Seyirciler gibi seyredersek, yakında seyredecek birşey kalmaz (Haydar Kemal Ateş) - BasketFaul.com

Seyirciler gibi seyredersek, yakında seyredecek birşey kalmaz (Haydar Kemal Ateş)

23-04-19 11:45
Merhabalar,

Ne zaman haklı olduğumu düşündüğüm bir konuyu anlatmaya başlasam sevgili eşim "Alev" , lütfen konuya "dünya ateşten bir toptu" diye başlama uyarısını yapar. Ancak bazı konulara hakikaten geçmişten girmek gerekiyor. Aksi takdirde konu sanki sadece bugünkü bir mesele imiş izlenimini uyandırıyor ki bu da meselenin derinliğini kaybettiriyor.

Bazı problemler bağıra bağıra gelir, geldiğini hissedersin, bilirsin, korkarsın, ancak yine de önlem almazsın.

Örneğin, "Marmara'da deprem" geliyor işte, lamı cimi yok. Olasılığı nerede ise yüzde yüz. Herhangi ciddi bir önlem var mı? YOK. Sadece lafta." geldi geliyor, oldu olacak". 

Bütün" toplanma alanları "çoktan" ranta kurban girmiş. Dönüşüm ticarete dönmüş.

Örneğin iklim değişiklikleri. Basketbol dışı, diğer mesleğim gereği, yıllarca (Yaklaşık 30 yıldır) yazdık, çizdik, seminerlerde, TV programlarında konuştuk. Birçok meslek erbabı insan tarafından da yazıldı çizildi. Ne dendi kardeşim ,”Gezegenimize iklim değişiklikleri ile gelecek olan susuzluk ve kıtlık”, diğer bütün sorunların önüne geçecek. Ne spor, ne siyaset, ne beka vs. kimsenin umurunda olmayacak. Türkiye olarak gerekli bütün önlemleri alalım diye yırtındık, ancak gün olarak anlattıklarımıza dair hiç bir belirti göremeyen görev başındakiler senelerce “benden sonra tufan” dercesine üç maymunu oynadılar. Ancak ne oldu kardeşim? Korkulan çabuk geldi, senden benden sonraya kalmadı. Artık 10-15 sene ile telaffuz edilebilecek kıtlık ve susuzluk fena vuracak. Allah çocuklarımızı korusun.
 
Yukarıda bahsettiklerim başka bir tartışma konusu, gerçi artık tartışacak vakit de kalmadı ya. Yalnız, bu anlattıklarımın genel olarak sporumuzda, spesifik olarak basketbolumuzda şu an itibarı ile neredeyse birebir aynı olduğu gözüküyor.

Senelerdir şahsım adına yazdığım yazılarda hep başımıza gelebilecek ve geldiği zamanda hakikaten tabiri caizse bir çöküşe neden olabilecek şeylerden bahsettim.

Benim gibi bu işlerle ilgilenen değerli arkadaşlarım büyüklerim sürekli söylediler, yazdılar. Ancak o günler geldi, kapıyı çaldı ve biz içeride hala ağzımız ve beynimiz mühürlü bir şekilde, cılız bir sesle “kim o” diyoruz. “kim o” işte geldi... Ne yapacaksın.

Gezegenimiz “global ekonomi” krizi yaşarken, "Biz Türküz, bize birşey olmaz" mantığı ile horlamaya devam ettiğimiz yıllarda, aynı vurdum duymazlık maalesef basketbolumuzda da yaşandı. O günlerde hepimize cazip gelen, kadro zenginlikleri ile (Yabancı oyuncu, yabancı teknik adam, olmayan altyapı ve en önemlisi dev bütçeler) seyir zevki aşkına geleceğimizi rehin altına alan sistemlerle geldiğimiz nokta... Onlarca küçük büyük belediye kulüpleri... Hesapsız kitapsız bu işe balıklama dalan gençlik kulüpleri... Altyapısız, plansız günübirlik heveslerle camialara değil kişilerin zevkine endeksli kurulan kulüpler... Sonunda bu sene patladı. Son 5-6 senede 10'dan BSL'de yer almış kulüp ya kapandı ya da Basketbol branşında faaliyetlerini durdurdu. Yine diğer 10 dan fazla kulüp de aynı nedenlerle kapıda bekliyor.

(İşin en acı tarafı da bu tanımlamalara hiç de uymayan “Banvit” kulübü de çok zor bir sürece girdi. Hakikaten organizasyon yapısı ile dört dörtlük olan bu kulübümüz başka sebeplerle gün itibarı ile zorda. Bu konuda daha sonra ayrı bir yazı yazmayı düşünürken, daima yanlarında olduğumuzu belirtmek isterim.)

Bu konuda (mali disiplin) federasyonumuzun gerekli çalışmaları yaptığını biliyoruz. İnşallah önümüzdeki sene uygulamaya alınır. Aslında biz eski federasyonların yok saydığı ve en ufak bir sorumluluk duymadığı bu konuda, Avrupa'da en geri kalmış ülkelerden biriyiz. Sonra da ligimiz Avrupa'da bilmem kaçıncı, Final Four'dayız falan filan. Temelde biz hiçbir zaman Avrupalı olamıyoruz. 

Hala “şu” şampiyon olacak, “bu” Final Four oynayacak diye konu başlığı atılacaksa ve bu gibi konularla idare edilecekse, gerçekler görmezlikten gelinecekse “yandı gülüm keten helva”. Seyirciler için bu konular ve yukarıda verdiğim karamsar tablo pek önemli olmayabilir ve pek tabii basketbolu kendi pencerelerinden görmek istedikleri şekilde olması için çeşitli taleplerde bulunabilirler. Ancak biz basketbol emekçileri, faal oyuncular, genç yöneticiler ve makam sahibi olup bu konularda yetkili olan şahıslar, olaylara, bugüne ve geleceğe, seyirciler gibi bakamayız. Seyirciler gibi sadece seyredersek, yakında seyredecek birşey kalmaz.

Bizim gözlemlememiz, teşhis koymamız, çare üretmemiz ve üretilenleri uygulamamız gerekiyor.

Burada nokta koymak zorundayım,yazı fazla uzun olmasın, yoksa yarıda bırakan çok oluyor. Bu yazının hemen gelecek ikinci bölümünde neler yapılabilir konusunu kendimce yazacağım.

Sağlık ve mutluluk dilerim.

Haydar Kemal Ateş... 

Yorumlar Okunma: 2200

ardahan escort bingol escort sivas escort agri escort kirklareli escort malatya escort corum escort sanal ofis bodrum rent a car düğün fotoğrafçısı ankara sanal ofis Türkçe Porno İzle Ataşehir escort Kadıköy escort Ankara escort Beylikdüzü escort Ankara escort izmir escort izmir escort ankara escort ankara escort Pendik escort bahçeşehir escort Sincan escort Beylikdüzü escort Ataşehir escort travesti eskişehir escort escort bursa escort bursa izmit escort escort bursa canlı bahis siteleri casino siteleri bonus veren siteler milanobet bonus veren siteler ankara escort esat escort kolej escort izmir escort travesti porno raf sistemleri ankara sanal ofis antalya escort betboo