Cedi: Vücudum izin verdiği sürece milli takımın emrindeyim (Necip Kapanlı) - BasketFaul.com

Cedi: Vücudum izin verdiği sürece milli takımın emrindeyim (Necip Kapanlı)

28-04-19 13:29
Cedi Osman, Cleveland için NBA sezonu bittikten hemen hemen 3 gün sonra Yenibosna'da açık sahada sokak basketbolcularının arasına karıştı. Onu bir hafta sonra Caddebostan'da sokak basketbolcularıyla oynarken gördük. Bu etkinlik hoşuna gitmiş olacak ki, Cumartesi günü de Ankara Anıttepe açık sahasındaydı... Anıttepe'ye geleceğini duyan binlerce sevenin önünde Ankaralı sokak basketbolcuları ile sahaya çıktı.

Hazır Ankara'ya gelmişken iki sezondur hiç maçını kaçırmadığım Cedi ile buluştuk... Fazla derinliklere girmeden NBA sohbetinden başlayıp "Sokakların Çocuğu" Cedi'ye kadar geldik...

Karakterini yansıtan pozitif görüntüsü ve vücut diliyle çevresine huzur dağıtan Cedi'yi tanıyıp onu sevmemek için insanın bir rahatsızlığı olması gerekir. Clevelandlılar'ın ona aşık olmasının nedeni sahadaki savaşçılığının yanı sıra takım arkadaşlarına sürekli destek vermesi, taraftarlarla olağanüstü iyi ilişkiler içinde olması. Cedi ile bir saat kadar süren sohbetimizin sonunda onu neden çok sevdiğimizi bir kez daha anladık. Mutlu bir genç ve mutluluğunu çevresine de bulaştırıyor...

Gelelim soru-cevaplara...

* Cleveland NBA'de en az asist yapan ikinci takım. Sen ise daha paylaşımcı basketbolun oynandığı bir kültürden geliyorsun. Cleveland'ın bu olumsuz özelliğini nasıl yorumlarsın?
Genç bir takımız ve sezon içinde çok fazla değişiklik olması doğal olarak birlikte oynama konusunda çok istediğimizi yapamadık. Collin Sexton kolejden itibaren hücuma yönelik alışkanlıkları olan bir yetenek ve daha çok 2 numara özellikleri taşıyor. Sezon içinde Dellavedova geldikten sonra takım oyunu konusunda gelişim gösterdik ama o da sakatlandı. Bazı maçlarda ben de topu yönlendirme konusuna yardımcı oldum, 6-7 asist yaptığım maçlar oldu. Gelecek sezon takım oyunu açısından daha iyi olacağımızdan eminim.

* Sayı ve ribaund departmanlarında çift hanelere ulaştığın çok oldu. Bazı maçlarda seni izlerken içimizden triple double geçti. Sen de istedin mi triple double yapmayı?
Evet, istedim. Top biraz daha bende kalsa yapabilirdim ama önümüzdeki sezon triple double yapabileceğim hayalımı koruyorum.

* Kyle Korver, Kevin Love, JR Smith gibi önemli şutörlerle birlikte oynadın. NBA'e gittikten sonra şutunun daha da geliştiğini görüyoruz. Birlikte oynadığın keskin şutörlerin etkisi oldu mu?
Mutlaka oldu. Birçok takımda inanılmaz şutörler var ve turnike rahatlığında yüksek isabetle üçlük atıyorlar. Topu alır almaz roket hızıyle topu ellerinden çıkarıyorlar. Beni en çok etkileyen Kyle Korver oldu. Üçlük isabetini son derece basitmiş gibi gösteren harika bir şutör.

* LeBron'la abi-kardeş ilişkinizi herkes biliyor. Ondan neler kaptın?
Çok şey. Onun liderliği, vazgeçmemesi, etrafını motive etmesi olağanüstü idi ama ondan öğrendiğim en önemli konu vücuduna iyi bakması oldu.

* Cleveland taraftarı ile aranda özel bir sıcaklık oluştu. Onlar için ne dersin?
Muazzam bir basketbol kültürleri var, oyunu çok iyi biliyorlar ve savaşanları çok seviyorlar. Maç sırasında onların çok desteğini gördüm, dışarıda da bana çok ilgi gösterdiler. Sokakta yürürken binlerce Cleveland taraftarı hatıra fotoğrafı için istekte bulundu, ben de onları kırmadım. Onların yanınızda olduğunu bilmek size sahada güç veriyor.

* Takımda en iyi arkadaşların kimler oldu?
Larry , gidene kadar Rodney ve herkesle ilişkim iyi oldu ancak aynı dili konuşmamızın da etkisiyle Ante Zizic ile daha fazla zaman geçirdim.

* Avrupalı NBA oyuncularının belli süre sonra milli takımlara zaman zaman gelmediklerini biliyoruz. Yıllar sonra senin davranışın nasıl olacak?
Milli Takımı çok ama çok seviyor ve ay yıldızlı forma ile oynamaktan büyük keyif duyuyorum. Milli Takıma gelmeyenleri de eleştirmiyorum çünkü normal sezonda 82, bazıları play off'la birlikte 100'e yakın maç oynuyor. Bu kadar yoğun trafik içinde vücutların tahribat görmemesi imkansız. Ben kendimle ilgili olarak net olarak şunu söyleyebilirim: Vücudum izin verdiği sürece kafam milli takımın emrinde.

* Savunmakta en çok zorlandığın oyuncular kimler oldu?
Kevin Durant'ı savunmak çok zor. Şutu var, yukarıdan atıyor, dripling üstü şutu var, penetre de ediyor. Bazen ona iyi savunma yaptığını zannediyorsun ama şutu yine de sokabiliyor. James Harden ve LeBron James de karşısında durmanın zor olduğu oyuncular. Adam değişmeler sonunda bazen Stephen Curry'yi de savunmaya çalıştım. Şuta dengesiz kalktığını düşünüyorsunuz ama şuta dağınık da kalksa bir türlü dengesini buluyor. Çok çabuk atıyor, faul de yapıla isabeti bulabiliyor.

* Cedi Osman Academy'yi kurdun. Nedir planların?
Önceliğim genç yeteneklere en iyi şartlarda fırsat verip onların iyi yetişmesini sağlamak. Zaman içinde kulüpleşip liglere katılmayı da düşünüyoruz.

* Son günlerde hep sokaklardasın...
Ben de basketbola sokaklarda başladım. Sokaklardaki basketbolu yaygınklaştırabilirsek hep basketbolcu sayısı, hem basketbolseverlerin sayısı artar. İstanbul ve Ankara'da başlattığımız projeyi gelecek günlerde Antalya ve İzmir'de de uygulamayı düşünüyoruz.

Cedi'yi öpüp İstanbul'a yolcu ettim... Yolu açık olsun... NBA'deki yolculuğunun da çok daha iyi yerlere gideceğinden eminim. Gelişen, çalışan, öğrenmeye devam eden ve bütün bunları büyük bir tevazu ile yapan kardeşime başarılarının büyüyerek devamını diliyorum. 

 

Yorumlar Okunma: 3007