansı verse de 92-88 kazanan Beşiktaş oldu.

Mersin BŞB Işıl Alben ve Macaulay’sız oynayan Galatasaray önünde net bir galibiyet ile zorlanmadan kazandı.

Diğer maçlarda da sürpriz ya da beklenmedik sonuçlar yoktu.

Şimdi tüm gözler KBSL’de kimin ayakta kaldığına ve ne kadar gücü olduğuna çevrilecek.

******

İş hayatı ya da profesyonel spor kariyerlerinde çok çeşitli profiller ile karşılaşmak mümkün.

Çukurova Basket takımında iki sezondur oynayan Iagupova da ilginç profillerden birisi.

Bu nitelikli oyuncuyu izleyen herhangi bir basketbol sever O’nun Avrupa’nın en iyi çok yönlü oyuncularından biri olduğunu hemen söyleyebilir.

Iagupova tartışmasız çok büyük bir yetenek.

Profesyonel hayat ise bir yolculuk gibidir. Her yolun bir hedefi, bir varış noktası vardır.

Bununla birlikte iş hayatında ya da sporda bazı profesyoneller için “yolun kendisi” her zaman varış noktasından ya da hedeften daha önemlidir.

İşte Iagupova öteden beri böyle bir profil oldu.

Türkiye’ye gelene kadar Fransa’da oynadığı Villeneuve D’ascq dışında Avrupa kadın basketbolunun bilinen ya da “büyük markalarının” tercihi olmaması ya da bu markaları kendisinin tercih etmemesinin elbette nedenleri var.

Elbette Villeneuve D’Ascq kulübü de Fransa’nın kadın basketbolunda tescilli “amiral gemisi” sayılmaz.

Bu oyuncunun sahada yer almaması Çukurova Basket takımının yeni bir kimya ile lider götürdüğü ligde şampiyonluk yarışını sürdürmesi anlamına geliyor.

Benim Beşiktaş maçında gördüğüm ise Çukurova Basket ekibinin Iagupova’nın yokluğunda yeni bir kimya geliştirmek kadar çözümlemesi gereken başka konularının da olduğuydu.

Beşiktaş maçı uzun bir süre kontrolünde götürdü.

Siyah beyazlılar için daha önce de belirttiğim gibi, rotasyonu maçların oynanan bölümlerinde takımı maçın sonunda diri tutacak şekilde açmak sezon sonunda daha büyük başarılar için kilit konumda.

ADANA BŞB SPOR KULÜBÜ ÜZDÜ

Yazı için hazırlanırken basketfaul.com’un bir haberi beni çok üzdü.

Bu haber Adana’dan geliyordu.

Adana BŞB Spor Kulübü U14 Takımı Anadolu Şampiyonası maçları için gittiği Çanakkale’den, Adana BŞB SK yetkililerinin talimatı üzerine maçlara çıkmadan geri dönmek zorunda kalmıştı.

13-14 Yaşındaki genç oyuncuların Türkiye Finallerine gitme hayali, coachları ile birlikte bir yıllık çalışmaları hiçe sayılmıştı.

Hayatta çocukların hayallerini çalmak kadar alçaltıcı az şey vardır.

Antrenörlük yapmamış olan, turnuva deneyimi yaşamayan okurlar lütfen kusura bakmasın.

Böyle bir hayal kırıklığının yarattığı üzüntüyü, oyuncu ve coachlarda yarattığı tahribatı ancak bu deneyimleri yaşayanlar anlar.

Asıl sorun olan nedir biliyor musunuz?

Adana BŞB Spor Kulübü kökleri Ceyhan Belediye Spor’a kadar giden, geçmişte pek çok oyuncu yetiştiren ya da Bahar Çağlar, Asena Yalçın gibi isimlerin ön plana çıkması sağlayan, yönetici ya da manajer olarak “oralarda” görev yapan, yer alan birçok eski yetkilinin adeta âbâd olduğu bir yapı.

Böyle bir yapının bugününü temsil eden yöneticilerin çocukların hayalini gerçekleştirmek yerine onların hayallerini yerle bir etmesini hiçbir vicdan kabul edemez.

Sorun maddiyat idiyse ben eminim ki yukarıda söz ettiğim o yapının ekmeğini “yiyen” tüm eski yöneticilere talep yapılsa sorun rahatlıkla çözülebilirdi.

twitter: @hayripekergin 

Yorumlar Okunma: 3498